En Son Eklenenler

Toplam 58862 sonuçtan 3351 - 3360 arası görüntüleniyor.
  • Özlem Çakır
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    335,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    Herkesten öğrenilmiş bir parça ile yaşama tutunmaya çalışıyoruz. Tutunmaya çalıştıkça yoruluyor, çabaladıkça biraz daha düşüyoruz. Tüm direnmelerimizin boşa çıktığını düşünüyor, sonunda pes edip küsüyoruz. Ama bu küslük genelde en hak etmeyene yani HAYATA ve en çok da KENDİMİZE oluyor. Bizi bu hâle getirenlerdense nefret ediyoruz. Sonra da küslük ve nefret üzerine kurulmuş bir hayattan bize istediğimiz işi, eşi, maddi ve manevi imkânı, mutluluğu, güzelliği vermesini istiyor, alamadıkça daha çok küsüp nefret ediyoruz. Dışımız görünürde ne kadar güzel olsa da bir türlü bitiremediğimiz ilişkilerimizin, sonu hüsranla bitmiş ortaklıklarımızın, sevmediğimiz ama bırakamadığımız iş ve arkadaşlarımızın, küslüğün, nefretin artıklarıyla tutsak olan içimizde büyük harabelerle dolaştığımızın farkında bile değiliz. Kendine küsüp iletişim kuramayan başkası ile iletişim kurabilir mi? Kendine yetemeyen başkasına yetebilir mi? Kendini sevemeyen başkasını sevebilir mi? Bu kitapta biraz derine inmeye, biraz geçmişe gitmeye ve kendinle barışmaya, nefretini yenmeye, çöplüğünü temizlemeye var mısın?
  • Metin Hara
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    416,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Seval Gülyaz
    Konusu:
    “Sence iyilik ne zaman kazanacak?” Yaşamın boyunca bu soruyu defalarca kendine sormadın mı? Sordun… Şu anda elinde tuttuğun kitap işte bu sorunun cevabı olman için yazıldı. Tarih boyunca, “iyilik” olgusunun karşısında her zaman şu iki muhalif düşünce yapısı vardı: 1. İnsan doğası kötüdür, kabul et. (İyiliğin Bilim Hali) 2. Dünyayı tek başına nasıl değiştirebilirsin ki? (İyiliğin Hareket Hali) İYİLİĞİN BİLİM HALİ ilk maddeye yanıt vermek için kaleme alındı. Bu kitapta yer alan 210 adet bilimsel çalışma insan doğasını tartışılmaz biçimde gözler önüne seriyor. Aslında senin de hep bildiğin bir gerçeğin altını çiziyor. İnsanların iyi olduğunu… Bu lidersiz iyilik hareketi kendinden başlayan “iyilik hali”ni etrafa yaymaya karar vermenle mümkün… Dünyayı değiştirmek mi istiyorsun? Önce kendinden başla. İyiliği uzakta arama. Küçük de olsa bir adım at.
  • Birsen Ekim Özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    67,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Esra Uçar Ercan
    Konusu:
    Dur tahmin edelim... Kimi zaman Türkçe dersiyle problem yaşıyor, bazı konuları dikkat veremediğin için kaçırıyor, sonra da öğrenmekte güçlük çekiyorsun. Tıpkı “Profesör Kip ile Türkçe” dizisindeki kahramanlar gibi!.. Ama artık bu problemlerin geride kalacak... Bu çok eğlenceli, çok şaşırtıcı, nefes kesen öyküleri okurken hem Türkçeyi iyi kullanmanın ne kadar önemli olduğunu görecek hem de eğlenerek öğreneceksin!
