Yazara Gore Listeleme

  • Ebru Kış, Ali Selçuk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    86 Ayrım
    1893,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Erdem Günsal
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    322,04 MB
    Eser Türü: Dergi
    Bir Dünya Müzik Dergisi
  • Zeki Kayahan Coşkun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    183,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aybüke Aslantaş
    Madde 60-Düğün salonunda halay ekibi, önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerken halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı... Madde 75-Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek, at gibi hayvanlar öncelikle "hoşt, kışt, pişt, aloooo" denilerek uyarılır... Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa ve benzeri bir cisim kullanılarak ayırılır... Madde 39- "Misafirlere hoş geldin dedin mi?.." çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere "hoş geldin" deyip, kabustan kurtulmak gerekir... Madde 8-Pazartesi sabahı ve cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü "evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön, sırayı bozma, bak hala konuşuyor, kime diyorum vs..." bağrışlarıyla müdür olduğunu hisseder, hissettirir... Madde 72-Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri, etrafında kalabalığın toplanmasını sağlar... İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını seyredebilirler... Bazılarının çalışmaya katılıp "topla gel, indir, kaldır, hopppp dur..." demesine az kalmıştır...
  • Mustafa Mutlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    284,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aslışan Dağlıgül
    "Rica etsem saçımı okşar mısınız?" bizi anlatıyor... Kalabalıkların arasında kaybolanları, kendi değerlerine tutunarak yaşamaya çalışanları, sessizce direnenleri anlatıyor. Yürekleri büyük insanları... Yedi günaha, iffetsizliğe, tamaha, öfkeye, acımasızlığa, kıskançlığa, gurura, doymazlığa her şeye rağmen elveda diyecek gücü olanları anlatıyor... Her "cambaz" dediğinde babası itiraz eder, "Cambaz değil, canbaz" diye düzeltirdi. "Canıyla oynayan manasında... İp canbazına ise rismanbaz denir." İp, durmadan kayıyordu ayaklarının altından... İlerlemek de zordu, dönmek de... Tam ortasındaydı halatın. İlerlemekten, ipin sonuna ulaşmaktan çoktan vazgeçmişti de... Keşke orada kalabilseydi en azından. Elindeki denge çubuğu, değerleriydi bir bakıma... Hayat ise ipin kendisiydi, sallanıp duran. Kendisi gibi, tüm dikkatini ellerine tutuşturulan "denge çubuğuna" verenler ise düşmeye mahkûmdu...
  • Lesley Hazleton
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    220,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    "İslamın olağanüstü ve saygı duyulacak bir hikayesi- (okumuş olsaydı) Machievelli' yi bile titretecek bir güç, entrika, rekabet, cinayet, hileli yönlendirme, hırs ve inanç hikayesi, ama her şeyden önce büyük bir insanlık hikayesi. Şii Sünni bölünmesini anlatan diğer, çoğu zaman korku dolu anlatımları utandıracak, muhteşem bir roman tarzında yazılmış bir hikaye" -The Ayatollah Begs to Differ yazarı Hooman Majd- "Ben sadece , Hazleton'un bu müthiş ve gerekli kitabı, akılsızca, hiç bilmedikleri bir konuya, bir din kültürüne giren Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz ve diğerlerini aydınlatmak için daha önce yazmamış olduğuna üzülüyorum. Umarım şimdi bunu okur ve pişmanlık duyarlar. Bu arada bizlerde Hazleton'un güçlü karakterini, akıcı anlatımını ve Şii - Sünni bölünmesinin köklerini ve sonuçlarını heyecanla okuruz. - Jonathan Raban, My Holy War and Sueveillance'ın yazarı- "George Bush Irak 'ı istila etmeden önce Şiiler ve Sünniler diye bir şeyler olduğunu biliyor muydu, emin değilim, ama Lesley Hazleton'un merak çekici kitabını okuduktan sonra hiç kimse bu mezheplerin bölünmesini ve ne anlama geldiğini bilmediğini söyleyemez." -Alan Wolfe, Boisi Center for religious and America Puclic Life ve The Future of Liberalism yazarı- "Hazleton hikayeyi büyük empatiyle anlatarak, Sünni Şii bölünmesinin gerçek epik karakterini başarıyla ortaya koyuyor. Batılı okurlar genelde bu kitabı okuduktan sonra İslam'da ilk Şiizmin derinliğini ve gücünü ve Kerbela'da neler olduğunu yeni bir saygıyla anlayacak." - Wilferd Madelung, Oxford üniversites, Arapça Laudian Hocası ve The Succession of Muhammed yazarı- (Tanıtım Bülteninden)
  • Hazırlayan: Mustafa Cihat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    210 Ayrım
    1066,37 MB
    Eser Türü: Radyo
    Seslendiren: Mustafa Cihat
    Çeşitli konularda fragman tadında anlatılar.
