Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5965 sonuçtan 4181 - 4190 arası görüntüleniyor.
  • Gulam Hüseyin Sâedi
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    259,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Modern İran edebiyatının en önemli isimlerinden olan Gulam Hüseyin Sâedi, bu kez “Korku ve Titreme”yle gerçekçilikle büyülü gerçekçiliğin iç içe geçtiği bambaşka bir iklime götürüyor okuru. Balıkçılıkla geçinen küçük bir kıyı köyünde yaşanan gizemli olaylar yer alıyor “Korku ve Titreme”de. Deniz kültürünün yaşamını biçimlendirdiği köy halkı kimi zaman komik, kimi zaman üçkâğıtçı, kimi zaman da çocukça bir saflıkla ama hep cahilce ve korkuyla hareket ediyor. Durağanlığın bile kendince bir tempo yarattığı gündelik hayat, sahile demirleyen tuhaf bir gemiyle birlikte değişerek adeta dönüşüm geçiriyor. “Korku ve Titreme” büyülü gerçekçiliğin güçlü kalemi Sâedi’nin, sıradan diyaloglarla olağanüstü bir atmosfer yarattığı, gerçekle gerçeküstü arasında gidip gelen özgün yapıtlarından biri. O, İranlılar için Márquez’den önceki Márquez’dir.-Ahmet Şamlu Gulam Hüseyin Sâedi’nin eserlerinde biçem, sansürü ezme mekanizması olarak işlev görür. Yazar, mesajı öylesine zekice iletir ki bir mesaj verildiği izlenimi yaratmaz. Bu gizlenmiş mesajları, eserlerini sansürlemek için okuyanlar göremediği gibi okurları da aldıklarının farkına varmadan alırlar.-Reza Beraheni
  • Hatice Yıldız Burkovik
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    700,00 KB
    Eser Türü: Makale
    Korku Yorum Korkularımız, Sebepleri Ve Başa Çıkma Yolları
  • Dean R. Koontz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,08 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Kolektif
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    535,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Korkunun Bütün Sesleri, bilimkurgu edebiyatının öndegelen isimlerinden saçtiğimiz öyküleri bir araya getiriyor; Asimov ve Heinlein gibi klasiklerle Bradbury, Ballard, Vonnegut ve Ellison gibi yenilikçilerin en güzel öykülerini. Bilimkurgu uzun süre edebiyat sayılmamış, "edebiyataltı" bir tür olarak görülmüştür. Ancak bu öykülerle görüyoruk ki; bu yüzyılın teknolojik gelişmelerinden esinlenen bulumkurgu, yine aynı yüzyılın sınırlılığını aşma yolunda sürekli bir çabayı simgeliyor; bilginin niteliğini, bilim ve doğa, siyaset ve bilgi ilişsini ve bilginin denetimi sorguluyor. Edebiyat da böyle bir çaba değil midir? Yaşadığımız zaman ve mekânın sınırlarının ötesine gitme arzusu, sınırların ötesini bilme isteği değil midir?
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    617,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    PKK (Kürdistan İşçi Partisi)'nın Güneydoğu Anadolu ve K. Irak kırsalında zaten var olan silahlı gücü ve etkinliği "Çözüm Süreci" adı altında kimi yerleşim alanlarında da hakimiyet kazanmasını sağladılar. Artık her şey daha da zorlaşmıştır. BOP Ortadoğu'yu Irak ve Suriye'yi parçalayarak çıkmaza sokarken şimdi de Türkiye'nin Güneydoğu'su genel planın bir parçası haline sokulmaya zorlanmaktadır ve oldukça yol katetmişlerdir.
  • Osho
    insan sesi mp3
    15 Ayrım
    624,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hasan NASIRCI
    ...Korku nedir? Öncelikle korku, her zaman bir tür arzuyla ilgilidir. Ünlü bir adam olmak istersin, dünyadaki en ünlü adam; işte o zaman korku vardır. Ya başaramazsan? Korku başlar. Korku, arzunun bir yan ürünüdür. Bir kadına sahip olmak istersin ve yarın onunla olamayacağından, onun başka birine gidebileceğinden korkarsın. Hala hayattadır, gidebilir. Bir mobilyaya sahip olabilirsin, korku yoktur. Ama bir insana sahip olmaya çalıştığında, korku başlar. Korku, sahip olma arzusundan doğar; bir yan üründür; sahip olmak istersin, o yüzden korku başlar. Unutma! Sadece nesnelere sahip olabilirsin, insanlara değil. ...Önce, tüm hükümlerini, yargılarını, değerlendirmelerini bir kenara bırak. Korku, gerçekliktir ve bir enerjidir. Yüzleşmek, anlaşılmak zorundadır. Ve sadece anlayışla, dönüştürülebilir. Başka hiçbir şey yapmaya gerek yoktur; anlayış onu dönüştürür. ...Onun doğallığını kabul et - doğal olduğunu, kaçınılmaz olduğunu kabul et. O gerçeği kabul et ve devam et. Onu bastırma ya da onun seni engellemesine izin verme. Ona rağmen, ilerlemeye devam et. Titreyeceksin elbette, çünkü korku orada, ama ilerlemeye devam et. Titresen de, devam et. ...Yaşarsan, o zaman korkmazsın. Eğer yaşamınu doyasıya sürdürürsen, korkmazsın. Yaşamın sunabileceği doruklara ulaşmış, keyfini sürmüşsen, yaşamın coşkulu bir deneyime dönüşmüşse, içinde bir şiiri, bir şarkıyı, bir festivali, bir seremoniyi hissetmişsen ve her anını doyasıya yaşamışsan, zamandan korkmazsın ve tüm korkular kaybolur. Yaşanmamış bir yaşam, ölüme güç verir. Ve doyasıya yaşanmış bir yaşam, ölümün tüm gücünü alır. ...Öyleyse ne yapmalı? Daha çok yaşa, daha yoğun yaşa! Tehlikeli yaşa! Bu senin hayatın. Onu, sana öğretilen herhangi bir aptallık için feda etme. Bu senin hayatın, yaşa. Onu, hiçbir şey için feda etme. Mesaj budur. Ve o zaman korku kalmaz.
  • Aziz Nesin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    128 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şule Tüzül
    Kendilerini avutmaya, bizleri de aldatmaya çalıştıkları gözler önündeki olayların en günceli türban olayıdır. Yirmi birinci yüzyıla onüç yıl kala, kendisini Avrupa ailesinden sayan Türkiye'nin devlet adamları aylardan beri türban olayıyla uğraşıyorlar: Üniversite öğrencisi kızlar, İslam koşuluna uygun olarak saçlarını göstermemek için türban takabilirler mi, takamazlar mı?
  • Julian Barnes
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    912,87 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Tanrı'ya inanmıyorum ama O'nu özlüyorum" gibi son derece çarpıcı bir ifadeyle başlayan Korkulacak Bir Şey Yok, Julian Barnes'ın ölüm, ölümlülük, Tanrı, sanatın ölüm karşısındaki yeri gibi temalar üzerine kaleme almış olduğu, tümüyle otobiyografik olmasa bile içinde yer alan anıların kapsamı itibariyle bu yanı belirgin biçimde ağır basan bir deneme, daha doğrusu, "anı" türü çerçevesinde de değerlendirilebilecek bir deneme kitabı. Julian Barnes, yaşlılık ve ölüm temalarını daha önce de çok sayıda yapıtında, özellikle Limon Masası başlıklı öykü kitabında işlemişti. Ne var ki, bu kez, söz konusu "can alıcı" konuyu, örneklerini daha ziyade edebiyat ve müzik, kimi yerde de bilim ve tıp dünyasından ustalıkla seçtiği, çok daha geniş bir deneme alanına taşıyor. Başta ünlü Fransız yazar Jules Renard olmak üzere Montaigne, Stendhal, Daudet, Somerset Maugham, Arthur Koestler gibi edebiyatçıların ya da Ravel, Rahmaninov, Şostakoviç, Prokofyev ve Rossini gibi müzisyenlerin ilginç tanıklıklarına yer ve-rerek, hepimizin mutlaka karşılaşacağımız bu kaçınılmaz ve "korkutucu olmayan" insanlık halini var olabilecek bütün boyutlarıyla irdelemeye girişiyor. Metnin dikkat çeken bir başka leitmotif özelliği de, Julian Barnes'ın tüm deneme boyunca, felsefeci olan ağabeyi Jonathan Barnes'la girmiş olduğu "yer yer çekişmeli, yer yer görüş birliği içinde cereyan eden" sorgulayıcı diyalog. Bu diyalog, bir bakıma, inanmakla inanmamanın, felsefeyle edebiyatın, Julian Barnes ile pek anlaşamadığı annesinin bitmek bilmez çekişmesi olarak da yorumlanabilir. Nitekim kitabın kasvetli sayılabilecek konusunu ilginç ve dinamik kılan unsur da, bu çekişmeyi tüm satırlara hem keyif veren hem de sorgulayıcı bir ironiy-le yansımakta oluşudur. Kendisiyle yapılan bir söy-leşide, Korkulacak Bir Şey Yok'un içeriğini en yalın şekilde şu sözlerle tanımlıyor Julian Barnes: "Bu, kendimi bir vaka olarak inceleme ve bir soruya yanıt getirme alıştırmasıdır: Zamanın bu noktasında herhangi bir şeye inanmamak ama öte yandan da bir gün ölece-ğimiz düşüncesiyle uzlaşmamak ne anlama gelmektedir?.."
  • Özcan Köknel
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    30,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gerçekte korkusuz insan, duygusuz ve düşüncesiz insan demektir. İnsan duygu ve düşünceden soyutlanınca, “insan“dan ve “insanlık“tan söz etmek olanaksızdır. Ancak korkunun boyutları insan yaşamını kuşatacak ölçüde artarsa, hastalığa dönüşmüş demektir. Bu kitapta, acem kılıcı gibi iki tarafı keskin korkunun beden, ruh ve toplum sağlığı için gerekli olan yönleriyle, sağlığı bozan boyutları ve bunlar arasındaki duyarlı, ince, önemli sınır anlatılmaktadır.
  • Özcan Köknel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    609 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurten Toktemir
    Gerçekte korkusuz insan, duygusuz ve düşüncesiz insan demektir. İnsan duygu ve düşünceden soyutlanınca, "insan"dan ve "insanlık"tan söz etmek olanaksızdır. Ancak korkunun boyutları insan yaşamını kuşatacak ölçüde artarsa, hastalığa dönüşmüş demektir. Bu kitapta, acem kılıcı gibi iki tarafı keskin korkunun beden, ruh ve toplum sağlığı için gerekli olan yönleriyle, sağlığı bozan boyutları ve bunlar arasındaki duyarlı, ince, önemli sınır anlatılmaktadır.

Sayfalar