En Son Eklenenler

Toplam 58866 sonuçtan 36341 - 36350 arası görüntüleniyor.
  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    63,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Göksu Keçeli
    Konusu:
    Her kitabı sevrek okunan Muzaffer İzgü, çocuklar için yeni bir dizi hazırladı: Ben Çocukken. İzgü'nün çocukluğuna ilişkin öylesine renkli ve ilginç anıları var ki, bunları çocuklarla paylaşmadan edemedi. Okusunlar, öğrensinler, eğlensinler diye. Dizinin ilk kitabı Atatürk'ü Gördüm, altı öyküden oluşuyor
  • Prof. Dr. Mücahit Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    190,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Meltem Özgan
    Konusu:
    ile şöyle diyor: "Daha karnımdayken bile kıpır kıpırdı.", "Televizyon izlerken bile amuda kalkar, taklalar atar.", "Bu çocuğun freni yok!", "Kaç yaşına geldi hâlâ söz kesmemeyi öğrenemedi.", "Düşünmeden hareket ediyor.", "Çok sabırsız, istekleri hemen olsun istiyor.", "Onun yüzünden komşulara rezil olduk." Öğretmeni şöyle diyor: "Dersi dinleyemiyor, etrafıyla çok ilgileniyor.", "Derste dalıp gidiyor.", "Başladığı işi bitiremiyor.", "Tahtada yazılanları tam olarak defterine geçiremiyor.", "Öğrendiklerini çabuk unutuyor.", "Soruları sonuna kadar okumadan yanıtlıyor." O ise şöyle diyor: "İçimde bir motor var ve durmuyor.", "Kafamdaki düşünceler o kadar hızlı ki durduramıyorum ve çok yoruluyorum.", "Pişmanım ama elimde değil.", "Kendimi kendimden koruyamıyorum.", "Kimse beni sevmiyor.", "Hiç arkadaşım yok.", "Beni kimse oyuna almıyor.", "Elimde değil.", "Çok çalıştım ama sınavda yapamadım.", "Ben aptal mıyım?" Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik olarak isimlendirilen üç temel belirti kümesinden oluşan nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocukluk çağının iyi tanımlanmış ve en önemli psikiyatrik sorunlarının başında gelir. DEHB, yaşam boyu devam eden bir bozukluktur. Aile, öncelikle çocuğunda DEHB'nin varlığını kabul etmeli ve çocuğun davranışlarını yönlendirirken bu durumu mutlaka göz önünde bulundurmalıdır. DEHB, çocukluk döneminde başlar, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde ise belirtiler azalsa da devam eder. DEHB, çocuğun yaşam kalitesini belirleyen, birçok alanda işlev kaybı ile seyreden bir bozukluktur. DEHB'li çocuklar davranışsal, bilişsel, sosyal ve duygusal alanda birçok sorun yaşarlar. Oyunların kurallarına uymada zorlanmaları, sıralarını bekleyememeleri, hep kendi dedikleri olsun diye tutturmaları nedeniyle arkadaş ilişkileri bozulur. Sorumluluklarını yerine getirememeleri, günlük rutinleri takip etmedeki güçlükleri ve organize olamamaları nedeniyle ev içinde sürekli çatışma alanları oluşur. Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları Prof. Dr. Mücahit Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül, bu kitapta dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunu sebepleri, sonuçları, tedavi imkânları ve hukuki boyutuyla, kısacası her yönüyle ele alıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Pinelopi Stathis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Gayrimüslim milletler ve cemaatler adetleri, gelenekleri, becerileri, eksiklikleri, meziyetleri, zaafları ve genelde ortaya koydukları eserlerle, 19. Yüzyıl İstanbul'unda insan denizinin renkil nakışlarıyldı. Ekim 1996'da Atina'da yapılan bir sempozyuma sunulan ve Rum, Bulgar, Katolik, Ermeni, Musevi cemaatleriyle Amerikan Protestan misyonerlerini konu alan tebliğlerin derlediği bu kitap, İstanbul tarihinin bir bölümüne, farklı milletlerin bir arada yaşamalarına, onların tarih içindeki serüvenlerine, en parlak dönemlerine ve gerileyişlerine ışık tutuyor.
