Yazara Gore Listeleme

  • Feridüddin Attar
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Feridüddin Attar’ın (k.s) meshur eseri Tezkiretü’l-Evliya, Prof. Dr. Süleyman Uludag’ın çevirisiyle Semerkand Yayınları tarafından yayına hazırlandı. Asırların eskitemedigi bu eserde Allah dostlarının hayat hikâyeleri, ibret verici menkıbeleri yer alıyor. Tasavvufî ve ahlâkî bilgiler ansiklopedisi niteligindeki bu eser Ehl-i sünnet’in temel tasavvuf kaynaklarındandır. Tezkiretü’l-Evliya’da engin bir insan sevgisi, ırk ve inanç farkı gözetmeyen bir insanperverlik, derin bir dinî müsamaha vardır. Insanlıgın gösterdigi farklı tezahürler bir yana bırakılarak, bütün insanlarda bir ve aynı olan öz ve cevher üzerinde ısrarla durulmus ve bu husus ifade edilmeye gayret edilmistir. Tasavvufî ve ahlâkî bilgiler, umumiyetle menkıbeler biçiminde sade, anlasılır ve belig bir sekilde ifade edilmistir.
  • Hâce Abdullah El-Herevî
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hâl ilmi olması itibariyle tasavvufun anlaşılması için yaşanması ve tadılmasının yanı sıra, söz ve yazıyla anlatılan bir tarafı da vardır. İlk dönemlerden itibaren sûfîler yaşadıkları hâlleri anlatmak için risâle ve kitaplar kaleme almış ve yazdıkları eserlerde ortak bir dil oluşturmaya çalışmışlardır. Onların bu çabaları diğer ilim dallarında olduğu gibi tasavvufta da kendine özgü ıstılah, terim ve deyimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Sûfî müellifler arasında haklı bir şöhrete sahip olan Kuşeyrî, Risâle adıyla tanınan eserinde bu hususa dikkati çekerek, tasavvufun ilimler hiyerarşisinde bir yer edinmesinde sûfîlerin geliştirdikleri ıstılah ve deyimlerin önemini vurgulamıştır. Bu nedenle doğuşundan itibaren bir çok sûfî müellif tarafından tasavvuf terimleriyle ilgili müstakil eserler yazılmış ve bu alanda geniş bir literatür oluşmuştur. Gerek terimlerin teşekkülü, gerekse yaşanılan tasavvufî tecrübelerin aktarılması açısından V/XI. yüzyıl müelliflerinden Ebû Abdullah el-Ensârî el-Herevî’nin ayrı bir yeri vardır. Tasavvufî mertebeleri ilk defa yüzlü tasnifle ele aldığı Menâzilü’s-sâirîn’in sözünü ettiğimiz oluşuma katkısı son derece önemlidir. İlk mertebesi yakaza ile başlayıp tevhîd mertebesi ile son bulan Menâzil’de sâlikin seyr ü sülûk sırasında katetmesi gereken mertebeler, “bidâyet, ebvâb, muâmelât, ahlâk, usûl, evdiye, ahvâl, velâyet, hakîkat ve nihayet” olmak üzere on bölüme ve her bölüm on alt mertebeye, her bir mertebede üç ayrı dereceye ayrılarak ele alınmıştır.
  • Meşkûre Sargut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    199,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    TASAVVUF DÜNYASINDAN BİR KATRE MEVLANA Diyor ki: Benim vücûdüm kabından hakikat1 denizine yol vardır. Benim o deniz ile alış verişim \vâr dır. Gerçi ben bir zerreyim, fakat bende güneş gizlidir. Ben bir katreyim fakat bende umman gizlidir
  • Abdulkerim Kuşeyri
    metin - Türkçe
    40 Ayrım
    3,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    İmam Kuşeyrî'nin tasavvufa dair bu risalesi, tasavvufun bir ilim olarak tesisinde önemli bir yere sahiptir. Eser üç ana bölümden müteşekkildir. Evvelemirde sûfîlerin temel inanç esasları ortaya konulmakta, başlangıçtan Kuşeyrî'nin yaşadığı döneme kadar yaşamış olan tasavvuf büyüklerinin terceme-i hâlleri işlenmekte, sonrasında ise hâller ve makamlar çerçevesinde tasavvuf ilminin ıstılahları ele alınmaktadır. Yaşadığı dönemde (h. 5, m. 11. asır) karşılaştığı ve kendilerini sûfî olarak vasfeden bazı grupların hâllerinden şikâyetçi olan Kuşeyrî, tasavvufun hakikatinin bu olmadığını, bu kimselerin zahiren sûfî olarak görünüyor olmakla beraber gerçekte yolun büyüklerinin yaşam ve hâllerinden uzak düştüklerini tespit etmekte ve bu tespitini temellendirme babında, toplam 83 büyük sûfî zâtın hayat hikâyelerini ve tasavvuf ilmine dair yol gösterici sözlerini iktibas etmektedir. Istılahların bir ilim için vazgeçilmez unsur olduğunu ifade eden Kuşeyrî, bu minvalde eserinin üçüncü ana bölümünde tasavvuf ıstılahlarını ayrıntılı bir şekilde hâl ve makamlar çerçevesinde anlatır. Kuşeyrî'nin tasavvuf ilmine dair telif ettiği bu Risâle'nin bir diğer önemli hususiyeti ise kanaatimizce müellifinin tasavvufu dışarıdan gözlemleyen bir tabakat yazarı veya düşünce tarihçisi olmayıp bizzat bu ilmin içerisinde bulunması, Ebû Ali ed-Dekkâk gibi büyük bir sûfî şeyhin manevî terbiyesini görüp bu hâl üzere yetişmiş olmasıdır. Bu durum, Risâle'ye, tasavvuf ilmine giriş ve bu alanın kavramsal ve tarihsel çerçevesine dair diğer çalışmalarda bulunmayan bir önem ve hususiyet kazandırmaktadır.
  • Meşkûre Sargut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    454,01 KB
    Eser Türü: Kitap
    ÖNSÖZ Beyitlerin şerhi ve acizane tefsirin de husule gelmiş olan bütün ku sur ve nokmnlartamamen şahsıma aittir. Üstadım Ken’an Rifainin seçtiği muhtelif Mesnevi beyitlerinif bahislere serlavha yaparak bu kitapta arzetmis bulunuyoruz . Üstadımın kerem elinde; Bz. Pir’in mâna âlemine göz açtığımız andan itibaren, gerçek müslümanlığm özünü tavaf yolundayız. Sürçersek hdta bizim, yürürsek; bu himmet lütuf sahibinindir. Eser bizi (rgûd edenin ölmez varlığına ithaf olunmuştur. Meşkûre Sargut'
  • Meşkûre Sargut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    127,26 KB
    Eser Türü: Kitap
    Meşkûre Sargut, 1925 yılının Mart ayında Edirnekapı'da Tınaz ailesinin 3. kızı olarak dünyaya geldi. Annesi Şadiye hanım 3. çocuğunun da kız olmasına üzülünce, hocası Hz. Ken'an Rifai tarafından latif bir şekilde ikâz edildi: Bebeğe hocası Meşkûre, yani “kendisinden dolayı şükür edilen” ismini koydu. Kalplerin casusu bir kamil insan olan Hz. Ken'an Rifai, yalnız Şadiye hanımı ikâzla kalmayıp, yeni doğanın bir ömür boyu nasıl etrafındakilere hizmete soyunacak bir sultan olacağının da müjdesini vermişti. Meşkûre henüz 40 günlükken götürülmeye başlandığı bu dost evinde hocası Ken'an er-Rifai'den tasavvuf ilminin inceliklerini, insan olmanın sırlarını öğrenmek lutfuna erdi. Bir yandan orta öğrenimini sürdürürken, bir yandan da yaşıtlarının çok farklı hevesler peşinde koştuğu dönemde, O gerçek ilmi kaynağından öğrenmenin mutluluğunu tadıyor, kıymetini biliyor ve öğrenmeye doymuyordu. Hocasının peşinde, izinde olmaya, rengine boyanmaya özen gösteriyordu. O kadar ki bu amansız takiple hocasını sıkmaktan korktuğunu bir keresinde O'na ifâde etmiş ama karşılığında “Senin için zaman ve mekân yok, her an yanımda olacaksın Meşkûre” cevabını alıp tuttuğu eteğe daha da sıkı sarılmıştı. Hocası O'nu bu hakikat ilmini kendisinden sonra 50 yılı aşkın bir süre öğretmesi için işliyordu. Hocası O'nu sözüyle ilim, irfan; gözü ile hayır, sevgi; haliyle sabır telkin eden bir insan haline getirmek üzere işliyordu. Yüksek öğrenimine İngiliz Filolojisinde devam ederken Dr. Ömer Faruk Sargut ile evlenen Meşkûre hanım, eşinin arzusu üzerine okulu bırakınca tasavvuf eğitimine daha da ağırlık verdi. 1950 yılında hocasının cemale yürümesinin ardından, yine O'nun yetiştirdiği gönül sultanları Nazlı hanım ve Samiha Ayverdi hanımefendinin yanlarında gönlünü ve bilgisini geliştirmeye devam etti. Bu yıllarda; “Duygulu Gönüllere Hitap, Arifler Bahçesi, Mevlânâ Diyor ki, Hak ve Hakikat yolunda Mevlânâ” adlı eserleri yayınlandı. Daha sonra bu eserler iki kitap halinde tekrar basıldı: “Gönülden Gönüle, Arifler Bahçesinden”. Türk Kadınları Kültür Derneği, Kubbealtı Akademisi, Samiha Ayverdi Enstitüsü ve Cenan Vakfı gibi Türk ve Tasavvuf kültürüne, san'ata, edebiyata, eğitime hizmet eden kuruluşların kurucu üyeliklerini üstlendi. Kermeslerde satış yapmaya kadar varan maddi-manevi hizmetleri oldu. Varını yoğunu ihtiyacı olanlarla paylaşarak ve inançları uğrunda harcayarak cömertlik konusunda da hep