Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2714 sonuçtan 391 - 400 arası görüntüleniyor.
  • İkbal Gürpınar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    193 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Abdurrahman Çakır
    Gözbebeğimiz gibi bakığımız, gerekli tüm ihtimamı gösterdiğimiz hâlde solan, büyümeyen, çiçek açmayan bitkilerimizi düşündüm. Evlerimizde, suyunu, vitaminini, gübresini verdiğimiz, uygun yere yerleştirdiğimiz, özenle baktığımız hâlde bitkilerimiz çiçek açmazken, bütün engellere rağmen kayalıklardaki çiçeklerin tüm güzelliklerini sergilemesinin nedeni ne olabilirdi acaba? Hani, özel odaları, öğretmenleri, son model cep telefonları varken sınıfta kalan çocuklarımıza inat, gecekonduda yaşayan öğrencilerin takdirname alması, en iyi okulları kazanması gibi Sanırım bu, bir azim meselesi. Yeter ki isteyelim, içimizden gelsin, bir işi başarma isteği olsun yüreğimizde... İşte o zaman çelik teller bile bizi engelleyemez...
  • Bülent Tanör
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    2,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Bu kitabın konusu, Türkiye'nin son otuz yıllık anayasal gelişmelerinin toplu bir değerlendirmesini yapmaktadır. Esas ağırlık, 1961 ve 1982 anayasalarının karşılaştırılmasına verilmiştir. Bu karşılaştırma, metinlerin çerçevesini aşacak bir biçimde yapılmaktadır. Anayasaları doğuran sosyal ve siyasal ortamların rolü, askeri müdahalelerin nitelikleri gibi konularda da, eldeki olanaklar çerçevesinde bazı saptamalarda bulunulmuştur. İncelenen bir husus da, anayasaları ve anayasal gelişmeleri, çeşitli toplumsal ve siyasal kesimlerin nasıl değerlendirdiğidir. Bu yüzden kitapta, anayasaların ortaya çıkış koşulları ve kendileri kadar, bunlara gelen tepkiler de ele alınmış bulunuyor." (Tanıtım Bülteninden)
  • Ataol Behramoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    9,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çok eski zamanlarda, Kioto kenti henüz Japonya´nın başkenti iken, burada yaşayan bir kurbağa varmış. Hem de öyle sıradan bir yerde değil, bir tapınağın avlusunda, yarı yarıya kurumuş bir kuyuda yaşamaktaymış. Kuyudaki su kurbağanın yaşamasına yetiyor da artıyormuş bile. Üstelik de kuyunun dibi, tam kurbağa zevkine göre, yumuşak, yapışkan, nemli bir çamurla kaplıymış. Gelgelelim, günlerden bir gün kurak mı kurak, susuz mu susuz bir yaz başlamış. Hava ısınmış ısınmış, hani bizde sarı sıcak dedikleri türden bir sıcaklık her yanı kasıp kavurmuş. (Kitabın Girişinden)
  • Hikmet Karaman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    684,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yasemin EKİNCİ
    İki arkadaşın hayat mücadelesindeki samimiyet kokulu dostluklarının macerasını anlatıyor bu roman: Haber biter bitmez, Hüseyin'in yüzünü bir hüzün kapladı. Gözleri ıslanmaya başladı. Aslında Vedat'ın akıbeti hiç de iyi değildi. Fakat eski dost olmalarından dolayı gözleri yaşarmaya başlamıştı. Keşke bizi terk etmeseydin arkadaşım dedi kendi kendine. Vedat, şimdi hırsızlık yaparken öldürülmüştü. Hem de suçsuz bir insanı katlederek hayata veda etmişti. Hüseyin, bütün bunları düşünürken Acaba Vedat şimdi Allah'a nasıl hesap verecek; yaptığı hırsızlıkların, gaspların, yaralamaların, öldürdüğü bekçinin, bütün bunların hesabını tek tek nasıl verecek? dedi kendi kendine.
  • Muzaffer İzgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    25,4 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Samiha Ayverdi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    392,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülten Okutan
    Fazlı ve fazileti ile iftihar edilecek bir vatan ve iman adamı olan merhum Nihad Sami Banarlı, bir konuşma esnasında: "Türk evlatları ne zaman Süleymaniye'nin önünden onu gören gözlerle geçer, milli romantizmini, idrak edecek olurlarsa işte o zaman Türkiye kurtuluş ve selamet çağının idrakinin şurunda olur" diye kesip atmıştır. Şu halde biz de: "Ne imiş bu milli romantizm?" diye kendi kendimize soracak olursa, şu kısa cevapla sözümüzü bitirelim: Türk milletine ait bütün güzellikleri, değer ve hasletleri bir aşk ve şevk halinde ta yüreğinde hissetmek, fikir milliyetçiliğinde kalmayıp gömül milliyetçisi olmak ve nesilleri bu heyecan ile yetiştirmektedir.
  • Molly McAdams
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    356,96 KB
    Eser Türü: Kitap
    Evden uzaktaki ilk yılı neredeyse mükemmel olacakken, arzularına yenik düştüğü bir hafta sonu kaçamağı her şeyi değiştirecekti. On sekiz yaşındaki Harper, asker babasının kontrölü altında büyümüştü. Hayatı kendi istediği gibi yaşamaya ve yalnızca babasının birliğindeki askerlerden duyduğu şeyleri deneyimlemeye hazır bir şekilde, San Diego Devlet Üniversitesine doğru yola çıkar. Yeni oda arkadaşının sayesinde, Harper partilerin, yakışıklı erkeklerin, ailenin ve duyguların farkına varır. Hem yeni erkek arkadaşı Brandon'a hem de oda arkadaşının kardeşi Chase'e kısa sürede âşık olunca, kalbi ikiye bölünür. Tehlikeli görünümlerine ve geçmişlerine rağmen, iki erkek de Harper'a tapar ve onun için her şeyi yaparlar; bu, onu mutlu etmek için bir adım geri atmak anlamına gelse bile... (Tanıtım Bülteninden)
  • Terri Osburn
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Beth Chandler, tüm hayatını başkalarını memnun etmek için çalışarak geçirmiştir. Avukat olan Beth'in hukuk fakültesine gitme sebebi büyükannesini ve büyükbabasını memnun etmek istemesidir. Nişanlı bir kadın olmasının sebebi ise işkolik erkek arkadaşının evlenme teklifine evet demesidir; üstelik bu teklife sadece onu memnun etmek için evet demiştir. Nişanlısı Lucas, onu ailesiyle tanıştırmak için Anchor Adası'na götürmek istediğinde de, denizden aşırı derecede korkmasına rağmen gitmeyi kabul eder. Çünkü Beth için en önemli şey budur; başkalarını memnun etmek… Deniz fobisine rağmen nişanlısının ailesiyle tanışmak için onları adaya götürecek feribota biner ama bu yolculuğun sebep olacağı şeylere hazırlıklı değildir.Planladığı bu yolculuk planlamadığı bir aşkı getirdiğinde, Beth için iki aşk arasında kalması ve seçim yapması kaçınılmaz olur. Peki ya bu iki aşktan biri gerçekten imkânsızsa, seçim yapma şansı var mıdır?
  • Nesrin Aydemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    155 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Taylan Arslan
    Atatürk'ün Fikriye Ve Latife Arasındaki Yaşadığı İkilemleri Fikriye Ve Latife Arasındaki Aşk Savaşı Çarpıcı Ayrıntılarını Bu Kitapta Bulacaksınız Fikriye'nin Trajik Ölümü Ve Latife'nin Atatürk Tarafından Terkediliş Öyküsünü Hayretler İçinde Okuyacaksınız Tarihi yaratanlar kendi duygusal hayatlarını örgütleyebilmede sonsuz acılar içinde kalabilirler ve duygusal yapılanmalarındaki çalkantıları her zaman kendi isteklerine göre belirleyemezler. Dünyanın bütün halleri, çözülebilecek zorluklar gibi karşılarında dursa da her türlü ateşte ve zorlukta sınadıkları bedenlerini, duygusal dünyalarında denetleyememişlerdir. Böylesi durumlarda, yani kalbinin kırıldığı yerde böyle insanlar, dünyanın bütün iklimlerini bilmelerine rağmen kendilerini yalnızlaştıran dilsiz duvarlarla baş başa kalabilirler. Atatürk, gönlünü verdiği birlikte değişik hazları tattığı kadınlardan ikisini çok önemsediğini şöyle dile getirmişti: "Beni iki kadın çok sevdi; biri yalnız ben olduğum için, öteki mevkiim için..." Oysa Mustafa Kemal askeri dehasının yanında toplumsal hayatı da bilen duygusal bir yapı içinde büyümüştür. Hayatına birçok kadın girmiştir. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte ortalarda görüneceği bir first-lady'e çevresinin de telkiniyle ihtiyaç duymuştur. Ancak Latife Hanım'la yaptığı resmi evliliği hayatı paylaşma noktasında uzun sürmemiştir. Kalbinin gizli köşesinde, ölümüyle sürekli acısını yaşadığı Çankaya'nın duvaksız gelini Fikriye, her zaman yüreğini burkmuştur. Aşk ile sıkışan kalp, hayata karşı kayıtsız kalmamayı gerektirse de gene de insan o kör kuyuya ya da aşka zaman zaman düşer. Elinizdeki bu kitap Atatürk'ün hayatında yer etmiş iki kadının Mustafa Kemal'e olan sevgilerini, tutkularını ve aşklarını anlatmakta ve Mustafa Kemal'in bugüne kadar göz ardı edilen insani yönünü gözler önüne sermeyi hedeflemektedir. Keyifli okumalar... (Tanıtım Yazısından)
  • Fikret Mualla, Semiha Berksoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    352,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Didem Pabuççu
    Cumhuriyetin ilk opera sanatçılarından Semiha Berksoy ve hayat hikâyesiyle Türk resim sanatının en “trajik” adlarından Fikret Muallâ. 1930’ların İstanbul’unda başlayan ve âşıkları kıskandıracak yakınlıktaki dostluk, Fikret Muallâ’nın bir daha dönmemecesine gittiği Fransa’da samimiyetini ve yakınlığını hiç yitirmeden mektuplarla devam eder. Ta ki Muallâ’nın ölümüne kadar… Semiha Berksoy’un hayattayken bir araya getirdiği malzemelerden oluşan İki Aykırının Mektupları, bu iki çizgidışı insanı mektuplarında buluşturuyor.

Sayfalar