Yazara Gore Listeleme

  • Emil Pejata
    metin
    4 Ayrım
    4,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu korkunç düzeyde genişletilmiş beyin gücü bütün uzayı geçerek Dünya'mıza ulaşacak bütün uygarlığınızı ve sanat yapıtlarınızı silecek. Anlatılacak hiçbir şey kalmayacak. Çok kötü olduğu için Tanrılar tarafından sonsuzluğa dek yok edilmesine karar verilen bir kral hakkında kitaplarınızı okuduğum eski bir öykü gibi olacak. Dünya sonsuzluğa dek yok edilecek. Herşeyin üstünde donuk bir ışık. Sonra hiçbir şey. Oren kanının dondugunu hissetti. Daha bitmemişti. Yüksek Mahkeme'nin planının güzelliği ırkımızdan herkesin bu işe katkıda bulunmasından kaynaklanıyor. Hepimiz kendi isteğimizle cellatlarınız olduk. Derin inancımızdan doğan bir istek. Bu işte hiç kimse hatta Yüksek Mahkeme bile kendini suçlu hissedemez. (Arka Kapak)
  • Ahmet Yılmaz Boyunağa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Avrupa içlerinden Arabistan çöllerine yapılan uzun bir yolculuk... Haç ve Hilal uğruna savaşan iki büyük ordu... Bir tarafta tüm Avrupa'nın maceraperest ve hayalci şövalyeleri, diğer tarafta ise Selahâddin Eyyübî önderliğindeki isimsiz kahramanlar... III. Haçlı Seferini anlatan bu roman tarihe ışık tutuyor...
  • Emmanuel Decaux
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    989,80 KB
    Eser Türü: Kitap
    İletişim Yayınları • PRESSES UNIVERSITAIRES DE FRANCE CEP ÜNİVERSİTESİ YeniYüzyıl Kitaplığı, Bilgi günümüzün en önemli değeri haline geldi. Ama çığ gibi büyüyen bilgi üretimini izleyebilmek, günlük koşuşturmanın içinde neredeyse imkansız. Gündelik hayatımızı yakından ilgilendiren konularda bile kitap okuyacak zaman bulamıyoruz. Oysa bunun ötesine geçebilmek, kendimizi her konuda geliştirmek, kültürümüzü arttırmak hepimizin düşü. Cep Üniversitesi size çağdaş bilgi ve kültürün kapılarını açıyor. Cep Üniversitesi'nin kitapları, Fransız "Que sais-je" (Ne biliyorum?) dizisinden titizlikle seçildi ve Türkçeleştirildi. Cep Üniversitesi ayrıca, Türkiye'nin tarihiyle, siyaset, kültür, ekonomi hayatıyla ilgili konularda özel olarak bu dizi için uzmanlara ısmarlanan eserlerle zenginleştirildi.
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    6 Ayrım
    8,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gaziantep yakınlarıdaki Antik Hitit kentinde bir kazı. Üç bin yıl önce yazılmış tabletler. Tabletlerin bulunmasıyla başlayan cinayetler. Yazman Patasana'nın itirafları. Parlak güneydoğu güneşinin altında karanlık sırlar... Hititlerin tükenişi, Asurlular... Osmanlının son dönemleri, Ermeniler... Günümüz Türkiyesi, Kürtler... Akan kardeş kanı... Bu toprakların değişmeyen yazgısı: Şiddet ve aşk... Bu topraklardaki kanlı tarihe bir ağıt... Bu toprakların zengin kültürüne bir güzelleme... "Ben zalimler çağında yaşayan bir alçaktım. Tanrıların korkak haline getirdiği bir alçak. Alçakların en acınacak olanı, en tiksinti vereni. Yüreğini dalkavukluk, aklını düşmanlıkla besleyen sinsi bir saray yazmanı. Bedenine sinmiş soylu nefretini, görkemli giysilerin yüzündeki derin acıyı, tunçtan daha katı bir mutluluk maskesinin ardına gizleyerek Hatti kralının emrine koşan ikiyüzlü bir tören adamı. Sevdiği kadın, aşkı uğruna ölürken, kralına bağlılığın vakarıyla ellerini göğsünde kavuşturarak sessiz kalmayı seçen, yeryüzünün en onursuz erkeği. Erkeklerin yüz karası. Aşkı için ölmenin yüceliği yerine, sarayın taş duvarlarında büyüyen kendi değersiz varlığının görkemli gölgesine sığınmaktan çekinmeyen, sefihlerin en rezili. Ben ölüler içinde yüzen, ben, tanrılar tarafından alnına, 'Sonsuza kadar acılar içinde kıvranacaktır,' yazılan Saray Başyazmanı Patasana." (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    6 Ayrım
    3,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Anadolu'nun kalbinde yeryüzünün ilk büyük imparatorluğu: Hititler... Açgözlü kralların toprak hırsı. Kanla yazılan bir tarih. Yeryüzünün ilk büyük savaşı Kadeş. Umarsız bir sevda. Aşkını günah gibi yaşayan genç bir kadın. Tanrıların lanetlediği insanlar. Uğradığı lanetin bedelini savaşla ödeyen bir adam. Acımasız bir dünyada, aşkın derme çatma kalesine sığınmış iki insan... Yıllar öncesinden gelen bir çığlık... Savaşa karşı bir haykırış. "Hoş geldin, ey, uzak yolların yolcusu, ey güzel haberlerin müjdecisi, ey omuzlarında yılların bilge yorgunluğunu, gözlerinde bilinmezin heyecanını taşıyan kişi, yaşlı ülkeme, Hattilerin bin Tanrılı toprağına, güzel Hattuşa'ya hoş geldin... Hastalanmış mutluluğa, uzun ömürlü kedere, sona erdireceğin yasıma hoş geldin. Öksüz sokaklara, kimsesiz meydanlara, boynu bükük evime, hoş geldin. Seni bekliyordum. Uzun geceler, uzun günler boyunca, neşeli baharlar, doygun yazlar, yorgun sonbaharlar, kavruk kışlar boyunca, uzun, çok uzun yıllar boyunca. Hoş geldin." (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yarı otobiyografik bir roman. Sovyetler Birliği henüz dağılmamış. Türkiye'de askeri diktatörlüğün en karanlık günleri. Moskova'daki uluslararası okulda eğitim gören Türkiyeli devrimciler. Askeri diktatörlüğün istihbaratçıları onların peşinde. Ve karlar üzerinde bir cinayet. Cinayet sorgusuyla başlayan iç hesaplaşma. Hayatın anlamı nedir? Gerçeği kim temsil ediyor? Sadece Türkiye Komünist Partisi'nin değil, uluslararası devrimci hareketin bir dönemine de farklı bir bakış. "Mehmet koruluğun sınırındaki dereye geldiğinde, Leonid yine yaklaşmıştı pencereye. Ama Mehmet onu görmedi. Gözleri geçeceği derenin üzerindeki küçük köprüye takılmıştı, yerler buzdan parıldıyordu. Köprüye doğru bir adım atmıştı ki, ayağı kaydı. Düşmekten son anda tahta korkuluğa tutunarak kurtuldu. Doğrulup yeniden yürümeye başlayacaktı ki, arkasında birinin varlığını hissetti. İrkilerek başını çevirmeye çalıştı ama geç kalmıştı; derinden gelen bir ses duydu, aynı anda sırtında şiddetli bir darbe hissetti; hızla öne savruldu ama elleri hâlâ korkuluklarda olduğu için yere düşmedi. Başını çevirip vuranı görmek istedi, başaramadı. Bakışları usulca aşağı, göğsüne kaydı, hiçbir şey göremedi. Ama sırtındaki ağırlık hissedilmeyecek gibi değildi. Birkaç saniye ayakta kaldı, başı dönüyor, kusmak istiyordu. Engellemek istedi, başaramadı, ağzından koyu bir sıvının boşaldığını fark etti. Elleri korkuluktan çözüldü, yüzüstü yere yıkıldı. Düşerken başını köprünün buzlanmış tahta döşemesine çarpmıştı, ama hiç acı duymuyordu. Yalnızca hızla uzaklaşan birinin ayak seslerini işitti." (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmet Tomor
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    2,75 MB
    Eser Türü: Kitap
  • metin - Türkçe
    6 Ayrım
    2,11 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ahmet Cevizci
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    17,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Giriş ilk kez 1903 yılında yayınlanmış, kısa sürede pek çok dile çevrilmiş ve Bergson'un filozof olarak dünya çağında kazanacağı şöhretin bir bakıma fitilini ateşlemiştir. Bergson bilimler çağında metafiziğin neden hala gerekli olduğunu açıkladığı metninde, metafiziğin sezgi metodunu, okuruna sezgi tecrübesi yaşatmayı hedefleyen bir kurgu ve üslupla sunar. Kendine has bakış açısını ortaya koyduğu bu yoğun metni, felsefesinin özeti mahiyetindedir. Felsefesiyle olduğu kadar yazarlık üslubuyla da iz bırakmış olan Bergson, 1927 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. "Felsefenin gerçek değeri, düşünceyi kendi üzerine döndürmektir. Bergson, kesin bilimlerden beslenmiş bir zihnin vazgeçemeyeceği bir açıklık gücüyle kombine ettiği büyülü silahlarını, şiirden ödünç alma cesaretini gösterdi. En muhteşem ve en yeni imgeler, metaforlar; kendi bilincinde yaptığı keşifleri ve kendi iç tecrübelerinin sonuçlarını başkasının bilincinde de meydana getirme arzusuna hizmet eder. Bu üslubun, musiki camiasında Debussynin eserlerinin meydana getirdiği çok incelikli ve rahat üslup ile hemen hemen çağdaş olduğu gözlemimi paylaşmama izin veriniz". Paul Valéry
  • Can Dündar, Bülent Çaplı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    110,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Büyükdüvenci
    Savaşlar kazanmış muzaffer bir kumandan… İnatçı bir diplomat… Cumhuriyet kurmuş bir devlet adamı… Kafasında kırk tilkiyi kuyruklarını birbirine değdirmeden gezdiren bir politikacı… İdeal bir eş… Örnek bir aile babası… Kimine göre ise tek parti döneminin astığı astık, kestiği kestik diktatörü… Ülkenin unutulmaz “Milli Şef”i… Hayranları kadar düşmanları da oldu; sevenleri kadar nefret edenleri de… Ama kimse onu görmezden gelemedi. Üç bölümlük İsmet Paşa belgeseli ve kitabı “İkinci Adam”ı görmezden gelenlere onu yeniden tanıştırıyor.

Sayfalar