Yazara Gore Listeleme

  • Halis Ataksor
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    971,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çanakkale Savaşı'nda önemli görevler üstlenen, karaya çıkan düşmanı karşılayan askerlerin komutanı olan Binbaşı Halis Beyin savaş sırasında tuttuğu günlük Çanakkale Savaşı'na dair önemli bilgiler içermekte ve o günlerin heyecanını, askerimizin cesaretini ortaya koymaktadır. 1908 yılında yüzbaşılığa terfi eden, Balkan Harbi’nin bitimine müteakip, 1914 yılında Çanakkale Muharebeleri’ne katılan Binbaşı Halis, bu muharebelerde önce Seddülbahir’de 27. Alay’ın 3. Tabur’unda bölük komutanı olarak bulundu. 24-25 Nisan 1915’teki Anzak çıkartmalarında, düşmanı ilk karşılayan komutanlardan birisi olan Halis Bey bu sıfatla Çanakkale Muharebeleri’nde gösterdiği kahramanlıktan dolayı ‘Liyakat Nişanı’ almıştır. ÇANAKKALE RAPORU, Binbaşı Halis’in savaş sırasında tuttuğu notlardan, Enver, Esat ve Mustafa Kemal paşalardan gelen gizli emir ve raporlardan oluşmaktadır. Birinci el kaynak olması itibariyle, yerli ve yabancı tarihçiler için büyük önem arzeden bu eser Timaş Yayınları tarafından yayınlanmıştır. Kitapta ayrıca ek olarak ilk defa yayınlanan Çanakkale Savaşı sırasında Osmanlı ordusu tarafından kullanılan haritalar ve Halis Beye ait özel fotoğraflar bulunmaktadır. - - - "Çanakkale Savaşı’yla ilgili ilk kaynaklarından biri Binbaşı Halis'in ÇANAKKALE RAPORU'dur. Savaşı an be an anlatan, siperlerde yaşananları olduğu gibi hissettiren emir ve raporlardan oluşan bu kitap, yerli, yabancı her Çanakkale Savaşı araştırmacısının, tarih okurunun başvuru kitabı olmalıdır." Prof. Dr. Haluk Oral - - - "Harp ceridelerini ihtiva eden bu eserin yeniden basılması askeri tarihe meraklı okuyucular ve askeri tarih öğrencileri için çok önemli bir yeri dolduracaktır. Hele bizim gibi tarih yazmaktan çok tarih yapmaya meraklı bir millet için çok daha önemlidir." Kenan Çelik Askeri tarihçi ve araştırmacı - - - ‘...beş İngiliz livasına karşı duran kuvvetim, şiddetli taarruzlarla zayiata uğrayan 57. Alay'dan, ikişer taburlu olan 27. ve 77. Alaylarla, gayri kabili istifade bulunan 72. Alay’dan ibaretti. Hakikaten 25 Nisan muharebesiyle Arıburnu cephesi muvaffakiyetinin temelini kuran, İngilizlerin bu cephede azmini kırıp plânını mahveden, bu kuvvetti.’ Bu sözler Mustafa Kemal'e aittir. Ben buna ek olarak, haddim olmayarak, Yüzbaşı Faik Efendi'nin, 3. Tabur Komutanı Halis (Ataksor) Bey'in, 57. Alay Komutanı Avni Bey'in adlarını belirterek katılmak istiyorum. Dr. Selahattin Tansel
  • Ellis Ashmead Bartlett
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    18,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çanakkale Savaşı klasik ifadeyle bir yabancının gözünden nasıldı? Bir İngiliz gazeteci neler yazdı? Savaşı izlediğinde yaptığı uyarılar neden kaale alınmadı? Basın aracılığıyla doğruları halka ileteceklerine neden sansürü tercih ettiler? Ellis Ashmead Bartlett’in Çanakkale Gerçeği’nde bunları, bir savaşın cephe arkasını, dışarıya uzanan yönünü öğreneceksiniz. Doğan Hızlan Eser, savaş esnasında millî duyguları ön plana çıkmış, Osmanlı Devleti’ne ve Müslüman Türk milletine karşı ön yargılı ve hasmâne bir görüşe sahip, hatta Çanakkale önüne gelen Müttefik ordusunu "son ve en büyük Haçlı Ordusu" olarak kabul eden bir İngiliz savaş muhabirinin, Çanakkale savaş alanından, kendi kamuoyunu bilgilendirmek üzere Londra basınına göndermiş olduğu raporlardan oluşmaktadır. Kitap, savaşın siper arkasını ve insani yönünü vermesi ve Bartlett’in şahsında İngiliz kamuoyunun savaşa bakışını aksettirmesi bakımından çok büyük öneme sahip.