  • Hande Ortay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    247,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Şanda
    Aşkın tanımını yapmaya kalksak inanıyorum ki hepimiz zorlanırız. Bu zorluk aslında aşkın karmaşık yapısından kaynaklanıyor olsa gerek. Ama her ne olursa olsun, Hande Ortay'ın da belirttiği gibi "umut var". Ortay bu kitabında bizi bizden alarak aşkın o karmaşık ama bir o kadar da bağlayıcı dünyasına götürüyor. Okuyucu olarak bu yolculuğa hazır olup olmamak aşka ne kadar yakın olduğunuzla alakalı. Var mısınız bu yolculuğa? -Talat Fatih Uluç - Öyle bir öykü ki, yazar, kaleminin esrik dokunuşlarıyla eski günlerdeki gibi çıkarsız, hesapsız, aşk öykülerinin sayfalarına hapsediyor bizi. Günümüzde böyle sevdalara az rastlanıyor. Öyle bir kalp ki, koşulsuzca teslim olmuş sevdiğine. Onun yaşadığını bilmek bile, yaşama tutunma nedeni oluyor. Tutkuyla severken gideni, geride kanayan yaralarını gün be gün dindirmeye çalışıyor. Bunu yaparken öğütler veriyor. Aşkın kutsallığını, eşsizliğini ve çaresizliğini vurguluyor. Issız gecelerin sabahında, tan kızıllığına bürünürken yüreği, baş edemiyor içini kemiren arsız duygularıyla. İlk denemesini yapan yazar, içselliğini, gözlemlerini, duygularını sayfalara döküyor. Kaleminin gücü, yüreğinin tenhalığıyla bütünleşiyor. Güz ağaçları gibi, yaprakları dökülüyor, dalları kırılıyor ama yaşama sevincini asla kaybetmiyor. Geleceğe dair güçlü hayaller kuruyor. Umudunu hep yanında taşıyor. Ve bir okyanus ıssızlığına karışıyor o mavi gecede. -Osman Öztürk- Gurbet edebiyatı var. Bir de Almancılar edebiyatı. Hande Ortay bu iki klişeyi aşıp yeni bir yol çizmiş kendisine. Onun memlekette gurbet, gurbette memleket kokan bu kitabında insanlığın göçlerde birleşen ortak öykülerini bulacaksınız. Aşk hikâyeleri ve ötesini okuyacaksınız. -Selçuk Şirin- (Tanıtım Bülteninden)
  • Ali Suat Ürgüplü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    270,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aydan Doğan
    Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzalayan Ahmet İzzet Paşa kabinesinde Adliye nazırıdır. Mütarekeden sonra kabinenin istifası ve İttihat ve Terakki’nin kendini feshetmesiyle siyasi hayatı fiilen sona eren Mustafa Hayri Efendi, Aralık ayında Beşinci (Siyasi) Şube tarafından sorguya çekilir ve 10 Mart 1919’da hasta hasta evinden kaldırılarak İttihat ve Terakki’nin diğer ileri gelenleriyle birlikte Bekirağa Bölüğü’ne sevk edilir. Damat Ferit Paşa kabinesi tarafından, tutuklu diğer İttihatçılarla birlikte 22 Mayıs’ta İngiliz ve Fransız askerlerinin gözetimine teslim olunan Mustafa Hayri Efendi ve arkadaşları 28 Mayıs’ta apar topar Princess Ena vapuruna bindirilerek Malta’ya sürülür. Malta’dan ayrıldığı 18 Kasım 1920 tarihine kadar tutuklu kaldığı yaklaşık bir buçuk sene boyunca refikası uniseHanım’a, oğulları Suat, Münip ve Hakkı beylere