Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6038 sonuçtan 3751 - 3760 arası görüntüleniyor.
  • Dorothy Carnegie
    metin
    2 Ayrım
    428,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Stresli bir iş gününün yorgunluğundan sonra, kocanız eve geldiğinde nasıl bir atmosfer içinde karşılanıyor? Ertesi gün işine giderken dinlenmiş ve huzurlu olarak mı evden çıkıyor? Bu sorulara vereceğiniz cevaplar, eşinizin başarısını düşündüğünüzden çok daha fazla etkileyecektir. Unutmayın, başarılı bir erkek, en büyük desteği eşinden alır. Mutlu bir eş ve iyi bir hayat istiyorsanız, Dorothy Carnegie bu kitapta size bazı ipuçları veriyor...
  • Taki Akkuş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    558,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nesrin Karataş
    Taki Akkuş’u Sivas’ta yayınladığı “4 Eylül Ortak Kitap”la tanımıştık. (1985) Sivas’ta. Cumhuriyet Üniversitesi akademisyenleriyle işbirliği yaparak edebiyata, sanata katkı niteliğinde önemli çalışmalarda bulundu. 4 Eylül Yayanları’nı kurup ilgi çekici kitaplar da yayınladı. “Umut Yalan” (öyküler,) adlı yapıtı da bu dönemde gün yüzüne çıktı. Yıllar sonra İstanbul’da Sarissa Yayınları’nda (2008) ilginç bir romanla çıkageldi karşımıza: KOÇGİRİ! Koçgiri olayı, Ermenilerin ayaklanmasıyla, Türk ve Kürt aşiretlerini yaşlı genç demeden katletmesiyle başlar, Bu tarihsel trajik olayı, Ermenilerin yaptıklarını, Türklerle Kürtlerin birbirine düşürülüp, kırdırılmasını ayrıntıları ve belgeleriyle yansıtıyor, yazar. Tabii perde arkasındaki İngilizlerin, Fransızların ve işbirlikçi ağaların oyunlarını da sergiliyor. Koçgiri, sadece belgesel bir roman değil; kırsal kesimdeki yoksulluğu, ağa baskısını, o çevrelerde yaşayan insanların ilişkilerini, aşklarını, hüzünlerini, düşlerini, nefretlerini, kısaca bireysel olguları da yansıtan bir roman. Akkuş’un, doğa, çevre ve kişi betimlemelerinde güçlü bir gözlem var. Betimler canlı ve etkileyici. Dili, yalın ve işlek. Geleneksel kültürden bilinçle yararlanıp kurduğu anlatımı da akıcı ve özgün… Koçgiri olayı hakkında kaç okur, kaç aydınımız bilgi sahibidir? Bilmiyorum. Ama bildiğim şu: biz, Kurtuluş Savaşı’mızın ve Cumhuriyet’in gerçek tarihini roman-lardan öğreniyoruz. KOÇGİRİ, ilgiyle ve ibretle okunacak bir roman.
  • Dilek Kızıldağ Soileau
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Koçgiri Aşireti’nin merkezi olarak bilinen Sivas-Ümraniye’de 6 Mart 1921’de yaşanan birtakım “asayişsizlik” olaylarını haber alan Ankara hükümeti asayişi tesis etmek ve olayların büyümesini önlemek amacıyla bölgede örfi idare ilan etmiş, Nurettin Paşa kumandasında bir ordu görevlendirerek bölgeye göndermişti. Bastırma harekâtı sırasındaki yoğun şiddet uygulamaları, yapılan şikâyetler sonucu Meclis’in de gündemine alınmış ve durumu yerinde incelemek, olayların faillerinin ve askerî harekât sonrasında meydana çıkan elim tabloda sorumluluğu bulunanların tespiti için “Koçgiri Tahkikat Heyeti” ismiyle bölgeye bir kurul yollanmıştı. Dilek Kızıldağ Soileau tarihe “Koçgiri İsyanı” olarak geçen, gerek resmî tarihin gerek Kürt milliyetçi tarih yazımının önemli duraklarından biri olan Koçgiri İsyanı’nı birçok boyutuyla, kapsamlı bir biçimde ele alıyor: “Kürt devleti kurmak için girişilen bir Kürt isyanı” olup olmadığını, Alevi Kürtlerin olaylara dahlini, olayların “isyan” niteliği taşıyıp taşımadığını inceliyor. Bunu yaparken tarihsel, sosyal ve kültürel arka plana olduğu kadar resmî belgelere de bakıyor. Koçgiri İsyanı, Meclis Arşivi’ndeki “Koçgiri Hadisesine Dair Heyet-i Tahkikiye Raporu”nun tamamının edinilerek kullanıldığı ilk akademik çalışma.
  • Max Landsberg
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    352,50 KB
    Eser Türü: Makale
    Bu kitap kaynağını 1990 yılı boyunca, İngiltere'de McKinsey & Company'de yürütülen bir koçluk programından alınmıştır. Kurumlarda etkililiği oluşturma ve anahtar kişilerin, takımların ve hatta tüm iş gücünün performansını koçluk yoluyla artırmaya yardım etme amacındadır. Anlatan değil soru soran, sorunların ruhsal boyutunu araştırmak yerine algılanan gerçeklerle hareket eden, gerek kendisinin gerekse takım arkadaşlarının içindeki potansiyeli ortaya çıkaran bir koç olmak isteyenlere Koçluğun Taosu ışık tutacaktır.
  • Tuğrul Kudatgobilik
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    495,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tuğrul Kudatgobilik, Koç’ta üç kuşakla da çalışma fırsatını bulan ender yöneticilerden biri. Tüm meslek hayatını Koç’ta geçirmiş bir kişinin 1960’lı yıllarda Vehbi Koç’un yanında başlayan, bugünlere kadar uzanan profesyonel iş hayatında yaşadıkları, Koç Topluluğu’ndaki değişim ve dönüşümler ülkedeki ve dünyadaki değişimle birlikte kaleme alınmış. Dolayısıyla kitap, dünyadaki hızlı değişime ayak uydurabilmenin çarpıcı derslerini de içeriyor. Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu başkanlıklarını da yürüten Kudatgobilik’in anılarında, Türkiye’nin en gerilimli yıllarında işveren temsilcisi olarak oturduğu toplu iş sözleşmesi masalarında yaşananların, tehditler, siyasi suikastlar, darbelerin de izini sürüyoruz. “Koç’ta Üç Nesil” iş hayatına damga vuran liderlerin tecrübelerinin aktarımı ve sosyal barışın tesisinde iş dünyasında yaşananlar adına gelecek kuşaklara ışık tutuyor. Kitabın Birinci Bölüm’ü Kudatgobilik Ailesi başlığı altında Tuğrul Kudatgobilik’in çocukluk, gençlik, okul yılları ve ilk iş tecrübelerini kapsıyor. İkinci Bölüm Koç’ta Birinci Kuşak: Vehbi Koç Dönemi’nde 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da ve Türkiye’de yaşananların ışığında Türkiye’nin 1950’li 60’lı ve 70’li, 80’li yıllarındaki ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerinin tanığı oluyoruz. Devlet desteğiyle Türk iş camiasındaki değişim ve dönüşümün, palazlanmanın izini sürüyoruz. Arka planda yeni yeni filizlenmeye başlayan sendikal örgütlenmeler, bir döneme damgasını vurmuş grevler, öğrenci olayları ve darbeler arasında giderek büyüyen Koç Ailesi’nde Vehbi Koç’un iş prensiplerinin yakın tanığı oluyoruz. Özellikle Koç’un ‘‘amiral gemisi’’ Arçelik’le başlayan yeniden yapılanma döneminde, endüstri sistemindeki değişim ve dönüşümlerin izini sürüyoruz. Toplam Kalite – Koç 2000 Projesi başlığını taşıyan İkinci Bölüm’ün ise devamında dünya markası olma yolunda hızla ilerleyen Koç Topluluğu’nun atılımları, açılımları, dönüşümleri anlatılıyor. Tuğrul Kudatgobilik’in Koç Holding’deki endüstri ilişkileri sistemini oturtmak, işçi-işveren ilişkilerini rayına sokmak, Koç Topluluğu şirketlerinin toplu sözleşmelerini yapmak ve özetle “işçi-işveren ilişkileri” denilen kutsal dengeyi kurmak için verdiği mücadeleyi görüyoruz. KOGEM – Koç Holding Geliştirme ve Eğitim Merkezi’nin kuruluş aşamalarına tanıklık ediyoruz. Bu bölümde ayrıca Sakıp Sabancı ile Vehbi Koç arasındaki tatlı, esprili, kinayeli, derslerle dolu sohbetinin yakın tanığı olurken gülümsemeden edemiyoruz. “Dünyada Yılın İş Adamı” seçilen Vehbi Koç’un, maceralı Hindistan yolculuğunun ardından Yeni Delhi’de düzenlenen törende ödülünü Rajiv Gandi’nin elinden alışının hikâyesini okuyoruz. Vehbi Koç’a veda etmeden önce, bu duayen isme neredeyse bir evlat kadar yakın olmuş; zaman zaman en özel anlarına tanıklık etmiş, belki de birçok şeyi görmezden gelmiş ya da bir sır olarak saklamasını bilmiş; bazı özel anlarda bile duygusallığın zaaflarına teslim olmayıp aralarındaki iş ilişkisinin gerektirdiği mesafeyi koruyabilmiş; bir yandan Vehbi Bey’in esprilerine gülerken bir yandan da ölçüyü kaçırmamaya özen göstermiş bir insanın; Tuğrul Kudatgobilik’in anlatımıyla Vehbi Koç’un çocukları ve torunlarıyla ilişkisini okurken O’nu biraz daha özeliyle tanımaya başlıyoruz. Vehbi Koç’a Dramatik Veda ve Son Görevim başlığıyla kaleme alınmış Üçüncü Bölüm’de Vehbi Bey’in naaşının mezarından çalınışını ve Nebbaşlarla sürdürülen pazarlığı nefesimizi tutarak okuyoruz. Dördüncü Bölüm: Koç’ta İkinci Kuşak: Rahmi M. Koç Dönemi. Bu bölümde, 1990’lar ve 2000’ler Türkiyesi’nde yaşananları, Rahmi Koç, Semahat Arsel, Sevgi Gönül ve Suna Kıraç’ın Koç Ailesi’ndeki önemini onları daha yakından tanıyarak anlıyoruz. 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ilk yarısında belirleyici olan ideolojiler ve maddi koşullar, 20. yüzyılın ikinci yarısında değişmeye başlamıştı. Artık geniş kitleler daha refah içinde yaşıyordu. Ve 21. yüzyılda kitlelerin sistemle olan çelişkilerini daha çok maddi olmayan koşullar belirleyecek gibiydi. Daha insana dönük, düşünsel, eğitsel, kültürel, çevresel, psikolojik ve de sosyolojik faktörler girecekti işin içine. Dolayısıyla bireysel özgürlükler ve daha çok demokrasi talebi… Bu bölümde, dört ismin Koç’a kattığı vizyonun Koç Topluluğu’nun dünyaya açılımındaki önemini anlıyoruz. Beşinci Bölüm: Üçüncü Kuşak Koçlar. Bilişim Teknolojileri çağında Mustafa, Ömer ve Ali Koç’un devraldığı bayrağı bugünlere taşıyışını, onların iş yapma tarzını, değişen dünyayı kavrayışlarını, Koç Topluluğu’nu yeni dünyaya entegre edişlerindeki profesyonelliği en ince ayrıntılarına kadar görüyoruz. Altıncı Bölüm: Masanın Bir Ucunda: MESS. Vehbi Koç, Rahmi Koç, Semahat Arsel, Sevgi Gönül, Suna Kıraç, Mustafa, Ömer ve Ali Koç… Koç Topluluğu’na damgasını vurmuş bu isimlerin hepsiyle çalışan; yeri geldiğinde onların eli ayağı, yeri geldiğinde gözü kulağı, yeri geldiğinde aklı mantığı olan Tuğrul Kudatgobilik’in emekliliği geldiğinde, Rahmi Koç “Tuğrul kardeşim, seni emekli etmiyoruz, Koç Şirketleri adına Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Yönetim Kurulu’na aday gösteriyoruz ve Erdoğan Karakoyunlu’dan sonra da seni MESS Başkanı olarak görmek istiyoruz” der. İşte bu bölümde Kudatgobilik’in on beş yıl süren MESS Başkanlığı dönemi anlatılıyor. Ve kitap Tuğrul Kudatgobilik’in MESS Başkanlığının ardından TİSK Başkanlığı yaptığı on beş yılın anlatıldığı Yedinci Bölüm’le, Tisk Dönemi ile sona eriyor.
  • John Hillcoat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    202,11 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ünsal Coşar
    Atlanta'da yaşayan Michael Atwood (Chiwetel Ejiofor) pis işlere bulaşmış bir adamdır. 2 arkadaşı ve ayarladıkları 2 polisle birlikte bir bankada çok önemli bilgiler içeren bir kasayı çalarlar. Bu kasadaki bilgiler sayesinde bir Rus Mafya liderinin hapse düşmesine engel olurlar, ancak paralarını alamadan mafya liderinin eşi İrina (Kate Winslet) onlara bir başka görev verir, bunu başaramazlarsa sadece parayı değil hayatlarını da kaybedeceklerdir. Ve bu zor görevi başarabilmenin tek yolu, bir polisin öldüğünü bildiren "Kod 999" çağrısında bulunmalarıdır, böylece şehrin tarihinin en büyük soygununa imza atabileceklerdir. Ancak planlar istendiği gibi gitmeyince olaylar kontrolden çıkar.
  • Hulki Cevizoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    151,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kitap, Cevizoğlu'nun o bilindik araştırmacı kişiliğinin, özveriyle çalışması sonucunda ortaya çıktı. 68 kuşağının yaşadıklarını ince araştırmalar ve belgelerle o günlerin bir daha yaşanmaması için tüm gençliğimize sunuyor. Darbenin hangi gazetecilerin tahrikiye yapıldığını, gençleri örgütleyen elleri, Deniz Gezmiş'in idam edilme nedenini ve daha birçok bilinmeyeni bu kitapta bulacaksınız. Darbe yapsın diye askerleri kışkırtan gazetecilerin itirafları... İhtilal ortamı yaratmak için gençleri kim örgütledi?... MİT'teki "Balon Dosyası" neydi?.. 12 Mart Cuntasının telefonları bile dinlendi mi?.. 12 Mart'tan üç gün önce darbe olsaydı başbakan olacak sürpriz kişi kimdi?... APO'yu salıveren savcı!.. Tarihi itiraf: "Deniz Gezmiş, mahkemeye saygılı olsaydı idam edilmezdi!" 12 Mart'ın savcısı Çelebi ilk kez konuştu: "Elhamdülillah Atatürkçüyüm!" CHP milletvekillerinin çoğunluğu niçin Deniz'lerin idamına hayır oyu vermedi?... "Hatırla Sevgili" filminde gördüklerinizin gerçeği... Uğur Mumcu, 12 Mart'ın savcılarından Baki Tuğ'dan özür diledi mi?.. "Tam bağımsızlık" için banka soymak, adam kaçırmak mubah mıydı? 68'de kim "hain" kim "vatansever" idi?.. Bu kavramlar bugünle örtüşüyor mu?.. "Balyoz Harekâtı" neydi? Balyoz kimlerin kafasını ezdi?.. Deniz Gezmiş'lerin idamı "emirle gelen karar" mıydı?.. İşte belgesi... Deniz Gezmiş'in babasından şok açıklama: "Onları dağa çıkaran birtakım güçler vardı!.." Bir daha bir araya gelmeleri mümkün olmayan tanıkların tarihe ışık tutan ilk ağızdan açıklamaları... Gençler!.. Birbirinize düşmemek, aynı filmi tekrar yaşamamak için bu kitabı mutlaka okuyun!
  • Nedim Şener
    insan sesi mp3 - Türkçe
    62 Ayrım
    1926,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: YELİZ ÇENELİ
    3 Kasım 1996 Susurluk kazası nasıl "siyasetçi - mafya - polis" üçgenini ayyuka çıkardıysa, "ekonomide Susurluk"da diyebileceğimiz Türkbank yolsuzluğu, "siyasetçi - mafya - işadamı - bürokrat" dörtgenini ortaya çıkardı. Susurluk kazasında Mercedes'in kamyona çarpması ne anlama geliyorsa, Alaattin Çakıcı - Korkmaz Yiğit arasındaki telefon konuşmalarının ortaya çıkışı da, aynı anlamı ifade ediyordu. Böylece Türkiye, devlet mallarının özelleştirilmesinde; siyasetçi ve bürokrat gibi mafyanın da nasıl paydaş olduğunu görüyor, 953 milyon dolarlık faturası halkın sırtına binen Türkbank yolsuzluğu ile Alaattin Çakıcı olgusu daha da belirginleşiyordu. "Kod Adı Atilla" kitabıyla Nedim Şener yalnızca bilinen ve bilinmeyen yönleriyle Alaattin Çakıcı'nın değil, Türkbank ekseninde, yolsuzluk nedeniyle düşürülen ilk hükümetin bir sarmala dönüşen ilişkilerini gözler önüne seriyor. O hükümetin Başbakanı Mesut Yılmaz ile birlikte Yüce Divan yolu görünen Devlet Eski Bakanı Güneş Taner, 11 Haziran 2003 günü, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'na ifade verdikten sonra şöyle demişti: "... Türkbank benim siyaset hayatımda aldığım en büyük derstir. Bunu kitap haline getirip ders almaları için bugünkü siyasetçilere dağıtmak lazım..." Gerçekten de Türkbank yolsuzluğunda her kesimin çıkaracağı bir ders var: Siyasetçiye, işadamı ile iş ilişkilerine girmemek, mafya ile asla ilişki kurmamak; işadamına, siyasetçinin, mafyanın değil "Devletin Adamı" olmak, bizlerin payına ise, bütün bu yolsuzlukları okurken "sessiz kalmamak..."
  • Cüneyt Öztürk
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
    Kıbrıs’tan Siirt’e; Bir İdeal Peşinde Rauf Raif Denktaş; Dinamik, vatan millet için canını ortaya koymuş, anında karar veren ve o kararın arkasında duran, kahraman bir Türk askeriydi. Milli direnişin yıkılmaz direği oldu. Eğer Kenan Çoygun olmasaydı, o direniş, o güç, o otorite olmasaydı bizim içimizde bile; “canım artık bu iş bitmiştir Türkiye gelmiyor, teslim olalım gidelim diyen insanlar çoktu.” Turgut Özakman; “Orta boylu, kumral, çevik, enerjik, akıllı, disiplinli bir askerdi. Gelir gelmez çevresini etkiledi. Bütün birikmiş kırgınlıkları tatlıya bağladı. Mücahitlere ve komutanlarına yeni bir şevk verdi. Eğitim çalışmalarını hızlandırdı. Ortalıkta pek az göründü. İşine yumuldu. Çok geçmeden efsaneleşecekti.” E. Tümgeneral Yaşar Karagöz : General oldum, yurt dışında kritik görevlerde bulundum, emekli olduğumda Başbakanlıkta güvenlik konusunda en üst seviyede yöneticilik yaptım. Ama bir daha hiçbir zaman Siirt’te, Kenan Çoygun’un emrindeki Üsteğmen Yaşar olarak hissettiğim kadar güçlü hissetmedim kendimi. E. Tümgeneral Cumhur Evcil : Görevinin icrasında son derece ketum, yapılanların konuşulmasından hoşlanmayan bir yapısı vardı. Zaman zaman kendisine “komutanım bu yaşananlar sizinle beraber yok olacak bunları kitap haline getirmek lazım” dememize rağmen buna hiçbir zaman yanaşmamıştır. TMT Derneği Başkanı Yılmaz Bora : Kenan paşa hakkında bir kişi bir olay bilir, diğeri başka bir olay. Kimse neler yaptığını tam olarak bilemez. İsmet Kotak : Kendisine ileride yayınlanmak üzere anılarını arşiv için filme almayı önerdim. Milli Mücadele için konuşması gerektiğini, tarihi ihmâl etmemek gerektiğini anlattım, günlerce yalvardım, başaramadım. ’’İsmet, sen de bilirsin ki Mukavemetçi sırları ile ölür. Beni böyle anınız’’ dedi...”
  • Zihni Çakır
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    309 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Doğan
    Oysa mücadele yöntemi o kadar kolay ve o kadar yakındı ki, siyasal aktörlerin kimi zaman gözleri görmedi kimi zamansa kulakları tıkanmış oldu. Temel gerekçe ise, siyasi ikbal hırsının ülke çıkarlarının önüne geçmesiydi aslında. Örgüte yönelik yapılan operasyonlarda elde edilen dokümanlardan, "Lobi-Mafia-Devletin Yeniden Yapılandırılması Üzerine-Analiz-Oluşum-Birleşik Komün" isimli belgelerin içeriğinde yer alan aşağıdaki bölümlerde, görmezden gelinen bu örgütün ne amaçladığı açıkça görülmektedir. İşte o belgeden bazı önemli noktalar: 2000'li yılların başı itibariyle mevcut Ergenekon yapılanması yeniden düzenlenmelidir. Bu yapı TSK bünyesindedir ve askeri ataşelerden azami istifade edilmelidir. Naylon terör örgütleri ve mafya grupları vasıtasıyla birçok alanda illegal faaliyetler yürütülmelidir. İllegal örgütler ile işbirliği yapılarak, uyuşturucu ve para akışı kontrol altına alınmalıdır. Yapılanmaya bağlı olarak kurulacak STK'lar üzerinden, ülke genelinde tüm vatandaşlara yönelik etnik ve ideolojik temeldeki fikir ayrılıklarını ön plana çıkaran fişleme çalışmaları yapılacaktır. Ergenekon'u ayakta tutmak ve hedef olarak tespit edilen kişi ve tüzel kişilikleri yıpratmak amacıyla medya sektörü ve ticari hayata müdahale / sızmada bulunulması yönünde faaliyetleri gerçekleştiren bir illegal yapılanmaya gidilmedir... Devletin en önemli noktalarına kadar sızan bu örgütün kodlarından yola çıkılarak ulaşılan hedef, ülkeyi karanlığa sürükleyecek bir "Darbe" dir.

Sayfalar