En Son Eklenenler

Toplam 58862 sonuçtan 3421 - 3430 arası görüntüleniyor.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    159,26 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Anadolu Üniversitesi Çalışanları
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AOF) Yeni Toplumsal Hareketler Dersi Ünite Özetleridir.
  • Semih Yörük
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Hayat dediğin bir ezanla bir sala arası. Veysel’in de tabiriyle uzun ince bir yol. Bizler bu yolu yürürken her köşe başında türlü engeller bekler bizi. Kah aşılmaz görünen dağlar kah dibi görünmeyen uçurumlar. Bizlere düşen, önümüze ne çıkarsa çıksın yılmamak, yıkılmamak, dizlerimiz kan içinde de kalsa vazgeçmemek. Unutmayın vazgeçmek en kolayıdır ve vazgeçenler her daim kaybetmeye mahkumdur. İnsan yere düştüğünde ya da başarısız olduğunda değil asıl vazgeçtiğinde kaybeder. Peki ya siz? Siz önünüze çıkan engeller karşısında vazgeçip bu savaşı en baştan kaybetmeyi mi seçeceksiniz, yoksa Can ve Mert gibi vazgeçmek nedir bilmeden her şeye rağmen kanınızın son damlasına kadar hayallerinizin peşinden koşup zafere ulaşmayı mı?
  • Thomas Korovinis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    58,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : SELİN AKENGİN
    Konusu:
    Eftalya (namı diğer Çika) ailevi ve tarihi şartların İstanbul’a getirdiği “bir Anadolu kızı.” Burada yaşadığı çeşitli serüvenlerden sonra Galata genelevlerinin sakini olmaya kadar varan 'anonim' hayat öyküsünü İstanbullu Rumların yerel söyleyişleri, çeşitli Türkçe deyimler ve Pontusça kelimelerden oluşan zengin dilinden dinliyoruz. Eftalya'nın hikâyesinin içinde çağdaş Türk-Yunan tarihinin birçok mihenktaşı beliriyor ve İstanbul’un son yüzyılının toplumsal hayatının karakteristik figür ve olayları önümüze seriliyor. .
  • İzzeddin Çalışlar
    metin
    1 Ayrım
    153,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    En­gin ha­yat­ta, al­çak gö­nül­lü, uz bir ki­şi­dir. Hiç bir şe­yi öy­le par­lak dı­şa vur­maz. İçinden ay­dın­la­nır her şey on­da. Sı­cak­lı­ğı, öf­ke­si, ya­ra­tı­cı­lı­ğı hep de­rin­de­dir. Bel­ki, abar­tı­cı­lı­ğı var­sa, de­rin­de­dir. Bir­lik­te, uzun bir sü­re ça­lış­tı­ğım için bi­li­rim, dur­ma­dan ya­ra­tır En­gin. Otu­rur, ko­nu­şur­ken, al­çak gö­nül­lü na­sıl gü­lüm­ser, bil­mem. Ama En­gin al­çak gö­nül­lü gü­lüm­ser. Böy­le gü­lüm­se­mek En­gin’e ver­gi­dir. Ben En­gin’in ya­ra­tıcılığını, us­ta ki­şi­li­ği­ni Ke­şan­lı Ali Des­ta­nı’nda gör­düm. On­dan ön­ce bu al­çak gönül­lü us­ta­nın ya­ra­tı­cı­lı­ğı­na var­ma­mış­tım. Ke­şan­lı Ali tür­lü duy­gu­lar için­de bo­ca­layan bir ki­şi­yi bü­tün can­lı­lı­ğıy­la ya­rat­mış­tı. Ke­şan­lı Ali’yi gör­dük­ten son­ra En­gin’e sor­muş­tum: “Ne ka­dar ha­pis­te kal­dın” di­ye. “Kal­ma­dım” de­yin­ce şa­şır­mış­tım. Ner­den ta­nı­mış da Ke­şan­lı Ali’yi bu ka­dar iyi can­lan­dır­mış­tı. Na­sıl ya­şı­yor­du En­gin Ke­şan­lı’yı ina­nıl­maz. Ben sa­na­tın ya­şan­mı­şın­dan ya­na­yım. Ya­şan­ma­mış­sa o ka­dar pa­buç bı­rak­mam. Ama bir En­gin kar­şı­ma çı­kı­yor, bir Ke­şan­lı Ali ya­ra­tı­yor­du ki, bu işin için­de bir iş var de­dir­ti­yor­du ba­na. Bu al­çak gö­nül­lü ada­mın ken­di­ne gö­re bir sa­nat gi­zi, bir sa­nat gü­cü var­dı ama ben çı­ka­ra­mı­yor­dum. Bel­ki ak­tör­lük sa­na­tı­nı bil­me­di­ğim­den­di. Ama En­gin Cez­zar’ı ya­kın­dan bi­li­yor­dum. En­gin Cez­zar o al­çak gö­nül­lü ha­liy­le ben­ce ha­ya­tı, bü­tün yö­re­le­riy­le, giz­li giz­li ya­şı­yor­dur. Bu ge­ce bir sa­nat­çı­nın ne ya­pa­ca­ğı hiç bel­li ol­maz. Top­ra­ğa ta­şa, in­san­la­ra ça­buk iş­le­yen bir ba­kı­şı var­dır sa­nat­çı so­yu­nun. En­gin’in­ki da­ha ça­buk ol­ma­sın… Bir köy an­lat­mış­tı ba­na En­gin. Ki­lis’in bir kö­yüy­dü her hal­de. Ke­pir taş­lı bir köy. Ku­rak. Aca­ip bir köy kal­dı ak­lım­da. Si­lah­lar, dost­luk­lar var şim­di ak­lım­da, o köy­den. Bir de ba­na öy­le gel­miş­ti ki o za­man, En­gin san­ki bu köy­lüy­dü. Hal­bu­ki an­cak iki yıl ya­şa­mış­tı o köy­de… De­mek ki al­çak gö­nül­lü gü­len En­gin yo­ğun ya­şı­yor­du ha­ya­tı… Ke­şan­lı’yı ne­re­de ya­şa­mış­tı?
  • İzzeddin Çalışlar, Dr. İsmet Görgülü
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyasi Roman
    Konusu:
    Balkan, Birinci Dünya ve İstiklâl Savaşı'nı kapsayan, cephe günlüğü niteliğindeki kitap, aynı zamanda Atatürk'ün yaşamından da kesitler sunuyor. Otuza yakın özgün fotoğrafla birlikte yazım dokusuna dokunulmadan yayımlandı.
  • Meg Mason
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    537,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Nuray Koç
    Konusu:
    "Martha, onu her şeyden çok seven bir eşe, güzel bir eve ve gözünün içine bakan aile üyelerine sahiptir; öyle ki annesine göre bu, nadiren elde edilebilecek türde bir zenginliktir. Fakat tüm bu zenginliğin içinde hayatı elinden kayıp parçalara ayrılıyormuş gibi hissetmekten kendini alamaz. Belki bunun nedeni yalnızca diğer insanlardan çok düşünmesidir –ya da belki kafasının içinde yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. Şimdi, tam da kırklı yaşları kapıdayken Martha ailesinin evine geri dönmeli ve kırılan tüm parçaları tek başına toplamalıdır. Meg Mason, 30’u aşkın ülkede okurla buluşan Keder ve Mutluluk’ta depresyonun yıpratıcı süreçlerini doğal bir mizah, açık sözlülük ve hassasiyetle ele alırken okuru hem kahkahaların hem de gözyaşlarının eşiğine getiriyor."
  • A. J. Anderson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    422,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Yeşim Ezgi Köse
    Konusu:
    " “Bu sayfalarda Leonardo’nun kendi yazılarından ilham aldım ve gerçek insanları, gerçek fikirleri ve gerçek olayları yansıtması için tarihe bir ayna tuttum. Bu aynanın yüzeyindeki yansımada ışıldayan kişi yazılarından, resimlerinden ve eskizlerinden tanıdığımız gerçek Leonardo’dur.” Leonardo da Vinci, sınırsız hayal gücü, parlak zekâsı ve olağanüstü yeteneğiyle dünya tarihinin en büyük sanatçılarından ve dâhilerinden, aynı zamanda en sıradışı figürlerinden biridir. Muhteşem Ressam, bu büyük ismin hayatını tüm detaylarıyla ele alıp sizi gerçek Leonardo’yla tanıştırırken dönemin de son derece canlı bir resmini çizen harika bir biyografik roman. Kitaptan alıntılar: - Gülümsemek ruhun canlılığını yansıtmak değil miydi? “İçeride ışıldayanın dışarı yansıması.” - “Duymak, sorgulamaya yol açar. Görmekse inanmaya.” - “Bir taşın havuza düşüşünün etrafa saçılan sulardan veya bir bombanın atılışının geride bıraktığı dumandan anlaşılması gibi bir ihanetin gerçekliği de ortaya çıkardığı öfkeyle tarif edilebilir.” - “Güzel harcanan bir günün mutlu bir uyku getirmesi gibi, güzel harcanan bir hayat da mutlu bir ölüm getirir.” - “Nasıl yaşayacağımı öğrendiğimi sanırken aslında nasıl ölmem gerektiğini öğreniyormuşum.”"
  • Hüseyin Nihal Atsız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    380,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Seslendiren : Ecem İkra Ceylan
    Konusu:
    {"Turancılık" deyince Türkiye'de anlaşılan şey, tarihî mirasları da dâhil olduğu halde bütün Türkleri tek devlet halinde birleştirmek ülküsüdür ve her ülkü gibi nesillere bakan, kan ve can vergisi isteyen, gönüllere heyecan katan bir inançtır. Tarihi, savaşları ve fütuhatı dolayısıyla hemen bütün dünyaya antipatik gelen Türk milletinin yeniden birleşerek şahlanması birçok milleti korkuttuğu için; bu şahlanış sonunda bazı devletler ortadan kalkacağı veya küçüleceği için; hatta dünya çapındaki büyük ticaret ortaklıklarının çıkarları baltalanacağı için Turancılık ülküsü büyük bir direnişle karşılanmakta, bu direnişin propagandası ve fikriyatı yapılmakta, bu propaganda Türkiye içinde tesirli olmaktadır. Turancılık ülküsüne karşı Türkiye'deki muhalefet ya bunun Türkiye'yi büyük tehlikelere atacak bir macera sayılmasından yahut Türkiye dışındaki Türklerin de en az bizim kadar Türk olduklarının bilinmeyişinden, yahut da bugünkü sınırlarımız içinde 4000 yıldan beri üstüste yığılan etnik zümreleri ve kültürleri karıştırıp bunlardan şimdiki dili Türkçe olan bir "halk"ın peydahlandığını kabul etmekten doğmaktadır. Moskof uşağı oldukları için Turancılığın Rusya'yı devirmesinden korkanların muhalefetini kaale almıyorum…}
  • Semih Yörük
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Hayaller kurarız bazen, planlar yaparız, isteriz, bekleriz… Hiçbiri olmaz halbuki. Hayaller yıkılır, planlar bozulur, elde edemezsin istediğin, beklediğin hiçbir şeyi. Elinde kalan sadece koca bir hiç olur. Kabuğuna çekilirsin sonra; hayal etmeyi, plan yapmayı, istemeyi, beklemeyi bırakırsın. Karşına çıkan her engelde umudundan bir parça bırakır en sonunda da tükenirsin. En beklemediğin anlarda en beklemediğin yerlerden yersin yumruğu göğsüne, nefesin kesilir, yığılır kalırsın. Ancak bir gün bir cemre düşüverir ömrüne. Kurumuş dalların çiçeklenir, kış biter bahar gelir. Sarılır teker teker tüm yaraların ve o yaraların yerinden en güzel çiçekler filizlenir. Hiç beklemediğin anda ısınır ellerin, en derinden gülmeye başlar göz bebeklerin. Yeter ki kaybetme yüreğindeki güzelliği, söndürme içindeki umut ateşini ve bil hiçbir güzelliğin vaktinden önce gelmeyeceğini.
  • Kolektif
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    194,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Derleme
    Seslendiren : nurçehre elver
    Konusu:
    Dostluk, günlük hayatta çok sık kullandığımız bir kelime. Ama sadece kelime değil, bir değer. Herhangi bir şekilde "dost" kelimesini kullanıyorsak, "dostluk" diyorsak, değerli bir şeyden sözediyoruzdur. Günümüz dünyasında değerinden çok şey kaybetmiş olsa da dostluk, insanın beyaz sayfalarında koruduğu, herhangi bir şekilde kullandığında ona olumlu anlamlar yüklediği bir insanlık değeri. Peki dostluğun felsefesi olur mu? Dostluk'un Kitabı, YGS Yayınları'ndan çıkan ve dostluğun felsefesinin işlendiği yeni bir kitap. Dostluk, antik felsefeden günümüze kadar felsefenin ilgi alanı içinde olmuş bir kavram. Dostluğun ilk felsefik temelleri Platon tarafından atıldı. "Her insanın bir dosta ihtiyacı vardır" diyen Aristoteles, dostluğa yeni açılımlar kazandırmaya çalışan ikinci büyük felsefeci. Çiçero için de dostluk çok önemliydi. Dostu, dostluğu hayatından silmiş birinin dünyasından güneşi uzaklaştırmış olacağını söyleyecek kadar dostluğu önemsemişti Çiçero. Türkçe günlük dilinde "dostluk" ve "dost" sıkça kullanılsa da, bu alanda bir dostluk felsefesinden söz edilemiyor. Dostluk üzerine Türkçe yazılmış esere rastlamak, neredeyse mümkün değil. İşte Yazı Görüntü Ses Yayınları-Felsefe Dizisi'nin üçüncü kitabı olarak yayımlanan "Dostluk'un Kitabı" bu alandaki düşünce boşluğunu önemli ölçüde dolduran bir çalışma. Yayınevi, "varlık koşulu" saydığı Türkçe fikir üretimi ilkesine bağlı olarak "Dostluk'un Kitabı"nda da Türkçe yazılara önemli yer ayırmış. Böylelikle Platon, Aristoteles, Kant gibi büyük felsefecilerin çalışmalarının yanı sıra Türkçe de düşünen bir dostluk kitabı çıkmış ortaya. Dostluk'un Kitabı, sadece yazılardan oluşan bir kitap değil. Mehmet Ali Türkmen, Tan Oral, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Kayıhan Fırat, Şenol Şenol Bezci gibi çizgi dünyasının usta isimleri dostluğu çizgileriyle yorumlarken kitaba zenginlik katıyorlar. Dostluğun Kitabı, bu alanda yapılmış önemli çalışmaların çoğunun yer aldığı, aforizma ve çizgilerle zenginleşen bir felsefe derlemesi. Ancak yayınevi, kitabın felsefik olmasının yanı sıra işlevsel olmasını hedeflediğini belirtiyor; kitabın "dostluğa çağrı" olduğunu giriş ve arka kapak yazısında açıkça ifade ediyor. Dostluğun günlük hayattaki yerinin azaldığı günümüzde böylesi bir çağrı hiç de gereksiz görünmüyor. Dostluk'un Kitabı, dostu ve dostluğu önemseyen her insanın ilgisini çekecek bir çalışma.

Sayfalar