En Son Eklenenler

Toplam 58427 sonuçtan 34581 - 34590 arası görüntüleniyor.
  • Stıeg Larsson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    60 Ayrım
    2365,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Şeref Hazinedar
    Konusu:
    “Eğer hâlâ Ejderha Dövmeli Kız’ı okumadıysanız, bu övgüyü okumayı bırakın ve bir tane alıp okumaya başlayın… Eğer Ejderha Dövmeli Kız’ı okumayı bitirdiyseniz, o zaman hiçbir şey ikincisini almaktan sizi alıkoyamaz.” -ERICA MARCUS “İlkinden daha etkileyici ve daha şaşırtıcı… Bu roman okurları esir edecek.” -SUNDAY TIMES “Ateşle Oynayan Kız az bulunan bir şey… serinin ilk kitabından daha iyi olan bir roman…” -LOUISE FRANCE, OBSERVER “Etkileyici, bu kitap için sabahlamaya değer.” -ENTERTAINMENT WEEKLY “Etkileyici bir iş… Tırnak yedirten bir cinayet ve sırlar.” -PEOPLE “Bu kitabı bitirene kadar uyumayı unutacaksınız.” -DALLAS MORNING NEWS “Zekice… Beni esir etti ve gözümü kırpmadan okudum.” -ALAN CHEUSE, SAN FRANCISCO CHRONICLE “Kurgunun ölümsüzlüğüne hoş geldin, Lisbeth Salander!” -MARIO VARGAS LLOSA, EL PAlS “Dünyanın en başarılı suç romanı yazarı olarak memnuniyetle Larsson’u gösterebilirim.” SLATE
  • Christiane F.
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    612,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Zeynep Beril Uygun
    Konusu:
    Bu, bir roman değil, Christiane'nin kelimesi kelimesine gerçek, yaşanmış tüyler ürpertici öyküsü... Bu kitabı oluşturan anılarını anlattığında Christiane 16 yaşındaydı. 12 yaşında esrara, 13 yaşında eroine başlamıştı. Müptela oldu. Sabah okula gitti, öğleden sonra kendisi gibi eroinman olan arkadaşlarıyla birlikte fahişelik yaparak eroin parası kazandı. Annesi, tam 2 yıl kızının bu ikili yaşantısını fark etmedi. Christiane, kendisini uyuşturucu kullanmaya iten rahatsızlıklarını, tepkilerini ve çocukluktan genç kızlığa geçme çağında bir eroinman olarak anlatmaya çalıştı bu kitapta. Bugün artık, üzülerek belirtelim, eroin yaygın bir problem haline gelmektedir toplumumuzda. Ama bütün toplumlar için büyük bir tehlike. Christiane'nin öyküsünün çok yakınımızda tekrarlanmaması için bir uyarı saymalıyız onun anlattıklarını. Her gün 13-15 yaşlarında pek çok çocuğun, gencin adlarını gazetelerde " AŞIRI DOZDA EROİN ALARAK ÖLDÜ..." başlığı altında okumamamız için bir uyarı !
  • Alfred Adler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    834,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Nergiz Şengül
    Konusu:
    Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. (diğerleri: Freud, Jung) Avusturya Penzing'de doğdu ve Viyana'da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895'te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902'de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler'in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu'nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı. Adler'in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911'de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud'u açıkca eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı. Hans Vaihinger'in ruhsal inşa fikirlerinden etkilendi ve erkek egemen toplumda doğal bir sonuç olarak "Erkeksi Başkaldırı" ile organik aşağılık ve telafi teorisini geliştirdi (bkz. Aşağılık kompleksi). Adler, Freud'un teorileri ile karşı görüşe geldi, fikir ayrılığı 1911'deki Weimar Psikanaliz Kongresi'nde aleni oldu. Adler, Freud'un inandığı seks içgüdüsünün baskınlığı ve ego dürtüsünün libidinal(?) olup olmadığı ile çekişiyordu, Freud'un bilinç altına atma üzerine fikirlerini de eleştirmişti. Adler bilinç altına atma teorisinin, erkeksi başkaldırının aşırı telafisi ve aşağılık hislerinden türetilmiş sinirsel bir durum olan ego -savunma eğilimleri- konsepti ile değiştirilmesi gerektiğine inanıyordu, Oedipal Kompleksleri önemsizdi. Adler Viyana Topluluğundan ayrıldı ve 1912'de Bireysel Psikoloji Topluluğu adını alan, Özgür Analitik Araştırmalar Topluluğu'nu kurdu.
  • Prof.DR. Mehmet Z.Sungur
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    1184,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İletişim
    Seslendiren : Mihrinaz Ferhan Arduç
    Konusu:
    Acı, onu araştıran ve anlayan herkes için muhteşem bir bilgidir. Acı, yaşama ve yaşadıklarımıza verdiğimiz değeri gösterir. Bir terapi oturumunda ağlayan eşinin gözyaşlarına hiçbir anlam veremediğini söyleyen ve "Ben hiç ağlamadım," diye övünen birine, "Sizin için çok üzüldüm," demiştim. "Niye?" diye sorduğunda ise, "İnsanın yaşamında ağlayacak kadar değer verdiği hiçbir şeyin olmaması çok acı verici de ondan," dediğimi hatırlıyorum. Neredeyse, "Çözüm yoksa sorun da yoktur," biçimindeki aşırı pragmatik bir anlayışın pompalandığı bir dünyada, kim acıyı derinlemesine incelemek ve gösterdiği adresi bulmak ister ki? Acı, yaşamın kaçınılmazlarından biridir. Bu kitabın sadakatsizliğe ayrılan bölümü, kendi acısından öğrenmeyi ve anlam çıkarmayı amaçlayan insanlar için yazılmıştır... Araştırmalar, eşlerin büyük bir kısmının sadakatsizlikle karşılaştıkları takdirde tereddütsüz, evliliklerini bitireceklerini dile getirdiklerini ortaya koymuştur. Ancak, gerçek yaşamda çiftlerin yüzde 60 ile yüzde 75'i sadakatsizliğe rağmen evliliklerine devam etmektedirler. Sadakatsizlik her koşulda evliliğin sonlanmasına neden olmalı mıdır? Sadakatsizlik sonrasında birlikte yaşamaya karar veren çiftlerde güven ve sevgi üzerine kurulu bir beraberlik yeniden oluşturulabilir mi? Bu kitapta, sadakatsizlik acısına rağmen birlikte kalmaya karar veren eşlerin, güveni yeniden oluşturabilmeleri için geçmeleri beklenen üç aşamalı süreç, detaylarıyla aktarılmıştır. Amaç, çiftlere kendi kendilerine yardım etmeyi öğretmek ve acılarında anlam bulmalarında rehberlik sağlamak olmuştur. İnsan yaşamının vazgeçilmez bir yanılsaması olan aşk ve neredeyse felaket sayılabilecek olumsuz sonuçlarına rağmen halen dünyanın en büyük gönüllü organizasyonu olarak ayakta kalmayı başaran evlilik de, bu kitabın temel konularından bazılarıdır. Evlilik, bugün birçok ülkede kendisine yatırım yapanların neredeyse yarısını hayal kırıklığına uğratan ve iflas ettiren bir kurumdur. Başka bir deyişle istatistikler, birçok ülkede iki evlilikten birinin boşanma ile sonuçlandığını göstermektedir. Eğer bu istatistikler, yapacağınız evlilikle ilgili değil de, bir iş ortaklığı ile ilgili olsaydı, yani istatistiklerine çok güvendiğiniz bir arkadaşınız, yapacağınız iş ortaklığınızın yürüme şansının yalnızca yüzde 50 olduğunu söyleseydi tüm varlığınızı hala bu ortaklığa yatırır mıydınız? Bu kitabın bir bölümü de böylesi bir davranışı daha iyi anlamaya ve evliliklerin daha sağlıklı yürütülebilmesi yönünden yapılması gerekenlere ilişkin görüşlere ayrılmıştır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Doğan Cüceloğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    538,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Verda Mişulam
    Konusu:
    Anne-baba olmak çocuklarımıza verebileceğimiz en büyük armağandır... Yetişen her yeni kuşakla birlikte, onları yetiştiren anne-babalardan da beklentiler artıyor. Toplumun gelişmesi için öncelikle ailede demokratik bir yapı kurulması şart. Bunun yolu da, anne ve babaların geçmişten gelen korku kültürü kalıplarından kurtulmaları ve onur eşitliğine inanan sağlıklı gelişmiş bireyler yetiştirmeleri... Geliştiren Anne-Baba olmak için kendimizi ve çocuğumuzu tanımamız, beklentilerimizi, niyetimizi keşfetmemiz; değerlerimizi ve aile ilişkimizi sağlıklı tutmamız önemli. Bilen, anlayan, seven gözlerle yaşama bakmak kendi elimizde… Güler yüzlü, sakin, güvenen, hayata, ailesine şükür duygusu içinde bakan bir anne, bir baba olmak çocuklarımıza verebileceğimiz en büyük armağandır. Çocuklar böyle bir armağanı hak ediyorlar. Çocuğunuz bir kez çocukluk yaşayacak; bu dönemi onunla doya doya yaşayın.
  • İbrahim Kalın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    2064,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Seslendiren : Berrin Tara
    Konusu:
    Bir tarafta sağlam ve derin kökleri olan ve böylece dünyada bir var-olma noktası ("merkezi") bulunan, diğer tarafta açık ufuk perspektifiyle dünyaya bakan ve yeni imkanlara kapı aralayan bir özne olmak mümkün müdür? Bu soru, elinizdeki çalışmanın temel sorunsallarından birini oluşturuyor. Bir yanda dünyayla entegre olmak ve modernleşmek adına kendi varlığına sırtını dönmek, öte yanda kendi olmak adına her şeyi ötekileştirmek ve küçük milliyetçiliklere hapsolmak, Türk modernleşmesinin ürettiği sonuçlardan biri. Küreselleşme ve çoğul-modernite çağında Türkiye bu yüklerinden kurtulmaya çabalıyor. Akıl ve Erdem, modernitenin ve aydınlanmanın temel iddialarını sorgularken, bunların Türkiye tecrübesinde tekabül ettiği yeri tespit etmeye çalışıyor ve mevcut ikilemlerin yerine "biz ve onlar" gibi yeni dikotomiler inşa etmektense, moderniteyi de aşan bir varolma ve düşünüş biçiminin imkanlarını araştırıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Olivier Roy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    1182,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Söyleşi
    Seslendiren : Berrin Tara
    Konusu:
    Türkiyeli okurlar Olivier Roy'yı ilk kez 1994'te yayımladığımız Siyasal İslamın İflası ile tanıdılar. Roy bu kitabıyla sosyal bilimlere "siyasal İslam" kavramını sokuyordu; Türkiye'de de o yıllarda yaygınlaşmaya başlayan İslami hareketleri tanımlarken bu kavram kullanılmaya başladı ve yerleşti. Roy'nın İslam'a ve Müslümanların yaşadığı ülkelere duyduğu ilgi aslında ilk gençlik yıllarından başlayarak bütün hayatına yayılıyor. Herşeyden önce bir 68'li o. Güney'e, Hindistan'a ve Nepal'e giden Hippiler ile birlikte 70'li yıllarda İstanbul üzerinden Afganistan'a ve Pakistan'a gidiyor. Bunu Afganistan'a neredeyse her yıl tekrarladığı ziyaretler, Orta Asya Cumhuriyetleri'ne seyahatler, İran, Yemen, Lübnan, Suriye ve diğerleri takip ediyor. Batı'nın merceğinden bakıldığında Şark kayıptır: Egzotiktir, merak uyandırıcıdır ama suskundur, tarihsizdir. Roy Şark'ın çekimine cevap verebilmek için genç yaşta Farsça öğrenir ve bu ülkelerin 20. yüzyılın son çeyreğinde direnişler ve iç savaşlarla tarihe dahil oluşlarına bizzat tanık olur. Kimi zaman sadece yürüyüşçü bir gezgin, kimi zaman bir uzman, gazeteci, rehber, danışman ve haber kaynağı olarak: Büyük acıların, ölümlerin, ama aynı zamanda tuhaf karşılaşmaların, hakiki dostlukların eşlik ettiği bir hayat.
  • Dr. Muhsin Macit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    494,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Berrin Tara
    Konusu:
    Zaman zaman divan şiirinin dayandığı estetik anlayış, mecaz ve mazmun sistemi ve hatta lügati kıyasıya eleştirilmiş olmasına rağmen, sesi ve dolayısıyla âhengi konusunda genellikle takdir edici ifadelerin kullanılmış olması dikkat çekicidir. Ne var ki, eski Türk edebiyatıyla ilgili çalışmalarda dil ve üslûp incelemeleri münferit eserlerle sınırlı kalmış; yayımlanan divanlarda, mesnevilerde ve metin şerhlerinde divan edebiyatındaki söyleyiş mükemmelliği her fırsatta vurgulandığı, âhengi sağlayan unsurlarsın bir kısmına işaret edildiği halde, bu konuda toplu bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu çalışma, böyle bir eksikliği telâfi etmek arzusunun sonucunda ortaya çıkmıştır. Dönemlerini temsil etme kabiliyetine sahip yedi şairin divanları üzerinde yaptığımız bu araştırmada, üslûbu oluşturan katmanlardan sadece birini, âhenk unsurlarını tespit etmeğe çalıştık. Böylece, tek tek şairlerin üslûplarını incelemek yerine, devir üslûbunu araştırmayı uygun gördük. Bu eser, yapısalcı eleştiri yöntemleriyle belâgat kurallarının kesiştiği bir alanda durmaktadır.
  • Kurt Vonnegut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    642,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Şeref Hazinedar
    Konusu:
    Campbell son derece ağır suçlarla itham edilmesinin yanı sıra bir yazar, bir zamanlar orta karar şöhrete kavuşmuş bir oyun yazarıydı. Yazardı demek, sırf sanatın gerektirdiklerinin ona, üstelik herhangi bir sakınca görmeden yalan söylettiğini söylemektir. Oyun yazarıydı demekse hiç kimse sahne kadar garip bir yapaylıktaki bir şey üzerinde hayatları ve tutkuları çarpıtan bir adamdan daha iyi yalan söyleyemeyeceğinden, okura yapılan daha da sert bir uyarıdır. İnsanı insan yapan nedir? Kimliğimizi ne belirler? Genetik miras mı? Yetiştirilişimiz ve ailelerimiz mi? Irkımız, dilimiz, dinimiz mi? Çevremiz mi? Coğrafya mı? Tarih mi? Başımıza gelenler mi? Yoksa hepsini birden alıp ne yaptığımız mı? Davranışlarımızın altında hangisi yatıyor? Yaptığımız veya yapmadığımız şeylerin sonuçları, son tahlilde tümüyle bizim midir? Doğru, hep göründüğü gibi midir? Yalan her bağlamda kötü müdür yoksa anahtar, görelilik kuramının söylediği şey midir? Merhamet olmadan insan, insan olur mu? Kurt Vonnegut, başyapıtlarından Mezbaha 5’te ufak bir rolde görünmüş Amerikalı ‘Vatan Haini’ Howard W. Campbell Jr’ı başrolüne oturttuğu casusluk öyküsü Gece Ana’da, tanıyıp sevdiğimiz, hem gülümsetip hem göz yaşartan sivri diliyle bir kez daha şereften merhamete, aşktan ihanete her yönüyle insan olmayı anlatıyor
  • Wilhelm Schmid
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    211,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Aysun Tombuloğlu
    Konusu:
    Aşk, insanlık tarihinin en eski kavramlarından biri. Arkadaş sohbetlerinin, romanların, filmlerin vazgeçilmez konusu. Peki hayatımızda bu kadar geniş yer kaplayan bu duyguyu yaşarken ne kadar başarılıyız? Alman felsefeci Wilhelm Schmid, bu kitapta “aşk” üzerine kafa yoruyor. Aşk öğrenilebilir mi? Belli kurallara uyarak mutlu bir aşk ilişkisi yürütmek mümkün müdür? Uzun süreli ilişkilerde flörtün yeri var mıdır? Sadakat, kıskançlık, güç ve para, aşka nasıl etki eder? İlişkilerde cinselliğin rolü nedir? Aşka nefes aldırmak ne demektir? Uzun soluklu birlikteliklerde dostluk ve aşk dengesini nasıl kurmak gerekir? Mutsuzluk aşk için bir tehdit midir, yoksa onu mümkün kılan itici bir güç mü? Bir de, sahiden, aşkın herhangi bir anlamı var mıdır? Wilhelm Schmid aşkın doğasına bakarken, bu sorulara cevap arıyor. Felsefeyi psikolojiyle buluşturan ve karmaşık konuları kolay ve gündelik bir dille anlatan Wilhelm Schmid, bu kitapta aşkı arayanlara, onu bulup korumak isteyelere önemli ipuçları veriyor.

Sayfalar