Yazara Gore Listeleme

  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    2020'li yıllar... Postnişinde Yüce Pir'in oturduğu Yeni Dünya Düzeni tarikatı iktidarını hızla güçlendirmektedir. Tarikatı oluşturan vasıl, salik, mürid ve talipler, "Son Hakikat" dedikleri dünya görüşlerini gezegenin bütününe tebliğ etmekle yükümlüdürler. Dünya halkları ya "Tekleşmiş Varoluş"ta eriyecekler ya da genleri yok edilmek suretiyle mutlak bir biyolojik ölümle karşı karşıya bırakılan Sömürülmezler'in ve Lanetliler'in kaderini paylaşacaklardır. Postmodern Faşizm. "Tek bir dünya, tek bir devlet, tek bir bayrak!" sloganıyla özetlenen çağdaş değerlerini, evrensel medyanın tüm olanaklarını kullanarak dayatır. Yüce Pir'in Kutsal Koalisyonu ile baş edebilecek tek bir güç vardır: Schrödinger'in Kedisi. Erwin Schrödinger'in kedisi, yeni fiziğin maskotudur. Aynı anda ölü ve diri olabilmek gibi akıl almaz bir bilimsel gerçekliği temsil eden Schrödinger'in Kedisi. Yüce Pir'in ve onun Kutsal Koalisyon'unun önündeki tek engeldir. Bu karşın, Schrödinger'in Kedisi bir bilim-kurgu romanı değildir. Tersine, 1950-2035 yılları arasında yaşayan Çankırı doğumlu psikoterapist İmre Kadızade'nin yıldızların İblis'i recmetmekte kullanılan taşlar olarak göründükleri bir ortamdan, 21. Yüzyıla, yeni fiziğe, kaos teorisine, saçaklı mantığa uzanan zihinsel cenklerinin hikayesidir. "Alev Alatlı'nın uzun yıllardır üzerinde çalıştığı dev romanı, ülkemiz edebiyatındaki ilk çaplı 'Anti-Ütopya' özelliğini altını çizdirecek bir tonlamayla okurun ve düşünebilen Türk insanının ilgisine sunuluyor. Bir gerilim romanının tempo ve heyecanını bir an bile elden kaçırmadan, ülke olarak neden ön-insanlar aşamasında kaldığımızın çözümlemelerini yapıyor, acımasız gerçekleri birer tokat gibi yüzümüze çarpıyor... Schrödinger'in Kedisi'ni tokat yemekten bitap düşmüş, yenik fakat dersler almış bir insanın bilgeleşmiş, külçelişmiş, felsefeyle kutsanmış ağırbaşlılığıyla bir kenara bırakırken, kendi yaşamınız ve ülkenin acınacak hali üzerine bin bir ant içerek yeni günlerinize başlıyorsunuz. 20. yüzyılın acılarla dolu yaşamında yer almış her Türk aydının muhakkak okuması gereken görkemli bir yapıt. Schrödinger'in Kedisi"
  • Refik Özdek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    615,60 KB
    Eser Türü: Kitap
    93 Harbi, Türkler açısından o kadar çetin ve bir o kadar ağır geçer ki Tuna’nın altında başlayan göçler, Osmanlı Balkanlarında bir domino etkisi yaparak herkesi yüzlerce yıldır yurt bildikleri topraklardan Payitaht’a doğru yola çıkmak zorunda bırakır. Refik Özdek, Osmanlı Balkanlarında yaşanan bu trajediyi, kendisi de bir Balkan göçmeni olarak o kadar canlı bir şekilde aksettirir ki, roman boyunca kendinizi o göç atmosferinden kurtaramazsınız. Romanın merkezinde tâ Kırım’dan beri ocaklarındaki koru hiç söndürmeden Tuna kıyılarına gelmiş bir ailenin, bu koru yine hiç söndürmeden Edirne’ye ve hatta Anadolu’ya kadar taşımak zorunda kalacak fertlerinin göç yollarında düşmana ve tabiat şartlarına karşı verdikleri mücadeleye şahit olacaksınız.
