Yazara Gore Listeleme

  • J. M. Darhower
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    592,04 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı… Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu. (Tanıtım Bülteninden)
  • Clifford Geertz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    589,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Clifford Geertz, İslâmiyet üzerine yaptığı incelemeler vesilesiyle Anglo-Sakson akademi dünyasında çok tanınmış bir isim. Antropolojinin üstadlarından sayılıyor. Gerçeğin Ardından, Geertz’in, İslâmiyet’in çeşitli yerelliklerde nasıl yaşandığını, tecrübe edildiğini, dönüştüğünü ele aldığı pek çok mukayeseli çalışmasından farklı bir eser. Bir bakıma, bütün bu çalışmalardan süzülen bir muhasebe. İslâmiyet üzerine çalışan bir antropoloğun kendi bilimsel deneyimleri ve içinde yer aldığı disiplinle hesaplaşması. Batı’da sosyal bilimlerin üzerindeki hâlenin neleri örttüğüne dair bir sorgulama… “Hikâye”, Geertz’in sıkıcı bir bilimsel toplantıda birilerinin önerisi üzerine Fas’a gitmeye karar vermesiyle başlıyor. Haftalarca arabayla gezerek Fas’ı tanımaya çalışmasını, “gözlem” amacıyla girdiği ilişkileri, mesela Endonezya’da katıldığı okul müsameresini, sonra mesela Fas Kralı’nın verdiği davetin “ağır” havasını, muhtelif bilimadamı “tuhaflıklarını”, bu arada akademi içi iktidar mücadelelerini, tatlı ve aynı zamanda edebi bir dille anlatıyor üstad. Gerçeğin Ardından, sadece “hikâye” değil ama… “Yeni” antropolojinin, sosyalbilimsel bulguları “hikâye etmesinin” bir örneği demek belki daha doğru. Zira “bulgu” ve “bilgi”den yana da zengin bir kitap bu. Geertz’in, iki ayrı dönemini gözlediği Fas ve Endonezya’daki sosyal değişim hakkında, dolayısıyla İslâm ve modernleşme deneyimi hakkında değerlendirmelerini içeriyor. Bununla birlikte, bilimin, bilginin, nesnelliğin, “doğru”nun/hakikatin, gerçeğin anlamı gibi, sosyal bilimlerin ontolojisiyle ilgili meselelere ilişkin tartışmaları da.
  • Stephen R. Covey
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    10,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kişisel, mesleki ve ailevi sorunların çözümünde ilke merkezli bir yaklaşım benimseyen ve toplam kalite anlayışının öncülerinden olan Stephen R. Covey, çarpıcı örneklerden yola çıkarak, aşama aşama, insana yaraşır biçimde dürüst, uyumlu, huzurlu, başarılı bir yaşam için değişimine ayak uydurmamızı sağlayan alışkanlıkları belirliyor, değişimin yarattığı fırsatlardan yararlanabilmek için gerekli olan bilgelik ve güce ulaşmanın yollarını gösteriyor. "Liderlik konusunda son onyılın başucu kitabı bu olacak." -Scott Degarmo (Siccess dergisinin başyazarı) "İlke merkezli liderlik, çok güçlü bir kavram, Covey'in liderlik ve insan ilişkileri vizyonu, bu kavramı günümüz iş dünyasının liderleri için elverişli bir program haline getirmiş. Mutlaka okumanızı öneririm." -Nolan Archibald (Black & Decker Başkanı ve Yöneticisi)
  • Iain Banks
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gotik roman geleneğine uygun olarak, olaylar İskoçya kıyılarında, tecrit edilmiş bir adacıkta ve temelde üç kişi etrafında gelişiyor. 60’lı yıllarda hippi anarşist bir gruba katılmış olan eksantrik baba, tuhaf deneyler yapmaya meraklı, oğluna saçma sapan şeyler öğretmekten zevk alan bir biyokimyacı. “Aile”nin son derece duyarlı, kırılgan ve zeki büyük oğlu Eric, tıp fakültesinde öğrenciyken karşılaştığı korkunç bir olay yüzünden akli dengesini yitirmiş ve geri döndüğü ada civarındaki bütün köpekleri yakmaya başladığı için kapatıldığı tımarhaneden kaçan, tehlikeli biri. Romanın anlatıcısı Frank ise, babası doğum kaydını bilerek yaptırmadığı için resmen var olmayan ve bu yüzden de çok yalnız bir hayat süren bir çocuk. Tüm yalnız çocuklar gibi Frank de fantezilerle dokuduğu mitik bir dünya yaratmıştır kendine. Ama şiddet, zulüm ve ölüm üzerine kurulu bir dünyadır onunki. Olağanüstü zekice planlar kurarak kendi yaşlarındaki iki kuzenini ve öz kardeşini öldürmüştür. Eşekarısı Fabrikası gibi karmaşık düzenekler kurarak korkunç eziyetlerle öldürdüğü hayvanların, ölme biçimleriyle kendisine yakın geleceği haber verdiklerine inanır. Romanın sonunda yaptığı bir keşif, bu mitik dünyanın tamamen yıkılmasına ve kendisi hakkındaki korkunç gerçeği öğrenmesine yol açacaktır.
