Eserlere Göre Listeleme

Toplam 846 sonuçtan 421 - 430 arası görüntüleniyor.
  • Musa Uysal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    242 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
  • Mark Levy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    310 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müge Ergün
    Marc Levy, son yıllarda dünyanın en çok okunan yazarlarından biri oldu. Ülkemiz okuru, onu ilk kitabı olan Keşke Gerçek Olsa'yla tanımıştı. Bu kitapla başlayan yazı serüveni, bugün, onlarca dile çevrilen kitapları, milyonları bulan okurlarıyla devam ediyor. Kitaplarının ikincisi olan Neredesin'de, kendine özgü sıcak diliyle Susan ile Philip'in upuzun sevda öyküsünü anlatıyor. Birbirlerini çocuklarından beri seven bu iki insan, belli bir yaşa geldiklerinde hayatta yaptıkları seçimler nedeniyle ayrı düşerler. Susan, kendini insanlığa adayarak Honduras'a, bir kasırganın ardından açlık, yoksulluk içinde kıvranan insanların yanına gider. Philip ise, meslek olarak seçtiği reklamcılıkta adım adım ilerlemeye başlar. Çok az görüşseler de her ikisi de bunun geçici bir ayrılık olduğunu düşünmektedir. Ta ki Susan seçimini Honduras'tan yana yapana; Philip başka bir kadınla kendine bir aile kurana kadar. Aradan yıllar geçer...
  • Marc Levy
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    823,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Marc Levy, son yıllarda dünyanın en çok okunan yazarlarından biri oldu. Ülkemiz okuru, onu Keşke Gerçek Olsa’yla tanımıştı. Bu kitapla başlayan serüveni, bugün, onlarca dile çevrilen kitapları, milyonları bulan okurlarıyla devam ediyor. Kitaplarının ikincisi olan Neredesin’de, kendine özgü sıcak diliyle Susan ile Philip’in upuzun sevda öyküsünü anlatıyor. Birbirlerini çocukluklarından beri seven bu iki insan, belli bir yaşa geldiklerinde hayatta yaptıkları seçimler nedeniyle ayrı düşerler. Susan, kendini insanlığa adayarak Honduras’a, bir kasırganın ardından açlık, yoksulluk içinde kıvranan insanların yanına gider. Philip ise, meslek olarak seçtiği reklâmcılıkta adım adım ilerlemeye başlar. Çok az görüşseler de her ikisi de bunun geçici bir ayrılık olduğunu düşünmektedir. Ta ki Susan seçimini Honduras’tan yana yapana; Philip başka bir kadınla kendine bir aile kurana kadar. Aradan yıllar geçer...
  • Ezel Akay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    183,46 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ayşegül Kalkan
    (İstanbul Manifaturacılar Çarşısı) plak dünyasına hiciv dolu bir yaklaşımla Türk Toplumu`nun içinde bulunduğu çaresizliklere getirdiği gülünesi ve/veya ağlanası çözümleri komik boyutta sinema perdesine aktarır. Filmde renkler ve müzik başarılı oyuncu seçimiyle sunularak kendi içinde bir dramı ve komediyi barındırır. Filmin müzikleri oldukça ses getirmiş, Ender Akay ve Sunay Özgür `ün isimlerini duyurmalarını sağlamıştır. }
  • David Cirici
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    128,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İrem Özdemir
    Bu kitap, insanların başlattığı korkunç bir savaşın ortasında altüst olan hayatını yeniden kurmak için yılmadan mücadele eden Yosun adında sevimli ve akıllı bir köpeğin öyküsüdür.., Nedenini hiçbir zaman anlayamadığı, adına "savaş" denen bu felaket sırasında Yosun'un yaşadığı eve bir bomba düşer ve böylece hem evini, hem de çok sevdiği sahipleri Janinka ile Mirek'i kaybeder. Hayatta kalmak için artık her gününü mücadeleyle geçirmeye başlayan Yosun, şehirdeki türlü kokular arasın da sahibi Janinka'nın kokusunu aramaktan bir an olsun vazgeçmez. Ta ki bir gün... ^ Engeller karşısında asla pes etmeyen bu cesur köpeğin ^öyküsü sadece genç okurlara değil, yetişkinlere de esin verecek.
  • Agota Kristof
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    29,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ece Günal
    “Bırak beni burada,” dedi Mathias. “Yarın her şey yoluna girecek.”   Bu kitapta bir araya getirilen iki metin Ágota Kristóf Koleksiyonu’ndan alınmıştır. Line 1978 yılında yazılmıştır, Mathias ise –yazım tarihi kayda geçmediyse de– yazarın belirttiğine göre 1970’lerin başına dayanır.  Her ikisi de, farklı yollardan olsa da, yazarın takıntılarını ortaya çıkarır: çocukluk ve onun sürüklenen bir dünyadaki ürkütücü zekâsı, ikiz idealine duyulan özlem, sözcüklerin aldatıcılığı, hayatın umutsuzluğu, zamanın seyrelmesi. Kristóf sürgünün hayatında yarattığı kopuşun ötesine geçerek, taviz vermez bakışıyla saptadığı, hayatını bütünüyle kaplayan hayal kırıklığı yığınından azade kalabilmiş görünen o tek alana, sert ve zorlu çocukluğuna özlem duymaya devam eder. Dışarıdaki dünyanın gidişatını pek umursamadan, onu harekete geçirebilecek bir meselenin, tek bir meselenin varlığından söz eder: “Çocuk ve çocukluk meselesi.”
  • Agota Kristof
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Bırak beni burada,” dedi Mathias. “Yarın her şey yoluna girecek.” Bu kitapta bir araya getirilen iki metin Ágota Kristóf Koleksiyonu’ndan alınmıştır. Line 1978 yılında yazılmıştır, Mathias ise –yazım tarihi kayda geçmediyse de– yazarın belirttiğine göre 1970’lerin başına dayanır. Her ikisi de, farklı yollardan olsa da, yazarın takıntılarını ortaya çıkarır: çocukluk ve onun sürüklenen bir dünyadaki ürkütücü zekâsı, ikiz idealine duyulan özlem, sözcüklerin aldatıcılığı, hayatın umutsuzluğu, zamanın seyrelmesi. Kristóf sürgünün hayatında yarattığı kopuşun ötesine geçerek, taviz vermez bakışıyla saptadığı, hayatını bütünüyle kaplayan hayal kırıklığı yığınından azade kalabilmiş görünen o tek alana, sert ve zorlu çocukluğuna özlem duymaya devam eder. Dışarıdaki dünyanın gidişatını pek umursamadan, onu harekete geçirebilecek bir meselenin, tek bir meselenin varlığından söz eder: “Çocuk ve çocukluk meselesi.”
  • Naşide Gökbudak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    575,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nergiz Şengül
    27 Mayıs 1960. Şelâle kendini bilmez bir halde, kucağında bez bebeğiyle köşkünden dışarı çıkar ve bir daha geri dönmez. Onun için bilinmeze doğru bir yolculuk başlarken, köşkte onun dönmesini bekleyen kızları ve diğer yakınları için de merak ve acı dolu bir dönemin temelleri atılmıştır. Yaşadığı acılar ve zor günler yüzünden kendini dış dünyaya kapatan, aklını yitiren Şelâle, evine yeniden kavuşabileceği günün hasretiyle oradan oraya savrulmaktadır. Naşide Gökbudak’ın sevilen eseri Şelâle’nin Bez Bebeği’nin devamı olan bu kitap, sizleri 1960 yılının siyasi iklimine götürüyor ve yaşanan büyük bir aşkı, zorlu bir hayatı gözler önüne seriyor.
  • Steve Jones
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    8,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Olağanüstü, kışkırtıcı bir çalışma. Güçlü ve şiirsel.” “Bu parlak, zeka dolu kitap büyük bir bilgi kaynağı. Jones; iki kültür arasında derinleşmekte olan uçurumu kapatmak için büyük çaba harcıyor.” “Etkili, zekice ve aydınlatıcı... Genetik alanımızı ziyaret edenler için zorunlu bir kılavuz.” “Düşünen insan için iyi bilim. Bilgilendirici, geniş bir yelpaze.” “Bir genetikçinin gözüyle, tarih boyunca afallatıcı bir gezinti. Ayrıksı, seçici ve sürükleyici.” “Kişiyi düşünmeye, şaşırmaya ve soru sormaya yönelten bir kitap.” “Steve Jones, televizyon çağının Charles Darwin’i.”
  • Graham Lawton
    insan sesi mp3 - Türkçe
    56 Ayrım
    558,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melda Vodina
    Giriş Profesör Stephen Hawking Varoluş: Biz Nereden Geldik? Neden buradayız? Nereden geldik? Orta Afrika’da yaşayan Boshongo halkına göre, bizden önce yalnızca karanlık, su ve Büyük Tanrı Bumba vardı. Bir gün, şiddetli bir mide sancısıyla kıvranan Bumba, Güneş’i kustu. Güneş suyun bir kısmını buharlaştırınca kara göründü. Sancısı hâlâ dinmemiş olan Bumba’nın midesinden sırasıyla Ay, yıldızlar, leopar, timsah, kaplumbağa ve en sonunda insanlar çıktı. Bu yaratılış efsanesi de, diğer birçokları gibi, bugün hâlâ kendi kendimize sorduğumuz sorulara yanıt aramaktadır. Neyse ki günümüzdeartık, ilerleyen sayfalarda göreceğimiz gibi, bize yanıtlar veren bir araca sahibiz: bilim. Varoluşun bu gizemleriyle ilgili ilk bilimsel kanıt, Edwin Hubble’ın 1920’lerde, California’daki Wilson Dağı’nın zirvesine yerleştirdiği teleskopla gözlemler yapmaya başlamasıyla elde edildi. Hubble, neredeyse bütün gökadaların bizden uzaklaştığını fark etmişti. En hızlı uzaklaşanlar da en uzaktaki gökadalardı. Evrenin genişlemesi, bütün zamanların en önemli keşiflerinden biri oldu. Bu keşif, evrenin bir başlangıcı olup olmadığı konusundaki tartışmanın yönünü değiştirdi. Eğer gökadalar şu anda birbirlerinden uzaklaşıyorlarsa, geçmişte daha yakın olmuş olmalıydılar. Eğer hızları sabit idiyse, hepsi milyarlarca yıl önce birbirlerinin üstüne binmiş olmalıydı. Evrenin başlangıcı böyle miydi? O dönemde birçok bilim insanı evrenin bir başlangıcı olması fikrinden hiç de memnun kalmadı, çünkü bu, fizik biliminin çökmesi demekti. Evrenin nasıl oluştuğu tanımlanırken, bir dış aracının –ki en kolayı bu dış aracının Tanrı olarak adlandırılmasıydı– devreye girdiği söylendi. Böylece kuramlar, evrenin hâlâ genişlemekte olduğu ama bir başlangıcının olmadığı şeklinde geliştirildi. Söz konusu kuramların belki de en ünlüsü 1948’de ortaya atıldı. “Durağan Hal Kuramı” adı verilen bu kuram, evrenin ezelden beri var olduğunu ve hep aynı göründüğünü öne sürüyordu. Bu ikinci özelliğin en iyi yönüyse, bilimsel yöntemin en önemli bileşeni olan “test edilmeye” açık oluşuydu. Yapılan testlerse, bunun doğru olmadığını ortaya koydu. Evrenin başlangıçta çok yoğun olduğu fikrini doğrulayan gözlemsel kanıtlara, Ekim 1965’te, uzay genelinde zayıf artalan mikrodalgaların keşfiyle ulaşıldı. En mantıklı açıklama, bu “kozmik mikrodalga artalan ışımasının” daha önce var olan sıcak ve yoğun bir durumdan artakalan radyasyon olmasıydı. Evren genişledikçe, radyasyon da bugün gözlemlediğimiz kalıntı haline gelene kadar soğumuştu. Bu fikir çok geçmeden bir kuramla desteklendi. Oxford Üniversitesi’nden Roger Penrose ile birlikte, eğer Einstein’ın genel görelilik kuramı doğruysa, zamanın başlangıcında sonsuz yoğunlukta bir uzay zaman eğriliği noktası, bir tekillik olması gerektiğini gösterdik. Evren, Büyük Patlama (Big Bang) ile başladı ve hızla genişledi. “Enflasyon” (şişme) adı verilen bu genişleme inanılmaz bir hıza sahipti; evren, saniyenin küçücük bir bölümünde defalarca ikiye katlanarak genişledi. Enflasyon, evreni çok büyük, çok düzgün ve çok düz bir hale getirdi. Bununla birlikte, tamamen düzgün de sayılmazdı; şurada burada hafif varyasyonlar gösteriyordu. İşte bu varyasyonlar, zamanla gökadaları, yıldızları ve güneş sistemlerini oluşturdu. Varoluşumuzu bu varyasyonlara borçluyuz. Eğer genç evren tamamen düzgün ve tekbiçimli olsaydı, yıldızlar oluşamayacak, dolayısıyla da yaşam gelişemeyecekti. Bizler, bu başlangıç kuantum dalgalanmalarının bir ürünüyüz. Açıkçası, hâlâ çözülememiş birçok derin gizem var. Hâlâ şu kadim sorulara yanıt aramakla uğraşıyoruz: Nereden geldik? Ve evrende bu soruları sorabilecek tek varlık biz miyiz? (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar