Yazara Gore Listeleme

  • Hannah Arendt
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Şanslı doğulmaz şanslı olunur! Şans faktörünü yanınıza çekmenin 18 yolu... Erkekler ne ister ? Holistik Detoks Nisan tam zamanı...
  • Lewis Henry Morgan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    67,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Evrimci insanbilimin kurucusu olan "Lewis Henry Morgan"ın bu anıtsal çalışması, toplumcu kuramın başyapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir. Hemen hemen tüm dillere çevrilmiş bulunan "Eski Toplum"da Morgan, toplumsal evrimi, üç aşamada ele almaktadır: Yabanıllık, Barbarlık ve Uygarlık. Evrimi, insanın bilinçli olarak doğayı değiştirme ve denetleme çabasının bir ürünü olarak gören Morgan, insanlığın evriminin kanbağına bağlı örgütlenme aşamasından, toprak ve mülkiyet birliğine dayanan aşamaya doğru olduğunu göstermektedir. Kitabında toplumsal örgütlenmeden siyasal örgütlenmeye geçişin, toplumsal dizgelerin gelişmeleri sürecinde büyük önem taşıdığını vurgulayan yazar, toplumsal örgütlenmede, anaerkil dizgenin temel oluşturduğunu ve siyasallaşma öncesi toplumların genellikle demokratik nitelik taşıdığını kanıtlamaya çalışmakta, köken bakımından tüm insanlığın bir ve tek olduğunu söylemektedir. İnsanoğlu, birbirlerinden ayrı yerlerde, belki ayrı zamanlarda, aynı yollardan geçmiş, aynı süreçleri yaşayarak gelişmenin benzer aşamalarına varmıştır. Günümüzde bile, en ileri buluşları gerçekleştiren insanoğlunun düşüncesinin ilk çekirdeği, binlerce yıl önce, insan türünün ilk örneklerinin kafasında yeşermiştir. Kesintisiz bir gelişme sürecidir bu; değişme sürecidir. Ve Morgan'ın sözleriyle, "toplumlar, geçmişte olduğu gibi gelecekte de değişecektir."Engels'in deyişiyle, "Darwin'in yapıtı biyoloji için ne denli önemli ise, 'Eski Toplum' da, toplumbilim için, toplumların oluşum ve kökenlerini anlamak için o denli önemlidir."
  • Lewis Henry Morgan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    72,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hemen hemen tüm dillere çevrilmiş bulunan 'Eski Toplum'da Morgan, toplumsal evrimi, üretim araçlarındaki gelişmeye koşut olarak birbirini izleyen üç aşamada ele almaktadır: Yabanıllık, Barbarlık ve Uygarlık. Evrimi, insanın bilinçli olarak doğayı değiştirme ve denetleme çabasının bir ürünü olarak gören Morgan, insanlığın evriminin kanbağına bağlı örgütlenme aşamasından, toprak ve mülkiyet birliğine dayanan aşamaya doğru olduğunu göstermektedir. Kitabında toplumsal örgütlenmeden siyasal örgütlenmeye geçişin, toplumsal dizgelerin gelişmeleri sürecinde büyük önem taşıdığını vurgulayan yazar, toplumsal örgütlenmede, anaerkil dizgenin temel oluşturduğunu ve siyasallaşma öncesi toplumların genellikle demokratik nitelik taşıdığını kanıtlamaya çalışmakta, köken bakımından tüm insanlığın bir ve tek olduğunu söylemektedir...
  • Vivek Chibber, Leo Panitch, Greg Albo
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Socialist Register 2012, Bu Defaki Kriz başlıklı Socialist Register 2011'in devamı niteliğinde. Bu Defaki Kriz'de, ekonomik krizlerin, siyasi fırsatları da beraberinde getiren dönüm noktaları haline gelebileceği, ancak açılan siyasi alandan o ana dek solun değil egemen sınıfların faydalandığı tespitine yer verilmişti. Ekonomik Kriz ve Sol başlıklı 2012 sayısında, bu çözümleme, bir yandan Latin Amerika'dan Ortadoğu'ya, Çin'den Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafya ele alınarak, bir yandan da gerek kamu sektöründeki krizden, gerekse iklim krizinden beslenen, aynı zamanda bir kemer sıkma çağına işaret eden yeni birikim stratejileri masaya yatırılarak derinleştiriliyor. Avro bölgesi krizine solun nasıl yanıt vermesi gerektiğine ilişkin üç makaleden oluşan bir sempozyum ise okurlara solun krizdeki konumunu daha ayrıntılı değerlendirme fırsatı sunuyor. Solun önünde açılan stratejik olanaklar hakkında bu sayıda kapısı aralanan tartışmalar, Socialist Register 2013'te, 21. yüzyılda izlenecek sosyalist stratejilere yönelik sorularla devam edecek. (Tanıtım Bülteninden)
  • Jean Bauberot
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    16,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanlık tarihinin en mühim ve bir o kadar da travmatik hadiselerinden biri laiklik süreci.İktidarın gökten yere inişi,gücün tanrıdan insana intikali... Kitap bugünün tartışmalarını da hesaba katarak laiklik meselesini çok yönlü olarak ele alıyor,Türkiye'de olup bitenlere de ışık salıyor.
  • Evald Vasilyeviç Ilyenkov
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    10,80 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Hannah Arendt
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    26,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hiç kimse, kamusal mutluluktan pay almadan mutlu addedilemez; hiç kimsenin, kamusal özgürlük deneyimi yaşamadan özgür olduğu söylenemez ve hiç kimse, kamusal iktidara katılmaksızın ve orada bir pay sahibi olmaksızın mutlu ya da özgür olamaz." Devrim bir başlangıçtır; fakat şiddetle yoğrularak savaşa yaklaşan ve siyasal alanın dışına itilen bir devrim, yıktığı tiranlığın yerine yeni bir tahakküm odağını geçirmekten kaçabilir mi? Devrim, halkın iktidarını getirecek bir araçtır; fakat halkın tam katılımını engelleyen ve yeni güç odakları yaratmaktan öteye gitmeyen bir devrim hareketi kamusal mutluluğu ve iktidarı yaratabilir mi? Mutluluğa erişmenin yolunu şiddete ve zor kullanımına dayandıran bir devrim özgürlüğün yolunu açabilir mi? İfade etme, tartışma ve karar verme yetkisini halkın kendisine değil, yalnızca temsilcilerine veren bir devrim amacına ulaşabilir mi? Fransız ve Amerikan devrimlerini karşılaştırarak devrim olgusunu modern perspektifte değerlendiren Hannah Arendt, devrim hareketlerinin amaçlarıyla vardıkları nokta arasındaki uçurumda bugünün yakıcı sorunlarının köklerini ortaya koyarken, devrimler tarihini başka bir gözle görmemizi sağlamakla kalmıyor, gerçek bir devrim ihtimaline uzanan yollara da ışık tutuyor.
  • Yves Lacoste
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    20,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Coğrafya, sıkıcı ve işe yaramaz bir disiplindir". Yves Lacoste, akademik ve mesleki hayatı boyunca işte bu argümanla mücadele etti. Üstelik bu, hayli güçlü bir akıntıya karşı kürek çektiği bir mücadeleydi: coğrafyanın bütünüyle "sıkıcı ve işe yaramaz" olduğu öğrenciler arasında genel kabul gördüğü gibi, coğrafyacıların da büyük bölümü bu disiplini "iklim-nehirler-bitki örtüsü-nüfus-tarım" ve benzerine ilişkin kuru bilgilerin arasına sıkıştırılmış ölü bir disiplin haline getirmişti. Oysa coğrafya Lacoste'a göre bütünüyle siyasi bir alandı. Coğrafya Her Şeyden Önce Savaş Yapmaya Yarar'ın başlıca argümanı, stratejik bir bilgi olarak coğrafyanın, iktidar sahiplerinin elinde bir yönetim aracı olarak kullanıldığıdır. Bu araç, Vietnam Savaşı'nda ABD Hava Kuvvetleri'nin Kızıl Nehir bentlerinin coğrafi özelliklerini sinsice bir yıkım planında kullanması örneğinde olduğu gibi, doğrudan askeri amaçlara da hizmet edebilir. Lacoste'un kendi kelimeleriyle, "Gerek 'fiziksel' diye adlandırılan boyutlarıyla, gerekse iktisadi, sosyal, demografik, siyasi özellikleriyle mekanların metodik tanımlanması olarak coğrafyanın kesinlikle, pratik olarak ve güç olarak, devlet aygıtının bölgede yaşayan insanların kontrol edilmesi ve organize edilmesi için ve savaş için ifa ettiği fonksiyonlar çerçevesine yerleştirilmesi gerekir." Sert polemiklerle ilerleyen ve alanında bir tür "yapısökümü" gerçekleştiren kitap, ilk kez 1976 yılında kaleme alınmıştı. Elinizdeki metin ise, yazarın 2012 yılında yaptığı bazı revizyonların yanısıra, yazarın düşünsel dünyasında belirleyici olmuş bir yaşam öyküsünü de kapsayan uzun bir yeni önsözü de içeriyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Arthur Conan Doyle
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    310,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Türkbay
    Dünyaca ünlü dedektif Sherlock Holmes kendine özgü kişiliği ve maceralarıyla okurları 1887 den bu yana büyülemeye devam ediyor.Toplam elli altı çarpıcı hikayeden oluşan bu eser ikinci cildiyle okurlarının karşısında.
  • Brian Fay
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    63,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bugün içinde yaşadığımız dünya etnik, cinsel, ırksal, dinsel, sınıfsal ve kültürel farklılıkların giderek daha fazla vurgulandığı ve insanların kendi tikelliklerini keşfetme ve koruma çabasında olduğu çokkültürlü bir dünya. Çokkültürlü bir dünyada yaşama deneyimi, yanıtı çağdaş entelektüel ve siyasal düşünce için yaşamsal önemde olan epistemolojik bir soru doğuruyor. "Başkalarını, özellikle de bizden farklı olanları anlamamız mümkün mü?" İşte Brian Fay'in elinizdeki çalışmasının esas sorusu da bu. İşte Brian Fay'in elinizdeki çalışmasının esas sorusu da bu. Bugünkü entelektüel ve siyasal düşünce ikliminde etkin bir yaklaşım olan çokkültürcülük aşırı görecelikle beslendiğinde başkalarını anlamanın olabilirliğine ilişkin önemli soru işaretlerine yol açıyor. Başkalarını anlamanın olabilirliğinden şüphe duyulması toplumsal araştırmaları ciddi biçimde kısıtlıyor; sosyal bilimler alanında elde edilen bilgi, güvenilirliğini ve geçerliliğini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Fay bu çalışmasında sosyal bilimleri girdiği çıkmazdan kurtarma ve sosyal bilimsel araştırmaya yeniden can verme kaygısıyla, yeni bir sosyal bilimler felsefesi kuruyor: Felsefesinin en belirleyici özelliği de yeniden tanımladığı çokkültürlü bir yaklaşım... Sadece farklılığı tanımayı ve ona saygı göstermeyi vurgulayan yaygın çokkültürücülük anlayışının nihai sonucunun farklı grupların tecridi olacağını iddia eden Fay, karşılıklı öğrenmeye, diyaloğa ve etkileşime vurgu yapan bir çokkültürcülük anlayışı sunuyor. Bunu yaparken de benlik-başkası, biz-onlar, benzerlik-farlılık, içeridekiler-dışarıdakiler gibi tüm katı ikili kategorileri sorguluyor; yalnız sosyal bilimlerde değil, gündelik hayatımızda da hakim olan bu ikinci düşünce tarzını yıkmaya ve bunun yerine diyalektik düşünceyi koymaya çalışıyor. Anlamın doğası, yorumun niteliği, nesnelliğin olabilirliği, benlik ve benliğin başkalarıyla ilişkisi, kültür ve toplumun doğası, kültürlerarası anlayışın karmaşıklığı gibi meseleler Fay'in irdelediği konulardan bazıları. Ama Fay'in ele aldığı bu sorunlar yalnızca sosyal bilimleri değil, çokkültürlü deneyimin özneleri olan bireyleri de çok yakından ilgilendiriyor. Fay bizler için çok önemli bir kılavuz sunuyor. Bugün karşımızda duran en önemli sorunlardan birinin tikelliklerimizi koruyarak bir arada nasıl yaşayacağımız olduğu düşünüldüğünde, "Sadece farklılığı tanımak yetmez; etkileşim, diyalog ve karşılıklı öğrenme olmalıdır" düsturundan öğreneceğimiz çok şey olduğu tartışma götürmüyor...

Sayfalar