  • Mert Söke
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    43,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Günlük
    Seslendiren : Gonca Yılmaz
    Konusu:
    SANA BİR MEKTUP Ümitsizlik, karamsarlık, nefret, kin, tükenmişlik, hüzün... Bunlarının hepsinin yırtıcı olarak bulunduğu bir ormandan çıkmayı başardın Ya da başaracaksın. Artık daha fazla gözyaşına gerek yok. Kaldırabileceğinden çok daha fazlasını tek seferde kaldırdın. Şimdi biliyorum ki geri dönüyorsun. Eskisinden çok daha güçlü, Eskisinden çok daha mutlu, Eskisinden çok daha merhametli, Eskisinden çok daha umut dolu, Eskisinden çok daha enerjik, Ve eskisinden çok daha sevgi dolu. Kime neyi ne kadar göstereceğini artık çok iyi biliyorsun. Bu saatten sonra seni kimse üzemez, kimse seni o ormana geri bırakmakla tehdit edemez. Çünkü sen zaten o ormanın en dibinden geliyorsun, Bütün yırtıcıları en yakından tanıyorsun. Tecrübelisin, her birini olduğu gibi kabullenmeyi öğrendin. Bütün duygularınla ve en önemlisi kendinle barışmışsın. Defalarca her şeyini kaybedip, Her seferinde kendini yeniden toparladığın için bir şeyleri kaybetmekten de korkmuyorsun artık. Sen yapabileceğin en iyisini yapmışsın, Gerisi onlara kalmış...
  • Aykut Köksal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    267,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Müzik
    Seslendiren : Nuray Keskin
    Konusu:
    Topos Cep Kitapları, yayın yaşamına “Müzik Dizisi” ile başladı, Aykut Köksal’ın “Barok Dönüşüm” adlı çalışması, dizinin ilk kitabı olarak raflardaki yerini aldı. Barok çağı bir “modernleşme” öyküsü olarak okuyan Köksal, kitapta Barok dönemi ele almadan önce, “Başlangıcından Barok Öncesine Batı Müziğine Genel Bir Bakış” başlığı altında, müziği 17. yüzyıla ulaştıran serüveni anlatıyor, ardından Barok müziği dönemler, ülkeler ve ekoller üzerinden işliyor, tek tek bestecilerin üretimini inceliyor. Kitabın bir başka özelliği ise dönemlerin yalnızca metinle değil görsellerle de ele alınması. Kitabın tasarımını Ersun Pekin gerçekleştirdi. Pekin, metni kuru bir müzik tarihi olmaktan çıkarıp keyifle okunan bir kitaba dönüştürüyor. Mehmet Nemutlu, Barok Dönüşüm’e yazdığı Sonsöz’de, kitabı şöyle değerlendiriyor: “Aykut Köksal’ın Barok Dönüşüm, Müziğin Modernleşme Serüveni kitabı, yalnızca uzmanı olanlar için yazılmış alışıldık bir müzik tarihi metni değil. Yenilikleri, önemli atılımları, rolleri, değişen düşünsel arka planı ve bunlar arasındaki çapraz bağlantılarıyla, bir bütün olarak ‘Barok serüven’in izini süren bir kılavuz metin aynı zamanda. Sözü uzatmıyor; çağa en anlamlı katkıyı yapan üretim, tutum ve ilişkilerin altını çiziyor. Bizi bugün bile hayrete düşürecek yoğunluktaki bir üretimin arka planındaki sosyal, bireysel, kültürel ilişkilere ışık düşürüyor. Kitabın yapılanışına baktığımızda, ülkeler ve yerel kültürler bağlamında bir çapraz okuma yapılmış olduğu görülüyor. Barok müziğin kimliğini oluşturan bileşenler, her birinin katkı derecesi ve ağırlığıyla ele alınıyor. 17. yüzyıla gelindiğinde, kitabın sistematiğinde önemli bir değişiklik gözleniyor: Önceleri konu başlıkları ve tematik alt başlıklar halinde anlatılan gelişmeler bu noktadan sonra belli bestecilerin adları altında özetleniyor. Kitabın sonuna doğru Corelli, Vivaldi, Rameau, Telemann, Haendel ve Bach üzerinden bütün Barok dönemin panoramik bir görüntüsüne ulaşılıyor. Bu durum Barok modernleşmesinin bireysel müzik yazısını nasıl merkeze taşıdığını gösteren bir işaret aynı zamanda.”
