En Son Eklenenler

Toplam 58862 sonuçtan 3361 - 3370 arası görüntüleniyor.
  • Uğur Deniz Terzioğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    223,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Hande Yıldırım
    Konusu:
    Derya, 7 yaşındayken babasının nasihati ile her 7 yılda bir açıp okumak için kendine mektuplar yazmaya başlar. 7 Yaş, 14 yaş, 21 yaş ve 28 yaşında kendine yazdığı mektuplar hayatın ona getirdiği trajedilerden, keyiflerden, çeşitli meselelerden, sudan sebeplerden dersler çıkararak, belirsiz rotalarda hedefler koyarak yaşamasına sebep olur. Kendine yazdığı bir mektubun buyurdukları yerine getirmek için şehrin göbeğinde, tüm fani zevklerden uzak yaşadığı son 7 senenin ardından şimdi kutlaması gereken bir 35 yaş, okuması gereken bir 28 yaş mektubu ve sağ kalırsa diye yazması gereken bir 42 yaş mektubu vardı. Annesinden kalan müthiş bir aşk emsali, babasından kalan aforizmalar ve sahip olduğu koca bir servet tam bir şeytan üçgeni gibi Derya’yı hayatın dibine çekiyordu ama artık kendine koyduğu ambargoları kaldırmanın zamanı gelmişti. Tekrar hazırdı başı planlanmayan, sonu gelmeyen mavi yolculuklara. İçi çekiyordu suyun dibine dalmayı ve her şeyi tekrar tekrar unutmayı. Tam hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığı inancından vazgeçtiği bir psikolojiye girmeye ve hayata dair savunduğu tüm felsefeleri kökünden dinamitle patlatmaya hazırlanırken müthiş bir Yağmur yağdı, tüm dinamitler ıslandı…Derya ne olduğunu hiç anlamadı ama sırılsıklam aşıktı. Derya yazdıkça, geçmişinden hortlayan travmalar eşliğinde, üstüne üstüne gelen Yağmur’un altında, rekabet ve kıskançlık duygularını patlatan Uskumru’nun karşısında, yeni aldığı bir yelkenlinin kıçında, kadim dostu Makas’a verdiği komutların, hayatı boyunca kendisinden nefret etmesine sebep olacağından bihaber, tamamen bencilce, içine düştüğü açmazdan kaçmaya çalışır… ‘’Kahpekal Dünya’’ hayatın acımasız gerçekleriyle erken yaşta yüzleşen bir adamın ‘’ölümlerin, yalnızlığın’’ ve ‘’yaşamanın, aşkın’’ ikililiğinde sürdürdüğü mücadelesinin film tadında öyküsüdür.
  • Şenol Aydın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    1088,45 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Sınava Hazırlık
    Seslendiren : İstanbul Gönüllüleri İstanbul Gönüllüleri
  • Necmettin Şahinler
    metin
    1 Ayrım
    164,42 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Konusu:
    Tarih boyunca insanlar, kendilerini ve çevrelerini değiştirecek/dönüştürecek "tasarruf edici" bir gücün/kudretin ellerinde olmasını çok arzu etmişlerdir. Kendisine dokunanı altın'a dönüştürdüğüne inanılan "Filozof Taşı" yani "Kibrît-i Ahmer" adlı efsânevî madde/taş bunlardan biridir. "Mühr-i Süleymân" yani Hz. Süleymân'ın parmağında taşıdığı yüzüğü de böyledir. "Kibrît-i Ahmer" ve "Mühr-i Süleymân"ın yanında bir başka aranan güç de "İsm-i Âzam"dır. Hz. Peygamber "İsm-i Âzam, Allah'ın isimlerinden birisidir ve bu isimle yapılan duâlar mutlak kabul edilir" buyurmuştur. Düşünüldüğünde "Kibrît-i Ahmer" de, "Mühr-i Süleymân" da, "İsm-i Âzam" da birbirleriyle örtüşen