Yazara Gore Listeleme

  • Fakir Baykurt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    626,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kerman Akarlı
    Eşsiz doğal güzelliği, tertemiz havası ve çeşit çeşit bitkileriyle, Ballıdere köyünün cennetidir Morsay Yaylası. Yaz gelince, köyün bir kısmı buraya göçer. Onlardan biri de Çakır Hasan'dır. Karısını, gelinini ve üç torununu takıp peşine, göçer gelir yaylaya. Bir çadıra sığışmak zordur ama, biraz mecburiyetten, biraz da burada şifa bulduklarına inandıklarından, vazgeçemezler bu mevsimlik göçten... Günlerden bir gün bir kazı ekibi gelir Morsay Yaylası'na. Anlarlar o zaman doğası kadar tarihinin de zengin olduğunu bu yörenin. Kazı Ekibi'nde, işçinin, köylünün sorunlarına duyarlı pırıl pırıl gençler ve büyüklük taslamayan, kibir nedir bilmeyen bir profesör vardır. Asım Al'dır adı ama herkes ona Hoca Bey diye hitap eder. Hoca Bey'le Çakır Hasan dost olur kısa sürede. Dilleri ayrı, gönülleri birdir ne de olsa... Çakır Hasan Hoca Bey'e çok rağbet eder; Hoca Bey de ilgisini esirgemez ondan. Herkesin keyfi yerindedir anlayacağınız... Ne var ki, bu güneşli tablo, Çakır Hasan'ın güzeller güzeli torunu Gülcan hastalanınca puslanıverir. Bildikleri her yolu denerler iyi olması için. Kazı Ekibi'ndekiler ise ellerinden gelen yardımı yaparlar. Lakin, Gülcan bir türlü iyileşmez. Hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir tez elden. Ama nasıl, hangi araçla? Tek çare Hoca Bey'e tahsis edilen ciptir. Ne var ki bu da, onun iki dudağı arasından çıkacak tek kelimeye bağlıdır: Evet ya da hayır... Fakir Baykurt bu romanında, memur zihniyetini benimseyip, kalıpları dışına çıkamayan insanları eleştiriyor. Daha doğrusu, bu tip insanlardan yola çıkarak, sağlık sorunları başta olmak üzere memleketin pek çok sorununu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
  • Fakir Baykurt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    57 Ayrım
    1116,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birsen Çoban
    Unuttuklarımızı Hatırlamak İçin Fakir Baykurt'la Yeniden Dizisi devam ediyor... Susuzluktan kavrulan bir köydür Kantarma. Toroslar keser yağmuru; ne toprak suya kavuşabilir ne de gariban köylüsü doğru dürüst ekmeğe aşa... Bir gün, köy muhtarı Musa ile durmadan çekiştiği dostu Hıdır'ın cahil cesaretiyle giriştiği bir teşebbüs sonucunda, olacak bu ya, Büyük Başkan Kantarma'yı ziyaret eder. "Dileğiniz nedir?" diye sorar köylüye. Hıdır "su" der, başka bir şey demez. Destekler onu köy ahalisinin bir kısmı. Diğerleri ise Kuran kursu açılsın ister; budur dünyadaki tek önemli (!) dilekleri. Büyük Başkan her iki dileği de geri çevirmez. Tez zamanda köyde Kuran kursu açılır, bir de hoca atanır. Su çalışmaları ise kaplumbağa hızıyla, ite kaka ilerler. Şaşı bir mühendis görevlendirilir sonunda bu iş için. Şaşı, hem de biraz pısırık... Geç de olsa, makineler getirilir, sondaj yapılır ve nihayet su fışkırır topraktan. Ne var ki, su acıdır. Toprağa, Kantarma köylüsüne hayat vereceği yerde, dert olur. Bir anlamda bu acı su, sonun başlangıcıdır... Fakir Baykurt bu romanında, aklın yolunun her zaman bir olmadığını gösteriyor bize. Çıkarlarını her şeyin önüne koyan, arkası sağlam kaymak tabakanın bürokrasiden nasıl yararlandığını; diğer yandan, zaten yoksulluktan belini doğrultamayan cahil köylünün, bir de araya ikilik girdiğinde, onlar karşısında nasıl ezildiğini anlatıyor.
  • Sevim Ak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    85,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nevin Çelikkanat
  • İskender Pala
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    463,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hilal Tanyeri
    Aşk, yerine göre yol olur yürünür, yerine göre iman olur uyulur. Bazen ateş olup yakar, bazen deniz olup boğar. Sultan olur ülke yönetir, şarap olur sarhoş eder. At olup koşar, kuş olup uçar. Hazine olur viran gönüllerde saklanır, kimya olur hakir topraklan altına dönüştürür. Sır olur saklanır, gonca olur açılır. Gül bahçesi olur kokusuyla âşıkları mest eder, güneş olur âşıklarının ümit meyvelerini olgunlaştırır. Aşk olunca gönüller birleşir, aşk olunca kıyamet koparcasına hareketlilik olur. Aşk olunca şimşekler çakar, rahmetler yağar. Âlemler kıyama kalkarsa aşktandır. Hastaların şifa bulması aşktandır. Aşk ile döner gökler, aşk ile durur kâinat. Aşk, Mecnun'dan Leyla'ya bir feryat, Mansur'dan dara bir sır, gözden kalbe bir yoldur. Velhasıl, klâsik edebiyatımızda aşk her şeydir, her şey de aşktır. Bütün bu sayılanlar divan edebiyatına bir aşk edebiyatı dememiz için kâfidir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Kristine Barnett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    534,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
    Einstein'ınkinden Jaha yüksek tir IQ. puanına sahip, kendi kendine iki haftada yüksek matematik öğrenetılen otizmli tir çocuğunuz olsaydı ne yapardınız? Oğlu -Jacot'a iki yaşındayken otizm teşhisi konan Kristine Barnett, oğlunun yapamadıkları yerine, yapatildiği ve yapmak istediği şeylere odaklanarak sıra dışı tir metot denedi ve hem kendi oğlunun hem de A,BD'de yaşayan otizmli çocukların hayatını kökünden değiştirdi. Üç yaşındayken, ileride okuma yazma tile öğrenemeyeceği söylenen Jacot şimdi on altı yaşında; kuramsal fizik alanında yüksek lisansını tamamladı ve üniversitede kuantum fiziği dersleri veriyor. Hatta ileride fizik alanında Notel Ödülü alması tekleniyor? Oğlunun temel yetilerini geri kazanması için çatalayan k'ristine, yürümeye taşladığı dönemde tir tuçuk sene toyunca kimseyle iletişim kurmayan Jacot'ı terapistlerin, uzmanların ve eşinin tüm itirazlarına rağmen özel eğitim programından aldı ve kendi anaokulundaki öğrencilerle tirlikte yetiştirmeye taşladı. KVıstine'in cesareti ve oğluna olan inancı inanılmaz tir sonuç yarattı: Jacot, dokuz yaşındayken astrofizik dalında özgün tir teori üzerinde çalışmaya ve on iki yaşında üniversitede seminerler vermeye taşladı. Bu kitap, işte tu olağanüstü mücadelenin öyküsü. Otuzdan fazla dile çevrilen ve dünya çapında milyonlarca insana umut aşılayan Umut Işığı şimdi Türkçede. İniş çıkışlarla dolu tu gerçek ya-şamöyküsünü okuduktan sonra -otizmli veya değil- her çocoqot\ içinde keşfedilmeyi tekleyen tir ışığın olduğunu daima anımsayacaksınız. (Tanıtım Bülteninden)
  • Orhan Pamuk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    60 Ayrım
    1191,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ulya Dostlar
    Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Orhan Pamuk'un üzerinde altı yıl çalıştığı roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümünün yıkılıp yeniden inşa edilmesini, Anadolu'dan gelip zengin olanları izler; diğer yandan ülkenin içinden geçtiği dönüşümlere, siyasi çatışmalara, darbelere tanık olur. Onu başkalarından farklı kılan şeyin, kafasındaki tuhaflığın kaynağını hep merak eder. Ama kış akşamları boza satmaktan ve sevgilisinin aslında kim olduğunu düşünmekten hiç vazgeçmez. Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, kısmeti mi? Mutluluk veya mutsuzluğumuz bizim seçimlerimize mi bağlıdır, yoksa bizim dışımızda mı gelişip başımıza gelirler? Kafamda Bir Tuhaflık bu sorulara cevap ararken aile hayatıyla şehir hayatının çatışmasını, kadınların ev içlerindeki öfke ve çaresizliklerini resmediyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Paul Andre
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    142,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Funda Özdemir Çelebi
    Yazarın, Cezayir, Libya ve Tunus'a yaptığı seyahatler esnasında karşılaştığı insanlardan sabırla topladığı masal, efsane, şarkı kırıntıları ve özdeyişlerden oluşan bu kitap, sözlerinde insanın özünü, sevinçlerini ve korkularını anlatan sahra insanlarının seslerini duyurur. Bu kitap okunmak için değil, esrârengiz ve yakın bir dost gibi danışılmak için yazılmıştır. Ondan sizi beslemesini, aydınlatmasını, heyecanlandırmasını isteyebilirsiniz; sizi besleyecek, aydınlatacak ve heyecanlandıracaktır. Sizinle oynamasını da isteyebilirsiniz; sizinle dünyanın en esrârengiz oyununu, var olmayan talihin oyununu oynayacaktır. Bu kitabı yanınızdan ayırmayın. Bir dostu ziyaret eder gibi zaman zaman açıp okuyun. Eğer iç yolculuğunuzda bir ışığa, bir öğüde ihtiyacınız varsa, basit bir oyunla isteyin ondan: gözlerinizi yumun; kitabı açın, sonra gözlerinizi de. Kime isterseniz teşekkür edin. (Tanıtım Bülteninden)
  • A.S. Byatt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    263,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Duru Erdem
    Okurlarımızın daha önce Bülbülün Gözündeki Cin adlı öykü derlemesiyle tanıdığı usta hikâyeci A.S. Byatt, bu kez Matisse'in yaşamını ve sanatını eksen alan üç öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Öykülerde Matisse'in kendisi yok; ama her öykü ona bağlanıyor. Birinci öyküde, duvarında bir Matisse röprodüksiyonunun asılı olduğu berber dükkânının sahibi, Matisse'in çizdiği kadınlarla kendi karısı arasında olumsuz bir benzerlik buluyor ve karısına ihanetinin mazereti olarak bu benzerliği kullanıyor. İkinci öykü, Matisse'in yapıtlarındaki renk coşkusunu kavrayarak o yolda yürümeye çalışan bir ressamla, Matisse'in adını bile bilmediği halde aynı renk çılgınlığını uygulayan evdeki hizmetçinin deneyimlerini aktarıyor. Üçüncü öykü ise Matisse konusunda tez hazırlayan bir üniversite öğrencisi ile tez danışmanı profesör arasında geçenleri anlatıyor. Sunday Times eleştirmeni Peter Kemp'in dediği gibi: "Matisse Öyküleri, bir boya kutusu patlamışçasına imgelemimizin retinasına çarpıyor." (Tanıtım Bülteninden)
  • Elias Khoury
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    325,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    İsimleri bildiğimizde hikâye başladı ve isimler son bulduğunda hikâye başladı... Abdülkerim, Alice, Suat, Peder Emin, Amerikalı Davis, köpek, berber, şapkalı Spiro, Selim Ebu Ayun, Doktor Atıf, Doktor Nasib, emprezaryo Ebu Cemil, Teğmen Tunus el-Zaim, ikinci köpek, Madam Nuha Aoun, Hüsn, Ralph, Hasan, Lillian Sabbagha, Constantine, Mikhbat, Ebu Sait el-Munla, "Lider," Fevziye, Abdülkerim'in oğlu Hüsn, Hüsn'ün oğlu Abdülkerim, Asurlu Habib Malku, Aitany denen oğlan ve el-Askeri, vesaire, vesaire ve Beyaz Rus kadın, vesaire... 1982'de İsrail ordusu Beyrut'a girdiğinde vurulup ölen ayakkabı boyacısı Küçük Gandhi'nin hikâyesi tüm bu isimlere değip geçiyor. Küçük Gandhi'nin Yolculuğu kuşatma altındaki bir şehrin ve bu şehirde yaşayan sıradan insanların hikâyesi. Khoury, okuyucuyu yakın Lübnan tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor. Katmanları teker teker soyup gerçek olanı ver gerçek olmayanı anlamaya zaman ayıracak mısınız? Soru bu. Eleştirmenler kitabın türünün "büyülü gerçeklik" olduğunu söylüyor ama yazarı, Lübnan'da büyülü gerçekliğe gerek yok çünkü burada hayat zaten gerçekdışı ve fantastik, diyor. Siz yerinizde kalırsınız ve Beyrut hareket eder. Sizin yerinize şehir seyahat eder. (...) Sanki on ya da yirmi yıl içinde tüm dünyayı dolaşmışız gibi. Biz yerimizde kaldık ve dünya çevremizde döndü. Etrafımızdaki her şey değişti ve biz değiştik. "Elias Khoury kök salmış sürgünler ile kapana kısılmış mültecileri ve silinip giden sınırlar ile değişen kimlikleri konu edinen bir sanatçı." -Edward W. Said- "Doğu'nun İsviçre'sinden Hong Kong'una, Saygon'una, Kalküta'sına, Sri Lanka'sına dönüşen bir şehrin hikâyesi nasıl anlatılır? Elias Khoury çok başarılı bir yazar ve bu işin altından başarıyla kalkıyor." - Le Monde-
  • Ergün Poyraz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    945,03 KB
    Eser Türü: Kitap
    Said-i Nursi'den Fetullah Gülen, Demirel ve Ecevit'e Nurculuğun Tüm Bilinmeyenleri - Pür demokrasi aşkıyla (!) bezirganlar ile havarilerin "Hoşgörü" abidesi olarak lanse edilen Fetullah Gülen'in ve onun, izinden gittiği üstadı Said-i Nursi'nin ve nurculuğun gerçek yüzünü bulacaksınız. Hoşgörü abidesinin Hizbullah'a olan övgülerini, kanla abdest almayı yüceltmesini. Şeriat ve Hilafet sistemine olan özlem ve sevgisini, ideallerini, ışık okullarını, demokrasi, devrimler ve Cumhuriyete karşı olan hasmane görüşlerini, - Fetullah Gülen'in ardından gittiği Said-i Nursi'nin gerçek kimliği ile Said-i Kürdi olarak anıldığı, yegane amacının Şeriatçı ve Kürtçü bir devlet kurmak olduğunu ve bu uğurdaki çabalarını ibretle okuyacaksınız. - Said-i Nursi'ye ve Fetullah Gülen'e övgüler düzmede birbirleri ile yarışan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz, Hüsamettin Cindoruk ve diğerlerinin bu hareketleri karşısında elinizi şakağınıza dayayarak uzun uzun düşüneceksiniz.

Sayfalar