En Son Eklenenler

Toplam 58956 sonuçtan 41721 - 41730 arası görüntüleniyor.
  • Erkan Yücel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    88,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Şermin Kılıç
    Konusu:
    Yaklaşık çeyrek yüzyıl önce, Erkan Yücelin başında bulunduğu Halk Tiyatrosu tarafından sahneye konan Deprem ve Zulüm oyununun bugün yayımlanmasının, o günlerde olup bitenleri anlamaya yarayan belgesel bir önemi var. (Gün Zileli) Oyunun adı Deprem ve Zulüm oldu. Masa başında Erkan Yücel başta olmak üzere müzikal sözler aradık. Devrimci, siyasi diyaloglar ve montaj noktaları seçtik. Oyunun müziklerini Sarper Özsan besteledi. Kürtçe ağıtları ise Cemil Hoca okudu. (Şıhali Yalçıner) Erkanın anlattıklarından etkilendim diyebilirim: Erkan Yücelin kafasında bir tiyatro biçimi vardı ve onu deniyordu. Bunun adı halkla bütünleşen, halkla birlikte yaratılan Halk Tiyatrosu olabilirdi belki. Yine de her ikisinin açısından da (Mert Egemen, Erkan Yücel) bir haklılık vardı ama bu parçalar birleştirilemiyordu. (A. Aydın Doğan) Adıyla, savaşımıyla bir döneme damgasını vuran bir oyunla yüz yüzesiniz. Tiyatromuzda belki de eşi benzeri olmayacak bir oyun: Deprem ve Zulüm
  • Ayşe Kulin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    412,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Nurdan Sonemel
    Konusu:
    Bu kitapta yazdıklarım, babamın da var olduğu dünyada geçirdiğim kırk yılın, dürbünüme çarpan resimleridir; özelimde ve ülkemde 1941’den bu yana yaşadıklarımdan, gördüklerimden seçmelerimdir. Kitabıma, beni çok etkileyen, çok üzen, çok sevindiren, bende iz bırakan, belleğimde hep kalan anılarımı aldım. Babamın vefatına kadar beni ilmek ilmek örerek bu günkü ben yapan kişileri, olayları kendi gözümden, kendi kalemimle aktardım. Babamın ölümünden sonra ise, ne ben aynı Ayşe’ydim ne de Türkiye aynı Türkiye. Babamın yokluğu beni, Turgut Özal da Türkiye’yi değiştirmişti. Artılarımız ve eksilerimizle başkalaşmıştık. 1983’ten sonraki yıllarımın serüveni belki bir başka kitaba konu olur ama elinizdeki sayfalarda okuyacaklarınız, 1983 yılına kadar, Edip Cansever’e rahmetle selam olsun, “Ben Ayşe Kulin Nasılım”a yanıtımdır.
  • Hatice Opak Bilgin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    103,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Hatice Opak Bilgin
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    83,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Kadriye Demir
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    73,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Kadriye Demir
  • Hatice Opak Bilgin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    67,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Hatice Opak Bilgin
  • Hatice Opak Bilgin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    66,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Hatice Opak Bilgin
  • Aliye Burkay İbiş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    78,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Sebahat Varol
  • Michel Foucault
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    338,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Nurdan Sonemel
    Konusu:
    Özne ve İktidar'da bir araya getiren metinler, Descartes'in günümüze Batı düşüncesinde neredeyse vazgeçilmez bir yer tutan özne ve bilinç felsefesinin hâkimiyetini sarsan yeni bir düşünme biçimini temsil ediyor. 1960'lı yıllardan itibaren özellikle Nietzsche ve Heidegger'in etkisiyle ortaya çıkan bu yeni düşünme biçimi. Foucault'nun "antropojizm" olarak adlandırdığı ve öncelikle insanı ve insan doğasını felsefi düşünce için çıkış noktası olarak alan, özelde ise öznede ve bilinçte yoğunlaşan geleneği hedef alıyordu.
  • Susanna Tamaro
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    39,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Nurdan Sonemel
    Konusu:
    Yok oluş da, kurtuluş da bizim elimizde. Seçim yapma sorumluluğu bize düşüyor. Susanna Tamaro okurlarını “karası” düşüncelerden, “denizi” kelimelerden oluşan adasına davet ediyor. Var Olan Ada, yazarın kimi gazetelerde yayımlanmış kimi bugüne kadar hiç gün yüzüne çıkmamış yazılarından oluşuyor. Tamaro tıpkı diğer kitaplarında olduğu gibi burada da yaşamı sorguluyor ve insanın iç huzuru, ölüm, yaşam, din üzerine düşündüklerini paylaşıyor. “Eninde sonunda önümüzde iki yol açılacaktır. Ya sahip olmak için ya­şayabiliriz ya da inanç birliği için. Ya kudret için yaşayabiliriz ya da aşk için. Ya mutlak olduğuna inandığımız kendi dar ufkumuzla yaşayabiliriz ya da alçakgönüllülükle, sınırlı bir görüşe razı oluruz ve bu görüşte ha­yat şimdi, ebediyen olacağı üzere olağanüstü bir gizemle ortaya çıkar ve gizem bizden mutlak saygı bekler. Dünyamızın önünde bulunduğu yol ayrımı budur: ‘Her şey mümkündür ve meşrudur,’ diyen Faustvari çılgınlık içinde devam etmek ya da durmak ve rotayı değiştirmek.” Gerçekten her şeyin yanıtını dış dünyada mı arıyoruz? Zihnimizde aynı düşünce dönüp duruyor: Bu adadan kurtarılmayı mı bekleyeceğiz yoksa mutluluk içinde yaşamayı mı öğrenmeye çalışacağız?

Sayfalar