  • Meşkûre Sargut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    127,26 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Meşkûre Sargut, 1925 yılının Mart ayında Edirnekapı'da Tınaz ailesinin 3. kızı olarak dünyaya geldi. Annesi Şadiye hanım 3. çocuğunun da kız olmasına üzülünce, hocası Hz. Ken'an Rifai tarafından latif bir şekilde ikâz edildi: Bebeğe hocası Meşkûre, yani “kendisinden dolayı şükür edilen” ismini koydu. Kalplerin casusu bir kamil insan olan Hz. Ken'an Rifai, yalnız Şadiye hanımı ikâzla kalmayıp, yeni doğanın bir ömür boyu nasıl etrafındakilere hizmete soyunacak bir sultan olacağının da müjdesini vermişti. Meşkûre henüz 40 günlükken götürülmeye başlandığı bu dost evinde hocası Ken'an er-Rifai'den tasavvuf ilminin inceliklerini, insan olmanın sırlarını öğrenmek lutfuna erdi. Bir yandan orta öğrenimini sürdürürken, bir yandan da yaşıtlarının çok farklı hevesler peşinde koştuğu dönemde, O gerçek ilmi kaynağından öğrenmenin mutluluğunu tadıyor, kıymetini biliyor ve öğrenmeye doymuyordu. Hocasının peşinde, izinde olmaya, rengine boyanmaya özen gösteriyordu. O kadar ki bu amansız takiple hocasını sıkmaktan korktuğunu bir keresinde O'na ifâde etmiş ama karşılığında “Senin için zaman ve mekân yok, her an yanımda olacaksın Meşkûre” cevabını alıp tuttuğu eteğe daha da sıkı sarılmıştı. Hocası O'nu bu hakikat ilmini kendisinden sonra 50 yılı aşkın bir süre öğretmesi için işliyordu. Hocası O'nu sözüyle ilim, irfan; gözü ile hayır, sevgi; haliyle sabır telkin eden bir insan haline getirmek üzere işliyordu. Yüksek öğrenimine İngiliz Filolojisinde devam ederken Dr. Ömer Faruk Sargut ile evlenen Meşkûre hanım, eşinin arzusu üzerine okulu bırakınca tasavvuf eğitimine daha da ağırlık verdi. 1950 yılında hocasının cemale yürümesinin ardından, yine O'nun yetiştirdiği gönül sultanları Nazlı hanım ve Samiha Ayverdi hanımefendinin yanlarında gönlünü ve bilgisini geliştirmeye devam etti. Bu yıllarda; “Duygulu Gönüllere Hitap, Arifler Bahçesi, Mevlânâ Diyor ki, Hak ve Hakikat yolunda Mevlânâ” adlı eserleri yayınlandı. Daha sonra bu eserler iki kitap halinde tekrar basıldı: “Gönülden Gönüle, Arifler Bahçesinden”. Türk Kadınları Kültür Derneği, Kubbealtı Akademisi, Samiha Ayverdi Enstitüsü ve Cenan Vakfı gibi Türk ve Tasavvuf kültürüne, san'ata, edebiyata, eğitime hizmet eden kuruluşların kurucu üyeliklerini üstlendi. Kermeslerde satış yapmaya kadar varan maddi-manevi hizmetleri oldu. Varını yoğunu ihtiyacı olanlarla paylaşarak ve inançları uğrunda harcayarak cömertlik konusunda da hep örnek teşkil etti. Bu gün 79 yaşında Meşkûre Sargut. Geri dönüp bakıldığında zahirde iki evlat yetiştirmiş olduğunu görüyoruz: Cemalnur Sargut ve Asuman Kulaksız. Üç de torunu var: Kerim, Ömer ve Nesligül. Ama hakikatte O yüzlerce evlat yetiştirdi; çevresine hep iman ışığını saçtı, sabrın, huzurun kaynağı oldu; Öğretti, öğretti, öğretti... Hz. Ken'an Rifai'nin taa doğumunda işaret ettiği gibi, şimdi biz evlatları, O'ndan dolayı Allah'a şükür ediyoruz. Asuman Kulaksız İstanbul, 2004
  • Meşkûre Sargut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    454,01 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    ÖNSÖZ Beyitlerin şerhi ve acizane tefsirin de husule gelmiş olan bütün ku sur ve nokmnlartamamen şahsıma aittir. Üstadım Ken’an Rifainin seçtiği muhtelif Mesnevi beyitlerinif bahislere serlavha yaparak bu kitapta arzetmis bulunuyoruz . Üstadımın kerem elinde; Bz. Pir’in mâna âlemine göz açtığımız andan itibaren, gerçek müslümanlığm özünü tavaf yolundayız. Sürçersek hdta bizim, yürürsek; bu himmet lütuf sahibinindir. Eser bizi (rgûd edenin ölmez varlığına ithaf olunmuştur. Meşkûre Sargut'
  • Abdulkerim Kuşeyri
    metin - Türkçe
    40 Ayrım
    3,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Konusu:
    İmam Kuşeyrî'nin tasavvufa dair bu risalesi, tasavvufun bir ilim olarak tesisinde önemli bir yere sahiptir. Eser üç ana bölümden müteşekkildir. Evvelemirde sûfîlerin temel inanç esasları ortaya konulmakta, başlangıçtan Kuşeyrî'nin yaşadığı döneme kadar yaşamış olan tasavvuf büyüklerinin terceme-i hâlleri işlenmekte, sonrasında ise hâller ve makamlar çerçevesinde tasavvuf ilminin ıstılahları ele alınmaktadır. Yaşadığı dönemde (h. 5, m. 11. asır) karşılaştığı ve kendilerini sûfî olarak vasfeden bazı grupların hâllerinden şikâyetçi olan Kuşeyrî, tasavvufun hakikatinin bu olmadığını, bu kimselerin zahiren sûfî olarak görünüyor olmakla beraber gerçekte yolun büyüklerinin yaşam ve hâllerinden uzak düştüklerini tespit etmekte ve bu tespitini temellendirme babında, toplam 83 büyük sûfî zâtın hayat hikâyelerini ve tasavvuf ilmine dair yol gösterici sözlerini iktibas etmektedir. Istılahların bir ilim için vazgeçilmez unsur olduğunu ifade eden Kuşeyrî, bu minvalde eserinin üçüncü ana bölümünde tasavvuf ıstılahlarını ayrıntılı bir şekilde hâl ve makamlar çerçevesinde anlatır. Kuşeyrî'nin tasavvuf ilmine dair telif ettiği bu Risâle'nin bir diğer önemli hususiyeti ise kanaatimizce müellifinin tasavvufu dışarıdan gözlemleyen bir tabakat yazarı veya düşünce tarihçisi olmayıp bizzat bu ilmin içerisinde bulunması, Ebû Ali ed-Dekkâk gibi büyük bir sûfî şeyhin manevî terbiyesini görüp bu hâl üzere yetişmiş olmasıdır. Bu durum, Risâle'ye, tasavvuf ilmine giriş ve bu alanın kavramsal ve tarihsel çerçevesine dair diğer çalışmalarda bulunmayan bir önem ve hususiyet kazandırmaktadır.
  • Meşkûre Sargut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    199,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Konusu:
    TASAVVUF DÜNYASINDAN BİR KATRE MEVLANA Diyor ki: Benim vücûdüm kabından hakikat1 denizine yol vardır. Benim o deniz ile alış verişim \vâr dır. Gerçi ben bir zerreyim, fakat bende güneş gizlidir. Ben bir katreyim fakat bende umman gizlidir
  • Hâce Abdullah El-Herevî
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Konusu:
    Hâl ilmi olması itibariyle tasavvufun anlaşılması için yaşanması ve tadılmasının yanı sıra, söz ve yazıyla anlatılan bir tarafı da vardır. İlk dönemlerden itibaren sûfîler yaşadıkları hâlleri anlatmak için risâle ve kitaplar kaleme almış ve yazdıkları eserlerde ortak bir dil oluşturmaya çalışmışlardır. Onların bu çabaları diğer ilim dallarında olduğu gibi tasavvufta da kendine özgü ıstılah, terim ve deyimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Sûfî müellifler arasında haklı bir şöhrete sahip olan Kuşeyrî, Risâle adıyla tanınan eserinde bu hususa dikkati çekerek, tasavvufun ilimler hiyerarşisinde bir yer edinmesinde sûfîlerin geliştirdikleri ıstılah ve deyimlerin önemini vurgulamıştır. Bu nedenle doğuşundan itibaren bir çok sûfî müellif tarafından tasavvuf terimleriyle ilgili müstakil eserler yazılmış ve bu alanda geniş bir literatür oluşmuştur. Gerek terimlerin teşekkülü, gerekse yaşanılan tasavvufî tecrübelerin aktarılması açısından V/XI. yüzyıl müelliflerinden Ebû Abdullah el-Ensârî el-Herevî’nin ayrı bir yeri vardır. Tasavvufî mertebeleri ilk defa yüzlü tasnifle ele aldığı Menâzilü’s-sâirîn’in sözünü ettiğimiz oluşuma katkısı son derece önemlidir. İlk mertebesi yakaza ile başlayıp tevhîd mertebesi ile son bulan Menâzil’de sâlikin seyr ü sülûk sırasında katetmesi gereken mertebeler, “bidâyet, ebvâb, muâmelât, ahlâk, usûl, evdiye, ahvâl, velâyet, hakîkat ve nihayet” olmak üzere on bölüme ve her bölüm on alt mertebeye, her bir mertebede üç ayrı dereceye ayrılarak ele alınmıştır.
  • Feridüddin Attar
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tasavvuf
    Konusu:
    Feridüddin Attar’ın (k.s) meshur eseri Tezkiretü’l-Evliya, Prof. Dr. Süleyman Uludag’ın çevirisiyle Semerkand Yayınları tarafından yayına hazırlandı. Asırların eskitemedigi bu eserde Allah dostlarının hayat hikâyeleri, ibret verici menkıbeleri yer alıyor. Tasavvufî ve ahlâkî bilgiler ansiklopedisi niteligindeki bu eser Ehl-i sünnet’in temel tasavvuf kaynaklarındandır. Tezkiretü’l-Evliya’da engin bir insan sevgisi, ırk ve inanç farkı gözetmeyen bir insanperverlik, derin bir dinî müsamaha vardır. Insanlıgın gösterdigi farklı tezahürler bir yana bırakılarak, bütün insanlarda bir ve aynı olan öz ve cevher üzerinde ısrarla durulmus ve bu husus ifade edilmeye gayret edilmistir. Tasavvufî ve ahlâkî bilgiler, umumiyetle menkıbeler biçiminde sade, anlasılır ve belig bir sekilde ifade edilmistir.
  • Ted Kotcheff
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    128,34 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Eser Alt Türü: AKSİYON SUÇ
    Seslendiren : Ünsal Coşar
    Konusu:
    Vietnam gazisi John Rambo küçük bir kasabanın şerifi tarafından taciz edilince kontrolden çıkar. Eski bir Yeşil Bereli olduğu farkedilinceğe kadar iş işten geçer. Rambo bir polisi öldürüp kırsal alana kaçar. Görevlilerin, bu genç adamın köşeye sıkıştırıldığında tam bir ölüm makinasına dönüştüğünü anlamaları için mıntıkadaki silahlı personelin çoğunun hayatını kaybetmesini beklemek gerekecektir. Yardım için bölgeye Rambo’nun Vietnam’daki komutanı Albay Trautman gelir. Kendi yetiştirdiği ölüm makinasını yakından tanıyan tecrübeli askerin, yetkililere tek bir önerisi olacaktır: 'Ceset torbalarını hazır edin!' Bir çokları için Sylvester Stallone’nin en iyi performansını barındıran, çok az diyalog içeren İlk Kan, aktörün Rambo 2 ve Rambo 3, ilki kadar iyi filmler olmasalar da, gişede giderek artan bir gelir elde etmeyi bilmişlerdir.

Sayfalar