Yazara Gore Listeleme

  • İsmail Saymaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    423,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Leyla Takak
    Türkiye’de son yedi yılda “terör suçu”, iktidar bloğuna karşı her eylemi, her muhalif kimliği içine alacak şekilde genişletildi. Polis fezlekeleri adeta yasaların yerine geçerken; özel yetkili mahkemeler, “düşman” ilan edilen kesimlere karşı kahredici bir mekanizma olarak kullanılıyor. Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan “devlet terörü” eliyle, yasal hakları kullanmak bile terör suçu sayılıyor. Sonuç ortada: ÖYM’lerde yargılanan sekiz bini tutuklu yetmiş bin sanıkla Türkiye, 12 Eylül mahkemelerinin rekorunu bile geride bıraktı. İsmail Saymaz, 30 ayrı dava dosyasını incelediği bu kitapta; annesiyle beraber cezaevinde volta atan iki yaşındaki Şana’nın, taş atan çocuk Berivan’ın, “parasız eğitim” pankartı açan Berna ve Ferhat’ın, oğlunu andığı için yargılanan Ayşe Karakaya’nın, Kürt sanılıp linç edilen Balgün Ailesi’nin, katılmadığı cinayetten müebbet alan yazar Doğan Akhanlı’nın, İbrahim Tatlıses’i vurdurmakla suçlanan avukatın, askeri casusluk örgütünün lideri denilen bir genç kadının ve daha onlarca “sözde terörist”in hikâyesine ışık tutuyor.
  • Editör: Ömer Leventoğlu
    insan sesi mp3
    11 Ayrım
    220,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yağmur Öztürk
    Edebiyat her dönem toplumsal altüst oluşlarda tanıklık yaparak, tarihin ve kamunun vicdanı olmuştur. Edebiyatçılar, tabi ruhunu şeytana satmayan edebiyatçılar, resmi tarihin tahrif ettiği ya da yok saydığı hakikatleri kamuya -farklı biçemlerle, akımlarla- kimi zaman açık, kimi zaman da metaforlarla- duyurmuşlardır. Sanat özü gereği muhaliftir. Sanatçıların da duyargaları açıktır. Gerçekleri görüp gözlemleyip harmanlarlar, sonra onları ses, nota, heykel, fotoğraf, şiir, öykü, roman halinde değiştirip, dönüştürüp estetize edip sunarlar. Kapitalizm maske değiştirdi ama onun insanlığa ve doğaya saldırısı sürüyor. Savaşlar, işgaller, sömürü ve daha çok kar için doğanın katledilmesi sürüyor. İnsanların büyük çoğunluğunda "Başka bir dünya mümkün" diyecek umut ve ütopya kalmadı. Bu umudu ve ütopyayı besleyenler de azınlığa düştü. Ve onların da birçoğu zindanda. O nedenle şimdilerde, "Hala mı toplumcu edebiyat" diye burun kıvıran "eleştirmenler" çoğaldı. Sanki dünyada emek, sanki dünyada sınıflar, sanki iş cinayetleri, sanki bunlara itiraz eden muhaliflerin varlığı ve onların uğradığı zulüm ortadan kalkmış gibi. Soma katliamı unutanlara emek meselesini yeniden anımsattı. Elbette sanatçı estetiğin-güzelliğin peşinden koşar ama bu serüvende sıklıkla ayağına acı taşları takılır. Eğilip alırsa eli, almazsa vicdanı kanar. Peki, ne yapar duyarlı sanatçılar? Susarlar mı? O acı taşlarını görmezden mi gelirler? Hayır. Yazmaya, çizmeye, yontmaya, söylemeye, fotoğraflamaya, oynamaya devam ederler. Bertolt Brecht'in ifadesiyle söylersem: "Karanlık zamanlarda Şarkı da söylenecek mi? Elbette, şarkı da söylenecek Karanlık zamanları anlatan." İşte Ömer Leventoğlu'nun editörlüğünde hazırlanan bu kitapta yer alan "Maden" konulu öyküler ve resimler yazarların-çizerlerin karanlık zamanları betimlemesidir. Bu eserler yarına kalacak, gelecekte karartılmaya-unutturulmaya çalışılacak iş cinayetlerini yeniden yeniden hatırlatacaktır. Kitabın editörü Ömer Leventoğlu'nun önsözünde altını çizdiği gibi: "Türkiye, 'maden kazaları' bakımından dünyanın en kötü sicilli ülkelerinin başında geliyor. Her yıl insan hayatının hiçe sayıldığını yeniden ve yeniden idrak etmemizi sağlayan facialarda can kaybediyoruz. Bu kitabın, can kayıplarına karşı toplumsal bilincimize bir katre de olsa duyarlılık getireceğini umuyorum."