  • Elena Johnson
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    642,82 KB
    Eser Türü: Kitap
    Vi kuralları biliyor: Kızlar, erkeklerle gezmez ve onları öpmeyi akıllarının ucundan bile geçirmezler. Burası böyle bir dünya. Ama Zenn, Vi'de kuralları yakıp yıkma arzusu uyandırıyor. Birlik'in adamları Düşünürler de Vi'nin gelecekteki eşi olarak Zenn'i seçtiğine göre... bir öpücükten ne çıkar ki? Düşünürler, toplumun geri kalanının beynini yıkamış olabilirler. Vi ise kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Ancak Düşünürler akla hayale gelmeyecek derecede ikna ediciler ve Vi'yi kendilerinden biri yapmaya kararlılar. Bunun da ilk adımı Zenn'in beynini yıkamak. Vi, Zenn'i onların eline bırakmak istemiyor ama isyancılara katılmakta da tereddüt ediyor. Çünkü isyancılara katılmak demek, Jag'le omuz omuza olmak demek. Jag, egoist, karizmatik ve tehlikeli. Zenn'de olmayan her şey. Jag pek güvenilir değil ama ona karşı koymak da çok zor. Bu bir oyun. Ya kontrol edeceksin ya da kontrol edileceksin. Vi'nin bu oyunu oynamaktan başka çaresi yok.yunu oynamaktan başka çaresi yok.
  • Soner Yalçın
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    408,46 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tarih 23 ekim 1993. Çalan bir telefon. "Ersever'i infaz ettik, sınra Soner'de." Telefon kapanıyor. Tarih 4 kasım 1993. Binbaşı Ersever, elleri arkadan bağlı, ağzı bantlı bir halde bulunuyor. Öldürülmüş. Kafasına iki kurşun sıkılarak. Ardından yakın arkadaşı itirafçı Mustafa Deniz ile sevgilisi Mahsune Dguebe'nin cesetleri bulunuyor. Kontrgerillacılar... Yeşil kod adlı Ahmet Demir... İtirafçılar... İtirafçılardan kurulu Yıldız Timleri... Kontrgerilla timleri: Anadolu Halk Cephesi... TİT... KAP... Faili meçhul cinayetleri işleyenler kim? Binbaşı Ersever'i kim öldürdü?
