En Son Eklenenler

Toplam 58872 sonuçtan 36701 - 36710 arası görüntüleniyor.
  • Roy Jacobsen
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    294,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : GVZ Gül
    Konusu:
    "Kimse bir adayı terk edemez..." Norveç'in yaşayan en önemli yazarlarından Roy Jacobsen'den modern bir destan... Görülmeyenler, ülkenin kuzeyindeki küçük bir adada denizin ve gökyüzünün güçleri arasına sıkışmış beş kişilik bir balıkçı ailesinin 1913'ten 1928'e uzanan etkileyici hikâyesini sunuyor okura; doğa da, Barrøy ailesine verdikleriyle ve aldıklarıyla, bir tür antikahraman olarak yerini alıyor romanda: Yaralı eller, ısırıcı soğuk, el emeğini bir anda paramparça eden fırtınalar ve hiç sözü edilmeyen duygular... Ödüllü yazar Jacobsen, içe işleyen yalın anlatımıyla belirsiz siluetleri görünür kılarken, okuru küçük şeyler'in kırılganlığına ve büyüklüğüne uyandırıyor. Hans Barrøy üç şey düşlemişti; motorlu bir tekne, daha büyük bir ada ve başka bir yaşam. İlk iki düşünü sık sık anlatırdı tanıdığı tanımadığı herkese, sonuncusundan hiç söz etmemişti, kendine bile. Maria da üç şey düşlemişti: Daha çok çocuk, daha küçük bir ada ve başka bir yaşam. Kocasının tersine sık sık sonuncusunu düşünürdü ve ilk ikisi zamanla giderek silinip yittikçe üçüncü büyümüş, ağırlaşmıştı. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ali Teoman
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    173,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Nuance Yelda
    Konusu:
    man'ın ikinci kitabı İnsansız Konağın İkonu 1992 Milliyet Öykü Ödülünü almış ve 1993'te yayımlanmıştı. Kitap 23 yıl sonra Yapı Kredi Yayınları tarafından okurlarıyla buluşuyor. Köhne mekânlar, yanık saraylar, metruk binalar, başka ülkelere göçenlerin geride bıraktığı antikalar, parçalanmış hayatlar, öyküden öyküye dolaşan kederli kediler, Ali Teoman'ın bin bir suratlı kişilerle dolu evreninde büyüleyici bir masalın kahramanlarına dönüşüyor. Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı ile başlayıp Gecenin Atları romanıyla sona eren Ali Teoman kurmacasının bütün özelliklerini taşıyan İnsansız Konağın İkonu bugün özlemi duyulan eski İstanbul'un kıyıya vurmuş insanlarını Türkçenin unutulmuş lezzetleriyle dile getiriyor. Hep birlikte, konağın içinde kediyi arıyoruz. Katya, Türkçe ve Rumca karışık sözlerle kedinin ismini çağırıyor. En sonunda, eskiden çamaşırlık olarak kullanılmış olması gereken penceresiz bir odada, yayvan bir taş yalağın içine kurulmuş otururken buluyorum Muazzez'i. Kedi, sahibesinin onu kucağına alıp sıkıştırmasına, beyaz tüylerini kirlettiği için sitem ederek, birkaç kez yalancıktan patilerine vurmasına razı oluyor. Sonra, yukarıya, çatı katındaki odasında çay içmeye davet ediyor bizi Katya (Tanıtım Bülteninden)
  • George Dejean
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    440,04 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    İpucu bırakmadan bir cinayet işlenebilir mi? Dedektif Cardoc: -'' Bir cani ne kadar dikkatle plan kurarsa kursun, ne derece mükemmel bir cinayet işlerse işlesin, sonunda gene ipucu bırakacaktır,'' diye iddia ediyordu. Arkadaşı Roger Dubrec ise: -''Hayır,'' diyordu. ''Eğer cinayete karar veren adam , planını dikkatle gözden geçirir, ve hiç bir boktayı ihmal etmezse, polis kendisini yakalamaya yardım edecek ipucunu katiyen bulamayacaktır.
