Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2401 sonuçtan 421 - 430 arası görüntüleniyor.
  • Gel
    Fatma Polat
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kapısı örümcek ağlı Mağarada meyletmiş topuğu sokmaya yılan Isırılan adamın dizinde uyumuş Yâr'in yanağına düşen gözyaşı. Gözleri topraklıların önünden geçip giden Sevgili Örttüğü kapının ardında yatan yiğit adam. "Elhamdülillah bizim her söze her suale yüz binlerce cevabımız vardır. Lakin bize dair bir söz işittiğimizde önce söylenen lafa bakarız 'kelam' mı diye sonra söyleyene bakarız 'adam' mı diye." (Gei'de Mevlânâ'nın iftiralara cevabı) Gel 'adamların romanı. Başadamlar: Mevlânâ Şems-i Tebrizî Kimya Hatun Roma Elçisi Marcos Fatıma Bahaeddin Veled Şövalye Nicolas Gülnihal Emir Karatay Sarhoş Abbas... Karşılarında adam olamayanlar: Emir Fülâneddin Sadeddin Kö­pek Tahir Ağa Hasan Sabbah Fedaileri Mevlânâ'nın sağ kolu Muid Necmeddin ve küçük oğlu Alâeddin... Fatma Polat ilk romanında Mevlânâ ve Şems-i Tebrizî aşkının kim­yasını anlama ve anlatma yolculuğuna çıkıyor. Gei'de Polat; Selçuklu Doğu Roma ve Moğol üçgenindeki sosyal-siyasal arka planı ve kadın faktörünü ihmal etmeyerek alt öyküleri ve kurgusuyla farklı özgün bir roman ortaya koymayı başarıyor. Selçuklu Sarayı'na düzenlenen iç darbe heyecan verici Sufi-Molla tartışmaları Şems ve Kimyanın evlilikle sonuçlanan aşkı Roma El­çisi Marcos'un imparatoru tayin edecek vasiyeti Mevlânâ'nın evinde bulma girişimleri Tapmak Şövalyesi Yahudi îzak Algeri'nin Süleyman Mührü'nü Şems'te araması Anadolu'daki kadın teşkilatları Moğol-Selçuklu Savaşı Mevlânâ'nın şehrin ortasında taşlanması tüneller kuyular muammalı Şems Cinayeti ve Yunus Emre'nin Mevlânâ'ya mi­safirliği gibi önemli sorular barındıran temalarıyla Gel akıcı çarpıcı ve realist bir tarihî roman.
  • Feyza Hepçilingirler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    16,7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinan Divrik
  • Ahmet Yüksel Özemre
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    138 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Asuman Gölpınar
    ''Monsenyör tam kendisine takdim edilen yeni bir pembe şarabı içiyordu ki ben büyük bir cesaretle, ve damdan düşercesine, kendisine: ''Monsenyör' Muhammed, sizce, kendisine Allah tarafından vahyolunan bir peygamber miydi, değil miydi?'' diye sordum... Masadakilerde belirgin bir kıpırdama oldu... Monsenyör mütebessim, gözlerimin içine bakarak: ''Il l'etait bien sur. Dieu Merci qu'll l'etait.'' yani ''Tabii ki öyleydi. Allah'a hamd olsun ki öyleydi'' dedi. Sonra iki eliyle Arşövek elbisesinin göğsünden tutup, bu resmi elbisenin kendisine nasıl bir hapishane olduğunu telmih edercesine, elbisesini salladı: ''Mais que puis-je faire moi?'' yani ''Ama ben ne yapabilirim ki?'' diye ilave etti. O anda Monsenyörün vechinin aslında pek nurani olduğunu teşhis ve tesbit ettim. Kalktım; Kelime-i Şehadet'i bir başka türlü ama şek ve şüpheye mahal bırakmadan beyan ve ifade etmiş olan bu müslüman kardeşime bir ''müslüman şefkati''yle sarıldım.''
