En Son Eklenenler

Toplam 58427 sonuçtan 3501 - 3510 arası görüntüleniyor.
  • Osman Balcıgil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    51 Ayrım
    961,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Pınar Çelikdelen
    Konusu:
    Cumhuriyet Gibi Bir Kadın – Nahit Hanım - Kitap Açıklaması SOLUK KESEN BİR HAYAT, İNANILMASI ZOR BİR MACERA! Necip Fazıl da, Sabahattin Ali de ona deli gibi âşık oldu. O, Halil Vedat Fıratlı ve Arif Damar’la evlendi. Bu sırada, kendisinden epey genç olan Orhan Veli’ye sırılsıklam âşık oldu. Üstelik Halil Bey’le evliyken. 1928 yılında, Ankara’da öğretmene ihtiyaç olduğunu duyduğunda, gözünü bile kırpmadan İstanbul’u geride bırakıp soluğu başkentte aldı. Cumhuriyet’in ve Ankara’nın kuruluşuna birinci elden tanıklık etti, katkı sundu. Tam bir Cumhuriyet kadınıydı. Nahit Hanım, Gazi’nin sofrasına oturdu, onunla dans etti. Henüz 19 yaşında bir genç kızken, büyük önderin hayranlığını kazandı. Güzeller güzeli Nahit Gelenbevî, hayatının sonuna dek evinin kapılarını sanatçılara ve edebiyatçılara açık tuttu. Karşılığında “Rönesans gibi kadın!” ve “Koruyucu meleğimiz!” denilerek onurlandırıldı. Nahit Hanım’ı en iyi tanımlayan cümleyi ise Cemal Süreya kurdu: “CUMHURİYET GİBİ KADIN!” 1930’lu ve 1940’lı yılların Ankara’sını anlamadan, genç Cumhuriyet’in ideolojisini, felsefesini, itici gücünü, iradesini, tutkusunu kavramak mümkün değil. Nahit Hanım’la birlikte Cumhuriyet’i keşfetmeye var mısınız? Hem de onun inanılması güç hayatına tanıklık ederek...
  • Emine Korkmazer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    9,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Burcu Karakaya
    Konusu:
    • Özgürlük • Başarı • Paylaşmak • İyilik Resimleri ve özgün içeriğiyle çocukların merakını, heyecanını, duygusallığını en üst seviyede tutan bu serimiz, pedagojik kriterler göz önünde tutularak hazırlanmıştır. SEVİMLİ DOSTLARIMIZLA KEYİFLİ YOLCULUK
  • Komisyon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    821,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Görevde Yükselme
    Seslendiren : Kader Çavga, Neşe Kirtil, Ayşen Öztürk, Derya Çimen, Ebru Bayraktar
    Konusu:
    DİKKAT!Eserin içinde okunurken farkedilen ancak düzeltmek için vakit ve imkan olmayan bir sorun vardır. bazı soruların yanıtları bariz şekilde hatalıdır bu nedenle bazı kısımlarda sorular ve şıklar okunmuş ancak "doğru yanıt şu veya bu diye seslendirilmemiş olabilir". sınava girecek tüm üyelerimize başarılar diler ve çok kısa süre içinde eseri seslendiren Gönüllülerimize çok çok teşekkür ederiz.
  • Abdullah Nasih Ulvan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    205,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Niçin yaratıldığnızı ve görevinizin ne olduğunu biliyor musunuz? Allah'a ibadet gayesini, O'na boyun eğmeyi ve her hususta O'na teslim olmayı gerçekleştirmek için yaratıldınız. "Ben cinleri de, insanları da (başka bir hikmetle değil) ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (ez-Zâriyat/56) Hamde layık, hikmet sahibi Cenab-ı Hakk'ın yüce katından indirildiği için ne önünden ne ardından batılın te'sir etmediği Rabbani proğrama sarılmak ve ondan ayrılmamak için yaratıldınız. "Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan (bu din) asla kabul olunmaz ve o, Ahirette de en büyük zarara uğrayanlardandır." (Al-i İmran/85) Dostluğu ve itaati Allah'a rasûlüne ve mü'minlere tahsis edesiniz diye yaratıldınız. "Sizin dostunuz ancak Allah'dır, O'nun peygamberidir, Allah'ın emirlerine boyun eğici olarak namazı dosdoğru kılan, zekatı veren o mü'minlerdir. Kim Allah'tan, peygamberinden ve iman edenlerden yüz çevirirse, hiç şüphe yok ki galebeyi kazanacak olanlar Allah'ın yardımcılarının ta kendileridir." (ElMaide/55-56) Allah'ın size yüklediği ve gerçekleştirilmesi için sizi yarattığı en büyük görevinizse, yeryüzünde O'nun hükümlerininin hakimiyetini sağlamak, kulları, kulların kulluğundan çıkarıp, Allah'ın kulluğuna kavuşturmak, dünyanın darlığından bolluğuna, küfrün zulmünden, İslâm'ın adaletine götürmektir.
