En Son Eklenenler

Toplam 58539 sonuçtan 36461 - 36470 arası görüntüleniyor.
  • Sandor Ferenczi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    322,30 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikanaliz
    Konusu:
    Dr. Sandor Ferenczi (1873-1933), Budapeşte'de doğdu ve tıp öğrenimini Viyana'da yaptı. Ferenczi, Freud'un "gizli veziri" adını almış, onun yakın çalışma arkadaşı olmuştur ve aynı zamanda Macar Psikanaliz Derneği'nin kurcularındandır. Onun toplu yapıtları arasında Thalassa'nın (Psikanaliz Açısından Cinsel Yaşamın Kökenleri) ayrı bir yeri vardır. Ve bu küçük kitap Batı kültürü içinde önemli bir yere sahiptir. Çünkü Thalassa biyolojik ve psikolojik verilere dayalı bilimsel bir denemedir. Freud'a göre bu kitap, "Ferenczi'nin en parlak, en derin yapıtıdır. Psikanalizi cinsel süreç biyolojisine, ama ondan da öte tüm organik yaşama uygulamadır. Psikanalitik uygulama girişimlerinin belki de en gözüpek olanı bu kitapla bulunuyor."
  • Hillary Waugh
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    423,30 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Konusu:
    İğne ile kuyu kazar gibi, yavaş yavaş Arap saçını çözmeye çalışan, saf taşralı polisler... Ufacık bir ipucundan katili hemen bulup çıkarıveren şehirli dâhi detektiflere benzemiyorlardı.
  • Gürsel Korat
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    321,36 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "Geçmiş neydi? Yaşanıp bitmiş bir düş. Zaman neydi? Şimdi." "Zamanın geçişi, duruşlara benziyor. Zaman geçip gitti derken maddenin biçim ve yer değiştirdiğini söylemiş oluyoruz yalnızca; çünkü zaman bir soyutlamadan başka bir şey değil" diyen Gürsel Korat'tan, tarihsel bilinçaltını zaman'la kazıyan ve "yeniden kuran" bir roman. Babai İsyanını'nın ardından Moğol istilasıyla sarsılan Selçuklu ülkesinde, Kapadokya'nın her göreni afallatan, çok dinli-çok dilli büyülü topraklarında dolaşıp duran kör bir Latin askeri ile "İnsan sevmeyen zalimler, nasıl tanrı adına hükmederler?" diyen sağır bir kilise ressamının, zamanın tozunu attıran hikâyesidir Zaman Yeli'nde anlatılan... İsyancılara karşı Selçuklu askerleriyle birlikte savaşıp esir düşen, sonra da kendilerini yollara vuran Kör Leon ile Sağır Dimitri'nin yöredeki sıradışı varlığı, beyinden ırgatına, papazından dervişine, bölgenin çaresiz insanları için yeni bir isyanın kıvılcımı haline gelecek; hiçbir şeye inancı kalmamış Emîr Haydar'ı bile değiştiren bu "dünya depremi", dinleri ve mezhepleri kaynaştırıp Kapadokya'nın karanlık yeraltı şehirlerini umutla aydınlatan "insanca" bir yaşamın müjdecisi olacaktır. Tadımlık Zaman geçip gidiyor ve yaşananların düş olup olmadığı bile bilinmiyor. Az önceki zamanın bile. Zamanın geçişi, duruşlara benziyor. Biraz önce alnımda duran elim sanki şimdi dizimin üstünde değil; sanki hareket denen şey yalan. Sanki zaman diye bir şey yok. Geçmiş ve gelecek diye bir şey yok, "şimdiki zaman" da yok. Nesneler yer değiştiriyor; biz de buna "zaman" diyoruz. (...) Bazı gecelerde, iri inci taneleri gibi nazlı yıldızlarıyla salınan gökyüzüne baktığımda, elimin altından akıp giden zaman yelini anımsıyor, onun sırtını sıvazlıyorum. Elimin altından mı gelip geçmişti o aslan yeli? Vasili'nin baykuş yüzündeki hırçınlığa tanık olmuş muydum hiç? (Tanıtım Bülteninden)
  • Jack Kerouac
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    890,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Bob Dylan'ın "hayatımı değiştirdi; tıpkı herkesin hayatını değiştirdiği gibi" dediği Jack Kerouac'ın Yolda adlı kitabı Ayrıntı Yayınları'nın yeraltı edebiyatı dizisinin 41. kitabı olarak yayımlandı.1951 yılında Kerouac, Amerika'yı baştan başa kat etmiş olmanın heyecanıyla daktilosunun başına oturmuş ve vakit kaybetmemek için uzun bir rulo haline getirdiği kâğıtların üzerinde üç hafta hiç mola vermeden sürecek, otobiyografik bir yolculuğa başlamıştı. Bu süre sonunda ortaya çıkan yapıt, "iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir ev" gibi hazırlop değerlere boyun eğmedikleri için dışlanan, ötelenen insanlara söz verdiğinden, altı yıl boyunca yayıncı bulamadı, kısaltıldı, değişiklikten geçirildi. Ama gücünden pek bir şey yitirmedi.Caz ritimleriyle savrulan iki köksüz adamın yol temalı öyküsü, dürüst tanıklığıyla Amerikan orta-sınıf bilincine bıçak gibi saplandı ve Amerikan rüyasının solmaya yüz tuttuğu günlerde karşı-kültürün alameti farikası oldu; gençlik isyanının el kitabı haline geldi. Dünya çapında okur algısında isyan ile özdeşleşen Yolda, değişen tarihsel ve toplumsal koşullar altında bile bu özelliğini korumakta, hatta okurları küçük çaplı isyanlara sürüklemektedir: Amerika'nın büyük kitabevlerinde çoklukla raflarda değil kasanın arkasına konmasının sebebi, Yolda'nın İncil'in ardından en çok "araklanan" kitap olduğu söylencesindendir.Yolda aynı zamanda "iyi yazmak" adına dayatılan gelenekçi ölçütlere yarım asırlık bir karşı çıkıştır. Caz müziğinin geniş, doğaçlama soluğunu yankılamak isteyen maharetli bir yazarın, "spontan düzyazı" adını verdiği teknik vasıtasıyla giriştiği bir deneydir. Bu özelliğiyle, Amerikan edebiyatının çağdaş klasikleri arasında yer almış, Romantik düzyazının köşe taşlarından sayılagelmiştir.Yayımlandığı dönemde Yolda'nın alımlanışı büyük ölçüde "sansasyon" çerçevesinde gerçekleşmiştir. Edebiyat ve eleştiri çevrelerini ikiye bölen, kimilerinin Hemingway'in yapıtlarına denk tuttuğu, kimilerinin ise yazından saymadığı Yolda, bugün Amerikan modernizmi ile postmodernizmi arasında bir köprü kuran, caz müziğinin ritimlerini yazıya yansıtmasıyla deneysel, yaşamın potansiyelleri ile totalitaryanizme yakın bir düzenin izin verdikleri arasındaki boşluğu bir yol mitiyle doldurmaya, yeniden yaratmaya çalışmasıyla romantik bir edebiyat yapıtıdır. Dahası, Kerouac beyaz ve başarılı Amerika mitinin karşısına göçmenlerin, tarım işçilerinin, gezgin serserilerin hayatını koyarak ve bunu bir dışarlıklı gözüyle yaparak kültürel algıda bir kırılmaya yol açmıştır. Yolda'nın düzeltiden geçirilmemiş, orijinal metni, kitabın 1957'de yayımlanışının ellinci yılı onuruna 2007 yılında yayımlanmıştır.Kült roman Yolda ile arasındaki en belirgin fark ayrıntıya çok daha fazla yer ayırmasıdır: Yolda'dan daha uzundur, bugünün ölçütleriyle masum sayılsa bile cinsel anlamda daha çılgın deneyimlere ve eşcinselliğe yer vermektedir; dil bakımından ise Kerouac bir virtüöz olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu metnin alımlanışı da farklı olmuştur: Kült kitap Yolda yayımlandığında otobiyografik de olsa bir kurmaca metni olarak alımlanmışken, orijinal metin bugün bir hatırat olarak görülmektedir.
  • Thomas Assheuer
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    789,01 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sinema
    Konusu:
    "Ölümcül Oyunlar", "Piyanist", "Saklı" ve "Beyaz Bant" gibi filmleriyle ünlenen Avusturyalı yönetmen ve senaryo yazarı Michael Haneke, bu kitaptaki söyleşi ve metinlerinde gündelik hayatın mücadele alanlarını acı verici bir derinlikle araştırarak izleyicisini modern toplumun trajedileriyle yüzleştiriyor.
