Yazara Gore Listeleme

  • Dilman Muradoğlu
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    504,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Neden rüyalarımızı hatırlamakta zorlanırız? Bastırılmış anılara ne olur? Belleğimiz üzerinde daha çok söz sahibi olmak mümkün mü? Peki bunu ister miyiz? Hollandalı psikolog ve filozof Draaisma bu kitabında, beyin araştırmaları alanında yıllardır yürütülen bellek çalışmalarını psikoloji ve felsefe alanından yardım alarak ve günlük hayattan örnekler eşliğinde sunuyor. İnsan beyninin gizemlerine meraklı okurların kaçırmaması gereken bir kitap.
  • Heinrich Heine
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    327,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yelda
    Heinrich Heine (1797-1856) “Romantizm Okulu”nu, Avrupa’nın geçmişi geride bırakıp yüzünü geleceğe dönme sürecindeki çalkantıları yaşadığı bir dönemde, sadece Almanya için değil, tüm Avrupa için kaleme aldı. Bu metni Almanya’yı geride bırakıp Paris’te yeni bir yaşama başladığı sırada yazdı. Yahudi olması dolayısıyla kendi yurdunda bile dışlanmış olan Heine, biçimlenmekte olan yeni Avrupa’nın çelişkilerinin çözümünü romantiklerin beslediği milliyetçiliklerde değil Avrupalılıkta görüyordu. Zamanının olaylarına bakışındaki alaycılığı, geçmişi ve tarihi yüceltme peşindeki “okul arkadaşlarını” anlattığı bu kitapta da kendini en renkli halleriyle gösterir. Geçmişin geride kalmadığı, bugününse geçmişi sırtında taşıdığı gerçeği, edebiyat alanından en çarpıcı resimlerle karşımıza çıkar. Okuyucunun kendisini adeta Paris sokaklarında Almanya ve Avrupa üstüne tadı bitmeyen bir sohbette bulacağını umuyoruz… “Sık sık insanları geçmişin mezarlarına bakmaya iten tuhaf, ürkütücü merak! Böyle şeyler olağandışı dönemlerde, bir çağın kapanışının ardından ya da büyük bir felaketten önce gerçekleşir.”
  • Peter Ackroyd
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    326,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Paris’te, köhne bir otel odasında hayatının muhasebesini yapan geçkin bir adam; ününü, servetini, ailesini, dostlarını yitirmiş, ömründe ilk kez görünmez hisseden sönmüş bir yıldız. Döneminin çok ötesinde düşünen ve yaşayan, düşüşüne dahi hayran bırakan az insan geçmiştir tarih sahnesinden. Akla gelen ilk isimlerden biri de Oscar Wilde’dır. “Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti”, yaşadığı karanlık günleri geçmişinin parıltısıyla aydınlatmaya çalışan yazarın kurgusal günlüğü. Düş gücünü ayrıntılı bir araştırmayla birleştiren Peter Ackroyd, Wilde’ın benzersiz yaşamını onun ağzından anlatıyor. Çocukluğunun korkularına, yaratıcılığını besleyen kaynaklara, tutkularının yol açtığı hatalarına, göz önünde yaşadığı fırtınalı ilişkinin gizli yönlerine ait parçaları birleştirerek sınırlarda geçmiş bir ömrün haritasını çıkarıyor. Oscar Wilde okurları kadar, zirveden zindana daima aynı ışıltıyla var olmayı başarmış bir figürün öyküsüyle tanışmak isteyenlere de seslenen “Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti”ni Tomris Uyar’ın metni taçlandıran çevirisiyle sunuyoruz. Gerçek şahsiyetleri edebi metinde ete kemiğe bürümeyi yazar kimliğinin simgesi haline getiren Ackroyd’un becerisini ispatladığı ilk eser Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti’dir. - The Guardian
  • Hikmet Çiçek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    93,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nalan Çitfçi
  • Mehmet Ali Güller
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    414,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayal Gökçe
  • Sinan Akyüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    142,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pelin Başak
    İki kişilik yalnızlık.. Yaşanmış bir öykü... O öyküden yola çıkılarak yazılmış bir roman.. 'Sözleri bitmiş' bir çift.. İlk yıllar ne güzeldi! diye düşünen, mutsuz bir kadın.. Yalvarırım beni dinle! diyen bir adam .. Karı kocanın arasına giren kara bir gölge .. Birbirine yabancılaşan, karanlığın dehlizlerinde birbirini kaybeden iki insan... Ve yavaş yavaş çöken, iki kişilik yalnızlık.. Okudukça yazılanların gerçekten yaşanmış olduğunu tekrar tekrar düşünmekten, hüzün ve öfkenin sınırlarında gidip gelmekten ve "Bunlar gerçek olmamalı!" demekten kendinizi alamayacaksınız. "Yaşadığım gerçekler beni sevdiğim erkeğin peşinden sürükledi. Peşinde sürüklendiğim sevgim ise bana ihanet etti. Birçok evli kadına ihanet ettiği gibi. İçimdeki o güzelim neşeli kız çocuğu genç bir kadına dönüşemeden, çok bilmiş bir kadın oldu. Çoğu zaman bu bilmiş kadından nefret ettim. Çünkü o neşeli kız çocuğunu her defasında susturmasını bildi o çok bilmiş kadın. Sevdiğim erkeği, onunla birlikte çıktığım bir yolculukta bir süre sonra kaybettim. Daha sonra ona kızgın oldum hep. Ona defalarca söylemiştim; ne olursa olsun elimi bırakma diye. Sensizlikten korkarım diye..."
  • Güldal Mumcu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    164,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nalan Çitfçi
    Milyonları sokağa döken olay 24 Ocak 1993 Pazar günü, saat tam 13:25'te yaşandı. Ülkemizde araştırmacı gazeteciliğin öncüsü; Atatürkçü, laik, cumhuriyetçi, demokrat bir Türkiye'nin yılmaz savunucusu Uğur Mumcu, arabasına konan bir bomba ile inandığı değerler uğruna öldürüldü. Eşi Güldal Mumcu, o günü ve o günden sonra yaşadıklarını İçimden Geçen Zaman adlı kitabında anlatıyor. Suikastın karanlıkta kalmış pek çok ayrıntısını gün ışığına çıkarıyor, yalın anlatımıyla sarsıyor. "Ev sakinleşince, ablamla birlikte camın önündeki bordo koltuklara oturduk. Sis ne zaman bastırmıştı bilmiyorum, ama yoğundu ve şehir görünmüyordu. Sis bulutunun arkasındaki şehre bakarken, sanki sis bizi de içine alıyordu. O gece uyumadım. Şimdi neler konuştuğumuzu tam olarak anımsamıyorum. Öylece koltuklarda oturan halimiz ve camın dışındaki sis perdesi gözümün önüne geliyor. Bir de, ara ara içeriye gidip çocukların odalarında dolaşırken peşimi bırakmayan bulut… Uğur'u sonsuzluğa uğurladığımız günün ertesinde kar her tarafı kaplamıştı. Beyaz bir sessizlik şehri sarmıştı sanki. Pencerenin önündeki bordo koltuğa oturdum. Şehrin karla kaplı sessizliğine baktım. Hayatımda yeni bir dönem başlıyordu."
  • Don Miguel Ruiz Jr.
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    170,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pelin Başak
    "Bilgi mi seni yönetiyor, sen mi bilgiyi?" Bu kitap Toltek bilgesi Miguel Ruiz'in Dört Anlaşma kitabının bittiği yerden başlıyor. Babasının çok satan kitabındaki prensipler üzerine inşa ettiği kitabında kendisi de bir Nagual (Toltek Dönüşüm Ustası) olan oğul Miguel Ruiz Jr. bize acı ve ıstırap getiren inançlara ve bakış açılarına bağlanmamızın beş seviyesini açıklıyor. Bu beş seviye: o Öz Benlik o Tercih o Özdeşleşme o İçselleştirme o Fanatizm Çok erken yaşlarda oluşan bu sağlıksız bağlanma seviyeleri psikolojik ve ruhsal sis bulutunda hapsolmamıza, kaderimizi şekillendirmeye, tüm diğer seçeneklere ve olasılıklara "körleşmemize" neden oluyor. Bu güçlü kitapta, önce inançlarımızı sorgulamayı, kutunun dışında düşünebilmeyi, koşullandığımız sağlıksız bağlanmalarımızı tespit etmeyi (Tanıtım Bülteninden)
  • Yekta Kopan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    107,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gökçin Çelikiz
    "Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu." Öyküler. Kısa öyküler. Çok kısa öyküler. Yekta Kopan, edebiyatın en değerli parçası kısa öyküyü titizlikle işliyor. İnsanı derinden kavrayan yalın anlatımıyla hayatın tüm karmaşasını içinde taşıyan çekirdek zamanların resmini yapıyor. Cümleler, sözcükler hatta harfler, bu kitapta birer notaya dönüşüyor ve hayatın gizli ahengini sezdiriyor. Kediler Güzel Uyanır usta işi bir kitap.
  • Edmondo de Amicis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    561,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melike Can
    Borges’in romanındaki Lombardiyalı Droctfult’un fethetmeye geldiği şey karşısında büyülenip önünde diz çöktüğü, Hz. Muhammed’in fethini gerçekleştirecek komutana övgülerini belirttiği; Fatih Sultan Mehmet’in fethetmeden önceki iki gün boyunca hiç uyumadığı; pek çok şair, yazar ve sanatçının ilk karşılaştıklarında kekeleyip konuşamadıkları; yüzlerce farklı kültürün bin yıllar boyunca kendi içinde harmanlanıp bir renk cümbüşü haline getirdiği; tarihin her döneminden muhteşem yapıları ve eserleri ile dünyanın sayılı birkaç şehri arasında yer alan İSTANBUL’u, 1870’li yıllarda varır varmaz gördüğü manzara karşısında büyülenen Edmondo De Amicis’in öve öve bitiremediği kalemi ve estetik hayranı gözüyle, şehrin görkemini ve burada Amicis’in geçirdiği her anı geçmişe yapılan bir yolculukmuş gibi büyülenerek yaşayın. “İstanbul’a girerken hissettiğim duygu, bana, Messina’nın boğazlarından Boğaziçi’nin girişine kadar süregelen on günlük yolculuk boyunca gördüğüm her şeyi unutturdu. Bir göl kadar durgun Yanya Denizi, Mora’nın güneşin ilk ışıklarıyla gül pembesi bir renge bürünen uzak dağları, gün batımında kor gibi parlayan Yunan takım adaları, Atina’nın harabeleri, Selanik Körfezi, Limni, Bozcaada, Çanakkale Boğazı, yolculuk boyunca beni eğlendiren ve ilgimi çeken pek çok insan ve olay, Haliç’in manzarasında silinip, gittiler. Şimdi artık, onları anlatmak istesem, hafızamdan çok hayal gücümü çalıştırmam gerekecek. Ancak ilk sayfamın sıcacık ve canlı başlayabilmesi için, anlatmaya, seyahatin Marmara Denizi’nin ortasındaki son gecesinden ve geminin kaptanının bana ve arkadaşım Junk’a yaklaşıp, ellerini omuzlarıma koyarak, boğuk Sicilya aksanıyla ‘Baylar, yarın şafak sökerken, İstanbul’un ilk minarelerini göreceğiz…”

Sayfalar