  • Lucia Şanko
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    454,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Sanat sponsorluğu, 1980 yılı sonrası Türkiye’de uygulanan neoliberal politikalar çerçevesinde kültür ve sanat alanında köklü bir dönüşüm yaratmıştır. Serbest girişimciliği arttırmayı amaçlayan politik yaklaşım sanat alanında özelleştirilmelerin artmasına neden olmuştur. Özel sektör sponsorlarının artan etkisi, sanatın finansal sürdürülebilirliği açısından önemli olmakla birlikte, sanatsal üretimin bağımsızlığını ve özgünlüğünü tehdit eden unsurlar da barındırmaktadır. Bu çalışmada, sanat sponsorluğunun temel dinamikleri incelenerek, özel sektör destekli sanat projelerinin yönetim süreçleri, ekonomik ve politik güç ilişkileri ile sponsor ve sanat aktörleri arasındaki sanatsal vizyon farklılıkları analiz edilmiştir. Bulgular, sanat sponsorluğunun sadece kültürel değerleri destekleyen bir mekanizma olmaktan çıkıp, ekonomik ve stratejik hedeflere hizmet eden bir araç haline geldiğini göstermektedir. Sponsorluğun yönetim süreçleri incelendiğinde, sanat projelerinin çoğunlukla pazarlama, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim bölümleri tarafından yönlendirildiği görülmektedir. Bu durum, sanatın özgün yapısını ve sanatsal değerlerini korumada eksiklikler yaratmaktadır. Sanat sponsorluğunun, sanatsal içeriğin ticari kaygılar doğrultusunda şekillendirilmesine yol açtığı tespit edilmiştir. Sanat sponsorluğunun güç dengeleriyle olan ilişkisi de önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Sponsorların sanatsal projelere doğrudan veya dolaylı müdahaleleri, sanatçıların özgür üretim süreçlerini kısıtlamakta ve bazı durumlarda sansüre yol açmaktadır. Özellikle büyük şirketlerin sponsor oldukları sanat etkinliklerinde içerik kontrolü sağladıkları ve sanatsal eleştirileri sınırladıkları gözlemlenmiştir. Görüşmeler, sanat ortamındaki ekonomik bağımlılığın, sanatçılar ve sanat kurumları için yaratıcı özgürlüğü kısıtlayan bir unsur olarak öne çıktığını doğrulamaktadır. Sanata yaklaşım benzerliği konusu önemli bir değerlendirme alanı olmuştur. Araştırma, sponsorlar ile sanatçılar arasındaki sanatsal vizyon farklılıklarının göz ardı edildiğini, sponsorların sanatsal değerlerden çok marka imajına ve ticari kazanımlara odaklandığını göstermektedir. Bu durum, sanat sponsorluğunun temel amacının sanatı desteklemekten uzaklaşarak, şirketlerin marka değeri yaratma stratejilerinin bir parçası haline geldiğini ortaya koymaktadır. Sanat sponsorluğunun yalnızca hamilik ve destek sağlama mekanizması olmaktan çıkıp yatırım yaratma amacı taşıdığı tespit edilmiştir. Büyük şirketler, sanat etkinliklerine sponsor olarak hem sanatsal projelere katkı sağlamakta hem de kendi kurumsal prestijlerini artırarak ekonomik avantaj elde etmektedirler. Sanatın piyasalaşmasını hızlandıran bu durum, sanatın bağımsız bir üretim alanı olarak değil, ticari bir strateji unsuru olarak ele alınmasına yol açmaktadır. Araştırma, sanat sponsorluğunun etik, finansal ve yönetişimsel boyutlarında önemli sorunlar barındırdığını ortaya koymaktadır. Türkiye’de sanatın sürdürülebilirliği için sponsorluğun yalnızca pazarlama bölümleri tarafından yürütülmesi yerine, sanatsal projelere odaklanmış uzman ekipler tarafından yönetilmesi gerekmektedir. Sponsor desteklerinin sanatsal içeriklere müdahale etmeyecek şekilde düzenlenmesi, sanatçıların yaratıcı özgürlüğünü koruyacak etik kuralların oluşturulması ve sanat projelerinin ekonomik kaygılardan arındırılarak uzun vadeli bir vizyonla desteklenmesi, sanat sponsorluğu süreçlerinin sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlayacaktır.
  • Gökhan Ercan
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    296,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Distributed representations (DR) are used to capture semantic and syntactic patterns in language by analyzing the distributional relationships of words within textual data. The modeling methods that produce DR are based on the assumption (distributional hypothesis) that "words that occur in the same context tend to have similar meanings," which is inherent to the nature of language. These modeling methods, due to their unsupervised nature, can be trained without human judgment input, allowing researchers to train large datasets at relatively low costs. Although word-based models perform effectively for languages with limited vocabularies, such as English, they exhibit considerable inefficiency when applied to morphologically rich languages with unlimited vocabularies, such as Turkish. We observed that n-gram and statistical segmentation methods, which are commonly used in subword modeling to address the issues of out-of-vocabulary and rare-words, are highly sensitive to orthographic similarity. Consequently, these methods struggle to distinguish between unrelated concepts (e.g., shrink - shrine). Moreover, we noted that the impact of morphological segmentation methods on these types of problems has shown inconsistent results in the literature. This thesis aims to make conceptual assumptions and improvements concerning different types of semantic relationships (e.g., relatedness and similarity), to model the role of language morphology as an input in subword DR models, and to develop the dataset generation methodologies and evaluation methods to measure this effect. Within the scope of the study, different models and segmentation methods were empirically tested, the AnlamVer and OSimUnr datasets were produced, and the task of relatedness classification and associated evaluation methods were proposed to measure the noise introduced by segmentation to the model. Our experiments demonstrate that morphological segmentation produces significantly less noise compared to n-gram-based methods and can lead to substantial performance improvements depending on the nature of the task.
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    ORADA YILDIZLAR DÜŞÜYOR MU HÂLÂ Şu umut yok mu şu umut? Bizi peşinden sürüklüyor, bizi beklediğini hayal ettiğimiz yerlere… Yol nedir, yol? Yol umuttur. Bazen iki yol çıkar karşına, birden. Acaba bunlardan hangisi? Onu da sen bileceksin. Canlı cansız her varlığın gözünde yabancıyız. Sezdirmeden gidiyoruz, selam vermeden geçiyoruz… En büyük korkumuz kafileden ayrı düşmek. Bir sonraki sabahın bizlere ne getireceğini bilmiyoruz ve ümitten başka servetimiz yok… Gün oluyor, ne bir şey bekliyor ne de bir umudumuz oluyor. Dağ başındaki tek ağaç, fırtınadaki bir tekneden farksızız…
  • Melis Melike Begdaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    90,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Kentsel mekân, kentte yaşanan çalışma, sosyalleşme, alışveriş gibi tüm olayların gerçekleştiği yerdir ve toplumun sosyoekonomik ve kültürel yapıları tarafından şekillenmektedir. Kentsel mekân ayrıca toplumun tüm bireylerinin yaşadığı, kamusal ihtiyaçların karşılandığı yerdir. Bu alanlar bir şehrin sağlığı ile doğrudan ilişkilidir ve mekânın kalitesi yaşam kalitesini etkilemektedir. Kullanıcı tarafından oluşturulan bir mekânda, mekânsal kimlik analizine konu olabilecek pek çok unsur bulunmaktadır. Literatürde ilk ve en önemli kriterlerin tarih, coğrafya ve tasarım olduğu gösterilmiştir. Birçok araştırmacı tarafından belirlenen bu kriterler, bölgenin kimlik sahibi olmasının sağlanması açısından oldukça önemli kabul edilmektedir. Kent kimliğine sahip olmak bölgenin kalitesini arttırır ve kullanıcılara iyi bir deneyim sunar. Kullanıcılara sunulan hizmetler açısından kent mobilyaları, kamusal alanların performansına katkı sağlayan en önemli unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir. Kentsel alanlar ile kent mobilyaları arasındaki ilişki tasarım, işlev ve yaşam dahil olmak üzere birçok bağlamda tartışılmıştır, fakat kent kimliği bağlamında yeterli çalışma olmadığı görülmektedir. Bu çalışmada, önceki çalışmalarda bu açıdan değinilmemiş kentsel mekanlardaki kent kimliğinin, kent mobilyalarıyla olan ilişkisi araştırılmıştır. İstanbul Boğaziçi bölgesi örneğinde ‘’kentsel peyzaj mobilyaları ile mekânın kimliği’’ arasındaki ilişkinin araştırılması araştırmanın temelini oluşturmaktadır.
  • Mustafa Özdemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    65 Ayrım
    744,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Sınava Hazırlık
    Seslendiren : Elif Bolat
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    259,86 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Geronimo, Kızılderililerin Apaçi boyuna mensup bir savaş lideri, şef ve şamandır… Meksikalılar ile Amerikalıların Kızılderili topraklarını işgal etmelerine ve onları köle yapmalarına karşı, destansı bir mücadele veren “Son Savaşçı”dır. Korkmaz, pes etmez, vazgeçmez ve boyun eğmez bir karaktere sahipti… On yedi yaşına geldiğinde günde yetmiş mil koşabiliyor, bunun yarım gününde ağzındaki suyu yutmadan tutabiliyordu. En büyük ve en zorlu hayvanların nasıl avlanacağına dair tüm tekniklere hâkimdi. Ama onun tek hayali, bir savaşçı olarak düşmanın karşısına çıkma şansının kendisine verilmesiydi… Apaçi Savaş Konseyi üyeleri, ona bu hakkı tam on yedi yaşında verdiler. Bu karar, Geronimo için hayatındaki en kıymetli olaylardan biriydi. Yapılacak ilk saldırı için de onu, “Savaş Lideri” olarak seçtiler… Şu sözler Geronimo’ya aittir: “Aptallar, yaşam ve ölüm için uzağa bakarlar; her ikisi de yanı başlarındadır.” “Ben kendimin efendisiyim, yapmak istediğim her şeyi yaparım.”

Sayfalar