Yazara Gore Listeleme

  • Jack London
    insan sesi mp3 - İngilizce
    4 Ayrım
    48,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilufer Duna
    The Call of the Wild is a short adventure novel by Jack London published in 1903 and set in Yukon, Canada during the 1890s Klondike Gold Rush, when strong sled dogs were in high demand. The central character is a dog named Buck. The story opens at a ranch in the Santa Clara Valley of California when Buck is stolen from his home and sold into service as a sled dog in Alaska. He progressively reverts to a wild state in the harsh climate, where he is forced to fight to dominate other dogs. By the end, he sheds the veneer of civilization and relies on primordial instinct and learned experience to emerge as a leader in the wild.
  • Filiz Elasu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    334,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Adsız'da Yedi Gün Kitap Açıklaması “Gönül gözüyle mi, dünya gözüyle mi bakacaksın bana?” Cevap vermedi. Bekliyordu. Beyaz Renault gelse, onu kurtarsa… Ama Renault yavaştı, sabredemeyeceği kadar yavaş… Sabah güneşinin sıcaklığını, sarının turuncuya çalan parlak yansımasını önünde uzanan yolda, yolu çevreleyen çorak toprakta, sonra da yüzünde hissetti. Gözleri kamaşmıştı. Gözlüklerindeki lekeler belirginleşmiş, önündeki manzarayla gözleri arasına kirli bir perde örmüştü. Kendi kendine güldü. O, dünyaya kirli gözlük camlarıyla bakıyordu ve beyaz Renault’nun şoföründen medet umuyordu. Arzuladığı Ses’ten, sesin sahibinden kurtulmaktı ama bunu yapabilmek için onunla yüzleşmesi gerekiyordu. Bu, çelişki değil miydi? Çelişkinin, çatışmanın olduğu yerde huzur arıyordu. Belki de yüzleşmeye yüklediği anlam yanlıştı. Aslında yüzleşme derken yüz yüze gelmeyi, savaşmayı değil, tanımayı kastediyordu. Tanımak ise, insanın gördüğünden kaçmasını değil, gördüğüyle bir miktar da olsa aynılaşmasını gerektiriyordu, tıpkı aynaya bakmak gibi… Filiz Elasu, bu sefer Salih’in aynasına bakmaya davet ediyor bizi. Bakmadan geçemeyeceğiniz, görmeden edemeyeceğiniz mekanı ve etkileyici atmosferiyle; trajedi ve mucizenin birlikteliğini, tarihin ve şimdinin seslerinde duyacağınız; hayali ve gerçek karakterlerin eşliğinde bir hikayenin, varlığa ilişkin türlü sorunun peşinde bir yolculuğa çıkarıyor. Adsız’da Yedi Gün bir yolculuk romanı, dışa olduğu kadar içe de dönük bir yolculuk…
  • Nuray Deri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    391,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    Tanrı'nın Öpücüğü Kitap Açıklaması Hayat bu! Mevzuu zaaflar ve değerlerse tüm sahip olduklarını unut! Gücün yetiyorsa bir tek, benliğini ayakta tut. Zaafları bir insanı yaşarken kaç kez öldürebilir ki? Ya değerleri! Değerleri için ölümü göze alırken, aynı değerler artık yaşamak için de yeterli gelir mi? Ona hangisi başlattı bu psikolojik savaşın kısır döngüsünü peki... Zaafları mı, yoksa değerleri mi? Varlık içinde büyümüş, şehvetle günahlarını yoğurmuş, popüler, güçlü birisi; sırlarına rağmen, benliğini defalarca kendi duvarlarına çarpa çarpa da ayakta tutabilir mi? Şimdi tüm bildiklerini tekrar unut! Peki ya aşk! Aşk gerçekten her şeyi affeder mi?
  • Aslı Arslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    678,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    “Her şeyi yine unut ve yine iste; uslanmam, yine söz veririm. Neden mi? Çünkü gündüz geceye sadece güneş batana kadar karşı çıkabiliyor.” Prometheus’un şehirdeki cinayetleri artarken Minel Karaer ile Korel Erezli de ortak geçmişlerinde kaybolmaya başlarlar ve en büyük düşmanlarının Prometheus olduğunu görürler. Minel için en acısı, hafızasını kaybetmesinin ardından Korel’i yavaş yavaş hatırlamaya başlaması ve bu esnada aslında hiçbir şeyin düşündüğü gibi olmadığını fark etmesidir. Korel ise iki duygunun ortasında sıkışıp kalmıştır: merhamet ve intikam. Minel’in bir karar vermesi gerekir; ya geçmişini görmezlikten gelip yoluna devam edecek ya da geçmişiyle yüzleşip geçmişe koşacaktır. Savaşmayı bir kez kafasına koyan Minel, Korel’in de yol göstermesiyle Prometheus’un peşine düşer fakat bu ölüm dansında Prometheus’un ona hazırladığı sürpriz kimsenin tahmin edemeyeceği türdendir. “Her şeyi yine unut ve yine iste, uslanmam, yine söz veririm. Neden mi? Çünkü gündüz geceye sadece güneş batana kadar karşı çıkabiliyor.” “Benim kalbim pusulam. Ben pusulamı küçük bir kız için kaybettim ama yok etmedim. Fakat o boşluğu iyilik ya da kötülük için yine küçük bir kız uğruna hep var edeceğim, söz veriyorum.”
  • Aslı Arslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    72 Ayrım
    1399,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    “Saçların yandığım ateş, elmasların yolumun ışığı, ellerin korkularım, zihnin hapishanemdi. Ve kalbin… Senin kalbin, benim kıyametimdi.” Korel Erezli’nin ortadan kayboluşu bir yandan Minel Karaer’in kafasında onlarca soru işareti bırakırken öte yandan bunalıma girmesine neden olur. Minel’in aile kavramını yeniden hayatına sokmaya çalışması ise kalbinde büyüttüğü özlemin aslında aileye olmadığını ortaya çıkarır. Geçmiş, şimdi ve gelecek iç içe geçmeye başladığında Korel Erezli’nin dönüşü büyük kıyametleri de yanında getirir. Prometheus cinayetlerine yeniden başlamıştır. Sırlar yavaş yavaş açığa çıkarken Minel Karaer de geçmişindeki asıl kendisiyle yüzleşmeye başlar; cehennem azabına dönüşen yüzleşmeler, aklının sınırlarını zorlayan olaylar ve gerçekler kaldırabileceğinden daha ağırdır. Çünkü hesaplaşma sırası artık Prometheus’tadır ve maskeler düşmeye başlar. Eli elimin üzerine dokunmuştu, teni sıcaktı. “Bana dokunduğunda yaşadığımı hissediyorsun çünkü sıcağım, Çilli. Eğer insanlar öldüğünde soğumasıydı geride kalanlar onların yaşadığına inanırdı.” Uzun süre düşünüp, “Haklısın,” demiştim. “Ama bir konuda da haksızsın.” “Hangi konuda?” “Eğer sıcak yaşatsaydı, yananların öldüğünü de hissetmezdik.” “Her şeyi yine unut ve yine iste, uslanmam, yine söz veririm. Neden mi? Çünkü gündüz geceye sadece güneş batana kadar karşı çıkabiliyor.” “Benim kalbim pusulam. Ben pusulamı küçük bir kız için kaybettim ama yok etmedim. Fakat o boşluğu iyilik ya da kötülük için yine küçük bir kız uğruna hep var edeceğim, söz veriyorum.”
  • Aslı Arslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    67 Ayrım
    1205,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Çocukluğumuz tohumumuzdur, tohumumuza kim su verdiyse o şekilde büyür ve yetişiriz. Geçmişinin bir tarafı karanlık sırların gölgesinde kalan ve hayatının büyük bir kısmını hatırlamayan Minel Karaer, bir anlaşma sonucunda psikolojik rahatsızlıklara sahip bireylerin tedavi edilmek üzere toplandığı Anektod Merkezine gitmeye başlar. İçinden bir ses Anektod Merkezinin ona yardım eli uzatmak yerine kendisini daha fazla karanlığa sürükleyeceğini söylese de o sesi göz ardı eder ancak hislerinde haklı olduğu, Korel Erezli’nin Anektod Merkezine döndüğü gün ortaya çıkar. Vücudunun büyük bir kısmı izlerle ve dövmelerle örtülü olan Korel Erezli, sadece vücudunda değil kalbinde ve zihninde de büyük sırlar saklar. Minel, Korel’le ilk karşılaştığı an kendisini kocaman bir labirentin içinde hisseder; bu labirentte aşk, tutku, şefkat, merhamet, öfke ve nefret vardır. Minel’in geçmişiyle savaşı başlarken, yeniden ortaya çıkan şehrin seri katili Prometheus da cinayetleriyle tekrar adından söz ettirir. Prometheus, Minel Karaer’in peşindedir ve asıl sır tam olarak burada saklıdır. “Korel Erezli senin kaçışların,” dedi kendinden emin bir tavırla. “Korel Erezli senin sırların, Korel Erezli senin geçmişin, Korel Erezli senin varlığın.”
  • Oseph P. Shapiro
    metin - İngilizce
    3 Ayrım
    98,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    "A sensitive look at the social and political barriers that deny disabled people their most basic civil ri ghts" The Washingtoıı Post "A poweıful and engaging book. It's a must read for anyone who wants to understand the disability rights movement." The Disability Rag "Having spent most of my life with children disabled in one way or another, I know that they become loved and loving adults \vho are both Creative and inno vative as they seek to find their deserved place in society. This book will give you understanding instead of the pity you alwcıys thougfıt was expected of you.' -C EVERETT KOOP M D mer surgeon general of tlıe United States "Joseph Shapiro has crafted an interesting book from which everyone can bene- fit. For those wanting to understand the background against which the Americans vvith Disabilities Act was framed, this is an excellent primer. At the same time, seasoned veterans of the rnovement will find v/ithin a refreshing revievv of the personalities and activities of the Disabilities Civil Rights Movement. And for parents seeking a glimpse of possibilities for their child, this book cannot fail to inspire." —I. KING JORDAN, president, Gallaudet University "No Pity is first-rate journalism. İt will change the way Americans look at people with disabilities. Joe Shapiro's humane reporting and understanding of the issues could not have come at a more appropriate and important time for the movement. No one who reads his book will fail to be struck by the rightnes* is cause." —SENATÖR TOM HARKIN
  • Atalay Yörükoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    716,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevilay Özcan
    “Atalay Yörükoğlu çocuk ve ergen psikiyatrisinin ülkemizdeki gelişiminde öncü rolü olan birkaç meslektaşımızdan biridir. Çocukların duygu, düşünce ve davranışlarının tipik gelişimini kapsayan bilgiler ile ruh sağlığındaki bozulma ve dalgalanmaları konu alan elinizdeki kitap, klinikteki mesleki uygulama sınırlarının ötesine geçen bir etki yarattı. Yazdıklarıyla ve söyledikleriyle hepimize ‘çocuğun bir ruhu vardır’ dedirten bir hekim olarak toplumsal belleğe yerleşti. Kitabı okurken siz de Atalay Yörükoğlu’nun yaşama neşeyle bakışının, çocukların ruh sağlığını iyileştirmeye olan inancının ve yıllar içinde anlamını yitirmemiş bilgeliğinin etkisine gireceksiniz. Şaşırmayın.” Yankı Yazgan Bu kitabı anne, baba ve öğretmenlerin çocukları daha iyi tanımalarına yardımcı olmak amacıyla yazdım. Çocuğun kişilik oluşumunu belirleyen olumlu ve olumsuz tüm etkenleri tartıştım. Anne ve babanın sakıncalı tutum ve yöntemlerini belirtip, çocuk eğitiminde sık düşülen yanılgıları göstermeye çalıştım. Çocuklukta sık rastlanan ruhsal sorunlara değinip önleyici ve düzeltici yaklaşımlar önerdim. Kaleme alındığı dönemde büyük ilgi gören ve Türk Dil Kurumu 1979 Bilim Ödülü’nü kazanan Çocuk Ruh Sağlığı, Prof. Dr. Yankı Yazgan’ın sunuş yazısı ve sonsözüyle bir kez daha zamana meydan okuyor. Çocuğun ruhsal gelişimini doğduğu andan ergenlik döneminin sonuna kadar ele alan bu çalışma, 21. yüzyılda da ebeveynlerin başucu kitabı olmaya devam ediyor.
  • Rob Imrie
    metin - İngilizce
    3 Ayrım
    148,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    People with disabilities are generally one of the poorest groups in Western societies: The daily reality for many disabled people is dependence on a carer, while trying to survive on state welfare payments. The stereotype of disability as a 'pitiful' state reinforces the view that people with disabilities are somehow less than human'. İn taking exception to these and related concepts of disability, this book explores one the crucial contexts within which the marginal status of disabled people is experienced: the interrelationships betvveen disability, physical access, and the built environment. The author explores some of the critical processes underpinning the social construction of disability as a state of marginalization in the built environment. These concerns are interwoven with a discussion of the state's changing role in defining, categorising, and reproducing 'states of disablement' for people with disabilities. The author considers the role of the 'design professionals'- architects, planners, and building control officers - in the construction of specific spaces which lock people with disabilities 'out'. From shattered paving stones in the high street, to the obsence of induction loops in a civic building, people with disabilities daily negotiate hostile environments. Using a range of empirical material from the UK and the USA, the book documents how the environmental planning system in Britain attempts to address the inaccessibility of the built environment, and discusses how disabled people contest the constraints placed on their mobility. The book draws on a range of ideas from geography, sociology, and environmental planning and reflects the emergent interest in schools of planning with equal opportunity issues and planning for minority groups
  • Sean McMeekin’in
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    1236,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    19. yüzyılın sonlarında Rus ekonomisi yılda yaklaşık yüzde 10 büyümekteydi ve nü­fusu 150 milyona ulaşmıştı. 1920’li yıllarda ülke vahim mali darboğazlar içindeydi ve 20 milyonu aşkın Rus yaşamını yitirmişti. 1950’lilere doğruysa, yerkürenin üçte biri komünizmi benimsemişti. Ünlü tarihçi Sean McMeekin, Rus Devrimi’nde Romanov Hanedanlığı’nı sona er­diren, Bolşevikleri iktidara getiren ve komünizm pratiğini dünyaya tanıtan olayların izini sürüyor. Çarlık Ordusu arşivlerinde çalışan McMeekin, geleneksel tarih kitaplarının sıklık­la Marksizm temelli sınıf mücadelesi üzerinden yorumladığı Rus Devrimi’ne heye­can verici, sıradışı bir bakış sunuyor. Rus Devrimi, yirminci yüzyılın en önemli dönüm noktalarından birine yönelik farklı bir tarih okuması. “Bu beklediğimiz bir kitap. Rus Devrimi çok geniş bir konu olduğu için, kısa ve güvenilir bir kitap yazmak çok zor. Sean McMeekin’in bu işte gösterdiği pek çok maharet arasında kalabalık sahneleri yakından tasvir edebilmesinin küçümsenmeyecek payı var. Bu kitap bir klasik sayılmalı.” Norman Stone “Sean McMeekin 1917’deki Rus devrimlerinin kışkırtıcı bir anlatısını canlı renklerle sunarken her iki devrimde sahne gerisinde yaşanan tertiplere, isyanlara ve ihanet eylemlerine ağırlık veriyor. Devrimlerin esasen Rusya’nın Birinci Dünya Savaşı’na katılmasının doğrudan bir sonucu olduğunu yeni yaklaşımlarla gösteriyor. Rus Devrimi büyük tartışma uyandıracak bir kitap.” Eric Lohr

Sayfalar