Yazara Gore Listeleme

  • Yaşar Seyman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    350,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TÜRKAN KINAY SOOMRO
    “Sözün, sazın, izin ne güzel.” Yaşar Seyman, gökyüzünde turnaların, yeryüzünde nehirlerin eşlik ettiği bir yolculuğa çıkarıyor okurunu bu kez. Anadolu’dan havalanıp dünyaya kanat açan bir allı turna misali doğup büyüdüğü toprakların renklerini tüm dünyanın renkleriyle harmanlayan Yaşar Seyman, kalem diye bir turna teleğini almış, aşk mürekkebine batırıp yazmış Âşık Veysel’i. Bu yüzden bu kitapta okuyacağınız sıradan bir Âşık Veysel biyografisi değil, Yaşar Seyman’ın Âşık Veysel’idir. Kızılırmak boylarından turnalar eşliğinde yola düşüp, deyişlerle, türkülerle, söylencelerle, anılarla Âşık Veysel’in izinde adım adım dolaşıyor. Sayfalarda ilerlerken âşıklık geleneğindeki yerinden köy enstitülerindeki eğitmenliğine, doğa sevgisinden “dert ehli” bilge kişiliğine, Cumhuriyet sevdasından gittiği her yere ışığını götüren aydın kimliğine katman katman bir nehir gibi açılarak akıyor Âşık Veysel, kıyısında yürüyoruz. Yolun bir yerinde Umberto Eco’nun “Kör Kütüphaneci”si Jorge Luis Borges katılıyor Arjantin’den, Âşık Veysel’le yârenlik ediyor, bir yerde Akdeniz’in öte yakası Mısır’dan Taha Hüseyin eşlik ediyor. Yaşar Seyman hepimizi, “seni yazmak bir aşk hali” dediği Âşık Veysel’in izinde o "uzun ince yol"u muhabbetle, aşkla yürümeye davet ediyor.
  • Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslam dininin hükümleri ve temel prensiplerinin asıl gayesi, insanın dünyada ve ahirette mutlu olmasını sağlamaktır. Dinimiz, bize bu mutluluğun aydınlık yolunu göstermiş, görev ve sorumluluklarımızı bildirmiştir. Bu mutluluğa ulaşabilmemiz, yükümlü olduğumuz görevleri yerine getirmemize bağlıdır. Bu ise doğru ve yeterli bir dinî bilgiye sahip olmakla mümkündür. “Bilmemek” dinimizde geçerli bir mazeret değildir. Böyle bir mazeret ileri sürmekle insan sorumluluktan kurtulamaz. Çünkü ilk emri “Oku” olan dinimiz, ilim öğrenmeyi her Müslümana farz kılmıştır. Müslümanın başta gelen görevlerinden birisi, din ve dünya işlerinde gerekli olan bilgileri doğru olarak öğrenmesidir. Dinî görevlerimiz, önce inanmak, sonra inancımızın gereği olan ibadetleri yerine getirmektir. Dinî emirleri yerine getirmekle yükümlü olduğumuz gibi, haram kılınan şeylerden de sakınmamız icap eder. Bunlardan başka ailemize, içinde yaşadığımız topluma ve diğer insanlara karşı da sorumluluklarımız ve yapmamız gereken ahlaki görevlerimiz vardır. Her Müslümanın öğrenmesi gereken dinî bilgilerin yer aldığı ve sahasında büyük bir ihtiyacı karşılayan bu kitap, dinimizin inanç esasları ve ibadetlerini ayrıntılı olarak ele alıyor, Müslümanların sakınması gereken haramlar ve günahlar hakkında gerekli bilgilere yer verirken, günlük hayatımızda karşılaşılan birtakım konular ile çok tartışılan bazı dinî meselelere açıklık getiriyor. İman ve ibadetlerle çok yakın bağlantısı bulunan ahlakın önemi ve ahlaki görevlerimiz ayet ve hadislerin ışığında kısaca izah ediliyor. Muteber kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan İslam İlmihali, herkesin kolaylıkla anlayabileceği bir dille yazılmış, dinî terimler mümkün olduğu kadar sadeleştirilmiştir. Bundan başka önemli ve dikkati çeken konular ile bazı meselelerde diğer mezheplerin görüşlerine de yine dipnotlar hâlinde yer verilmiştir.
  • Anıl Basılı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    114,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nihal Paçaman Sun
    “Sen zayıf değilsin! Herkesten daha güçlüsün. Çünkü sen… Sen Şampiyon’sun!" "Başarısızlar Kulübü" ile ses getiren Anıl Basılı bu kitabıyla, başarı yarışında en önde olmak zorunda hissedenlere odaklanıyor. Şampiyon, Nil, Süpercan, Güçlü... Başarılara doymuş dört çocuğun yolu "Mükemmeller Kulübü"nde kesişiyor. Peki, bu kulübe kimler katılabilir? Mükemmel olma çabasına sahip herkes! İşte, bu hikâye kendilerini derslerde, sporda, sanatta veya aklımıza gelebilecek her alanda en iyisi olduğuna inandıranlara uzanıyor. Sen de mükemmellik yarışında kendini geride kalmış hissediyorsan bu kitap sana “mükemmel olmak zorunda değilsin!” diye fısıldıyor.
  • Lynn Margulis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    195,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Seda Demirel
    Son dönemin tanınmış bilimcilerinden Lynn Margulis, "değişik türlerden canlıların birbiriyle fiziksel temas halinde yaşaması" anlamına gelen ortakyaşamın, evrim sürecinde yeni türlerin ortaya çıkmasında çok büyük rol oynadığını gösteriyor. Bizi oluşturan hücrelerin de, çeşitli bakterilerin ortakyaşam bileşiminden ibaret olduğunu; kuru toprağın ancak, yosun ve mantar ortakyaşamları bitkilere dönüştüğünde ağaçlandığını, bütün canlı yaratıklar aynı sulardan ve atmosferden yararlandığı için, tüm yeryüzü sakinlerinin birer ortakyaşar olduğunu açıklıyor.
  • Antonio Tabucchi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    246,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pınar Çelikdelen
    Yıl 1938. Lizbon. İspanya’da içsavaş, İtalya’da faşizm, Portekiz’de Salazar diktatörlüğü. Bir akşam gazetesinin kültür sayfasını hazırlayan Pereira’nın "ölümcül" bir gazetecilik anlayışı vardır: Ölmüş yazarlarla roilgili anma yazılarına ve yaşayan yazarlar için önceden yazılmış ölüm yazılarına meraklıdır. Tıpkı kendi yaşamının da geçmiş ve anılar üstüne kurulu olması gibi. En yakın dostu, ölmüş karısının resmidir. Monteiro Rossi adında bir delikanlı ve sevgilisi Marta’yla tanışması, yaşlı gazetecinin yaşamını temelden değiştirecek, onu içsel bir olgunluğa, acılarla yüklü bir bilinçlenmeye yöneltecektir. Fernando Pessoa’nın Son Üç Günü, Hint Gece Müziği, Ufuk Çizgisi adlı kitaplarını yayımladığımız Antonio Tabucchi, çağımızın en hümanist başyapıtlarından biri sayılabilecek Pereira İddia Ediyor’da, yakın geçmişimizin, belki de en belirsiz şimdimizin düşüncelerini sorguluyor, okurun belleğinden uzun yıllar silinmeyecek bir başkişi yaratıyor. 
  • Cüneyt Karaöz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    184,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Onur Direk
    "Özgürlüğe doğru çırpıyordum kanatlarımı. Bu, kanatlanmanın sudaki haliydi. Uçmanın denizdeki yansımasıydı. Hiç kimse, hiçbir şey ve hiçbir duygu bunu tarif etmeye cesaret edemiyor, sadece tadını çıkarıyordu. Yani yaşıyordu. Yaşamak; bu kadar özgür hissettiğin bir anda, ellerinde kelepçeler yokken, parmaklıklar yahut duvarlar ardında değilken, denizdeyken..' Şehrin çevreni saran duvarları arasındaki sokaklarda âşık olmakla, önünde masmavi suların uzandığı bir sahil kasabasında âşık olmak arasında fark var. Peki, sen hangisini seçerdin? Beyaz tenli bir şehirliyi mi yoksa esmer bir kasabalıyı mı? Ya da âşık olmak için erken deyip yollara mı düşerdin? Aslında hiçbir şey için ne erken, ne de geç kalınmıştır. Korkmadan karar verebiliyorsan, rüzgârı arkana alıp yelkenleri açmanın tam zamanıdır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Mustafa Mirza Demir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    86,35 MB
    Eser Türü: Radyo
    Seslendiren: Mustafa Mirza Demir
  • Yakup Barokas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    168,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SELİN AKENGİN
    Avrupalı Yahudilerin, Nazi soykırımından kaçarken bu amaçla kullandıkları deniz araçları genellikle gemi adı dahi verilemeyecek küçük yük gemileri, mavnalar hatta kayıklardı. Seyahat, genellikle son derece güç, insanlık dışı ve tehlikeli koşullarda yapılmaktaydı. Filistin’e gitmek üzere Bulgaristan’ın Varna Limanı’ndan yola çıkan, çoğu batan veya batırılan gemilerden biri de Salvador’du… 352 yolcu taşıyan Salvador Gemisi 1940 yılının 12 Aralık günü Silivri açıklarında şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Cambaz Burnu önünde kayalara çarparak battı. 127 yolcu azgın dalgalar arasında boğularak ya da donarak yaşamını yitirdi, 103 kişi kayboldu… Ölenlerin 70’i çocuktu... Aradan 64 yıl geçtikten sonra Salvador Gemisi kurtulanlarından beş kişi anılarını tazelemek üzere olay yeri Silivri’ye geri döndü. Kitapta, Nelly Barokas’ın olayın canlı tanıklarıyla 2004 yılında gerçekleştirdiği söyleşilere de yer veriliyor. İtalya’nın İkinci Dünya Savaşına girmesiyle deniz yolu da kapanınca yeni yolların aranması gerekiyordu. Tek kaçış yolu olarak Türkiye üzerinden Suriye kalmıştı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında ve öncesinde, milliyetçi akımların çok güçlendiği Türkiye’de, Nazilerden kaçmaya çalışan Avrupa Yahudilerine yardım amaçlı her türlü girişim dahi düşmanca bir davranış olarak nitelendirilmekteydi. Yakup Barokas incelemesinde, göçe yardımcı olan gençlerin ülke içi örgütlenmelerini, keza Filistin’den gelen Yahudi temsilcilerin kimi zaman devletin bilgisi dâhilinde sürdürdükleri kurtarma çalışmalarını tanıkların anlatımlarıyla aktarıyor. “Türkiye Üzerinden Yasadışı Göç” adlı tarihsel incelemede, Yahudi göçmenlerin kurtarılmalarına yönelik engelleyici, kimi zaman da insancıl ve savaşın gidişatına göre değişkenlik gösteren Türkiye’nin tutumu da sergileniyor.
  • metin - Türkçe
    4 Ayrım
    85,15 KB
    Eser Türü: Dersler
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AOF) İletişim ve Alternatif İletişim Sistemleri Dersi Alıştırma Sorularıdır.
  • metin - Türkçe
    24 Ayrım
    1,05 MB
    Eser Türü: Dersler
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AOF) İletişim ve Alternatif İletişim Sistemleri Dersidir.

Sayfalar