Yazara Gore Listeleme

  • Jane Casey
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    556,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Ya size tıpatıp benzeyen birinin ölümünü açığa çıkarmak zorunda kalsaydınız? Annesi yaz tatilini geçirmek için onu küçük bir İngiliz kasabasına götürene kadar on altı yaşındaki Jess Tennant daha önce hiçbir akrabasıyla tanışmamıştır. Annesinin bu kararı şaşırtıcıdır ancak daha da şaşırtıcı olan şey, kasabanın Jess’e karşı olan tepkisidir. Nereye giderse gitsin, insanlar Jess’e âdeta bir hayalet görmüş gibi bakar. Aslında bu, bir bakıma yanlış da sayılmaz çünkü kasabaya gelmeden kısa bir süre önce kendisine tıpatıp benzeyen kuzeni Freya ölmüştür. Jess, asla tanışmadığı kuzenine karşı garip bir bağ hisseder. Ancak Jess, Freya’nın yaşarken sakladığı sırları ne kadar çok öğrenirse, Freya’nın ölümü o kadar şüpheli görünmeye başlar. Ortada kesin olan bir şey var ise o da bu tatilin güvenli ve sıkıcı olmaktan çok uzak bir yaz tatili olacağıdır. Ölüme doğru ilerlerken bildiklerinden vazgeçer miydin? “Jess Tennant’a aşık oldum. Jess, gerçeğin peşinde koşması ölümüne neden olacakken bile cesur, ateşli ve geri adım atmıyor.” - April Henry, New York Times Bestseller Girl, Stollen kitabının yazarı. “Kimsenin Freya’dan Haberi Yok, çok heyecan verici bir kitap; bir solukta hepsini okuma isteği uyandırıyor.” (UK) “Sürükleyici bir gerilim.” - Publisher’s Weekly “Akıllıca tasarlanmış mizan duygusu ve karmaşık yan karakterleriyle bu kitap, okuyucuları kendisine bağlayacak.” - Kirkus Reviews
  • Anton Çehov
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    129,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Behçet Necatigil’in Anton Çehov’dan çevirdiği Vanya Dayı adlı oyun, 60 yıl sonra gün ışığına çıkıyor. Necatigil arşivindeki kayıtlarda, Almancadan çevirdiği oyunlar listesinde adı geçmesine rağmen kopyası bulunamayan oyun, yıllar sonra, Başar Başarır’ın Kâmuran Yüce arşivinde yaptığı çalışmayla ortaya çıkarıldı. Yıldız Kenter, bu çeviriyi Kent Oyuncuları tarafından sahnelenmek üzere Necatigil’den istemiş, 1964 yılında çevrilen oyun ancak 1978 yılında sahneye konmuştu. Necatigil çevirisiyle ilk kez yayınlanan Vanya Dayı’nın önsözünü Cevat Çapan yazdı. “Vanya Dayı, Çehov’un olgunluk döneminin öbür oyunları Martı, Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi gibi insan olmanın, günümüz dünyasının gerçeklerini hem sosyolojik hem de psikolojik açıdan anlamanın, sevginin ve nefretin yarattığı çelişkilere karşın çalışmaya ve geleceğe güvenmenin bir belgesi olarak değerlendirilebilir.” Cevat Çapan
  • Max Frisch
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    152,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Yaşlı bir adam olan Geiser, İsviçre Alpleri’nde izole bir köyde yaşamaktadır. Köy süreğen yağışlar yüzünden toprak kayması tehdidi altındadır. Geiser doğanın kaotik ve amansız yapısıyla başa çıkmaya çalışırken, ansiklopedilerden ve kitaplardan bilgileri kesip odasının duvarına asar, böylece yitirmeye başladığı belleğinin yanı sıra insanlığın bilgi birikimini de kayıt altına almaya çabalar. Ancak doğa, insanın sınırlı bilgisiyle kavrayışından çok daha engindir ve sonunda kaçınılmaz yüzleşme gerçekleşecektir. Max Frisch’in bu küçük ölçekli başyapıtı, insanın doğa karşısındaki kırılganlığı ve varoluşsal mücadelesi üzerine derin bir tefekkür. 1992 yılında filme çekilen, sayısız kere sahnelenen bu eser, yıllar geçtikçe ve dünyamız yazarın öngördüğü yolda ilerledikçe klasikleşen bir kehanete dönüşüyor.
  • Henri-Jacques Stiker
    metin - İngilizce
    3 Ayrım
    9,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    The increasing numbers of scholars, policy-makers, and political activists who are concerned with questions of physical and cognitive disability will warmly welcome Henri-Jacques Stiker's book, the first to attempt to provide a framework for analyzing disability through the ages. Published in 1997 in France as Corps infirmes et sociétés and available now in an excellent English translation, the book traces the history of western cultural responses to disability, from ancient times to the present. In this volume, Stiker examines a fundamental issue in contemporary Western discourse on disability: the cultural assumption that equality/sameness/similarity is always desired by those in society. He highlights the consequences of such a mindset, illustrating the intolerance of diversity and individualism that arises from placing such importance on equality. Importantly, Stiker does not hesitate to assert his own stance on the issues he discusses: that difference is not only acceptable, but that it is desirable, that it is necessary. The author goes beyond anecdotal history to traverse a little known history, penetrating to the heart of collective attitudes and reflecting on elements of policy. The sweep is broad; from a rereading and reinterpretation of the Oedipus myth to current legislation regarding disablity, he proposes an analytical history that demonstrates how societies reveal themselves through their attitudes towards disability, at times in unexpected ways, since the study of detail is often the best entry into the whole of a culture. The book will be of interest to scholars of disability, historians, social scientists, cultural anthropologists, and those who are intrigued by the role that culture plays in the development of language and thought surrounding the disabled. Henri-Jacques Stiker is Director of Research and member of the department of the History and Civilization of Western Societies, University of Paris VII.
  • Komisyon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    802,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Gürel Altıner
  • Haldun Taner
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    423,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Keşanlı Ali Destanı dilden dile çevrilerek dünyanın pek çok ülkesinde sahnelenmiş; oyuncusu ve seyircisiyle bütünleşmiş; dahası, Türk tiyatrosuna yıllarca öncülük etmiş bir başyapıt. Haldun Taner’in “gecekondu ortamında bir kahramanlık mitosunun parodisi” dediği, modern epik tiyatronun en güzel örneklerinden biri sayılan oyunda, geleneksel gösteri sanatlarımızın birçok özelliği çağdaş bir yorumla sunuluyor. Yaratılan tipler öylesine gerçek, öylesine canlı ki, hemen her toplumun sosyal ve ekonomik açıdan benzerlik gösteren kesimlerinde karşımıza çıkıveriyorlar. Bu nedenle, Sineklidağ efsaneleri Keşanlı Ali ve Zilha ister İstanbul’da, ister Berlin’de, ister Londra, Beyrut ve Budapeşte’de, isterse Hamburg’da, nerede olursa olsun hep aynı ilgi ve sevgiyle karşılandı. “Bizim geleneklerimizden, bizim insanımız ve konularımızdan yola çıkıp, bütün bunları, öz Türkçemiz ve bize özgü bir görüş biçimi ile çağdaş dünyanın verileriyle aktarmak”tan söz ediyordu ‘tiyatro düşünürü’ Haldun Taner... Keşanlı Ali Destanı’nda büyük usta işte bu sözünü yerine getiriyor.
  • Derleyenler: Kıvanç Koçak, Tanıl Bora
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    893,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müge Süzek
    Yüz, 100 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca gerek yapıp ettikleriyle gerek düşünceleriyle ülkenin gidişatına etki etmiş, siyasal ve toplumsal bir iz bırakmış 100 kişinin portresi… Yüz, 2023’te 40. yılını kutlayan İletişim Yayınları’nın yayınevi içinde ve dışında kolektif biçimde iş yapma anlayışının parlak örneklerinden: Tanıl Bora ve Kıvanç Koçak’ın derlediği, 38 farklı yazarın katkı koyduğu, her yazarın kendi üslubunu/bakış açısını içeren kitap 100 özgün ve kısa portre üzerinden 100 yıllık Cumhuriyet’in seyrine bir bakış sunuyor. Hem bilgilerini tazelemek isteyenler için hem özgürlüklerin hâkim olduğu demokratik bir Cumhuriyet’e ulaşmanın yolları üzerine düşünmek isteyenler için…
  • Margit Schreiner
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    234,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevgi Gezergen
    Yirmi yıllık evlilikten sonra Resi –Marie Thérèse olan daha şık çift adını kullanmakta ısrarcıdır artık– oğlunu da yanına alarak kocası Franz’ı terk eder. Öncesinde işten çıkarılan koca, aile için kendi elleriyle bir ev inşa etmiştir. Boş odalarının tekinsiz sessizliğine gömüldüğü büyük evde Franz şimdi sızlanarak içer. Mutfaktaki önlüğünü bir kenara fırlatan kadın adımını evden dışarı atmıştır, kocaysa kırgınlığını, küskünlüğünü, öfkesini büyüterek Marie Thérèse’e kinlenir: mizojiniyle sanatsal sanrılar arasında gidip gelen, kaba sözlere evrilen eril bir monolog, çelişkilerle ve intikam planıyla dolu, sonun başlangıcı olacak paramparça bir veda mektubu dökülür ağzından. Margit Schreiner, “Sevmek Dedikleri” kitabının ardından “Ayrılık Üçlemesi”nin ikinci kitabı olan “Ev, Kadınlar, Seks” ile kuvvetli bir yazınsal dil ve ton tutturmakla kalmıyor, bugünlerde okunabilecek en eğlenceli ve ilgi çekici cinsiyet çalışmasını da roman sanatına kazandırıyor. “Soğukkanlı ve cesurca sahnelenen bağlanma ve baştan çıkarma hayalleri, ölümcül karşılaşmalar: (…) Roald Dahl dokunuşu barındıran ve sık sık Robert Gernhardt’ın kalemini andıran, Avusturya kültürüne uyarlanmış iyi bir karışım.” Volker Hage, Die Zeit “Anlatıcının, karısı ondan kaçtıktan sonra eril gevezelikleriyle kendini ele verdiği incelikli bir karakter metni – kurnaz bir evlilik romanı.” Neue Zürcher Zeitung “Zeki bir kitap, çok inandırıcı, sanatsal bir dil – son derece önemli bir yazar olduğunu düşünüyorum.” Marcel Reich-Ranicki, Das Literarische Quartett “Sözel cinnet 200 sayfadan fazla sürüyor, kadınlar ‘kendi hatası’, ‘oh olsun’ derken erkekler kader arkadaşlarıyla dayanışma içinde olacak, ta ki siyaseten evcilleştirilmiş, duygu dünyası çarpık bir adamın belki de asla yazamayacağı öfkeli bir karakter romanını bir kadının yazdığını anlayana dek .” Henryk Broder, Der Spiegel “Hastasın sen. Yani, böyle yüzüne karşı söylemeyi hiç istemezdim ama aslında çoktandır bunun farkındayım
  • Margit Schreiner
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    251,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevgi Gezergen
    Margit Schreiner’in daha önce yayımladığımız Sevmek Dedikleri ve Ev, Kadınlar, Seks. kitaplarının ardından Çıplak Babalar ile “Ayrılık Üçlemesi” tamamlanıyor. Kızın babaya olan sevgisinin dokunaklı öyküsü Çıplak Babalar’da, orta yaşlarındaki anlatıcı çocukluk yıllarıyla bugünü arasında usulca salınarak bilincin sınırlarında geziniyor; şimdi Alzheimer hastası olmuş, zihni karışmış bir halde ölüme yaklaşan, çocukluğunun mükemmel babasına kendine özgü, soğukkanlı ve içten bir saygı duruşunda bulunuyor. Margit Schreiner, bu minimalist ve parçalı romanıyla okurda gömülü kalmış anıları, özellikle de varoluşun küçük, neredeyse unutulmuş çekirdeğinde saklanabilen anıları harekete geçiriyor. “Bu anlatıcı elbette acıma duygusundan yoksun olduğu için değil, bedensel çöküşü de dile getirme ve uzun ölümü her anlamda algılama –onunla yüzleşme ve nihai gerçekliğini tanıma– arzusunda direnebilmek için acımasızdır.” Literatur und Kritik “Bilinçli olarak duygulardan arınmış, asla ayrıntıya girmeyen bir anlatım biçimi.” Tilman Spreckelsen, Frankfurter Allgemeine Zeitung “Schreiner’in romanının güzel yanı, değer yargılarının ötesinde bir dinginlikle bize kendi yaşamımıza bakmayı öğretmesi. Sadece algılıyor ve bu kabulle dünyanın gerçek zenginliğini keşfediyor.” Berliner Morgenpost “Avusturya edebiyatında pek az görülen virtüözce, çok hüzünlü ve komik, sözdizimi karmaşık ve müzikal bir eser.” Karl-Markus Gauß, Die Rampe
  • Jane Casey
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    388,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Daldal
    KUNDAKLAMA MI, KAZA MI, YOKSA CİNAYET Mİ? Kuzey Londra’daki yüksek katlı bir apartmanı kasıp kavuran yangının ardından, on birinci kattaki bir daireye kilitlenmiş iki ceset bulunur. Ancak dedektif Maeve Kerrigan ve cinayet ekibinin olay mahallinde olmasının sebebi üçüncü kurbandır. Görünüşe göre muhalif milletvekili Geoff Armstrong, bir yangında kapana kısılmış, kurtarılmayı beklemek yerine ölüme atlamayı seçmiştir. Ancak böyle sağcı bir milletvekilinin yoksul, farklı kültürlerde insanların yaşadığı Maudling Sosyal Konutları'nda ne işi vardır? Meave ve ondan kıdemli meslektaşı Derwent, enkazı incelerken herkesin sakladığı bir şey varmış gibi görünen on birinci kattaki sırları ortaya çıkartır. Kerrigan, akıllı ve ilginç mizah anlayışıyla okuyucunun güvenini kazanmak için kararlı bir kahramandır. “Tüm çareler tükendiğinde, gerçeği söyleyin.” Oprah’s Book Club

Sayfalar