Yazara Gore Listeleme

  • Shida Bazyar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    440,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurgün Kocababuç
    Geceleri Sessizdir Tahran İran İslam Devrimi'nden sonra Almanya'ya sığınmak zorunda kalan bir ailenin dramını anlatıyor. Shida Bazyar bir ülkenin, bir devrimin, devrim sonrası kendi topraklarından uzaklaşmak zorunda kalan bir ailenin, arada kalmışlığın, var olma mücadelesinin hikâyesine ortak ediyor okuru. Bazyar ilk romanı Geceleri Sessizdir Tahran'la 2016 Ulla Hahn Ödülü'nü aldı. "Gerçek bir aile dramını, okurların duygularını sömürmeye kaçmadan, ama güçlü bir empatiyle gözler önüne seren Bazyar, Geceleri Sessizdir Tahran'da günümüzün en önemli sorunlarından göç ve toplumsal uyum üzerine düşündürüyor okuru. " -Der Spiegel- (Tanıtım Bülteninden)
  • Holly Goldberg Sloan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    629,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hatice Zeynep GÖKTÜRK
    Genç Willow Chance yaşıtlarından oldukça farklı ve böyle olmakla ilgili pek bir derdi yok. O, hayatındaki tu¨m önemli şeylerde parmağının olduğuna inandığı 7 sayısına takıntılı, çiçekli elbiseler yerine botanik bahçesi sahibi olmayı tercih eden, çaktırmadan insanları inceleyip tıbbi teşhisler koyan bir dâhi. Bu olağanu¨stu¨ tuhaf ama aynı zamanda olağanu¨stu¨ sevimli kızın hayatı, anne babasını bir trafik kazasında kaybetmesiyle sarsılıyor. Yeniden başlayacak... ve yolculuğu ona eşlik edecek eşsiz karakterlerle dolu. Gerisi, gu¨ndelik mucizeler. 2013 yılında New York Times çoksatanlar listesine giren ve pek çok dile çevrilen Mucizeleri Saymak, hayatın görkemini kutlayan, şaşırtıcı, eğlenceli, nefis bir dönu¨şu¨m öyku¨su¨. İzin verin, Willow Chance size de iyi gelsin. “Hayatım boyunca unutmayacağım, muhteşem, komik, insanın yu¨reğini ısıtan bir roman” Maria Semple, “Neredesin Bernadette”in yazarı “... ilham verici” Publisher’s Weekly
  • Ayn Rand
    insan sesi mp3 - Türkçe
    133 Ayrım
    2236,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Karşımda iki arkadaş grubu var. Bir derenin kıyısında oturuyorlar. Şimdi birbirlerine düşmanlar Ellerindeki taşları öfke ve nefretle sıkarak birbirleriyle konuşuyorlar. Ben iki grubun tam ortasında oturuyorum. Havadaki gerilimin fotoğrafını çekiyorum. Derenin sesine biraz uzakta. Fabrikanın grev davulu karışıyor. İki grup da sendikanın yönetimini ele geçirmek istiyorum Konuşmalardaki sessiz gerilim solcu bir sokak tiyatrosundan gelen tiradla kesiliyor. Tiyatrocun sözlerine iki grup da hak verip, kaldıkları yerden düşmanlığa devam ediyorlar. Bir polis helikopteri fabrikanın üstünden dereye doğru daireler çizerek üzerimizde dolanıyor. B sendikanın gazetesini çıkarıyorum, grevin fotoğraflarını çekiyorum. Eski arkadaşlar şimdi birbirlerine nefretle bakıyor. 5-6 kişilik gruplarıyla ellerinin içine aldık' taşları birazdan çıkacak kavga için hazırlıyorlar. Ceketlerini açıp silahlarını gösteriyor Konuşma devam ediyor ve birbirlerine aynı şeyi söylüyorlar: "Burdan Gidin, Bu Fabr Bizim." Bir halk ozanı lafı alıp "bu fabrika bizim" diye kötü bir mikrofona bağırıyor. İşçiler türküye katılıyorlar. Bir jandarma aracı gelip duruyor. Komutan etrafa bakıp, "Bu Fabr Esas Bizim" diyor. Bir emekçi ressam "Benim İşçilerim" adlı sergisini açıyor. Sokak tiyatrosunun oyuncuları resimleri çok beğeniyor. Havadaki gerilim devam ediyor. Maliye Bakanlığı'ndan grup bu fabrikadan daha fazla vergi almak için minibüsten iniyor. Onlar da bu fabrika kendilerine ait olduğunu düşünüyor. Aynı anda derenin kenarında kavga çıkıyor. Eski arkadaşlar Fabrika Bizim diye kavga ediyor, birbirlerini dövüyor. Kanları derenin suyuna karışıyor... 4 gün sonra fotoğraf makinemin kapağını grev çadırında bulma umuduyla fabrikaya gidiyor Fabrikanın sahibi olduğunu iddia eden grevciler, sendikacılar, maliyeciler, jandarma tiyatrocular, ressamlar, türkücüler, polisler, solcu üniversiteliler, gazeteciler... Hiçbiri ortada yoktu. Derenin sesinden başka hiçbir ses duyulmuyordu. Rüzgarın sesi yerdeki gazete parçalarının üzerinden geçip derenin sesine karışıyordu. Dört gün önceki grevin di zurnasından, polisin helikopterinden, maliyenin minibüsünden, sokak tiyatrocular haykırışlarından, işçilerin heyecanlı sloganlarından, sendika için kavga eden arkadaşlar çığlıklarından geriye kocaman, ağır ve derin bir sessizlik kalmıştı. Kafamı kaldırıp sessiz nedenini anlamaya çalışıyorum. Bana herkesin nereye gittiğini, bütün bu insanların nasıl olduğunu, bu ölüm sessizliğinin nedenini söyleyecek birini arıyorum, kimseyi göremiyor Fabrikanın kapısında asılı duran bir küçük levhadan başka. Yorgun, sessiz bir küçük levha küçük yazı, bir küçük kelime. Hayatımın bütün sorularının cevabı. Fabrikanın Esas S/* Girişteki Büyük Kapıya bir Tek Söz Yazıp Çekip Gitmişti...Kapalı Atlas Silkindi bütün yaratıcıların Kapalı levhasını asıp gittikleri günü anlatıyor. Bütün yapan edenlerin, kendisi için çalışıp farkında olmadan bizlere hizmet eden bütün benlerin ç gittikleri gün bizlerin, yani şikayet edenlerin şikayet edecek kimseyi bulamadığı o kor günü gösteriyor. Bizlerin beni nasıl sömürdüğünü resmediyor. Kitabı okurken karar verecek Yapan edenlerden misiniz, yoksa şikayet edenlerden mi? Eğer şikayet edenlerdensen kitabı okumayın, utanırsınız!
  • Mark Twain
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    298,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Öz
    "Twain güçlü bir edebiyatçı. Adeta yanan ateşin yanında, örsünün başındaki bir nalbant gibi. Sertçe vuruyor ve her darbesiyle iz bırakıyor." -Maksim Gorki- Ahmak Wilson'ın Trajedisi, genç bir köle kadının 1/32 oranında siyahi olan çocuğunu köle olmaktan kurtarmak için efendisinin çocuğuyla değiştirmesi ile başlıyor. Kitap, 19. yüzyılın gizem romanlarındaki tüm detaylara yer veriyor: Değişen kimlikler, işlenen korkunç bir suç, tuhaf bir dedektif, şüphe dolu bir mahkeme sahnesi, alışılmamış ve şaşırtıcı bir son. Ancak bu kitap yalnızca bir gizem romanı değil. Bu esprili ve satirik roman, ırklar arası eşitsizliğe ve köleliğe sert bir eleştiri getiriyor. Eleştirmenlere göre bu kitap, Twain'in en ironik, en komik ve aynı zamanda eleştirel yönü en güçlü romanlarından. "Muhteşem bir yazarın başyapıt düzeyinde bir çalışması ve değeri bilinmemiş bir klasik…" -F. R. Leavis, Edebiyat Eleştirmeni- (Tanıtım Bülteninden)
  • Ursula K. Le Guin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    228,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Sönmez