  • Günter Wallraff
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    488,05 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kitap, Günter Wallraff'ın, Almanya'da çalışan bir Türk işçisi (Levent Ali Sigirlioğlu, daha sonraki baskılarda Sinirlioğlu) kılığına girerek, çalıştığı çeşitli iş yerlerinde karşılaştığı sömürü, yok sayılma ve kini anlatmaktadır. Wallraff, Mart 1983 tarihinden itibaren iki yıl boyunca araştırma yaptığı kitabının önsözüne şunları yazar: “ "Ben gerçek bir Türk değildim. fakat toplumun maskesini düşürmek için kılık değiştirmek zorundasınız. Gerçekleri ortaya çıkarmak için aldatmak ve sahte tavır takınmak zorundasınız. Ben hala, bir yabancının, günlük aşağılamalarla, düşmanlıklarla ve kinle nasıl başettiğini bilmiyorum. Ama şimdi, neler çektiğini ve bu ülkede insanları aşağılamanın nereye kadar gittiğini biliyorum. Bir parça Apartheid içimizde, demokrasimizde yer alıyor. Yaşananlar benim beklediklerimi tam olarak karşıladı. Tabii olumsuz açıdan. Ben federal Almanya'da, aslında sadece 19. Yüzyıl üzerine yazılan tarih kitaplarında yer alması gereken olayları yaşadım." „ Wallraff, Ali Sinirlioğlu olarak, tanınmış firmalarda, çok ağır işleri, çok az saat ücreti ile yapmak, Alman iş arkadaşlarından eziyet görmek, emniyet önlemleri alınmadan, sosyal haklardan mahrum olarak sigortasız ve çoğu zaman vardiyaları arka arkaya çalışmak zorunda kaldı. Alman iş arkadaşları koruma elbiseleri alırken, ona vermediler. (Örneğin kanal işlerinde ısının sıfır derecenin altında olduğunda) Nükleer enerji santrali'nde çalışan Türk işçileri tehlikeli dozda ışınlara maruz kalıyorlardı. Bu çalışanların çoğu, bu insanlık dışı çalışma koşullarına karşı gelemiyorlardı. Ya kaçak işçi idiler ya da sınır dışı edilmekten korkuyorlardı. Wallraff'ın sağlığı da bu araştırma esnasında, Ali Sinirlioğlu olarak çalışmak zorunda olduğu için, kötü etkilenmişti. Sadece çalıştığı iş yerlerinde değil, günlük yaşamında da, akıcı Almanca konuşmasına ve örneğin bir Almanya - Türkiye futbol karşılaşmasında, Almanlar lehine tezahürat yapmasına rağmen, görünümü yabancı olduğu için, "Türkler defolun", "Almanya Almalarındır" gibi düşmanlıklara maruz kalmış, çeşitli hakaretlere uğramış, saçlarına sigara atılmış ve kafasından aşağı bira boşaltılmıştır.
  • IM MANUEL
    metin
    2 Ayrım
    165,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Karakol
    Bu eser, Alman filozof Immanuel Kant’ın, insanlığın en eski arayışlarından biri olan “Barışı nasıl tesis etmeli?” sorusuna cevap arayışının ürünüdür. Şüphesiz bu soruyu ilk soran Kant değildi. Augustinus, Aquinalı Thomas, Erasmus, Leibniz, William Penn ve Saint-Pierre de bu soruyu sormuşlar ve cevabı tanrısal argümanlarda bulmuşlardı. Ancak Kant hem soruyu hem de cevabı değiştirdi. O, ‘barış’ın değil, ‘ebedî barış’ın peşindeydi. Cevabı ise tanrısal ve dinî değil, ‘hukuki’ temelde verecekti. Kant’ın bu eserini, sömürgecilik faaliyetlerinin ve ülkelerin güç yoluyla ilhak edilişinin yoğun olarak görüldüğü bir dönemde kaleme almış olması şüphesiz rastlantı değildir. Fransa ve Prusya arasındaki Basel Barış Antlaşması’ndan (1795) Birleşmiş Milletler’e ve ‘ebedî’ barışla ilgili her düşüncemizde Kant’ın bu eserinin doğrudan etkisini gözlemleyebiliriz. Kant’ın, savaş olgusunun daimî olarak insanlık tarihinden kalkması amacıyla kaleme aldığı bu değerli çalışmayı, Celal Yeşilçayır çevirisi ile sunuyoruz.
  • PETER STJERNSTROM
    metin
    1 Ayrım
    520,98 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Karakol
  • OSCAR WILDE
    metin
    2 Ayrım
    576,55 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Karakol

Sayfalar