Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5176 sonuçtan 3401 - 3410 arası görüntüleniyor.
  • John Steinbeck
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    358,37 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünya edebiyatına damga vuran eserlerinde keskin gözlem gücü her satırda hissedilen John Steinbeck, İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken New York Herald Tribune muhabiri olarak çeşitli cephelerde savaşı izleme ve izlenimlerini yazma fırsatı bulur. Atlantik ötesinden bombardıman altındaki Londra’ya, Manş’ın ve Akdeniz’in sularından Cezayir, Sicilya ve Güney İtalya’ya uzanan bu yolculukta ilgisini çekenler haritalar, omzu kalabalık komutanlar, stratejiler veya taktikler değildir. İster asker, ister sivil olsun sıradan insanların öyküsüdür kaleme aldıkları. Bir Savaş Vardı’da Steinbeck, bu yaklaşımıyla yazdıklarında evrensel olanı yakalamayı başarıyor ve savaştan onlarca yıl sonra bile keyifle okunuyor.
  • Henri Barbusse
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    519,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Franz Kafka
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    582,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Özellikle Félix Guattri ve Gilles Deleuze'ün " minör " ve " minör edebiyat " kavramını geliştirmesi ardından Kafka okumalarının varolan derinliği yeni ve esaslı bir boyut kazandı. Bu doğrultuda özellikle ikilinin referans noktası olan Çin Seddi'nin İnşası başta olmak üzere 6.45 Yayıncılık SERİ K adını verdiği Franz Kafka serisine devam ediyor
  • Franz Kafka
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    1282,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meltem Gürbüz
    Bir Savaşın Tasviri'nin bu basımı Kafka'nın arkadaşı Max Brod'un hazırladığı Bütün Eserler'deki metin temel alınarak çevrilmiştir.
  • Namık Kemal Behramoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    651,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kadriye Gürşimşir
    Behramoğlu, anılarında bizi 1980 öncesine götürüyor; eli kanlı çetelerin, vurgunun, soygunun fotoğraflarını önümüze seriyor. Kitapta sevginin, umudun, hüznün haykırışı; insan olmanın, yürekli olmanın çizgileri var. Hikmet Çetinkaya Bir Savcının Anıları, anarşinin güzel yüreklere saldığı umutsuzluk karşısında yılıp göç eden; kitaplardaki sıcak, pürüzsüz, sevecen dostlukları arayan bir İstanbul boheminin gözüyle Anadolu fotoğrafıdır. Bahçe ilçesinden Yumurtalık’a, Sağmalcılar’dan Bigadiç’e, Erzurum-Oltu’ya uzanan tayin ve sürgünlerde bir Türkiye filmi izliyorsunuz. Karelerinde yerel mafyayla, kaçakçıyla, kumarla, fuhuşla iç içe yöneticilerin; demokratı, ilericiyi vatan haini yerine koyan, politikacı palazlandırması taşlaşmış cehaletin yer aldığı bir uzun metraj… Salim Alpaslan Ataol Behramoğlu, Namık Kemal Behramoğlu, Nihat Behram… Üç kardeş, ilerici aydınlık bir babanın, Haydar Bey’in oğulları… Bursa Ziraat Müdürü iken bir konuşmasını izlemiştim. Türkiye’nin sorunlarıyla o kadar yakından ilgiliydi ki! Elbet çocukları da genç yaştan bu sorumluluğu yüklenmiş, benimsemiş olacaklardı, öyle de oldular… Bir Savcının Anıları, bir roman gibi okunan, okurlara da birçok şey öğreten bir kitap… Oktay Akbal
  • Çetin Yetkin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    171 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burcu Yılmaz
    Bu ülkenin en sancılı yıllarından damıtılan insan öyküleri bir yakın tarih panoraması şeklinde, Prof.Dr. Çetin Yetkin'in usta kaleminden; farkımızla... Bir savcının insan olarak portresi... 12 Mart döneminde fuhuş nedeniyle kapatılan otellerin cumhurbaşkanının buyruğu ile açıldığını yazsam, ya da 12 Eylül'ün 1. Şube Müdürü'nün daha önce yaşı küçük bir kızı alıkoymaktan yargılanmış biri olup bir başka olayda ise rüşvet almak suçundan hakkında dava açılmış olduğunu, üstelik bir polis şefinin Sorgu Yargıçlığı'nda davayı kollamam için bana bir de mektup yazdığını söylesem, bunun sizin için bir önemi olur mu? Otuz beş kişinin ölümü ve yüzlerce kişinin ağır yaralanması ile sonuçlanan 1 Mayıs 1977 olayının duruşmasına savcı olarak katılıp işi biraz kurcalayınca duruşmadan uzaklaştırılmam sizin için bir şey ifade eder mi? Açlıktan ölen insanların cesetlerini açlığı "tıbben" saptamak için kesiyorsunuz, parçalıyorsunuz. İntihar eden insanların kendilerine kıyarken bile yaşama nasıl sıkı sıkı sarıldıklarını keşfediyorsunuz... Polis olsun, savcı olsun birlikte çalıştığınız insanların ertesi gün öldürüldüğü haberini alıyorsunuz. Bir polis memurunu İstanbul Elmadağ'da belediye otobüsünü silahla tarayarak iki kişiyi öldüren ülkücü sanığı silahı ile birlikte yakaladığı için övgü ve saygı ile kutluyorsunuz, birkaç gün sonra aynı polisi Unkapanı'nda solcuların vurup öldürdüğünü görüyorsunuz!.. Bilek güreşinde herkesi yenmekle övünen polis memuru Abdi Dağdeviren'in bir bombalı pankartı indirirken patlaması sonucunda elinin bileğinden koptuğuna tanık oluyorsunuz... Savcılık yaptığım yıllar, 30 ve 40 yaşlarım arasıdır. Kişinin yaşamının en verimli olması gereken yıllar bunlar. İlk yıllar 12 Mart'ın karanlığı içinde geçti. 1975 yılı Ağustos'unda İstanbul'a atandıktan sonra ise gittikçe artan terör olaylarıyla... Yine de, her şeye karşın, özlüyorum o günlerimi. (Tanıtım Yazısından) .
  • Gülşah Balda
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    25,5 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Malcolm Lines
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    435 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kozalaklardan ayçiçeklerine, bahçe düzenlemelerinden şifreli mesajlara doğada ve günlük yaşantımızda önemli bir yeri olan sayıların ilginç dünyası.
  • Samed Behrengi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    48,6 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Rabia Dikmen
    Küçük şeftali ağacı her yıl yaklaşık bin tane çiçek açarmış. Ancak bir tane bile şeftali vermezmiş. Ya çiçeklerini dökermiş ya da şeftalileri olgunlaşmadan sararıp düşermiş. Bahçıvan ne yapsa, ne etse küçük ağaç değişmezmiş. Her yıl daha da dallanır budak
  • Samed Behrengi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    45,7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yeliz Günal
    Verimsiz ve kıraç topraklarını sulayacak suyu bile olmayan bir köyün alt yamaçlarında kocaman bir bağlık bahçelik vardı. Bu bahçenin her yanı çeşit çeşit meyve ağaçlarıyla doluydu. Bağ o kadar geniş ve büyüktü ki bir ucundan bakınca öteki ucunu görmenin imkanı yoktu. Bu kocaman bağlık köyün en zengini olan ağanındı. Bundan birkaç yıl kadar önce ağa köy topraklarını parsellemiş işe yaramayanlarını köylülere satmıştı. En verimli bağlığı da kendisine ayırmıştı. (Kitabın İçinden)

Sayfalar