kavramlardır; üçünün de ortak noktası insanın var olanı değiştirme ve dönüştürme gücünü/kudretini/irâdesini elinde tutma, kontrol etme isteği veya tutkusudur. Aslında Allah'a nisbet edildiğinde Allah'ın bütün isimleri -aralarında bir fark gözetmeksizin- büyüktür. Bütün isimler, Allah'ın farklı bir vechesinin/fiilinin tecellîsidir ve hepsi tek bir hakîkate işaret etmektedir. Âlem, Allah'ın isimlerinin birer tecellîsinden meydana gelmiştir ve tüm bu isimler varlığın varoluşunun temelidir. Bütün isimlerin toplamı ise sadece insanın içinde potansiyel olarak vardır ve bu anlamda insan yeryüzünde Allah'ı gösteren en güzel/kemâl aynadır. Allah'ın en güzel/yüce/büyük ismi genelde insan, özelde ise Hz. Peygamber'dir. "En Büyük İsim" adlı bu çalışmanın "İsm-i Âzam"ı arayanlara hikmetli kapılar açmasını tüm isimlerin tek müsemmâsı olan Allah'tan niyâz ediyorum. Oldu Rûh'um ilm-i simyânla muammer, Kıldın fakiri Yâ Hayy, "Kibrit-i Ahmer. Ganiyy-i Muhtefî
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    176,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Kur’ân, üstün yaratılışının bir karşılığı olarak insana verilen tüm organların, Allah’a inanma, O’na yönelme, O’nun irâdesine uygun bir hayat sürme ve âyetlerini tetkik etmeye aracı olmaları hâlinde bir değer taşıdığının altını çizmekte, hakîkati anlama/keşfetme noktasında bu fakültelerini kullanmayan/kullanamayan insanları çok ağır bir sıfatla diğer canlıların derecesine düşürmektedir: “Gerçek şu ki, Biz, cehennem için, kalpleri olup da gerçeği kavrayamayan, gözleri olup da göremeyen, kulakları olup da işitemeyen görünmez varlıklardan ve insanlardan çok canlar ayırmışızdır. Hayvan sürüsü gibidir bunlar; hayır hayır, doğru yolu kavramakta onlardan da aşağı: Körcesine dalıp gitmiş olanlar işte böyleleridir.” Yeni yüzyılda şehirler/ülkeler birer “Körler Çarşısı”na dönüşmüştür. Allah’ın zikrinden uzaklaşanların, kendilerini ihtiyaçsız görenlerin, mânevî zenginlik yerine dünyevî zenginlik peşinde koşanların, bakanların ama göremeyenlerin, duyanların ama işitemeyenlerin oluşturduğu bu çarşıda/dünyada hakîkati dile getirmek neredeyse anlamını yitirmiştir. Din insanların içlerinde/gönüllerinde yankı bulur ve sonra dışarıya yansır. Hiçbir toplumda din, tepeden tabana, yönetenlerden halka, zenginlerden yoksullara doğru yayılmamıştır. Çünkü dinin sahibi Allah’tır ve hakîkatin güçlülerin imkânlarına ihtiyacı yoktur. Hidâyet ancak, hidâyeti tercih edenler için tecellî eder. İşte bu noktada Abese Sûresi “göz açan” bir sûredir. Bu kitapta gözleri görmeyen bir sahâbî olan Abdullah b. Ümmü Mektûm üzerinden “Abese Sûresi”ni anlamaya çalışacağız ve O’nun Hz. Peygamber’in yanına gelip dinini öğrenmek ve arınmak amacıyla nasıl ısrarlı/coşkulu bir çaba gösterdiğinin izlerini takip edeceğiz. İnanıyoruz ki; Abdullah b. Ümmü Mektûm’un hayatı/aynası, her devrin/zamanın “Körler Çarşısı”nda yaşayan birçok insanın gönül gözünü açacak ve onların perdelenmiş/kararmış bakışlarına aydınlık/nûr/ışık getirecektir. Çünkü “anlamadan inanmak, inanmadan yaşamak, yaşamadan anlatmak, anlatmadan hayatta kalmak mümkün değildir.”