  • Alexander Puşkin
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    307,93 KB
    Eser Türü: Kitap
    Romanda dönemin Rus derebeylik düzeni ve ona uşaklık eden bürokrasiyle acımasızca alay edilmekte, Kirila Petroviç tipinin çevresinde rus derebeylik düzeni, günlük yaşam özellikleriyle, sevecenlikten de yoksun olmayan ince bir alaycılıkla sergilenmektedir. Bu bakımdan Dubrovski, Gogol'ün bazı ilk dönem yapıtlarıyla da ortak özellikler taşır.
  • Adem Öger, Oğuz Özdem
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    224,72 KB
    Eser Türü: Kitap
    1820-1920 yıllarını içine alan eserde, Nevşehir'in kuruluşu, Damat İbrahim Paşa, Nar ve Göre kasabaları, 19. yüzyılda Nevşehir'de sosyal ve ekonomik hayatı; Nevşehir ve çevresinde yaşayan Karamanlı Ortodoksların yetiştirdiği öğretmen, din adamı, doktor ve gazeteci gibi önemli simaları bulabilirsiniz. Karamanlıca yazılan eserin tıpkıbasımı da çalışmanın sonunda yer almaktadır.
  • Arkadi & Boris Strugatski
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Şimdi anladın mı, Mac?" dedi. "Bir-iki, ve her şey biter diye düşündün. Strannik! Öldür! Yaratıcıları as, korkakları ve faşistleri yeraltı yönetici kadrosundan uzaklaştır ve devrimin böylece sona ersin. Her şey bu kadar basit değil.""Hayır, asla bu kadar basit olacağını hiç düşünmedim." Maxim kendini savunmasız bir aptal gibi hissediyordu."Biliyorum." dedi. "Bu dünyayı anlayabilen insanların bunu söyleyecekleri her şeyi yapmaya hazırım. Eğer gerekirse ekonomi üzerine çalışırım. Yapmak zorunda kalırsam, denizaltıları batırırım. Emin olduğum tek şey şu: Yaşadığım sürece başka bir Merkez'in kurulmasına izin vermeyeceğim. Bunu iyi amaçlara hizmet etmek için düşünseler de..."Pulkovo Gözlem Evi'nde çalışmış bir astrofizikçi ve bilgisayar uzmanı olan BORİS STRUGATSKI ile Japon Edebiyatı uzmanı ARKADI STRUGATSKI en popüler Sovyet bilimkurgu ürünleri vermeye başlayan Strugatski kardeşler, bu yapıtlarında da Uzayda Piknik'teki çizgiyi izleyerek insanlığın en temel sorunlarına yöneliyorlar.
  • Alain Touraine
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Tarihin sonu", "ideolojilerin tükenişi", "evrensel değerlerin çöküşü" ve tüm bunlarla bağlantılı olarak düşünce ve sanat dünyasına iyice egemen olan "post-modernizm!" tartışmalarının asıl sorgulaması gereken bizzat "modernlik" değil midir? Günümüzün önde gelen toplumbilimcilerinden Alain Touraine, Modernliğin Eleştirisi'nde işte bunu yapıyor... Batı'da uzun süre bir yandan akıl utkusuyla, öte yandan da geleneklerin, inançların yıkımıyla özdeşleştirilen modernliği sorguluyor. Tarihsel çözümlemelerinden hareketle geliştirdiği düşünceler çerçevesinde, akıl adına keyfi egemenlikler ve tekbiçimciliğin dayatılmasını da, zorunlu olarak ırkçılığı, hoşgörüsüzlüğü, hatta din savaşlarını getirecek olan sınırsız çeşitliliği de reddediyor yazar: Özneye kulak vererek modernliğin yeniden kurulmasını ve dünyanın yeniden oluşturulmasını öneriyor. "Türk okurunun düşünceme göstereceği ilgiye çok özel bir önem veriyorum, çünkü Türkiye bu 'dünyanın yeniden oluşturulması'nın en etkin biçimde arayış halinde olduğu ülkelerden biri (...). Geçmişle gelecek arasında bir tercih yapmaya değil, bu ikisini bir araya getirmeye çaba gösteren bir ülke."
  • Azra Erhat
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    651,95 KB
    Eser Türü: Kitap
    Büyük tuttum bu işi:dört yıllık düşüncemi, yaşantımı bir kitabasığdırmakistedim.Homeros'ta insan dedim yola çıktım, beden ruh ikiliği dikildi karşıma, aldım inceledim; derken Platon' un insan anlayışı, toplum görüşü çeldi aklımı, onu da kavrayayım derken açıldım uçsuz bucaksız bir düşünce alanına. Özgürlük, mutkuluk,insancılık... Sorunlar, saçları altın tellerle örülmüş öcüler gibi çekti sürükledi beni ordan oraya. (...) Bir desteğim vardı : Yaşantıya olan güvenim. İnsanı mı konu edindim : insan gibi yaşayayım kendimi vere vere, dolu dizgin, coşkunca yaşayayım ki insanı anlayayım, insanı söyleyebileyim. (...) Sevgiyi ahlak edindim kendime, insancıllığı yalnız sevgide gördüm ve sevgiden bekledim, kitabı satır satır yazdırsın bana. Yanılmadım da : Ecce Homo' yu bana sevgi yazdırdı.
  • İrfan Erdoğan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yüz elli yıl önce teoloji ve felsefe, ardından sosyoloji ve psikoloji insan hakkında düşünceler yerine yaşayan insana bakmaya başladı. Yirmi birinci yüz yılda, insan hakkındaki düşüncelere iletişim ve kültürel incelemeler adıyla geri dönüldü. İnsnaın fiziksel ve sosyal varoluşunun zorunlu koşulu olan iletişim, söz söyleme, bir şey yazma, bir şey seyretme ve vücut diline indirgendi. İletişimsizlik, iletişim çökmesi ve empati gibi kavramlar moda oldu. Biçim özün yerini aldı. Egemen "ne" evrenselleştirildi ve "evrenselin işlevselliği" ilgi alanı oldu. Bu kitap kendini örgütlü yer ve zamanda üreten insanı ve egemen işlevsellikleri açıklamaktadır. Öğrenci ve akademisyenler için insan merkezli bir eleştirel yaklaşımla insan ilişki ve iletişimini betimlemektedir. Okuyucu, sayfalarda yaşananı ve yaşayan kendini bulacaktır okurken.
  • Gürkan Zengin
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Ahmet Davutoğlu, Iraklı Sünni grupları seçimlere girmeye ikna etmeye çalışıyordu. Onu dinleyen Iraklılar arasında en köklü Sünni Arap aşiretlerinden Ubeydiye'nin yaşı ilerlemiş lideri de vardı. İhtiyar aşiret reisi Davutoğlu'nun konuşmasını gözyaşları içinde dinledikten sonra ayağa kalktı ve yanındakilere şöyle dedi: - "Bu adamı dinleyeceksiniz, bu adam bir Bağdatlı gibi konuşuyor!..." İstanbul, 2005 yazı "Ahmet Davutoğlu, Mavi Marmara saldırısının sabahında Washington'da Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nda iki üst düzeyde Amerikalı diplomata şöyle diyordu: 'Beyler, dün gece vatandaşlarımız Akdeniz'in uluslararası sularında, hem de NATO üyesi olmayan bir ülke tarafından katledilmiştir. Bakın, Ankara'da yarın bir güvenlik zirvesi toplanacak. Eğer İsrail tarafından kaçırılan vatandaşlarımız 24 saat içinde serbest bırakılmazsa o zirveden çok sert kararlar çıkacak.' Ardından içlerinden biri sordu: 'Nasıl kararlar?' Davutoğlu Türkiye'nin alacağı kararları sıraladı. Amerikalı diplomatlar büyük bir telaşla, 'bunu derhal, kendi bakanımıza rapor etmemiz lazım,' diyerek odadan adeta koşarak çıktılar." Washington, Mayıs 2010
  • M. De Certau, L. Giard, P. Mayol
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    338,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Rönesas'tan bu yana,Tanrı dünyadan elini eteğini çekti ve yazı onun özünün gizli anlamını yorumlayan mütercimlik rolünden sıyrıldı. Böylece, yazı her tür erkin kaynağı, büyük üretici durumuna geldi. Michel de Certeau tarihin tarihin bu yeni betisini ifade etmek için sürekli ve yeniden okumaktan ve yorulmaktan hiç vazgeçmediği eserlerden biri olan Robinson Crusoe'daki mitlere özgü bir deyişi kullanmayı düşündü: Bundan böyle 'yazının öznesi efendidir ve dilden başka bir araca sahip olmayan işçi de Cuma'dır.'

Sayfalar