Eserlere Göre Listeleme

Toplam 4996 sonuçtan 3571 - 3580 arası görüntüleniyor.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    79,50 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Ali Kalender tarafından yazılmış, Arkası Yarın türü yapımda, Gizemli bir macera bizleri bekliyor. Oyun, Oyunumuzun ana karakteri olan Suzan hanım’ın eşi ile birlikte, eşinin halasını ziyaret etmek için huzurevine gitmeye karar vermeleri ile başlıyor. Ancak bu ziyaret Suzan hanım için Tehlikeli bir yolculuğun başlangıcı olacak.
  • Umberto Eco
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    623,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Umberto Eco'yu okurlarımız, Can Yayınları arasında çıkan yoğun içerikli romanlarıyla ve felsefe ağırlıklı denemeleriyle tanıyorlar. Somon Balığıyla Yolculuk ise onu bir başka yönüyle, parodi yazarlığıyla tanıtacak sevenlerine. Eco'nun 1959- 1992 yılları arasında kaleme aldığı ve kimi `Küçük Günce' başlığı altında yayınlanmış, kimiyse, önsözde de belirttiği gibi, masasının çekmecesinde saklı kalmış hicivlerinden, parodilerinden ve günlük yaşamın sıradan görünen ayrıntılarını gülünçlü bir üslupla işlediği yazılarından derlendi bu kitap. Yine Can Yayınları arasında çıkan Yanlış Okumalar adlı kitapla birlikte ikili bir dizi oluşturdu. Kitabın ilk baskısının önsözünde, "Sanki parodinin patikalarını izlemek yeterince ciddi bir iş değilmiş gibi neredeyse özür diledim," diyor Eco, "ama sonra bunun aslında kutsal bir görev de olduğuna emin olarak haklı bir gözüpeklikle sürdürdüm bu işi." Ve devam ediyor: "Parodinin yapması gereken budur işte: Aşırıya kaçmaktan korkmamalıdır. Yerini bulursa, başkalarının daha sonra gülümsemeden òve yüzleri kızarmadanò ısrarla, katı bir ciddiyet içinde yapacakları bir şeyi önceden canlandırmış olacaktır yalnızca."
  • Umberto Eco
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    309,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Aygen
    Umberto Eco'yu okurlarımız, Can Yayınları arasında çıkan yoğun içerikli romanlarıyla ve felsefe ağırlıklı denemeleriyle tanıyorlar. Somon Balığıyla Yolculuk ise onu bir başka yönüyle, parodi yazarlığıyla tanıtacak sevenlerine. Eco'nun 1959- 1992 yılları arasında kaleme aldığı ve kimi `Küçük Günce' başlığı altında yayınlanmış, kimiyse, önsözde de belirttiği gibi, masasının çekmecesinde saklı kalmış hicivlerinden, parodilerinden ve günlük yaşamın sıradan görünen ayrıntılarını gülünçlü bir üslupla işlediği yazılarından derlendi bu kitap. Yine Can Yayınları arasında çıkan Yanlış Okumalar adlı kitapla birlikte ikili bir dizi oluşturdu. Kitabın ilk baskısının önsözünde, "Sanki parodinin patikalarını izlemek yeterince ciddi bir iş değilmiş gibi neredeyse özür diledim," diyor Eco, "ama sonra bunun aslında kutsal bir görev de olduğuna emin olarak haklı bir gözüpeklikle sürdürdüm bu işi." Ve devam ediyor: "Parodinin yapması gereken budur işte: Aşırıya kaçmaktan korkmamalıdır. Yerini bulursa, başkalarının daha sonra gülümsemeden òve yüzleri kızarmadan ısrarla, katı bir ciddiyet içinde yapacakları bir şeyi önceden canlandırmış olacaktır yalnızca."
  • Marcos Bermúdez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    13,68 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Kağan Uluca
    Yaşlı bir kadın bir havuzda ilk aşkına yeniden rastlar ve hatıraların içinde o masumiyeti bir kez daha yaşar.
  • Anton Çehov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    6,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinan Divrik, Orçun Çıtır, Gökselin Göksel
  • Mahmut Ulu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    248,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    “Kalem aşkı yazdı. Aşk ateşe yazdı.” Ey yolsuz menzillerin aşka talip yolcusu! Aşk, ayrılık mevsiminde gökyüzünden katre katre hüzün düşerken sevda tüten şehri sessizce terk edip sır olmaktır. Aşk, ne yaz ne kış... Aşk, mevsimsiz sevip zamansız ve mekânsız gitmektir. Aşk, sendeki seni ararken sensizlikte kaybolmaktır... Aşk yolcusu zamansız ve mekânsız gidedursun aşksızlığın alıp başını gittiği bir zamanda zaman durmuştu. Aşkın kefaretini ödeyip dünya sürgününü bitirenler, sevda tüten iklimlerden sırrın geldiğini görünce sevgilinin selamıyla sükûn ediyordu. Aşka aşk olsun muydu? Aşka aşk olur muydu? Aşk sır mıydı? Aşkın sırrı olur muydu? Aşk esrarın perdesini yüzüne çekince sır olmuştu. Aşk dilden çıkmıştı. Dil harfsiz, kelimesiz söz olmuştu. Şeyh Hamid-i Veli bugün aşktı. Sükûtu konuşturan nefesi, kelimelere can veren dili aşk ile söyledi: “Aşktı beni benden eden, aşktı beni ben eden. Yandım. Yakıldım. Çamurdum can oldum. Hamurdum nan oldum. Yürek alevsiz yanar ocak ateşsiz. Nan’ı ateş pişirir insanı aşk. Yandım. Yakıldım. Aktım. Duruldum. Ateştim. Kor oldum. Var idim yok oldum. Aşk isterse zindan ışık, aşk isterse sır ayan. Ne ben varım ne sen. “Atarken sen atmadın. O attı.” ayetinin sırrınca ben sadece hiçim. Sadece bir hiç..! Yandım. Yakıldım. Öldüm. Doğdum. Zerreydim hiç oldum. Aşktım, Sır oldum. Hak ile olmaktan hiç vazgeçmedim. Vazgeçecek değilim. Lakin sen vazgeç sırrı ayan etmekten. Sorma “Kimsin?” diye. Ben sadece sırrım, sadece sır!”
  • Kürşat Kızbaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    205,09 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Zübeyde Adım
    Hamid, henüz gençken babasını kaybetmesinin travması ile sarsılır. Yaşadığı acı sonucu kendisini bulma yoluna girer ve bir dergaha sığınır. Buradaki diğer müritler gibi dergahın günlük işlerine yardımcı olur ve ekmek pişirmeye başlar. Bir yandan da ilim derslerini sıkı sıkıya takip eder. Kısa sürede hocasının gözdesi halir; yine hocasının isteği ile Hamid sürpriz bir evliliği kabul etmek zorunda kalır. Fakat onun içinde adını koyamadığı İlahi Aşk'ı arama arzusu çoktan yeşermiştir.
  • Meyda Yeğenoğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sömürgesel Fantaziler, Batı'ya hükümran özne konumunu sağlayan söylemsel dinamikleri, Batı'nın kendi imgesini nasıl kurduğunu, kendi kendisine nasıl temsil ettiğini inceliyor. Kültürel ve cinsel farkın sömürgeci özne konumunun kuruluşundaki önemine dikkat çeken Yeğenoğlu, Batı'nın seyahat yazınından, antropoloji ve edebiyat metinlerinden örnekler üzerinden, sömürgeciliği oluşturan bilinçdışı süreçleri ele alıyor, fantazi ve arzunun sömürgeleştirilen bir kültürle kurulan ilişkide nasıl temel bir rol oynadığını araştırıyor. Bu tür feminizm konusunda da uyarıyor bizi yazar: Batılı beyaz erkek öznenin arzusunu sorgusuz sualsiz üstlenen bie feminizm bu. Sömürge Fantaziler, Türkiye'de kültürel ve cinsel fark çevresinde süren tartışmalara doğrudan katkıda bulunacak bir kurumsal zenginliğe sahip.
  • Frank A. Stone
    metin
    2 Ayrım
    1,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Elinizdeki kitap, Tarsus Amerikan Koleji’nde 1953-1966 yılları arasında görev yapan genç öğretmenlerden Frank A. Stone’un, Anadolu’da kurulmuş olan Amerikan okullarının tarihçesini ele aldığı çalışmasıdır. Stone, incelediği okulların niçin ve nasıl kurulduğunu, Cumhuriyet’e kadarki serencamını, misyoner belgelerine dayanarak ortaya koyup yorumluyor. Ancak bütün bunları yaparken, bu okulları ABD’deki okullaşma hareketlerine paralel, doğal bir eğitim hareketi olarak değerlendiren Stone, bu okulların, salt Protestanlık telkininde bulunmak için kurulduklarını, öğrencilerinin çoğunluğunu oluşturan Gregoryen, Ortodoks ve Katolik gençlere, gittikleri yolun yanlışlığını göstermeye uğraştıklarını, mezunlarını da yine yerli Hıristiyan kitlelere gönderilecek yerli misyonerler ve yerli öğretmenler olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini yansıtmaktan kaçınıyor.
  • Raimondo Luraghi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sömürgecilik sorununa ve geçirmiş olduğu sürece eleştirel gözle bakmak, beş kıtanın son beş yüz yıllık tarihini gözden geçirmek, yalnız sömürenlerin değil sömürülenlerin de tarihini irdelemektedir. Daha düne kadar Batılı klasik tarihçiler için sömürü "ötekine" "uygarlık götürme" olarak gösterilmiştir. Oysa Avrupa kral ve kraliçelerinin yeni güç ve iktidar alanlarına ihtiyaçları vardı. Bilinmeyene yolculuk, efsanelerde ve masallarda işitilen, hep ağız sulandıran o görkemli hazineler, altın yollar, değerli madenler için başladı. Yeni yerlerin bulunması Batılı ülkelerin iştahlarını daha da kabarttı. Ve sermaye birikimi her geçen gün artan gücüyle, her sistemin dinamiğini oluşturan ve eş zamanlı olarak değerleri de yok eden yıkıcı bir süreci başlattı: Uygarlıkların talanı, kültürlerin yıkımı ve soykırımı...

Sayfalar