  • Yıldırım Büktel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    163,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Gezi
    Seslendiren : Demet Polat
    Konusu:
    "Deneyimli rehber Yıldırım Büktel eşliğinde İstanbul’da geziye çıkıyoruz! Tarihî yarımadayı karış karış dolaşıyor, Arkeoloji Müzeleri’nde dünya tarihine tanıklık ediyoruz. Mısır Çarşısı’nda baharatları kokluyor, Galata Köprüsü’nde balıklara olta atıyoruz. Belki de her gün geçtiğimiz gördüğümüz ya da duyduğumuz yerlerin binlerce yıllık geçmişi olduğunu öğreniyoruz. Bir şehre ait olmanın, o şehri tanımak, sevmek ve korumak da olduğunu fark ediyoruz. İstanbul Gezi Rehberi’nden elde edilecek gelir, yaşadığımız coğrafyadaki kültür çeşitliliğini ortak insanlık mirası olarak korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmakta olan Kültür Bilinci’ni Geliştirme Vakfı’na bağışlanmıştır."
  • Gürbüz Şimşek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    66 Ayrım
    903,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Melike Gündoğdu
    Konusu:
    Ben, Pir Sultan Abdal ve Zeynep Sultan'ın bahtsız meleği Senem’im. Bu alemin anlamamakta direndiği ve yüreği dağlar da olan binlerce kişinin örnek alacağı Pir Sultan gibi birinin kızı olmaktan şeref duyan biriyim. Yeniden dünyaya gelsem bu topraklarda, onun ve anam gibi bir meleğin kızı olmaktan başka bir şey düşlemezdim. Atalarım sizler adına Hoy ve Tebriz’den geldiler. Bu toprakların üstündeki boz kırlar için değil, Anadolu toprağının altında girip, yoksul halkın ekmeğine damızlık olmak için geldiler. Nasıl her bulutun arkasında güneş varsa, her yoksulun gerisinde de babam Pir Sultan Abdal var. Anadolu’da ve Sivas’ta dik durup, kapıkulu olmayıp halkın kulu oldular.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    176,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Kur’ân, üstün yaratılışının bir karşılığı olarak insana verilen tüm organların, Allah’a inanma, O’na yönelme, O’nun irâdesine uygun bir hayat sürme ve âyetlerini tetkik etmeye aracı olmaları hâlinde bir değer taşıdığının altını çizmekte, hakîkati anlama/keşfetme noktasında bu fakültelerini kullanmayan/kullanamayan insanları çok ağır bir sıfatla diğer canlıların derecesine düşürmektedir: “Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitemeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı: Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.” Yeni yüzyılda şehirler/ülkeler birer “Körler Çarşısı”na dönüşmüştür. Allah’ın zikrinden uzaklaşanların, kendilerini ihtiyaçsız görenlerin, mânevî zenginlik yerine dünyevî zenginlik peşinde koşanların, bakanların ama göremeyenlerin, duyanların ama işitemeyenlerin oluşturduğu bu çarşıda/dünyada hakîkati dile getirmek neredeyse anlamını yitirmiştir. Din insanların içlerinde/gönüllerinde yankı bulur ve sonra dışarıya yansır. Hiçbir toplumda din, tepeden tabana, yönetenlerden halka, zenginlerden yoksullara doğru yayılmamıştır. Çünkü dinin sahibi Allah’tır ve hakîkatin güçlülerin imkânlarına ihtiyacı yoktur. Hidâyet ancak, hidâyeti tercih edenler için tecellî eder. İşte bu noktada Abese Sûresi “göz açan” bir sûredir. Bu kitapta gözleri görmeyen bir sahâbî olan Abdullah b. Ümmü Mektûm üzerinden “Abese Sûresi”ni anlamaya çalışacağız ve O’nun Hz. Peygamber’in yanına gelip dinini öğrenmek ve arınmak amacıyla nasıl ısrarlı/coşkulu bir çaba gösterdiğinin izlerini takip edeceğiz. İnanıyoruz ki; Abdullah b. Ümmü Mektûm’un hayatı/aynası, her devrin/zamanın “Körler Çarşısı”nda yaşayan birçok insanın gönül gözünü açacak ve onların perdelenmiş/kararmış bakışlarına aydınlık/nûr/ışık getirecektir. Çünkü “anlamadan inanmak, inanmadan yaşamak, yaşamadan anlatmak, anlatmadan hayatta kalmak mümkün değildir.”