  • Yaşar Kemal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    69 Ayrım
    2101,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hürrem Kutlu
    Akçasazın Ağaları tarihte, zamanla, düzenle hesaplaşmanın hikayesidir. Ağalar çökerken yanıbaşında yeni bir tarih yazılır, değişim kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir. Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirini yok etmek için tüm hünerlerini, olanaklarını, güçlerini, bundan da öte akıllarını, nefretlerini ve kinlerini kullanan iki derebeyinin ayakları altında ezilen toprağın, toprağın insanlarının ve yeşerttiği doğanın büyük efsanesidir. Lanet, çıktığı bağrı vuracaktır. "Yaşar Kemal sadece Mitterrand'ın kalbindeki sevgili halk ozanı değil. Yaşar Kemal edebiyatın bir devi." - Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa) "Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirlerini yok etme amacıyla tüm hünerlerini kullanan iki karşıt grup arasında kalan ülkenin kaderi üzerine dev lanet okumayı konu ediyor." - Alain Bosquet, (Fransa) 'Eski rapsodilerin epik esinini, gücünü, doğa aşkının usta bir lirizmiyle iç içe sokarak, Yaşar Kemal, bize büyüleyici kişilikler çiziyor ve bizi kapıp götüren bu destandan ayrılmak çok güç oluyor.' - Bulletin Critique du Livre Français,
  • Ali Arslan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    51 Ayrım
    1054,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zuhal Kurtulan Aktepe
    Bu ikinci ciltte Dersimli küçük kız Serçe'yi, artık bir İstanbul hanımı olarak tanıyoruz. Hiçbir zaman tadına varamadığı aşkı yaşamak ister ve bir subaya aşık olur. Ama bu ilişki onda büyük bir düşkırıklığı bırakarak biter. Serçe öylesine büyük bir düşkırıklığı yaşar ki, artık yaşamanın bir anlamı kalmaz ve yaşamına son vermek ister. Bir raslantı sonucu kurtarılır ama artık bu kentte ve bu ülkede kalmak istemez. 1960'lı yıllarınbaşında Almanya'ya işçi olarak gider. Tüm az gelişmiş ülke insanlarında olduğ gibi onun kafasında da ideal bir Avrupa vardır. Orada herşey iyi, herkes eşittir, musluklardan su yerine para akmaktadır, bir sandalyeye oturup ara sıra bir düğmeye bastın mı tamam, işte orada çalışmak budur. Serçe bir metal fabrikasında çalışmaya başlar; hiç de öyle ara sıra düğmeye basılarak yapılan bir iş değildir bu. Serçe, insanın her dakikasını emen müthiş bir çarkın içindedir artık...
  • Ercan Kesal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    321,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Boğaziçi Üniversitersitesi Mezunlar Korosu
    "Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topraklarda, binlerce yıl önce hüküm sürmüş, bir Hitit kralının oğullarına bıraktığı vasiyete bakın isterseniz: 'Öldüğümde beni, usulünce yıkayın, göğsünüze yaslayın ve toprağa bırakın.' Bu kadar." Hayatın en yalın ve en efsunlu meseleleri, ölüm ve yaşam, annebaba-çocuk arasındaki zor muhabbet, büyümek ve yaşlanmak üzerine... Vefalı bir oğulun gözüyle. Bilhassa ölümün, ölümle başetmenin olağanüstülüğü ve olağanlığı üzerine..."Alışmaya" direnen bir hekimin gözüyle. Taşranın sıcak kucağı ve serin kasveti üzerine... Orayı hem içinden hem dışından bilen bir evladının gözüyle. Türkiye'nin ipin ucundaki yakın tarihinin gölgesi... Kalbi avucunda birinin gözüyle. Ercan Kesal'dan, aynanın kenarındaki fotoğraflar misali hayat parçaları, sohbet makamında insan hikâyeleri. (Tanıtım Bülteninden)
  • Emile Ajar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    443,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Asiye Teksoy
    Ünlü Fransız yazar Romain Gary'nin, Fransa'daki edebiyat dünyasının sığlığını ortaya koymak için kullandığı takma adlardan en bilineni olan Emile Ajar mahlasıyla kaleme aldığı ve ödüle layık görülen "Onca Yoksulluk Varken" romanından ve "Yalan-Roman" kitabından sonra, Agora Kitaplığı yazarın "Koca Tembel" romanınını da yayınlıyor. Emile Ajar bu kitapta, modern insanın yalnızlığını, bir pitonla özdeşleşen bir adam üzerinden anlatıyor...