    "Otorite kişinin kendisinden mi kaynaklanır, yoksa etrafındakilerden mi?" Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan; türün kraliçesi. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, erken dönem eserlerinden Sürgün Gezegeni'nde bizi ötekilik, önyargı, varoluş ve yuva özlemi gibi olgular üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor. Galaksinin karanlık tarafındaki Sürgün Gezegeni'nde iki büyük halkın mücadelesi hep süregelmiştir: Alterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve "ötekileri" olan Alterralılar -diğer adıyla yabansoylular eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu gittikçe azalan bir halktır. Tevarlılar diğer adıyla izcanlılar "ötekiler"den hoşlanmayan, muhafazakâr, geri kalmış, ilerlemeye kapalı bir topluluktur. Güney Göçü başlayıp Gaallar güneye doğru ilerleyince büyük savaş kapıya dayanır. Alterralılar ve Tevarlılar bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşacak ya da yaklaşan uzun kışla birlikte felakete sürükleneceklerdir. Rolery ve Agat'ın sıradışı hikâyesi de işte bu süreçte başlar. Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli'nin de dahil olduğu Hainish Cycle'ın bir parçası olan Sürgün Gezegeni, toplumsal ve düşünsel yargılara etkileyici bir dokunuş. -Ursula K. Le Guin'in önsözüyle- (Tanıtım Bülteninden)
  • İbrahim Dinçer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    165,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berat ÖZEN
    Genç kuşaklar görecekler. Bilim ufkunda bilinen ve bilinmediği için keşfedilmeyi bekleyen ve keşfedilecek olan binlerce, milyonlarca buluş "Siber Teknoloji" dediğimiz büyüyen kartopuna katılacaklardır. Bilim adamları dünyanın yaşını beş veya altı yıl milyar yıl olarak hesaplıyorlar. Denizlerde ortay çıkan ilk canlı hücrenin yaşı ise iki buçuk milyar yıl, bu canlının evriminden günümüze kadar milyarlarca tür hayvan geldi, geçti. Büyük bir çoğunluğunun soyu tükendi, tükeniyor ve tükenecek. Denizlerden, karalara çıkan ilk hayvanlar olan sürüngenlerden bu yana yaşamış, soyları tükenmiş milyarlarca canlıdan geriye fosil dediğimiz artıklar kaldı. Kayalar, madenler, kömürler içerisinde bulunmuş Dinozorlar örneğinde olduğu gibi. Ortaya çıkarılmış binlerce fosil hayvan artığı, müzelerde, özel koleksiyonlarda bulunuyor. Hepsi çözülmeyi bekleyen bulmacalar olarak duruyorlar.
  • N. İpek Gökdel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    526,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Bahrigül Tunçay
    “…İstanbul başka şehirlere benzemez! Halep düşerse üzülür insan. Kabil düşerse canı acır. Paris düşman postalını uzaktan görse bacaklarını aralar. Berlin ikiye ayrıldı, dünya gene de dönmeye devam etti. New York’un kalbine uçak sapladılar, düzen yeniden, yine kuruldu. Ama İstanbul öyle mi ya! Batı’nın sınırıdır burası. Doğu’nun başkenti... Bu şehir dengede tutuyor dünyayı. Tahterevallinin ortası… İstanbul tökezlese insanlık düşer!...” Yavuz: Beş yüz yıllık tılsımlı gömleğin gücüyle geçmişten el alan bir delikanlı… İstanbul’un muhafızı o! Korkut: Âşık olduğu kadını elde eldebilmek için ölümsüzlüğün sırrını arayan tutkulu bir adam. Aslı: Hiç bitmeyecek bir vicdan azabıyla yaşamaya çalışan, yükseklerde gezmeyi seven âşık bir genç kız. Karakalem: Kadim kötülüğün yeryüzündeki gölgesi; rubi gözlü karga. Ahmet: İstanbul’un dehlizlerini kendine yol yapan, uğradığı ihanetle ışığa küsen yakışıklı bir profesör. Güneş: Güzelliği bahtsızlığına sebep bir kadın… Hızır Ağa: Denizli’nin ücra bir köyünde, koca yüreği sırlarla dolu bir muhtar. N. İpek Gökdel’in yazdığı Karakalem’de zaman içerisinde yapacağınız yolculuk, size tılsımlı bir İstanbul hikâyesi sunuyor!