  • Harun Yahya
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    5,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    İnsan vücudunu oluşturan 100 trilyon kadar hücre, hiç durmadan ve yorulup ara vermeden sayısız faaliyet gerçekleştirir. Tümü bu sırada enerjiye dolayısıyla çeşitli besin maddelerine ihtiyaç duyar. Nasıl ki bir fabrikada üretim sırasında kullanılacak hammaddeler içeriye alınır, gerektiğinde depolanır ve üretimden sonraki atıklar da fabrika dışına gönderilir veya imha edilirse, hücrede de çok karmaşık bir üretim, depolama ve arıtma sistemi işler. Hücre içine alınan hammaddeler, hücre içinde çeşitli moleküllerin üretimi için kullanılırken, atıklar hücre dışına gönderilir ya da hücre içinde imha edilirler. Diğer taraftan fabrikaya alınacak hammaddelerin teknik özelliklerinin şartnamelere göre belirlenmesi gibi, hücre de içine alacağı maddeler için özel ön koşullar gözetir. Hücre içine giren maddeler gelişigüzel içeri alınmaz. Bu maddeler daha evvelden tanınıyormuş gibi, hücre zarında kimlik tespitine tabi tutulurlar. Yalnızca içeri girmesinde hiçbir sakınca görülmeyen maddeler için her zaman açık tutulan kapılar vardır. Hücre içine alınması sakıncalı olma ihtimali olan diğer maddeler içinse, parmak izi kontrolünü andırır bir titizlikle eleme yapılır. Hücre girişinde bu malzemelerin doğruluğunun test edilmesi, onaylanması hayati derecede önem taşır. Çünkü bu denli sıkı tutulan güvenlik tedbirleri sayesinde, hücreye dışarıdan girebilecek herhangi bir virüs, bakteri ya da zehirli maddenin zarar verme riski önlenmiş olur. Bu önemli sorumluluk incecik bir zar tarafından üstlenilmiştir. Vücudumuzu oluşturan trilyonlarca hücrenin her biri bu bilinçle hareket eder ve her hücre zarı da kendisine düşen iş bölümünde bu hassas seçim mekanizmasını yürütür. İnsanın ise değil böyle bir seçme işlemi yapması, vücudunda böyle olağanüstü bir işlemin yapıldığını bile fark etmesi söz konusu değildir. İnsanın gösteremediği böyle bir bilincin hücre zarında ortaya çıkması, bu bilincin aslında hücreden değil, onu yaratan Allah'ın ilminden kaynak bulduğunu göstermektedir. Her bir hücre Allah'ın emriyle bizim için görevlerini kusursuzca yerine getirmektedir.
  • Fernando Pessoa
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    20. yüzyıl Portekiz edebiyatının büyük ismi Fernando Pessoa, sağlığında yayınlanan yapıtları olduysa da, esas olarak ölümünden sonra, yazılarını topladığı sandığın bulunmasıyla ün kazandı. Yaklaşık 27 bin sayfaya yayılan, farklı türlerde eserler veren yazar, bunların büyük bir kısmını kendi adıyla değil, birer yaşam öyküsüyle, kişilikle, hatta edebi duruş ve tarzla donattığı 70 ayrı kurmaca yazarın, dışkimliğin adıyla imzalamıştı; kötü bir Portekizce’yle ilkel doğa şiirleri yazan Alberto Caeiro, pagan dinlere inanan hekim Ricardo Reis, "içinde bir Yunan şairi barındıran Whitman" diye tarif edilen Alvaro de Campos gibi... Bu kurmaca yazarlardan biri olan Bernardo Soares, Pessoa’nın "yarı-dışkimlik" olarak nitelediği, ona çok yakın bir karakterdi ve Huzursuzluğun Kitabı’nın yazarı olarak yaratılmıştı. Soares, gündüzleri bir kumaş mağazasında çalışan, geceleri yağmurun sesinde, ayak seslerinde yalnızlığını duyumsayan bir Lizbonluydu. Huzursuzluğun Kitabı, kurmaca bir karakterin kendi hayatını anlattığı bir roman olarak görülebilir; ancak yazarla kahramanı sık sık birbirinin yerine geçtiğinden, Pessoa’nın hayatla ilgili kendine ait olan ve olmayan düşünceleri döktüğü, evirip çevirdiği bir denemeler, anlatılar toplamı olarak da kabul edilebilir. Pessoa bu kitap üzerinde 1913’ten itibaren çalışmaya başlamış, ölümüne dek parça parça yazmaya da devam etmişti. Sandık açıldıktan sonra, dağınık metinler bir araya getirilmeye başlandı ve 1982’de Portekiz’de yapıt ilk kez olarak basıldı; daha sonra, yeni bulunan parçaların eklenmesi ve elyazmalarında yanlış okunmuş yerlerin düzeltilmesiyle yeni basımlar yapıldı. Dünyayı seyretmekle yetinmek isteyen, eylemsizliği en yüce erdem ve gerçek yaşam olarak gören Soares, Pessoa için belki de dünyanın ve yaşamanın ne olduğunu gösteren bir perdedir. Huzursuzluğun Kitabı aynı zamanda, bir edebiyatçının ulaşmak istediği yapıtla kâğıda dökebildiklerinin arasındaki mesafedir de; hayal edilenin soluk, titrek bir sureti, gölgesi olarak kalmaya, kusurlu olmaya mahkûmdur; tıpkı bütün kitaplar ve bütün çeviriler gibi.
