En Son Eklenenler

Toplam 58983 sonuçtan 33091 - 33100 arası görüntüleniyor.
  • Erol Tuncer
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    94,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mehmet Ö. Alkan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    220,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Tamer Dövücü
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    952,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Josef Stalin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    316,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Josef Stalin'in "Anarchisme ou Socialisme?" ((Euvres, t. 1, Paris 1952) adlı yazısını, Fransızcasından Muzaffer E. Kabagil dilimize çevirmiş, "Yayımcının Notu" ve "Açıklayıcı Notlar", Anarchism or Socialism? (International Publishers, New York 1952)'den tamamlanmış ve kitap, Sol Yayınları tarafından, Anarşizm mi? Sosyalizm mi"? adı ile, Aralık 1978 (Birinci Baskı: Kasım 1974; İkinci Baskı: Mart 1976; Üçüncü Baskı: Aralık 1977) tarihinde, Ankara'da, İlkyaz Basımevi'nde dizdirilip bastırılmıştır.
  • Vedat Akman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    372,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Ülkemizde artık bardağın boş tarafına değil, dolu tarafına bakılmasının zamanı geldiğini düşündük. Bu amaçla hayatın içinden ama bir şekilde hayatın sıradanlıklarını ve kendi kabuğunu kırarak farklı başarılara imza atmış kişileri bu eserde bir araya getirdik. Bu başarılı isimlerin bir kısmını belki ilk defa duyacaksınız ama onların, öyküleriyle ve başarılarıyla sizlere ilham vereceklerine inanıyoruz. Onlar, Türkiye'nin hem kendi içinde hem de farklı arenalarda söz sahibi olması için pozitif değişimin öncüleri olacaklar. Başarı Öyküleri, en sıkıntılı anınızda bile size bir hesaplaşma ve direnme umudu, toplumla yüzleşme çabası aşılayabilecek türden gerçek öykülerle dolu. Eser, birikiminizin bazı unsurlarını kullanmanız ya da çağrışımları zincirini kurmanız amacıyla kaleme alındı. Unutmamak gerekir ki hangi toplumun isimsiz kahramanı çoksa, o toplum diğerlerine üstün gelecektir.
  • Vedat Akman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    573,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Gündoğdu Özbaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    957,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
  • Hikmet Kıvılcımlı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    547,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Şimdi üç ölüm cezası ile mahkum bulunuyorum 1- Prostat Âdeno Karsinom başlangıcı. Yetmişinde insanın tabii idam hükmüdür. Ona bir diyeceğim yok. Ondan kaçamam. 2- Türkiye'de Sıkı 'Yönetim Mahkemesi: "Yılanın Başı"Azılı Komünist olarak, idam cezasıyla tevkifime karar verdi.Bunun da sosyal ve politik bakımdan tabii sayıyorum. Bundan kaçtım. 3- Nerede ve hangisi olduğunu bilmediğim bir "Türkiye Komünist Partisi", beni bu sıra Parti'den atmış Bu moral "idam" kararını artık "tabii" bulamıyorum ve kaçamıyorum. 1. ve 2. Ölüm cezalarını olacağına varır. 3. Ölüm cezasına karşı, hiç değilse burjuva mahkemelerindeki kadar savunma hakkımı kullanmazsam,bu savaş dünyasından giderayak, son görevimi yapmamış olurum." DR. HİKMET KIVILCIMLI
  • Bülent Orakoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    658,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Kızıl Elma Koalisyonu ve Darbe Hazırlıkları "Genç Subaylar Rahatsız!" Danıştay Baskını Küre Operasyonu Atabeyler Operasyonu 27 Nisan Muhtırası 28 Şubat sürecinin perde arkasını "DEŞİFRE" isimli kitabıyla aralayan, Batı Çalışma Grubu’na ait gizli belgeleri açıklayan Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu Ankara’daki gölge oyunlarını anlatıyor. Amaç, hükümeti düşürmek "Kısa bir süre önce, bir partinin genel başkanı, beni, Armada Alışveriş Merkezi’ne yemeğe davet etti. Yemekte, kimlerle birlikte hareket ettiklerini anlattı. Amaçlarının hükümeti devirmek olduğunu ve yakın bir zamanda harekete geçeceklerini söyledi..." "Hükümeti düşürmek amacıyla oluşturulmuş, yirmi beş ayrı birim var. ‘Birim’ kelimesini kullandığımda birileri çok fazla rahatsız oluyor. Bunlardan birinin görevi, Danıştay saldırısı idi. Sauna Çetesi bir birimdi. Hrant Dink Cinayeti de bu birimlerden bir tanesi tarafından işlendi. Olayların arka planını incelediğinizde, aynı adrese ulaşıyorsunuz." "Bu ülkede Başbakan iseniz, devamlı bir korku içinde yaşarsınız: Terör sebebiyle mi, yoksa ekonomik kaosla mı iktidardan uzaklaştırılacağım?" Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Bülent Orakoğlu, düğmeye kimlerin bastığını ve Ankara’daki gölge oyunlarını gözler önüne seriyor...
  • George Ritzer
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    McDonald’s nedir? Basit, işlevsel, modüler yiyecekler; parlak renklerle düzenlenmiş, ışıltılı mekânlar; birörnek giysili, genç, neşeli çalışanlar; mama sandalyesine kadar her türlü ayrıntının düşünüldüğü tertemiz aile ortamları... “fast-food”un adı haline gelmiş bir ticari marka... Amerikalı toplum kuramcısı George Ritzer, bu ilginç çalışmasında, McDonald’s teriminin bunlardan ibaret olmadığını yalın ve çarpıcı bir üslupla gösteriyor bize. McDonald’s, toplama kampı modelinden ilham alarak bütün dünyayı “akılcılığın demir kafesi” içine hapseden toplumsal, ekonomik, kültürel bir sistemin adı. McDoktorlar’dan McÜniversiteler’e, McGazete ve McEğlence’ye kadar insan yaşamının bütün alanlarını yutmakta olan bir kafes. Toplumun McDonaldlaştırılması kavramının temsil ettiği akılcılaşma süreci, modern yaşamın ihtiyaçlarına hızlı ve etkili yanıtlar sağlayan dört temel unsura dayanır: Verimlilik, hesaplanabilirlik, öngörülebilirlik ve denetim. Akılcılaşma tüm yaşam alanlarına hâkim olmakla kalmaz, yaşamın öncesine ve sonrasına da el atar: McDoğumlar ve McCenazeler, hep bu elden çıkmadır. Ancak akılcılaşma ister istemez kendi içinde akıldışılığı barındırmaktadır ve bu da insansızlaşmayı, insanlıktan çıkmayı getirir: Standart ebat ve lezzetteki patateslerin ardında korkunç bir çevre tahribatı; parlak renklerle döşenmiş bol ışıklı yemek salonlarının gerisindeki mutfakta muazzam bir emek sömürüsü; ekonomik, pratik, öngörülemezliğin tehlikelerinden uzak aile sofralarında “benliğin sınırlandığı, duyguların denetlendiği, ruhun boyun eğdiği” bir dünya vardır.Yer yer sosyolojik inceleme değil kara ütopya hissi veren Toplumun McDonaldlaştırılması’nda Ritzer, teknolojiyi külliyen dışlamadan, nostaljik duygusallıklara kendini kaptırmadan, modern topluma sağlam bir eleştiri getiriyor. Kötümser ama paniğe kapılmıyor: Bu yoldan dönüş olduğuna inanmasa bile, McDonaldlaştırılmış toplumdan rahatsızlık duyanlar için pratik önlemler sunuyor. Belki de ürünlerin üstüne, yazarın önerdiği gibi bir uyarı yazısı koyarak başlanabilir işe: “DİKKAT!” Gündelik hayatın “tuzaklarına” düşmek istemeyenlere.

Sayfalar