örnek teşkil etti. Bu gün 79 yaşında Meşkûre Sargut. Geri dönüp bakıldığında zahirde iki evlat yetiştirmiş olduğunu görüyoruz: Cemalnur Sargut ve Asuman Kulaksız. Üç de torunu var: Kerim, Ömer ve Nesligül. Ama hakikatte O yüzlerce evlat yetiştirdi; çevresine hep iman ışığını saçtı, sabrın, huzurun kaynağı oldu; Öğretti, öğretti, öğretti... Hz. Ken'an Rifai'nin taa doğumunda işaret ettiği gibi, şimdi biz evlatları, O'ndan dolayı Allah'a şükür ediyoruz. Asuman Kulaksız İstanbul, 2004
  • Prof. Dr. Semiha AKINCI (Ünite 1, 2, 3, 5), Prof. Dr. Hasan Ali ÜNDER (Ünite 4, 6)
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    539,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zuhal Kurtulan Aktepe
    Kitapta yer alan konular sırasıyla ,Mantığın Konusu ve Yöntemi ,Kavram ve Terim,Önermeler,Tasımlar,Mantık Kuralları ve Uygulamalar ve Safsatalardır. Bu kitap yalnızca AÖF Öğrencileri için değil aynı zamanda üniversiteye giriş sınavı ve ALES gibi yetenek sınavlarına hazırlananlara da faydalı olacağı düşüncesiyle hazırlanmıştır.Analitik-sentetik düşünmenin ve zekanın gelişmesine çok büyük katkısı olan bu kitabı severek okuyup öğrenmenizi dileriz.
  • Sevim Ak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    161,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ece Çobankara
    Kayıp aranıyor! Mert, para bozdurmak için babasının dükkânından çıkar ve bir daha geri dönmez. Mert'in kayboluşunun öyküsünü hem ailesinin hem de kendi ağzından dinliyoruz.
  • Aslı Tunç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    607,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevgi Gezergen
    Bu şehri terk etmek için fazla güzel bir gün,öyle değil mi? Neşeli bir kış sabahı… Gidiyorum ya, ardımdan dalga geçer gibi bir halivar insafsızın. Her zamanki gibi ayaklarımı sürüyerek çıktım evden. Kapıyı son kez çekip, geçen üç geceyi ardımdabırakmadan evvel, iki kez tekrar girip baktım içeriye.Belki bir şey unutmuşumdur bahanesiyle... Bu ev, bu sokak, bu köprü, bu meydan, bu şehir beni nasıl serseme çeviriyor bir bilsen. Elle tutulur, gözle görülür bir sarhoşluk hali, tatlı bir baş dönmesi. Dün geceden beridirgeri dönme fikri beni yiyip bitiriyor. Yine alt dudağımı sallandırıp söyleniyorum içten içe. Hatta bazen keşke hiç tanışmasaydık dediğim bile oluyor. Hiç sokulmasaydım yanına, hiç çekmeseydim misler gibi kokusunu içime.Ya da hiç saklambaç oynamasaydık saklıgizli köşelerinde. O zaman böylesine yırtılır mıydı içim? Sanmıyorum.
  • Pinelopi Stathis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gayrimüslim milletler ve cemaatler adetleri, gelenekleri, becerileri, eksiklikleri, meziyetleri, zaafları ve genelde ortaya koydukları eserlerle, 19. Yüzyıl İstanbul'unda insan denizinin renkil nakışlarıyldı. Ekim 1996'da Atina'da yapılan bir sempozyuma sunulan ve Rum, Bulgar, Katolik, Ermeni, Musevi cemaatleriyle Amerikan Protestan misyonerlerini konu alan tebliğlerin derlediği bu kitap, İstanbul tarihinin bir bölümüne, farklı milletlerin bir arada yaşamalarına, onların tarih içindeki serüvenlerine, en parlak dönemlerine ve gerileyişlerine ışık tutuyor.

Sayfalar