  • Mark Schreiber
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    8,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Bazen yıldızlar aşık olmanı ister. Agresif, ukala, kafayı burçlara takmış olan Christy Marlowe nasıl olur da astronomiyi astrolojiye tercih eden Ben’e aşık olabilir? Kader onları bir plastik cerrahın muayenehanesinde bir araya getiriyor. İkisi de acı dolu anıları hatırlatan, artık istemedikleri dövmeleri sildirmek için oradalar. Ben’in, Christy’nin hapisteki eski erkek arkadaşının adaşı olması kötü bir işaret olabilir mi? Öyle bile olsa, kendi deyimiyle “mutluluktan galaksiler arası uçuşa geçen” kalbine söz geçirmek Christy için kolay değil. Christy’nin saplantılı eski erkek arkadaşı hapisten çıkınca Ben telaşa kapılır; Christy ise Ben’in buz mavisi gözlerinin derinlerinde yatan bir hüznü çözmeye çalışmaktadır. Ancak geçmişe sünger çekmek o kadar da kolay değildir. Söyledikleri yalanlar ayaklarına dolanınca Christy ve Ben’in romantik komedisi alt üst olur.
  • Glenn Cooper
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    21 MAYIS 2009 NEW YORK avid Swisher, bir müşterisinin mali işler müdüründen gelen elektronik postayı bulduğunda Black Berry'si- nin iztopuyla oynuyordu. Adam, bir borç finansmanı hakkında konuşmak için Hartford'dan gelecekti ve uygun bir zaman belirlemek istiyordu. Bunlar, David'in eve dönüş yolu­ na sakladığı sıradan, bilindik işlerdi. Limuzin, dur kalk dur kalk sarsıla sarsıla Park Avenue'ya doğru ilerlerken David ça­ bucak bir cevap yazdı. O anda yeni bir elektronik posta ulaştı. Karısmdandı: Sana bir sürprizim var. Hemen yanıtladı: Harika! Sabırsızlanıyorum. Limuzinin camlarının dışında, kaldırımlar bahar havası­ nın ilk esintileriyle kendinden geçmiş New Yorklularla do­ luydu. Akşam güneşi ve ılık hava New Yorkluların, adımla­ rını hızlandırıp enerjilerini artırmıştı. Ceketlerini omuzlarına atıp gömleklerinin kollarını dirseklerine kadar kıvırmış erkekler rüzgârı kollarında, kısa transparan etekli kadınlarsa kalçalarında hissediyordu. Hayat kendisini gösteriyordu, hiç şüphesiz! Kutuplarda mahsur kalan gemiler gibi, hapsolan hormonlar da baharla birlikte özgür kalmıştı. Bu gece şehirde bir aksiyon olacağı kesindi. Yüksek bir binanın üst katlarında birileri coşkulu bir şekilde Stravinsky'nin Bahar Ayini adlı eserini çalıyor, notalar açık pencerelerden süzülüp şehrin gü­ rültüsüne karışıyordu
  • Lucinda Riley
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    11,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Aşk mesafe tanımaz. Kıta nedir bilmez. Yıldız misalidir gözleri… Dünyanın dört bir yanından evlat edinilerek bir araya gelen ve isimlerini yıldızlardan alan yedi kız kardeşin öyküsü… Kız kardeşlerin en büyüğü ve en güzeli olan Maia D'Aplièse, onları bebekken evlat edinen babalarının yanından ayrılmaya hiç cesaret edememiştir. Bir arkadaşını ziyaret ettiği sırada babasının ani ölüm haberini alır ve bütün acısına rağmen kız kardeşlerini bir araya toplar. Yaşadıkları şaşkınlığı başka sürprizler de izler. Babaları cenaze töreninin onlar gelmeden düzenlenmesini vasiyet etmiş ve her birine onları evlat edindiği topraklara götürecek gizemli ipuçları bırakmıştır. Parçaları bir araya getiren Maia çok geçmeden kendini Brezilya'da, acılarla dolu yasak bir aşkın izlerini sürerken bulur. 1920'lerde Brezilya sosyetesinin en güzel kızlarından biri olan Izabela Bonifacio, babasının isteği üzerine soylu bir adamla evlenmek üzeredir. Oysaki âşık olmadığı bir erkekle evlenmenin değil, hayatı keşfetmenin hayallerini kurmaktadır. O sırada Brezilya'nın ünlü Kurtarıcı İsa Heykeli'ni tasarlamaya başlayan aile dostları Heitor da Silva Costa, Paris'e doğru yola çıkacaktır. Izabela kaderine boyun eğmeye razı olmuştur fakat düğünden önce babasından tek bir isteği vardır; da Silva Costa ailesiyle birlikte Avrupa'ya gitmek ve Paris'i görmek… Fakat aşk en yanlış zamanda, en beklenmedik yerde ve en yıkıcı haliyle çıkar karşısına. Genç ve yakışıklı heykeltıraş Laurent Brouilly, Izabela'nın kaderini sonsuza dek değiştirmek üzeredir. İki âşığın yürek burkan hikâyesi ise onlardan seksen yıl sonra haberdar olan Maia'nın geçmişini yavaş yavaş aydınlatmaya başlamıştır. Yüreğine ihanet etmek ile ailesine ihanet etmek arasında kalan bir kadının, aşkın zaman ve mekân tanımadığını kanıtlayan hüzünlü hikâyesi…
  • ARTHUR SCHOPENHAUER
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    78,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "Mutluluğumuz ve mutsuzluğumuz açısından son çözümlemede önemli olan, bilincin ne ile doldurulmuş ve meşgul edilmiş olduğudur. Bu noktada, tümü bakımından her saf entelektüel uğraş, bu uğraşa yeteneği olan zihne, içinde başarının ve sarsıntılarıyla, eziyetleriyle başarısızlığın sürekli yer değiştirdiği gerçek yaşamdan daha çok yarar sağlayacaktır." Felsefenin en derin köşelerini, en anlaşılmaz denilen yanlarını kimse Schopenhauer kadar açık ve anlaşılır bir şekilde anlatmayı başaramamıştır. 20. yüzyılı etkileyen bir başka önemli filozof olan Friedrich Nietzsche'nin "Ona çok şey borçluyum," dediği Schopenhauer, bir yandan modern felsefenin yapıtaşlarını sağlamlaştırırken, diğer yandan onun mezarını kazmıştır. Gücünü de buradan alan ünlü filozofun, Parerga ve Paralipomena adlı eserinin Aforizmalar bölümünden seçilmiş parçaları, Güven Savaş Kızıltan'ın özenli ve nitelikli çevirisiyle sizlere sunmaktan gurur duyuyoruz. Bu değerli eser, sizi hem büyük bir filozofla hem de Schopenhauer felsefesiyle tanıştıracaktır… Bu kitabı okuduktan sonra yaşama eskisi gibi bakamayacaksınız.
  • Feride Çiçekoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    931,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Birçok filmde şehir düşlerin, hayallerin, arzuların mekânı olarak resmedilir – şehir fırsatlarla doludur, ulaşılmak istenendir, ama aynı zamanda hayal kırıklıklarının, reddedilmenin, aldatılmanın, kaypaklığın, güvenilmez, tehditkâr ilişkilerin de mekânıdır. Vesikalı Şehir, sinema ile şehir arasındaki bu ikircikli ilişki hakkında: Sinemada şehir nasıl temsil ediliyor? İstanbul, "taşı toprağı altın" iken, nasıl oluyor da "orospu İstanbul" haline geliyor? Sinemadaki şehir imgeleri, şehrin kolektif bilinçaltı hakkında bize ne söyleyebilir? Feride Çiçekoğlu, kült bir İstanbul filmi olan Vesikalı Yarim'in verdiği esinle yazdığı kitabında, şehrin suretleri ile, "kadın"ın ikiye bölünmüş kimliği arasındaki çakışmanın filmden filme nasıl sıklıkla tekrarlandığına dikkat çekiyor. Kadının ev içinde anne, eş ve şefkat hatırlatan kimliği ile sokaklarda dolaşan kadının fahişeliği, baştan çıkarıcılığı, hazzı hatırlatan kimliği arasındaki bölünme, İstanbul'un sinemadaki imgesini ele veriyor. Üstelik bu İstanbul'a özgü değil. Dünya sinemasının birçok klasiğinde, erkeğin gözünde ikiye bölünüp fetiş haline gelmiş kadın cinselliğinin şehre yansıtıldığını görebiliyoruz. Vesikalı Şehir, bir kadının yaşadığı şehrin sokaklarında göğsünü gere gere, güven içinde yürüyebilmesiyle ilgili. Erkeğin şehre de yansıttığı çarpık kadınlık algısından nasıl kurtulabileceğimizle ilgili. Ya da şöyle sorabiliriz: Erkek, kendi korkularıyla hesaplaşmadıkça, herhangi bir şehrin, muhafazakârlığın boğucu cenderesinden kurtulabilmesi mümkün mü?

Sayfalar