  • A. S. Byatt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    357,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Masal
    Seslendiren : Birgül Samur Zirek
    Konusu:
    “Bir vakitler, erkeklerle kadınlar madenî kanatlar üstünde göklerde uçar iken, ördek ayakları takıp denizlerin dibinde yürür iken, balinaların konuşmalarını, yunusların şarkılarını dinler iken... bütün bunlarla büyük ölçüde ilgisiz, dolayısıyla mutlu bir kadın yaşar idi. Bu kadının işi öykü anlatmaktı,” diye başlıyor Bülbülün Gözündeki Cin. Ancak hiç de eskilere ait bir masal anlatmıyor A.S. Byatt. Hikâyenin kahramanı, bir konferansa katılmak için İstanbul’a gelen orta yaşlı, akıllı uslu bir edebiyatçıdır. Kapalıçarşı’daki bir dükkândan eski püskü, toz içinde bir çeşmibülbül satın alır. Gelgelelim çeşmibülbülün içinde bir cin vardır. Ve hiç de “akıllı uslu” olmayan bu Cin, kadının hayallerini bir bir gerçekleştirecek, ona yaşamının en güzel anlarını, hayatının en büyük sürprizini yaşatacaktır. Masallarda kahramanların masumiyeti sınanır; uzun yolculuklara çıkar, zorlu görevler başarırlar. Ancak nedir bütün bunların sonunda elde edilen? A.S. Byatt, Bülbülün Gözündeki Cin’de yer alan her biri birbirinden güzel beş hikâyede, o kadim anlatıları yeniden kurgulayarak gizilgücünü ortaya çıkarıyor ve rengi solmuş günümüze, yani “şimdi”ye taşıyor. Masalların, bilinçaltımıza, cinsel arzularımıza ve aşmakta zorlandığımız güçlüklere paralel dünyalarını kullanıyor. Doğal ile doğaüstü, gerçek ile hayal gücü arasındaki etkileşiminin, mümkün olmakla kalmadığını, kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
  • Uğur Deniz Terzioğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    223,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Hande Yıldırım
    Konusu:
    Derya, 7 yaşındayken babasının nasihati ile her 7 yılda bir açıp okumak için kendine mektuplar yazmaya başlar. 7 Yaş, 14 yaş, 21 yaş ve 28 yaşında kendine yazdığı mektuplar hayatın ona getirdiği trajedilerden, keyiflerden, çeşitli meselelerden, sudan sebeplerden dersler çıkararak, belirsiz rotalarda hedefler koyarak yaşamasına sebep olur. Kendine yazdığı bir mektubun buyurdukları yerine getirmek için şehrin göbeğinde, tüm fani zevklerden uzak yaşadığı son 7 senenin ardından şimdi kutlaması gereken bir 35 yaş, okuması gereken bir 28 yaş mektubu ve sağ kalırsa diye yazması gereken bir 42 yaş mektubu vardı. Annesinden kalan müthiş bir aşk emsali, babasından kalan aforizmalar ve sahip olduğu koca bir servet tam bir şeytan üçgeni gibi Derya’yı hayatın dibine çekiyordu ama artık kendine koyduğu ambargoları kaldırmanın zamanı gelmişti. Tekrar hazırdı başı planlanmayan, sonu gelmeyen mavi yolculuklara. İçi çekiyordu suyun dibine dalmayı ve her şeyi tekrar tekrar unutmayı. Tam hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığı inancından vazgeçtiği bir psikolojiye girmeye ve hayata dair savunduğu tüm felsefeleri kökünden dinamitle patlatmaya hazırlanırken müthiş bir Yağmur yağdı, tüm dinamitler ıslandı…Derya ne olduğunu hiç anlamadı ama sırılsıklam aşıktı. Derya yazdıkça, geçmişinden hortlayan travmalar eşliğinde, üstüne üstüne gelen Yağmur’un altında, rekabet ve kıskançlık duygularını patlatan Uskumru’nun karşısında, yeni aldığı bir yelkenlinin kıçında, kadim dostu Makas’a verdiği komutların, hayatı boyunca kendisinden nefret etmesine sebep olacağından bihaber, tamamen bencilce, içine düştüğü açmazdan kaçmaya çalışır… ‘’Kahpekal Dünya’’ hayatın acımasız gerçekleriyle erken yaşta yüzleşen bir adamın ‘’ölümlerin, yalnızlığın’’ ve ‘’yaşamanın, aşkın’’ ikililiğinde sürdürdüğü mücadelesinin film tadında öyküsüdür.

Sayfalar