  • Dr. Muhsin Macit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    494,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berrin Tara
    Zaman zaman divan şiirinin dayandığı estetik anlayış, mecaz ve mazmun sistemi ve hatta lügati kıyasıya eleştirilmiş olmasına rağmen, sesi ve dolayısıyla âhengi konusunda genellikle takdir edici ifadelerin kullanılmış olması dikkat çekicidir. Ne var ki, eski Türk edebiyatıyla ilgili çalışmalarda dil ve üslûp incelemeleri münferit eserlerle sınırlı kalmış; yayımlanan divanlarda, mesnevilerde ve metin şerhlerinde divan edebiyatındaki söyleyiş mükemmelliği her fırsatta vurgulandığı, âhengi sağlayan unsurlarsın bir kısmına işaret edildiği halde, bu konuda toplu bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu çalışma, böyle bir eksikliği telâfi etmek arzusunun sonucunda ortaya çıkmıştır. Dönemlerini temsil etme kabiliyetine sahip yedi şairin divanları üzerinde yaptığımız bu araştırmada, üslûbu oluşturan katmanlardan sadece birini, âhenk unsurlarını tespit etmeğe çalıştık. Böylece, tek tek şairlerin üslûplarını incelemek yerine, devir üslûbunu araştırmayı uygun gördük. Bu eser, yapısalcı eleştiri yöntemleriyle belâgat kurallarının kesiştiği bir alanda durmaktadır.
  • Olivier Roy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    1182,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berrin Tara
    Türkiyeli okurlar Olivier Roy'yı ilk kez 1994'te yayımladığımız Siyasal İslamın İflası ile tanıdılar. Roy bu kitabıyla sosyal bilimlere "siyasal İslam" kavramını sokuyordu; Türkiye'de de o yıllarda yaygınlaşmaya başlayan İslami hareketleri tanımlarken bu kavram kullanılmaya başladı ve yerleşti. Roy'nın İslam'a ve Müslümanların yaşadığı ülkelere duyduğu ilgi aslında ilk gençlik yıllarından başlayarak bütün hayatına yayılıyor. Herşeyden önce bir 68'li o. Güney'e, Hindistan'a ve Nepal'e giden Hippiler ile birlikte 70'li yıllarda İstanbul üzerinden Afganistan'a ve Pakistan'a gidiyor. Bunu Afganistan'a neredeyse her yıl tekrarladığı ziyaretler, Orta Asya Cumhuriyetleri'ne seyahatler, İran, Yemen, Lübnan, Suriye ve diğerleri takip ediyor. Batı'nın merceğinden bakıldığında Şark kayıptır: Egzotiktir, merak uyandırıcıdır ama suskundur, tarihsizdir. Roy Şark'ın çekimine cevap verebilmek için genç yaşta Farsça öğrenir ve bu ülkelerin 20. yüzyılın son çeyreğinde direnişler ve iç savaşlarla tarihe dahil oluşlarına bizzat tanık olur. Kimi zaman sadece yürüyüşçü bir gezgin, kimi zaman bir uzman, gazeteci, rehber, danışman ve haber kaynağı olarak: Büyük acıların, ölümlerin, ama aynı zamanda tuhaf karşılaşmaların, hakiki dostlukların eşlik ettiği bir hayat.
  • İbrahim Kalın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    2064,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Berrin Tara
    Bir tarafta sağlam ve derin kökleri olan ve böylece dünyada bir var-olma noktası ("merkezi") bulunan, diğer tarafta açık ufuk perspektifiyle dünyaya bakan ve yeni imkanlara kapı aralayan bir özne olmak mümkün müdür? Bu soru, elinizdeki çalışmanın temel sorunsallarından birini oluşturuyor. Bir yanda dünyayla entegre olmak ve modernleşmek adına kendi varlığına sırtını dönmek, öte yanda kendi olmak adına her şeyi ötekileştirmek ve küçük milliyetçiliklere hapsolmak, Türk modernleşmesinin ürettiği sonuçlardan biri. Küreselleşme ve çoğul-modernite çağında Türkiye bu yüklerinden kurtulmaya çabalıyor. Akıl ve Erdem, modernitenin ve aydınlanmanın temel iddialarını sorgularken, bunların Türkiye tecrübesinde tekabül ettiği yeri tespit etmeye çalışıyor ve mevcut ikilemlerin yerine "biz ve onlar" gibi yeni dikotomiler inşa etmektense, moderniteyi de aşan bir varolma ve düşünüş biçiminin imkanlarını araştırıyor. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar