Yazara Gore Listeleme

  • Vesime Itır DEMİR
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    512,19 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Melek Feride ÇELİK
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    490,37 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Nurgün KOMŞUOĞLU YILMAZ
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    620,78 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Alper Şişman
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    164,15 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ahmet OKUTAN
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    707,61 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Pelin KİLİMCİ
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    610,71 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mehmet Selvi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    929,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Yolun sonunu görebilmek için yola çıkmanız, yolun sonunu biliyor ve değiştirmek istiyorsanız en başa dönmeniz gerekir. Bu yolculuk sonu değiştirme çabasından ibaret. Kimin hesabının, kimin aşkının, kimin fedakârlığının daha büyük olduğunu kelimeler değil, Dünya’ya hangi karakterin gözünden bakacağımız belirler. Yaşanan tarih tek, okunan neredeyse hiç, anlatılan onlarcadır. Yazılanları okumaya gücümüzün yetmediği bir zamandan, bir kaç adım öteye gitmenin zorluğunu gördüm. Herkese yetecek kadar zaman makinemiz olsun ve herkes her şeyi kendi gözleriyle görsün isterdim. En azından kendi görebildiklerimi aktarmak istedim. Çünkü inanırım ki ‘Bilgi yüktür, vebali büyüktür.’ Zamanda geriye gitmeyi bir kenara bırakırsak, zamanda ileriye giderken işinize yarayabilecek bir el kitabı hazırladım. Bir gün elinize zamanda yolculuk fırsatı geçerse, o gün, okuyacaklarınızı hatırlamanızı isterim. Son sayfaya varabilir, okuduğunuz kelimeleri sona kadar taşıyabilirseniz, hayat denen manzaraya açılan ve henüz bakamadığımız daha nice pencerelerin olduğunu göreceksiniz. Önyargılar, numarası bozuk gözlükler gibidir. Bu yolculuğa eğer onlarla beraber çıkarsanız göreceğiniz manzara, ezberlediğiniz fotoğrafların ötesine geçemez. Uzun bir yolun ilk adımlarını atmak üzeresiniz. Bu kadar uzun bir yolun elbet birkaç satırında karşılaşırız. İyi yolculuklar…
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    153,34 KB
    Eser Türü: Kitap
    Vâkıa Sûresi’nin adını hep duyardım, ama onu şimdiye kadar başından sonuna kadar -Kur’ân hatmi hariç- mânâsına yönelerek okumak hiç nasip olmamıştı. Sonradan Vâkıa Sûresi’nin –mânâsını ön plana çıkararak- okumaya başladığımda, bu sûrenin kıyâmet ve sonrasındaki âhiret yaşamı ile ilgili içerik taşıdığını gördüm. Hz. Peygamber bu sûreyi fakirlikten kurtarıcı bir “zenginlik sûresi” olarak tanımlamış ve sonrasında “eşlerimize ve çocuklarımıza bu sûrenin öğretilmesini” tavsiye etmiştir. Hele inananlar için hazırlanmış cennetin muhteşem tasvirini, nimetlerinin akıl almaz güzelliğini duyunca, hadîslerdeki zenginliğin –kişisel düşüncem- maddî zenginlikten çok “manevî” bir zenginliğe işâret ettiğini anladım. Hayat bir yolculuklar serisidir. Doğum bir yolculuğun başlangıcı, ölüm ise daha büyük bir yolculuğun başlangıcıdır. Vâkıa, ister evrensel kıyâmetle gerçekleşsin, isterse ölümle gerçekleşsin, hepimizin karşılaşacağı bir olaydır. İşte elinizde bulunan bu çalışma hakîkat yolculuğunda yürümek isteyen okuyucuya yararlanacağı bir idrâk zenginliği kazandırabilirse, yazarı için âhiret azığı olacaktır.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    177,40 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ağaç olmanın zor yanı, nerede büyümüşsen bir adım atamadan orada sâbit kalmandır. Hele de gövden kalınlaşmış, boyun uzamış, yaşlı bir ağaçsan. Geçmişin hatıraları ile baş başasındır; ne sevdiklerine gidebilirsin, ne de istediğin zaman onları görebilirsin. Beklemektir ağaç olmak, dört bir yana uçan özgür kuşlara, ülkeler gezen rüzgâra heveslenmektir. Sabretmektir ağaç olmak, her mevsime alışmak, her renge boyanmak, geceye gündüze, Güneş'e, Ay'a, yıldızlara eşlik etmektir. Ağaç olmak başlı başına özlemektir; gölgenizde oturan, dallarınızda konaklayan her yüzü, her sesi içinizde hissetmek, yeniden görmek/duymak hasretidir. Gelin ey göçmen kuşlar, dallarımda soluklanın. Siz kumrular yuva yapın yapraklarımın arasında. Çocuklar nerede kaldınız, salıncak kurun dallarıma, neşeyle şarkılar söyleyin, çığlıklarınız, gülüşleriniz yükselsin bana. Siz âşıklar, canım yansa da adınızı kazıyabilirsiniz gövdeme. Arkama saklanıp gelecek günlerin mutlu hayallerini kurabilirsiniz. Toprağı kazanlar, tohumu atanlar siz de bir ara verin dinlenin gölgemde. Yaslanın bana. Suyunuzu, ayranınızı serinliğimde yudumlayın. Ey derviş, namazını yanımda kıl, zikrini benimle çek. İstersen gözlerini kapatıp uzan biraz, en güzel rüyalarına ortak et beni. Şairler, ressamlar neredesiniz? Yalnızlığın şiirini yazmak, resmini çizmek istemez misiniz? Yapraklarımı açarken bir başka güzelim, dökerken bir başka. Evet! Yalnız bir ağacım bozkırda, dallarım gökyüzüne uzanmış, köklerim ise toprağın karanlığında yol bulmuş.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    110,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kimi Hallâc gibi darağacında yapar Mi'râc'ını, kimi Nemrud'un ateşinde, kimi Çarmıh'ta, kimiyse balığın karanlığında. "Lâmekân" olan varlığa Mi'râc'ın mekânı olmaz. Aslında zamanı da olmaz. Zaman, üç boyutlu varlık için bir anlam taşır, "Asr'dan Dehr'e" davet olunanlar için geçerli değildir. Rühânî bir şölendir, bir hayret ve haşyet yolculuğudur. Burada yaşananlar Allah ile kulu arasında, anlatılması yasak bir sırdır. Mi'râcin kemâli tekrar dünyevi hayatın realitesine geri dönmek ve yeniden hizmet için insanlık okyanusunun içine katılmaktır. Mi'râci büyük olanın bu oranda hizmeti/çilesi de büyük olacaktır. Hz. Yûnus'un balığı da değişti ve yeni anlam yüklemeleriyle hayat denizimizde farklı şekillerle karşımıza çıktı. Bazen makam balığı, bazen rütbe, bazen servet, hırs, şöhret, kibir, bazen de şehvet balığı. Kısaca en büyük/ana balık nefsimizdi ve farkında olmadan saydığımız bu sıfatlar gibi daha birçok irili ufaklı balıklar tarafından yutulduk ve karanlığa gömüldük. Bu karanlıktan çıkışı sağlayacak rehber şahsiyetlerden birisi Zülkarneyn idi. Zülkarneyn'in "iki boynuzu" sadece maddi kudret, güç ve iktidarı göstermiyordu. O, kendi çağının adil bir hükümdarıydı ve aynı zamanda dünyevî otoritesinin yanında mânevî/rûhânî gücü de temsil ediyordu. Bir anlamda "çift boynuz❞ insânın bu âlemdeki yaşayış/yürüyüş dengesinin nasıl sağlıklı gerçekleşeceğinin de bir işâretiydi. Zülkarneyn aynı zamanda "doğru bir amaca varmak için doğru araçları seçen yöneticiydi. Bu nedenle sorumlu olduğu insanların üzerine Güneş'i her an doğuracak kadar merhametliydi.

Sayfalar