  • Dante
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    1020,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Her türlü iyi ve kötü davranışların kaynağı yaptığın aşk nedir, bana açıkla. Zekanın keskin gözlerini bana çevir, dedi, o zaman aleme yol göstermeye kalkışan körlerin düştükleri hatayı açıkça göreceksin. Sevmeye hazır bir halde yaratılmış olan ruh, zevkin çekimi onu uyandırıp harekete getirir getirmez, hoşuna giden şeylere yönelir. Fiziksel olan her şey bizde bir iz veya bir şekil olarak zihnimizde yerini alır. Bu sebeple ruh oraya çevrilmiş olur. Şayet oraya çevrilmiş olan ruhu o şekil kendine çekiyorsa, bu çekim aşktır, yani zevkin etkisiyle onu size yeni baştan bağlayan tabii aşktır. Ateş nasıl ki yukarı doğru yükselmek zorundaysa ruh da, o tutkunluk içinde, manevi hareket olan arzuyu duymaya başlar ve sevdiği şeye kavuşmadıkça asla duraklamaz.
  • A.M.Celal Şengör
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    228,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Teoman
    Atatürk hâlâ önemli mi bizim için? Çok önemli. Peki akıl bizim için önemli mi, aklımızı kullanmak zorunda mıyız? Buna verilecek cevap neyse, Atatürk'ün bugün bizimle ilgili olup olmadığı, onun adını hatırlayıp hatırlamamız, onun yaptıklarından ders alıp almamamız gerektiği ortaya çıkacaktır. Kendisinin de söylediği budur. Atatürk bize aklın neler yapabileceğini göstermiştir. Bunun mümkün olduğunu göstermiş; ama "Ben böyle diyorum, böyle yapın" dememiştir. Bilakis, "Ben hiçbir şey söylemiyorum, sadece aklınızı rehber edinin" demiştir. Yaptığı bütün inkılapların gayesi de aklın rehberliğinde Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağa uygun, bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline dönüştürmektir. Atatürk bir diktatör mü, değil mi? Son yıllarda yazılmış en iddialı Atatürk kitabı olmaya aday bu eserde bu ve daha birçok sorunun cevabını bulacaksınız. (Tanıtım Bülteninden)
  • James Dashner
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    471,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ekin Karacan
    omas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuk katıldığıdır. Kimse Kayran'da kalmak istemese de kurtulmak imkânsız görünmektedir. Yine de Thomas'ın içinde bir his, çıkış yolu bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir. "Açlık Oyunları gibi distopik hikâyeleri sevenler Thomas'la birlikte Kayran'da maceraya sürüklenecekler." -School Library Journal- "Dashner gizemli, kışkırtıcı, yaratıcı ve sürükleyici bir romanla karşımızda." -Barnes&Noble- "Akıcı anlatımı, akla gelen sayısız soruyu adım adım cevaplaması ve bitmek bilmeyen gerilimiyle Dashner'ın sürükleyici macerası kaçınılmaz sona doğru ilerlerken sizi merak içinde bırakacak." -Publishers Weekly- "Dashner hikâyeyi ustalıkla kaleme alarak inanılmazı gerçekçi kılmayı başarıyor. Elinizden bırakamayacak ve devamında neler olduğunu öğrenmek için sabırsızlanacaksınız."
  • Aysegul Devecioglu
    insan sesi mp3
    47 Ayrım
    826,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer BEKİROĞLU
    12 Eylül darbesinin ardından ortadan kaybolan, öldüğü sanılan Demir'in yirmi yıl sonra ortaya çıkması geçmişe ışık düşürürken, kırklı yaşlarını süren eski arkadaşları için yüzleşme ve hesaplaşma kaçınılmaz hale gelir. Ne var ki olan biten ancak kırık camdan yansıdığı kadarıyla görülebilecektir. "Onlarca kırmızının hiçbiri asfaltın üzerindeki küçük noktaya benzemiyor. Benzeri olmayan bir ton bu, tutkuyla ölüm arasında emsalsiz bir ara ton. Ayaklarıyerebasmayan, kataloglarda olmayan başıbozuk bir ton. "Şehrin renkleri arasına, 'asfaltta kedi ölümü kırmızısı' olarak kaydediyor bu tonu. O an, o caddede, o kedinin ölümünün kırmızısı demeli aslında. Hangi teknik işlem geçmişle ve gelecekle yüklü bu benzersizliğe, o ânın uçuculuğuna ve sonsuz karmaşasına renk veren pigmentleri bir araya getirebilir! "Günahsız asfalt, günahsız Hester gibi varoldukçataşıyacak bu lekeyi. Kedi, şahsi Pantone kataloğundaki isimsiz kırmızıda yeniden ölüp duracak, ama ürkmüyor bundan. Ölülerin birden çok ölme yetenekleri olduğunu biliyor. Geride kalanlar yakalarını bırakana kadar tekrar tekrar ölüp dururlar."

Sayfalar