  • Ramazan Deveci
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    228,21 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    İşte büyük şeytanın önündeyim. Neydi benim şeytanım Allah yolunda önüme çıkan engel neydi? Çocuklarıma olan sevgim mi? Dünya malına olan tutkum mu?Egom, enaniyetim,kendimi beğenme duygum mu? Bugün onu taşlamam gerekiyordu. İnsanın şeytanını tesbit etmesi de zordu.’’Sevdiklerinz sizin için bir fitne olabilir’’diyordu Allah. Sevdiklerimin sevgisini sorgulamam gerektiğini düşündüm. Kalbi yokluyordum. Dünya malına karşı bir sevgim, arabalrım evlerim olsun çabam,çok para kazanma arzum yoktu. Kendi şahsım söz konusu olduğunda dünya ya karşı ilgisizliğim ve kaygısızlığım avlatlarım söz konusu olduğunda bir kaygıya dönüşüyordu. Evlatlarımın dünyalrın bu kadar kaygıı etmem doğru muydu? Bu bir tevekkülsüzlükmüydü? Neydi bu durumun nedeni sevgi miydi ? O zaman taşlamam gereken neydi tevekkülsüzlüğüm mü,yoksa sevgim mi? Hac günlüklerini gün gün tutmaya çalıştım.Bulunduğum ruh halini o anki duygu ve düşüncelerimi yazdım. Gezdiğimiz, ziyaret ettiğimiz yerlerle ilgili teknik bilgileri ekledim. Hac ilgili rükunları yaşarken, fıkhi bilgileride ekledim. Böylece okuyucu yaşanan bir haccın içerisinde fıkhi bilgileri hac ile ilgili ayet ve hadisleri de öğrenmiş olacak. Ve tabiki daha çok, haccın insanın duygu ve düşüncelerindeki etkisini, hac ibadetini anlamını kendimce yazmaya çalıştım.
  • Kürşat Yıldırım
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    555,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Esra Gürel Altıner
    Konusu:
    Çinliler, çok erken dönemlerde kayıtlar tutmaya başlamışlardır. Bu kayıtlar sayesinde tarihlerini ayrıntılı olarak öğrenebildiğimiz Çin’i anlamak için de onun binlerce yıllık geçmişine vakıf olmak lazımdır. Çin tarihinden Türkleri çıkarmak mümkün değildir. Çinlilerin siyasi, toplumsal ve ekonomik dönüşümlerinde kuzeyden gelen Türklerin ve diğer konar-göçerlerin büyük etkisi vardır. Üstelik Çin’deki hanedanlıkların çoğu da Türkler, Moğollar ve Tunguz-Mançular tarafından kurulmuştur. Haliyle Çin tarihi, Türk tarihinin ve hatta dünya tarihinin bilinmesi açısından çok önemlidir. Çalışmada başından sonuna kadar Çin siyasi tarihi ele alınmış, gerekli yerlerde ekonomi, toplum, din gibi bahisler üzerinde durulmuş ve bilhassa toplum ve ekonomideki dönüşümlerin siyasete ve devlete ne tür etkiler yaptığı vurgulanmıştır. Ana kaynaklara ve araştırma eserlerine göre kaleme alınan bu kitapta, konular bir Türk tarihçisinin bakış açısıyla tarafsız ve önyargısız olarak işlenmiş, metnin yazımında genel okuyucu seviyesi de göz önünde bulundurulmuştur.
  • Maeve Binchy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    528,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : BELGİN MERDİVENCİ
    Konusu:
    Her cuma akşamı leylak rengi bir minibüs, içinde yedi yolcusuyla Dublin'den üç saat uzaktaki taşra kasabası Rathdoon'a doğru yola çıkar. Minibüsün hiç değişmeyen yedi yolcusundan her birinin diğerlerinin bilmediği gizli bir hikayesi, zorunlu bir yolculuk nedeni vardır.