gönderdiği mektuplarda esaret hayatının güçlüklerinden bahseder, ailesine sürekli nasihatlerde bulunur. Devrinin kilit adamlarından olan Şeyhülislam Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi’nin, Meşrutiyet, Büyük Harp ve Mütareke Günlükleri’nde yer alan Malta’daki esaret hayatına dair kayıtları ile birlikte bu mektupların, İkinci Meşrutiyet devrinde ülkenin kaderini şekillendirmiş ve bazıları daha sonra Cumhuriyet devrinde dehizmet görmüş kadroların ne bedeller ödediğini gözler önüne sereceğini ümit ediyoruz. Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi (1867-1922) Kökleri Karamanoğullarına kadar inen ilmiye sınıfı mensubu bir ailede doğdu. Temel eğitimini Ürgüp ve Sivas’ta tamamladıktan sonra 1895’te İstanbul’da Fatih’teki Başkurşunlu Medresesi’nden ve 1897’de Darülfünun Hukuk Şubesi’nden mezun oldu. İmparatorluğun dört bucağında adli görevlerde bulundu. Tahminen 1906-1907’de İttihat ve Terakki’ye katıldı. 1908’de Niğde’den mebus seçildi. Adalet ve Evkaf nazırlıklarının yanı sıra Şûra-yı Devlet reisliği yaptı. 1914’te şeyhülislam oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Harbi’ne girmesine dinen cevaz veren Cihad-ı Ekber Fetvası’nı hazırladı. İşgal döneminde sürüldüğü Malta’dan Kuva-yı Milliye ve Hint Müslümanlarının girişimleri sonucu kurtuldu. Vatana döndükten sonra Mustafa Kemal Paşa’nın siyasete davetini kabul etmedi. Memleketi Ürgüp’te vefat etti.
  • Erdal Özyol
    insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pelin Başak
  • George Orwell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    491,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Deren Özcan
    "Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir." -George Orwell- George Orwell'in 1938 yılında yayımlanan kitabı Katalonya'ya Selam, Orwell'in bir milis olarak katıldığı İspanya İç Savaşı'ndaki deneyimlerini konu alır. Orwell'in birinci elden tanıklığına dayanan bu kitap, faşizme karşı yürütülen savaşa ışık tutmanın yanı sıra İspanya'da başlayan toplumsal devrimi, cumhuriyetçiler cephesinde anarşistler ile komünistler arasındaki çatışmaları önyargılardan uzak bir yaklaşımla yansıtmaktadır. Ne var ki yayımlandığı dönemde açık ve çarpıcı içeriği sebebiyle uzunca bir dönem gözlerden uzak tutulmuş, gereken ilgiyi görmemiştir. Yazarın en ünlü kitaplarından 1984 ve Hayvan Çiftliği'nin olgusal arka planını merak edenler için Katalonya'ya Selam muhakkak okunması gereken bir kitaptır. "Katalonya'ya Selam bence George Orwell'in en önemli eseridir. İspanya İç Savaşı'na dair pek çok şey biliyor olmama rağmen, bu kitap benim için oldukça aydınlatıcı oldu ... Orwell dürüst bir adamdı. Kendisini, ideolojik denetim sistemlerinden kurtarmaya çalışmış ve bunda başarılı olmuştur; işte tam da bu sebeple gayet sıradışı ve takdire şayan bir insandır." -Noam Chomsky- (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar