Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5061 sonuçtan 3811 - 3820 arası görüntüleniyor.
  • Aidin Salih
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    723,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şirin Hülya Sarıhan
    Günümüzde modern tıbbın imkânları çoğaldı ama hastalıklar da aynı şekilde çoğaldı ve yaygınlaştı. Hiçbir hastalığın gerçek sebebini bilmeyen modern tıp, birtakım hastalık belirtilerine isim verip teşhis koyarak deneme yanılma yöntemleriyle tedavi etmeye çalışmaktadır. Çünkü sebebi bilinmeyen bir hastalığın tedavisi imkânsızdır. Bugünkü fen bilimlerini düşündüğünüzde mekanik fizik, elektromanyetik fizik ve sair hakkında kalın kalın kitaplar mevcut olduğunu görürsünüz. Şimdi ise sibernetik tıp çıktı ve fizik kanunlarının tümü, kimya kanunlarınında %70'i iptal oldu. Hani o bildiklerinize ne oldu? Hepsi seraptan ibarettir. Bu yüzden Cenab-ı Hak, kitapta bizim için farzları bildirdi. Peygamberimiz (sav) de bütün sünnetleri gösterdi. Artık bizim için inanacak başka birşey yoktur. Cenab-ı Hak Al-i İmran suresi 160. ayette "Allah yardım ederse size galip gelecek kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse O'ndan sonra size kim yardım eder? Mü'minler ancak Allah'a dayanıp güvensinler." demektedir. Bu son noktadır, başka da hiçbir şey yoktur.
  • Aidin Salih
    insan sesi mp3 - Türkçe
    66 Ayrım
    1039,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şirin Hülya Sarıhan
    Bugün olup bitenler bütün insanların zihinlerini birbirine benzetme, insanlar arasındaki farkı kaldırıp küresel bir zihin oluşturma çabasıdır. Bugün bütün tıbbi ilaçlar ve aşılar domuz DNA'sı üzerinden nanoteknoloji ve gen teknoloji yöntemiyle üretilmektedir. Katkı maddeleri de aynı teknolojiyle üretiliyor. Bugün tıbbi ilaçlar, aşılar ve katkı maddelerinden ötürü total domuzlaşma oluyor. O zaman insanın genotipine domuz ve maymunun DNA'sı ekleniyor ve genotip değişiyor. Böylece insanlar domuzlaşıyor ve maymunlaşıyor. Zihinler de tek bir zihin haline getirilmeye çalışılıyor. Planda bu var. 52 yıl önce başlatılan çalışma tüm hızıyla devam ediyor. Plan sahiplerinin bu konuda çok da başarılı olduklarını söyleyebiliriz. Televizyon, radyo, cep telefonu, ilaçlar, aşılar, katkı maddeleri ve diğer her şey bu planın bir parçasıdır. Eğer bir evde uydu anten varsa o anten bütün programları çeker. O zaman bütün ev halkı onun etkisi altında kalır. Artık insanlar tek zihin, tek insan ve tek domuz olmaya doğru gidiyor. Belki bu anlattıklarım size çok marjinal gelebilir ama durumun ciddiyetini sonra anlarsınız.
  • Sezgin Kaymaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    781,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burçe Çiftçigüzeli
    Şenlik başlıyor, kıyamet kopuyor, sevinç kuşları en yükseğe havalanıyor! Opera, Çankaya Karakolu, Kumrular... Yeraltının tekinsizleri, yerüstünün kırıkları, manyak doktorları, garibanları, haydutları, iyi polisleri, kötü polisleri, iyi kötü polisleri, eli maşalı aklı karışıkları...
  • Sabriye Cemboluk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    135 Ayrım
    1796,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şirin Hülya Sarıhan
    Son sayfa: saray cariyesi bir büyükanne, Yahudi bir süt anne, savaşta git giden bir baba, bir nehrin iki yakasında kalıp birbirinden ayrılan iki kız kardeş. Osmanlı’nın parçalandı sancılı dönem. Bir cami, bir havra. Ve saklanan sırlar… Osmanlı’nın unutulan ve Türkiye’nin unutturulan gerçeğindeki insanlar… Havra’larda ki Müslümanlar, Müslüman bayramlarında ki hristiyanlar, Yahudiler… Yurdundan kovulan Musa çarmıha gerilen iyi sağ ve tanrının katına çıkmış Muhammet peygamberler birleşip, Ümmetleri için bir çıkış yolu bulamazlar mıydı? Dünya cenneti topraklarında, yüzyıllardır barış içinde yaşarken, Sevdalar, sevgiler büyütülürken ne oluyordu şimdi?
  • Glenn Meade
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    356 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Yugoslavya parçalanmakta, dünyanın Nazilerden sonra verdiği bütün sözlere rağmen Avrupa'nın göbeğinde bir başka soykırım yaşanmaktadır. Koalisyon kuvvetleri, Saraybosna'nın eteklerinde bulunan Omarska Kampı'ndaki katliamdan sağ kurtulmayı başarmış, ancak yaşadığı derin travma yüzünden konuşmaktan bile aciz küçük bir kız bulur. New York'lu bir hukukçu olan Carla Lane'in, yıllar önce Yugoslavya'da yaşanan "etnik temizlik"le ilgili pek az bilgisi vardır. Genç kadın, hamiledir ve müzisyen kocasıyla ideal bir hayat sürmektedir. Ancak kocasının gizemli bir suikastta öldürülmesiyle, Carla'nın zihnini bir süredir meşgul eden garip görüntüler şiddetlenir. Bunların izini süren genç kadın, çocukluğunda ağır bir psikolojik tedavi gördüğünü ve psikiyatristinin ona annesinin günlüğünü vermesiyle, ailesinin 20 yıl önce Bosna'daki bir ölüm kampında, büyük bir vahşetin kurbanları olduğunu öğrenir. Carla'yı zorlu bir sınav beklemektedir. Gerçek kimliklerini saklamak ve kurdukları suç imparatorluğunu muhafaza etmek adına kanlı geçmişlerinden geriye kalan son tanığı da susturmaya kararlı olan suçluları bulmalıdır.
  • Glenn Meade
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    8,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yugoslavya parçalanmakta, dünyanın Nazilerden sonra verdiği bütün sözlere rağmen Avrupa’nın göbeğinde bir başka soykırım yaşanmaktadır. Koalisyon kuvvetleri, Saraybosna’nın eteklerinde bulunan Omarska Kampı’ndaki katliamdan sağ kurtulmayı başarmış, ancak yaşadığı derin travma yüzünden konuşmaktan bile aciz küçük bir kız bulur. New York’lu bir hukukçu olan Carla Lane’in, yıllar önce Yugoslavya’da yaşanan “etnik temizlik”le ilgili pek az bilgisi vardır. Genç kadın, hamiledir ve müzisyen kocasıyla ideal bir hayat sürmektedir. Ancak kocasının gizemli bir suikastta öldürülmesiyle, Carla’nın zihnini bir süredir meşgul eden garip görüntüler şiddetlenir. Bunların izini süren genç kadın, çocukluğunda ağır bir psikolojik tedavi gördüğünü ve psikiyatristinin ona annesinin günlüğünü vermesiyle, ailesinin 20 yıl önce Bosna’daki bir ölüm kampında, büyük bir vahşetin kurbanları olduğunu öğrenir. Carla’yı zorlu bir sınav beklemektedir. Gerçek kimliklerini saklamak ve kurdukları suç imparatorluğunu muhafaza etmek adına kanlı geçmişlerinden geriye kalan son tanığı da susturmaya kararlı olan suçluları bulmalıdır.
  • Svetlana Aleksiyeviç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    676,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Ulusaler
    2015 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi Svetlana Aleksiyeviç'in önemli eserlerinden Son Tanıklar, 1941 Haziran'ında başlayan Nazi işgalini çocuk olarak yaşamış insanların öykülerine odaklanan etkileyici bir sözlü tarih çalışması. İsveç Akademisi, Svetlana Aleksiyeviç'e Nobel Ödülü verdiğinde yazarın "yeni bir edebi tür" yarattığını belirtmiş, eserlerini de "duyguların ve ruhun bir tarihi" sözcükleriyle betimlemişti. Aleksiyeviç uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla, kendilerine nadiren konuşma fırsatı verilen, yaşantıları da çoğu zaman ülkenin resmi tarihine karışarak yitip giden sokaktaki insanların hikayelerini kayıt altına alıyor. Son Tanıklar'da Aleksiyeviç 1941'de güneşli bir yaz günü başlayan ve 1945'e gelinene dek SSCB'de yirmi milyonu aşkın insanın hayatını kaybetmesine yol açan Nazi işgali ve II. Dünya Savaşı dönemini, o zamanı çocuk olarak yaşamış insanların tanıklıklarıyla aktarıyor. Kuşaktan kuşağa aktarılarak Sovyet insanının kaderini sonsuza kadar değiştiren bu büyük travmanın, uzak köylere, küçük şehir ve kasabalara, ormanın derinliklerine sığınmış korku dolu anne ve çocuklara kadar tüm Sovyet coğrafyasına nasıl yayıldığını o günlerin çocuklarının deneyimleriyle anlatan kitap, belki de en çok, hep büyüklere özgü kahramanlıklarla, kayıplarla özdeşleştirilen savaşın, asıl olarak çocukları bir anda ne büyük acılarla büyüttüğünü, büyümek zorunda bıraktığını gözler önüne seriyor. Neredeyse hepsi babasız, hatta kimi zaman da annesiz büyümüş, oyuncaklarla oynamak yerine bomba gümbürtüleri olunca kulaklarını kapamayı öğrenmiş, güzel çikolatalar, şekerlemeler yerine ot yemiş, toprak yemiş, hatta ev hayvanlarını, sokak hayvanlarını yemek zorunda kalmış çocukların öyküleri, savaşın ne kadar büyük acılara yol açabileceği konusunda bize bir kez daha uyarıda bulunuyor. "Vaktinde Dostoyevski şöyle bir soru atmıştı ortaya: Eğer masum bir çocuğun gözünden tek damla yaş dökülecekse, barışın, mutluluğumuzun ve hatta yeryüzünde ebedi uyumun sağlanması ve temellerinin güçlü bir şekilde atılması için yaşanacakla mazur görülebilir mi? Sorusunu yine kendi yanıtlamıştı Dostoyevski; hiçbir ilerleme, hiçbir devrim o gözyaşının dökülmesini haklı gösteremez. Hiçbir savaş. O gözyaşı damlası her daim her şeyden kıymetlidir. O tek damlacık gözyaşı. "Köyde hiç çocuk kalmamıştı. Sokakta beraber oyun oynayacak kimse yoktu."
  • Raymond Khoury
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    732,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Oğulcan İNAN
    Yoğun ateş ve parlayan kılıçlar altında yanmakta olan Kudüs, 1291'de Batı'nın elinden kayıp Müslümanların eline geçtiği sırada, genç bir Tapınak Şövalyesi, kılavuzu ve bir avuç şövalyeyle birlikte, örgütün ölmek üzere olan Büyük Üstad'ı tarafından kendilerine emanet edilen gizemli bir sandığı gemiyle kaçırmaya çalışmaktadır. Gemi ardında hiçbir iz bırakmadan yok olur. Ve bugün..Manhattan'da Tapınak Şövalyeleri gibi giyinen dört maskeli süvari Central Park'ta ortaya çıkıp, Vaktikan hazinelerinin galasının yapıldığı Metropolitan Sanat Müzesi'ne doğru ilerlemektedir. Süvariler, kalabalığın arasından geçerek, hazineyi yağmalamalarına engel olmaya çalışan herkese vahşice saldırılar. O sırada müzede olan Arkeolog Tess Chaykin, sürevilerin liderinin onca değerli eser arasında özellikle tuhaf bir ortaçağ şifre çözücüsüyle ilgilenişini sessizce izlemektedir. Diğer atılılarla birlikte gecenin karanlığına karışmadan önce, lider süvari bu şifre çözücü aygıtı büyük bir saygıyla alırken ağzından esrarlı bir kaç Latince kelime dökülür...
  • Robyn Donald
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    416,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • İbrahim Zerenoğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    ÖNSÖZ SON THRAK romanım yazma fikri 2019 yılının Ekim ayında Bursa’nın şirin sahil beldesi Mudanya’da ziyaret ettiğim Myrleia Antik Kentinde doğdu. Kazı alanının zihnimde oluşturduğu düşünceler Bursa’nın diğer ilçelerine dokunup zaman içinde İstanbul, Balıkesir, Kocaeli, Zonguldak, Kastamonu İlleri ile Kapadokya ve Karadeniz Bölgelerine, oradan Mardin ve neredeyse tüm Anadolu’ya ulaştı ve o dönem Trakya’sındaki Odrys Krallığına kadar yolculuğuna devam etti. Bu fantastik hikâyeyi sağlam temellere dayandırabilmek için Arkeoloji ve Sanat Tarihinin basılı kaynaklarından yararlanıp Arkaik Dönemin daha öncelerine, Neolitik Çağa kadar uzanıp Helenistik dönem başlangıcına kadar inerek bölge ile ilintili bilgiler derledim. Romanda anılan İl ve İlçelerdeki yerel yönetimlerin Basın departmanları ile Kültür ve Sosyal İşler birimlerinden bilgi akışı rica edip değişik şehirdeki 15’e yakın Müze Müdürlüğü ile görüştüm. Sanat Tarihi ve Arkeoloji dallarında araştırmacı kimlikleriyle anılan prestij isimlerin bazılarına ulaşabildim. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Profesör Doktor Engin BEKSAÇ’a özel bir paragraf açıp teşekkür ve şükranlarımı bir kez daha sunmak isterim. Thrak’lar hakkında yazılmış kitap ve çoğu kendisine ait binlerce sayfa bilimsel makaleyi, onlarca saatlik videolu anlatımı, arayıp bulduğum kaynaklardaki her bir satırı doğru özümseyip yorumlamama neden olan uzaklardaki dostumdur kendisi. Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’nin yaptığı arkeolojik çalışmalar birçok yeni bilgiyi gün yüzüne çıkardı. Thrak’lar; Hellen ve Roma medeniyetleri daha ortalıkta yokken Trakya, Marmara ve Batı Karadeniz bölgemizde var olan bir kavim. İskitlerle kan bağları olma ihtimali yüksek. Minos ve Anadolu kültürleri ile temasta bulunmuşlar. Miken uygarlığının oluşturulmasında katkı sağlamışlar. M.Ö. 1200’lerde Anadolu’ya göç eden Phirigialı’lar ve daha sonra Anadolu’ya geçen Bithynialı’ların da Thrak halklarından olduğu artık biliniyor. Tarihteki bütün halklar ve kavimler saygıyı hak eden çabalar gösterip varoluşlarını sağlayan zorlu yolculuğu devam ettirmişler. Yani; ayrışarak veya birleşerek bu günkü toplumların tortusunda- lar. Yakın coğrafyamızda Hellen şehir devletleri ve bunlara bağlı koloniler yazıyı kullandıkları için tarih sayfalarına kendilerini istedikleri şekilde servis edebilirken Thrak’lar dâhil, yazı kullanmayan birçok kavmin ayak izleri görünmez veya flu kalmış. Bu kitapta bir Thrak’ın fantastik hikâyesini anlatmaya çalışarak o örtülü izleri bir roman formatında da olsa daha görünür yapmaya gayret ettim. Sonunda, kronolojik haritaya ve yaşanan zaman dilimlerindeki arkeolojik ve bilinen tarihi gerçekliklere sadık kalınarak oluşturulan destansı bir aşk hikâyesi çıktı ortaya. Öyle sanıyorum ki kahramanı Thrak olan ilk romanı yazmak bana kısmet oldu. Bununla tabi ki kıvanç ve mutluluk duyuyorum ama gönlümün arzusu bu kadar değil ki! Dileğim; Devlet, Yerel Yönetim Kurumları ve muteber İş İnsanlarının Bilim Adamlarını Trakya’da yapılacak ve yapılmakta olan araştırmalarında desteklemesi, hatta kendilerine önderlik etmesi. Dileğim; kazdıkça altından tarih fışkıran bu topraklardaki emanetlere Trakyalıların sahip çıkması. Son dileğimse birçok Trakyalının kendi İl, İlçe ve köyünde yaşadığını düşündüğü kahraman Thrak’ları anlatan hikâye, masal ve romanlar yazarak onları onurlandırması.

Sayfalar