  • Doğan Akın, Ayşe Sıtkı İhan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    "Zaten benim kafam bir dünya gibi, her an içimde bir adam, bir başka adam doğuyor, yaşıyor, ölüyor ve bir başkası doğuyor...Ve ben, asıl ben, bu doğup ölen adamların kafalarındaki silik bir hatıra gibiyim, hepsinde aynı olan bir hatıra...Ben hep böyleydim. Yalnız etrafıma kendimi oyalayan bağlarla bağlanırdım. Buradaki yalnızlık mutlak bir dimağ yalnızlığı, beni kendimle bıraktı ve ben içimi seyretmeye alıştım, kendimi artık kandıramıyorum ve hep kendi kendime soruyorum: 'Beni bu dünyaya bağlayan nedir?'.."
  • François Mitterrand, Elie Wiesel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    335,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    François Mitterrand, bu kitaba yazdığı önsözde, siyaset adamının kendini yaptıklarıyla ortaya koyduğunu, konuşmaları ve yazılarınınsa, eyleminin oluşturduğu yapıtına yalnızca destek olan belgeler olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Ama görev sona erip yapıt tamamlandığında ve ilerleyen yaşla birlikte ufuk da yaklaştığında, yaşamını düzene koyma işini yazıya bırakmak gereksinimini duyar insan. Geldiğim bu noktada, ben de, uzun süredir içimde tuttuğum, benim için önemli şeyleri anlatmak zorunluluğunu duyuyorum." Mitterrand'ın Fransa'nın ünlü yazarı, 1986 yılı Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel'le birlikte, diyalog biçiminde kaleme aldığı İki Sesten Anılar, bir süre önce ölen Fransız devlet adamının kişiliğinin bilinmeyen yönlerine, değişik konulardaki düşüncelerine ışık tutuyor.
  • Marguerite Duras
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Marguerite Duras'ın yazarlık serüveni, bir bakıma onun düşünsel ve siyasal gelişiminin yansımasıdır. İngiliz Sevgili adlı bu romanı Duras'ın yazarlık serüveninin ikinci dönemi olan `Varoluşçu' döneme ilişkin ürünlerinden biri olarak değerlendirebilir. Yapıt, konusuyla ve kurgusuyla bu dönemin en belirgin yazınsal ve düşünsel özelliklerini barındırmaktadır. Paris yakınlarında, Viorne'da bir cinayet işlenir. Öldürülen kişinin cesedi parçalanır, parçalar oradan geçen trenlerin vagonlarına atılır, böylece bütün Fransa'ya dağılır. Kesilen baş dışında cesedin bütün parçaları bulunup Paris'te bir araya getirilir ve cesedin bir kadına ait olduğu ortaya çıkar. O arada Viorne'da, Claire Lannes ortaya çıkarak cinayeti kendisinin işlediğini söyler ve herkesi şaşırtır. Karşılıklı konuşmalar biçiminde yazılmış olan romanı okuyan okur, bir yandan da onun oluşumuna etkin bir biçimde katkıda bulunur gibidir. Romanın temel izleği, iletişimsizliktir; kişinin, içinde yer aldığı sağır ve duyarsız toplumla ve toplumsal düzenle iyi bağdaşan kişilerle olan sağlıksız ilişkisini, insana ve topluma duyulan inançsızlığı kusursuz bir kurgu içinde, her zamanki ustalığıyla işlemiş Marguerite Duras.
  • İlhami Soysal
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    958,68 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Konusu:
    Gazete yazarlığı yanında, yaptığı araştırma ve incelemelerle dikkati çekmiş olan İlhami Soysal’ın bu eseri, birçok çalışmaya kaynaklık etmiştir. Türk Kurtuluş Savaşında işgalci düşmanla işbirliği içinde olanların amaçları, bundan doğan çıkarları, Soysal'ın tespitleri ile tarihin hükmüne bırakılmışlardır. Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin erken kuruluş döneminde bu işbirlikçilerin ibret dolu eylemleri bu eserde sergilenmiştir.
  • Hulki Cevizoğlu
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Hulki Cevizoğlu'nun bir yıldır beklenen kitabı çıktı... - İlk kez "çuval" olayının perde arkası açıklanıyor. - Atatürk'e darbe teklifi.. Atatürk niçin darbe yapmadı? - 1919'da "derin devlet" var mıydı? - Ülke işgal edilirken kimler "işgal yok, bu paranoyadır" dedi? - Mustafa Kemal'in tarihin akışını değiştirecek ABD'lilerle görüşmesinin perde arkası. - Vahidettin'in İngilizlerle yaptığı gizli anlaşma: "15 yıllığına bizi yönetin!" - Mustafa Kemal'in annesi niçin kalp krizi geçirdi? - Gizli örgütler nasıl kuruldu? - Türkler Ermeni soykırımı yaptı mı, Mustafa Kemal'in cevabı?...

Sayfalar