  • Kazım Gündoğan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    “Ermeniyseniz Hıristiyan(mı)sınız!” “Dört yön sekiz iklim”de de nefes alamamak nasıl bir şeydir, bilir misiniz? Her yönden kırılmış kanatlarla, Simurg’u bulmak için onlarca dipsiz uçurumun üstünden uçmaya kalkışmak ne demektir peki? “Her kuş kendi tayfasıyla gezer” diyenin, kendi tayfasına da alınmaması nasıl bir duygudur? “Biz konuşan dilsiz, gören körüz” cümlesi ne anlama gelir, bilir misiniz? Öznesi olduğun bir coğrafyada bu kadar tokat yemek neyin nesidir? Bir çocuğun, “Mama, mama atma beni suya! Atma beni suya!” diye çırpınışına hiç tanık oldunuz mu? Can havliyle evde beşiğinde bıraktığı çocuğu için, “şimdi gaz döküp yakarlar, yazıktır, günahtır. Al seninle ölsün” cümlesi hangi literatüre sığar? Kiminin “gâvur”, kiminin “dola Hermeni” (Ermeni dölü) dediği bu insanlar, Ermeni mezarlığında niçin Kuran okur, kilisede neden “ya Hızır, ya Düzgün Bava” diye dua eder? Yıllarca malı çalınan, tarlası tapanı yakılan, köyün çocukları tarafından bile sürekli dövülen bir babanın, ailesine kötülük gelmesin diye hep iyilik yapması, hep vermesi ve her defasında kan revan içinde büzüştüğü yerde sadece ağlaması nasıl bir şeydir? Demirci dükkânının yanındaki gülleri bile küstürenler kimdir?... Uzak diyarlarda, “Dersim’in ismini duyduğumda yüreğim yanar... Memleketim, vatanım orası” diyen kim?... “Biz İsa’ya tabiyiz, ama Ali’ye de mecburi” cümlesini kuran nasıl bir arka plandır? Dedim ya; “dört yön, sekiz iklim”de nefessiz bırakılmış öyle bir insan topluluğu düşünün ki, son noktayı, “o kadar ki, çilemiz bize kaldı” diye mütevekkil koyuyor. Uzun sözün kısası; devletin, yerel mütegallibenin, kilisenin ve diasporanın ayrı ayrı vurduğu bu “kuyruklu Ermeniler”in kuşaklar boyu acının imbiğinden geçirdiği kırılgan hikâyesinin üzerine cesaretle giden duyarlı ve açıkyürekli bir kitaptır elinizdeki... Hüseyin Irmak
  • Daniel Pennac
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    189,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Sümeyye Hilal Erbaş
    Konusu:
    Roman Gibi yazarın okuma ile ilgili görüşlerini bir araya getiriyor. Okurken sizi de gülümsetecek. Çünkü ya size karşı yapılmış yanlışları, ya da sizin çocuklarınıza karşı yapmakta olduğunuz yanlışları göreceksiniz. Ama illa "yanlışlar" görecek değilsiniz. Zaten Pennac'ın bir kitap okurunun hakları bildirgesi var: 1. Okumama hakkı. 2. Sayfa atlama hakkı. 3. Bir kitabı bitirmeme hakkı. 4. Tekrar okuma hakkı. 5. Canının istediğini okuma hakkı. 6. Bovarizm hakkı. 7. Canının istediği yerde okuma hakkı. 8. Çöplenme hakkı. 9. Yüksek sesle okuma hakkı. 10. Susma hakkı.
  • Prof. Dr. Dilek Erbaş, Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    952,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Eğitim
    Seslendiren : Hatice Nur Yiğit, Menice Kurşun
    Konusu:
    Değerli Öğretmenler, Bu kitabı, özel gereksinimli çocuklarınızla çalışırken çabanızın asla boşa gitmemesini sağlamak ve daha az yorularak zevkle öğretmenlik yapmanız için özel eğitimde bilimsel dayanağı olanUygulamalı Davranış Analizine (UDA/ ABA) dayalı öğretim uyarlamalarını kolaylıkla planlayabilmeniz amacıyla olabildiğince uygulamaya yönelik örneklerle hazırladık. Öğrencilerinizle öğrenme etkileşimi sırasında olumlu etkileşime dayalı davranış yönetimi yapabilmeniz ve olumlu davranışlar kazandırmanın yanı sıra yeni bilgi ve beceri öğretimini de onların düzeyine uygun hâle getirebilmeniz için sistematik analize dayalı uygulama örnekleri oluşturduk. Benimsediğimiz Uygulamalı Davranış Analizini temel alan öğretim yöntemleriyle yaptığınız öğretim planlamasını başarılı şekilde uygulamaya dönüştürmeniz mümkün olacaktır. Bunu size biz değil özel gereksinimli çocukların eğitimiyle ilgili tüm alanyazın garanti ediyor. Uygulama esnasında ikileme düşmeden inanarak uygulamalarını planlayarak uyguladığınızda öğretmen olmanın mutluluğunu duyumsayacağınızı biliyoruz. Bir gün bile tereddüte düşerseniz auysal@anadolu.edu.tr adresine mail atarak destek isteyebilirsiniz. Kitabın yazımında emeği olan tüm arkadaşlarım sizlere severek yardımcı olacaklardır, emin olun!

Sayfalar