  • Faruk Dilaver
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    477,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Fatih Özülker
    Yunus Emre, şiirlerini asırlar önce öz Türkçe ile söylemiş ve günümüze kadar öylece gelmiştir. Maalesef konuşulan Türkçemiz, nesilden nesile büyük değişikliğe uğrayarak, Yunus Emre'nin kullandığı öz Türkçe'den oldukça uzaklaşmıştır. Bu nedenle, günümüz insanı ve özellikle gençler, bu şiirleri okuyup anlamakta güçlük çekmektedir. Oysa ki, bu şiirlerin çok iyi okunup anlaşılması, ülkemiz insanına ve tüm insanlığa, bilinmeyen gerçeklerin anlatılması yönünde büyük katkıda bulunacaktır. Çünkü Yunus Emre hayatı tüm gerçekleriyle yaşamış ve şiirleriyle anlatmış örnek bir şahsiyet, gönlü yücelerek Hakk'ı bulmuş bir Hak aşığıdır. Bu noktadan hareket ederek, Yunus Emre'nin divanını ve Risaletün Nushiyye isimli mesnevisini beyitler halinde, günümüz Türkçesi ile yorumlayıp açıklayarak, menkıbelerle dolu hayatıyla birlikte siz değerli okuyucularımıza takdim ediyoruz.
  • İlber Ortaylı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    418,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    “Türkiye’nin güzel tabiatını, zengin kültürel yapısını, adım başındaki ilginçliklerini tanıyan ve seven bir gençliğin buradan kopması pek mümkün değildir. Hatta yurtdışına göçün kendisi bile bu yüzden geçici olabilir. Bu bakımdan Türkiye’ye dair yazılarımı özel bir bölümde topladık. Umarım sizleri güzel mevsimlerde harekete geçirecek ve ülkemizin zenginliklerinin farkına varacaksınız.” - İlber Ortaylı Bir ülkeyi bütünüyle gezmenin, bir şehri en kendine mahsus özellikleriyle tanımanın, sokaklarda kaybolmanın, esnafla sohbete dalmanın zevki giderek hayattan çekiliyor. Bunların ardında iktisadi sorunlar ve teknoloji bağımlılıkları olduğuna şüphe yok. Diğer taraftan insanlar bugün eskisi gibi haritalardan ve şehir monografilerinden de beslenmiyor. Böyle olunca da yapılanın adı seyahat değil, turistik gezi oluyor. Oysa seyahat etmek, yaşam görgüsünü en çok besleyen faaliyetlerden biridir. İnsan yeryüzünü arşınlarken dünyayı, tabiatı, diğer canlıları, geçmişten bugüne miras kalan eserleri okumaya, keşfetmeye çalışır. Böylece kendini de yeniden tanımaya başlar. Başkalarının hikâyelerini bilmek, kişiye kendi hikâyesini bilme noktasında büyük kapılar açar. İlber Ortaylı, fötr şapkasının içinde hem tarihçi hem de seyyah kimliğini taşıyor. Elinizdeki kitapta Ortaylı; Asya’dan Avrupa’ya, Balkanlar’dan Orta Doğu’ya kadar adımladığı pek çok ülkenin ve şehrin izini sürüyor. Zihniyle çektiği fotoğrafları bilgisiyle harmanlayıp, şehirlerin geçmişten günümüze taşıdıkları kıymeti yeniden ortaya koyuyor. Okurunu köprülerden kalelere, şehir meydanlarından çöllere, sahillerden çarşılara kadar gezdirirken, başladığı yere, yani Türkiye’ye geri dönüyor. Ülkemizin her mevsim gezilecek yerleriyle birlikte bambaşka bir gezi rotası sunuyor. Bu rotanın izini sürmeye talip olan okurlar için tarih ve coğrafya iç içe geçiyor, keşfetmek yeniden anlam kazanıyor. Gel Dünyayı Keşfedelim, okumaya ve seyahat etmeye tutkun herkesin başucundan eksik olmayacak bir kitap olmasının yanı sıra; bir tarihçinin, bir gezginin, meraklı bir kimsenin dünyayı nasıl yorumlaması gerektiğine dair de rehber niteliği taşıyor.
  • Faruk Dilaver
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    360,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Fatih Özülker
    "Ey kalbimizde olan nur, GEL! Didinmelerimin ve arzumun sonu, GEL.! Hayatımızın senin elinde olduğunu biliyorsun. Hayatı kullarına sıkıntı yapma, GEL! Ey aşk! Ey maşuk! Manaları aş ve inadı bırak da GEL! Ey Hüdhüd'lerin sahibi olan Süleyman! Lütfedip de bizi aramak üzere GEL! Ey sevmede birinci gelen kişi! Aşkın hakikati seni geçip bilinci aldı, GEL! Ruhlar senin kaybolmandan ötürü inleyip feryat etmedeler, miadını doldur da GEL! Ayıpları ört, iyilikleri saç, cömert olanların âdeti böyledir, GEL!. Farsça "GEL" nasıl derler? "Biya" mı? Ya GEL ya bizim davetimize hak ver de GEL! Geleceğin zaman muradımız ne de açılır. Gelmeyeceğin zaman da muradımız ne de kesat olur, GEL! Ey Arap'ın Kürşat'ı, Ey İran'ın Kubat'ı! Kalbimi hatıranla fethedersin, GEL!. İçim sana GEL deyicidir. Ey senin varlığından doğacak varlık, GEL! Ey benim Ay'ım! Senin için ülkeleri dolaştım. Beni ve ülkeleri çevrelediğin halde GEL! Sen, yaklaşan ve uzaklaşan güneş gibisin. Ey kullara yakın olan, GEL!.." Mevlana
  • Durali Yılmaz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    548,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hikayeci Dansedebilmek Pansiyon Gönüldeki Deniz Yüreğimi Sana Bırakıyorum Sevgiliye Mektup Gel İçimde Ağla İşsiz Kaybolan Bayram Tutunma Şiir İçin Yaşayan Adam
  • Hakan Baştürk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    1727,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe bal
    “Kim bir Müslüman’ın hayatını anlatırsa ona yeniden hayat vermiş gibi olur” sözü geliyor hatırıma. Ki öyledir ve öyle olmalıdır da. Zira ölmeyen ölüler vardır. İşte bu kitap da onlardan birini, Anadolu’nun maneviyatına temel olmuş, gönül lisanımıza ses, medeniyet mefkûremize nefes olmuş birini Emir Sultan Hazretlerini anlatıyor. Okuyan tarihî olarak Osmanlı’nın beylikten devlete dönüşünü ve hatta bir imparatorluğun doğum sancılarını hissedecektir içinde ve manevi dinamiklerini satır satır bulacaktır bu kitapta. Ama bundan belki de daha önemlisi o medeniyetin manevi sütunlarını ve mimarlarını okuyacak, Emir Sultan’ı tanırken esasen çağını aşan bir gaye ve bir ideal ile karşı karşıya olacaktır. Daha açık söylemek gerekirse bir gönül devletinin nasıl kurulduğunu hissedecektir ve genç bir yazarın gözünden girecektir o âleme. Belki de en çok da bu tarafı için okunmalıdır bu roman. Kusur bulunmak istendiği vakit her güzelde kusur bulunur. Lakin maksadımız kusur görmek değil kusur varsa örtmektir. Hem ehl-i hünerin kadrini bilmek de hünerdir. Bu sebeple genç kardeşim Hakan Baştürk’ü hem bu güzel çalışma için hem de bu gayreti için tebrik ediyorum, zira yazmak acı verir, biliyorum. Duam odur ki yolu da bahtı da açık olsun...
  • Güzin Dino
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    389,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hicran Saka
    Tabloları bugün pekçok müzede ve özel koleksiyonda bulunan ünlü ressamımız Abidin Dino, yaşamının önemli bir bölümünü, karısıyla birlikte sürgünde geçirdi. 1950'li yılların başında, komünistlikle suçlanınca güçlükle Paris'e giderek orada yeni bir yaşam düzeni kurmak zorunda kaldı. Eşi Güzin Dino, bu kitabında, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını, Abidin Dino ile başlayan mutluluklarla, acılarla, hüzünlerle dolu yeni dönemini, gerek Türkiye'de, gerekse sürgünde Fransa'da, güç koşullar altında geçen yıllarını tatlı bir söyleşi havası içinde anlatıyor.
  • Güzin Dino
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    411,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şefika Benan Ayaz
    Tabloları bugün pekçok müzede ve özel koleksiyonda bulunan ünlü ressamımız Abidin Dino, yaşamının önemli bir bölümünü, karısıyla birlikte sürgünde geçirdi. 1950'li yılların başında, komünistlikle suçlanınca güçlükle Paris'e giderek orada yeni bir yaşam düzeni kurmak zorunda kaldı. Eşi Güzin Dino, bu kitabında, çocukluk ve ilkgençlik yıllarını, Abidin Dino ile başlayan mutluluklarla, acılarla, hüzünlerle dolu yeni dönemini, gerek Türkiye'de, gerekse sürgünde Fransa'da, güç koşullar altında geçen yıllarını tatlı bir söyleşi havası içinde anlatıyor.

Sayfalar