  • Zeki Bingöl
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    ·Cezaevi personeli piknikte ·Cezaevinde yaşamını yitirenler ·Halkın hukuk bürosu ·Cezaevini tanıma ve ölüm oruçları ·Aydınlarla yapılan görüşme ·Bayrampaşa da af isyanı ·Cezaevi mevzuatı ·Saltanatın resmi ·Cezaevine huzur geldi ·Adli bölüme müdahale
  • Derya Berrak
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    169,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Servise çıktığımızda ikimiz de biliyorduk kara suyun kola, sarı suyun fanta, boncuklu suyun da gazoz olduğunu. Neden böyle istiyordu yolcular bilmiyorduk. Ama alışmıştık. Burcu yaşlıca bir beye uzanıp, "Siz beyefendi?" deyince aldığımız cevapla irkildi. "Bakire suyu ver." Her mesleğin kendine göre incelikleri, zorlukları ve jargonu vardır. Aşçı iyi yemek, garson iyi servis yapmak zorunda. Kasap etleri iyi tanır, manav meyveleri, bakkal müşterilerini... Peki bir kabin görevlisinin, yaygın adıyla hostesin meslek yaşamı neleri içerir, iş ile gündelik yaşamı nerede başlar nerede biter; esprilere, fıkralara konu olmuş bir mesleğin tüm detayları bu kitapta.
  • Abit Dursun
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    'Babamın öldürülmesinin üzerinden beş yıl geçmişti. Turan Dursun, bir baba, eş olmaktan çıkmış, topluma, toplumlara ait olmuştu. Yolumuza devam etmeliydik. Onun, 56 yıllık ömründe ürettiği eserlerini kamuoyuna ulaştırmak zorundaydık. Aradan geçen yıllar içerisinde bunun önemli ölçüde başarıldığını görmek, kuşkusuz ki, bizi oldukça mutlu etti. Onca eser kitap haline getirildi; on binlerce, yüz binlerce okur buldu. Bu arada kitaplarının basımını üstlenen Kaynak Yayınları da bu kitapların basımı nedeniyle büyük tehlikeleri göze aldı. Yayınevi gerici güçlerin saldırısına uğradı; yılmadılar. Yollarına devam ettiler. Öldürülmesinin üzerinden 1900 gün geçmesine rağmen babamın katlinin üzerindeki esrar perdesi kaldırılmamış, cinayet çözülememişti. Cinayet çözülemediği ya da çözülmek istenmediği gibi, vurulduğu gün evinden alınan sayısız çalışma ve özel eşyası da , yazılı ve sözlü tüm başvurularımıza karşın iade edilmemişti. Bu nedenle de, babam bizim gözümüzde ikinci kez öldürülmüştü ne yazık ki!.. Turan Dursun kimdi? Bilim adamı, Aydınlanmacı kimliğinin dışında nasıl biriydi? Nasıl bir eş... Nasıl bir arkadaş... Nasıl bir baba... Onun doğa sevgisini, onun insan sevgisini yaşadığı topluma anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak bir borçtu, bir görevdi. Bu görevi, onunla otuz yılı birlikte geçirmiş olan benim yerine getirmem gerekiyordu.' Abit Dursun böyle anlatıyor kitabın öyküsünü. Kitapta, Turan Dursun'un kendi kaleminden yaşamöyküsünü, yazılarını, iki şiirini ve mektuplarını; ölümünden sonraki günlerde hakkında yazılanları da bulacaksınız.
  • Ahmed Rıza İrfanoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    478,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ben, o gece yarısına kadar, o yaylanın Kur'an sesi ile inlediğini çok iyi hatırlıyorum.Çünkü o günkü asker Kur'an okumasını biliyordu.Yasin'i bilmese de hemen herkes namaz surelerini biliyordu.Herkes ölmek üzere olduğunu biliyordu.Savaşta ölen ilk başta zaten ölmüştü.Yaralananlara gelince, onlar da gece sabaha sağ çıkmayacaklarını biliyorlardı.Kısaca herkes kendi Kur'an'ını kendisi okuyordu.Yani askerimiz henüz şehit olmamış yarı mevcudu Kur'an okuyordu.Bu ne demektir? Mahşer gibi.Ne var ki gece yarısından sonra Kur'an sesleri kesildi.Çünkü yaralıların hepsi öldü.Kolordu şehit oldu.Asker dondu.O manzarayı hatırlamak bile kanımı donduruyor.Üstelik ben o hali gördüm ve o hali yaşadım.Sadece Kur'an okunuyor.Ağlamak yok.
  • İsmail Bilgin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Ölüm en çok 57. Alay'a yakışırdı sanki. O alay ki düşmana savaş meydanını dar etmiş, nasıl dövüştüğümüzü gören düşman çareyi kaçmakta bulmuştu. Çünkü 57. Alay, muharebe meydanında var olmak için ölüme meydan okumuştu. Ölmekle hayat bulacağını çok iyi anlayan kahraman alayımız, bu sebepten Arıburnu Çıkarması'nın ilk iki gününde üçte ikilik mevcudunu yitirmişti. Çok iyi hatırlarım; bölüklere kumanda edece subay bulumayınca, tabur imamlarına kumandanlık görevi verilmişti." Onlar Çanakkale Cephesi'nden sonra yine ateşe atılmak için sekiz haftalık bir yolculuğun ardından tam 33 bin asker ile Galiçya'ya gittiler. Vatanları için olmasa da, savaşmaya mecburdular. Görevlerini hakkıyla yerine getirdiler. Bu görev esnasında tam 12 bin şehit verdiler, Bunlardan 95'i subay, 7 bini er idi. Diğerleri ise "kayıp" diye tarihe geçtiler. Süleyman Nazif'in dediği gibi, Çanakkale bundan sonra bir isim değil, bir tarih olacaktır. Galiçya da onun zeyli. İsmail Bilgin'in kaleminden, vatan topraklarından kilometrelerce uzakta savaşan askerlerimizin, 57. Alay'ın öyküsü...
  • Adrienne Stoltz, Ron Bass
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ya rüyanızda farklı bir hayat sürebilseydiniz? Ya o hayatı seçip onu yaşayabilseydiniz? Sloane, sevgi dolu bir aile ortamında yaşayan ve sınıfında yüksek notlar alan bir öğrencidir. Maggie, New York’ta yıldızı parlamak üzere olan, son derece özgür ve ihtişamlı bir hayat süren bir aktristir. Bambaşka hayatlar sürdüren iki kız. Geceleri rüyalarında birbirlerinin hayatlarını sürdürmeleri dışında. İkisi de diğerinin hayatını yaşayıp birbirlerinin sırlarını bilmektedir. Bir gün ikisi de âşık olur. Ancak hayatları hiç kesişmemiştir… Bugüne dek. Hangi hayat sadece bir rüya? Hangisi gerçek? Sonunda bir hayatta uyanmayı seçmeleri ya da akıllarını kaybetmeyi göze almaları gerekecek. Ama kızlardan biri için bu her şeyden sonsuza dek vazgeçmek anlamına geliyor: Hayatından, aşkından, kendisinden.
  • Suzanne Young
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    548,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    HASTALIK: İNTİHARLA SONUÇLANAN PSİKOLOJİK SALGIN TEDAVİ: SİLİNEN ANILAR Sloane kimsenin gözü önünde ağlamaması gerektiğini bilir; özellikle de intihar salgını tüm ülkeye yayılmışken ve böylesi bir tepki onun tek tedavi olan Program’a yollanmasına sebep olabilecekken. Sloane Program’dan dönen herkesin boş bir sayfaya dönüştüğünün farkındadır. Çünkü depresyonlarıyla birlikte anıları da gitmiştir. Sürekli gözlenen duygularını gizlemek için elinden geleni yapan Sloane sadece James’le beraberken kendisi olabilmektedir. James ikisini de güvende ve Program’dan uzak tutmaya söz vermiştir, Sloane ise aşklarının her şeye dayanabileceğini düşünmektedir. Ama birbirlerine verdikleri sözlere rağmen gerçeği saklamak gittikçe zorlaşır; ikisi de günden güne zayıflamakta, depresyon sinsice ilerlemektedir. VE PROGRAM PEŞLERİNDEDİR.
  • Cenk Kayakuş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    508,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türk tarihinin en önemli karakterlerinden biri olan ve çizdiği dünya haritası ile ünlenen Piri Reis'in yaşamının son yıllarında, dönemin padişahı olan Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle büyük bir hazinenin peşine düştüğü ortaya çıkar. Öte yandan da gizemli bir tarikat bu keşfin üzerine harekete geçer ve konuyla yakından ilgili olan ünlü bir tarih profesörünü kaçırır. Piri Reis, 1513 tarihli ünlü haritasının ortaya çıkan parçasında bu hazine ile ilgili ipuçları bırakmıştır ve tarihin seyrini değiştirecek bir keşfin yapılması işten bile değildir. Hakan Geda, elindeki ipuçlarını birleştirmeyi başardığında, tarihin derinliklerine uzanan tehlikeli bir maceranın tam ortasına düştüğünü fark eder. Peki ya hazinenin peşinde olan tarikat üyelerinin gücü, Hakan'ın önüne geçecek ve bu keşfi engellemeye yetecek mi? Önce İstanbul'dan Antalya'ya, oradan da Hint Okyanusu'na kadar uzanan soluk kesici bir macera daha sizi bekliyor. Cenk Kayakuş, bu dördüncü romanında yine tarihin tozlu sayfalarına saklanmış derin bir sırra dikkat çekiyor ve okurlarını gizemle sarmalanmış muhteşem bir maceraya davet ediyor. "Umut, kimilerinde ters çevrilmiş kırık bir kum saatinden dökülüp giden tanelerden bile hızlı tükenir. İnançlar yerini endişeye bıraktığında tüm mücadele ortadan kalkar, zihnin içinde tek yönlü bir savaş başlar. Aklın cepheleri teker teker istila edildiğinde, delirmek gerçeklikten sıyrılmanın en kolay yoluna dönüşür." (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar