Yazara Gore Listeleme

  • Muharrem Ergin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    249,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Almina Eren
  • Alice Walker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    698,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buse Muslu
    Renklerin Moru'nun yazarı Alice Walker'dan aşka, şehvete, pornografiye, yeni sevgililere ve eski arkadaşlara dair ondört hikaye. Ama artık kahramanları ölümü düşünüp geçmişte yaşamıyorlar; başkalarının saldırgan davranışları karşısında özür dileyip mutsuzluğu kabul etmiyorlar. Kendilerinin olmayan her şeyi reddedip vücutlarının her hücresine sahip çıkıyorlar. En azından deniyorlar
  • Alice Walker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    210,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sibel Özman
    ˝Benim kadar yapayalnız olan tüm insanlar günün birinde ırmakta buluşacaklar. Akşam güneşinin batışını izleyeceğiz. Ve karanlık çöktüğünde belki de hakikati öğrenmiş olacağız. ˝Pulitzer Ödüllü Amerikalı yazar Alice Walker’ın romanı Meridian, toplumsal eşitsizliklere, şiddet döngüsüne, kararlılığın gücüne, sevginin ve bağışlamanın önemine dair büyüleyici bir roman… 1960’lar Amerikası… Sivil Haklar Hareketi’nin yükseliş yılları… Meridian Hill, henüz lisedeyken hamile olduğu için okulu bırakmak zorunda kalır. Sadece annelik yapmak istemediğini fark ettiğinde yeni bir hayata yelken açar… Kabul edildiği Saxon College, onun tüm hayatını değiştirir. Burada kendini hem Sivil Haklar Hareketi’nin hem de bir aşk üçgeninin içinde bulur. Meridian, ne ailesinin istediği gibi bir evlat olur ne de arkadaşlarının istediği gibi radikal bir eylemci… Ama sınırlarını keşfeder. Ve şiddet içermeyen yöntemlerin de daha az radikal görünmekle birlikte, inançlarını yaymak için etkili bir araç olduğunu kanıtlar.
  • Ahmet Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    41 Ayrım
    1146,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Eren Berke Yörük
    Türk ulusal kimliğine ilişkin hala süregiden tartışmaların kutuplarında iki tasavvur duruyor: Vatandaşlık esasına dayalı anlayış ve etnik-kültürel kimlik esasına dayalı anlayış. Ahmet Yıldız`ın incelemesi, Türkiye`de milli kimliğin inşa sürecinde etnik-kültürel kimlik vurgusunun ve tazyikinin en güçlü olduğu evreyi ele alıyor: 1919-1939 Dönemi. Milli kimliğin seküler iddiası ile onu zımnen-kısmen açıkça! kısıtlayan dinsel yükümler arasındaki gerilim bu dönemde belirgindir. Fakat asıl belirgin olan, milli kimliğin ve vatandaşlığın etnik yükemleridir. Kitabın önsözünde Ayşe Kadıoğlu`nun belirttiği gibi, bu devrede halk, `hem vatandaş hem Türk olmakla vazifelendirilmiştir`.Etnisizm, müfredatta ve dil-tarih politikalarında, Kürt Meselesi`ne ve gayrimüslüm azınlıklara bakışta, iskan ve tehcir uygulamalarında, asimilasyoncu önlemlerde bütünlüklü ve atak bir tutum olarak kendini gösterir. Ahmet Yıldız, milli kimliğin/vatandaşlığın etno-seküler çerçevesinin alabildiğine daraldığı bu dönemin tarihsel arkaplanını da, Türk milliyetçiliğinin Osmanlı`nın son evresinden Milli Mücadele`nin `zoraki çoğulculuğuna` uzanan oluşum dönemine bakarak inceliyor. Sözkonusu döneme damgasını vuran etnisist milliyetçilik anlayışı, geçici veya tesadüfi midir; yoksa Türkiye`deki resmi milli kimliği alttan alta belirleyen bir sürekliliği var mıdır? Ahmet Yıldız`ın sağlam bir teorik zemine, zengin ayrıntıya, özenli bir dile dayanan kitabı, bu kritik tartışmayı da uyarıyor.
  • Dilek Güven
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çok uluslu Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin, homojen bir ulus-devlet olma politikası çerçevesinde "vatan topraklarını Türkleştirmek" adına yürüttüğü faaliyetler, gayrimüslim azınlıkların aleyhine işleyen bir süreci de beraberinde getirmiştir. Kendisinden sürekli kötülük beklenen "gâvur"a karşı daima teyakkuz halindeki Cumhuriyet, ne yazık ki zaman zaman hukukdışı yollara sapmaktan da geri durmamıştır. Türkiye tarihinin en karanlık ve utanç verici olaylarından birisi olan 6-7 Eylül 1955'te yaşananlar da, basit bir tahrikle açıklanamayacak kadar planlı, sistemli ve düzenli gerçekleşmişti. Yaşanan yağmalamalardan, yıkımlardan, talanlardan doğan maddi zarar bir yana, manevi anlamda ülkenin kozmopolit yapısı bir daha geri dönülemez biçimde parçalanmış, aslında buralı binlerce insan vatanlarını terk etmek zorunda kalmıştı. Dilek Güven, olayları yaşayanlarla bire bir yaptığı görüşmeler ve daha önce yayımlanmamış arşiv belgelerine ulaşarak ortaya çıkardığı bu kitabıyla 6-7 Eylül Olayları'nı hem tekrar hatırlamamızı sağlıyor, hem de olayların arka planındaki ilişkileri ortaya çıkarıyor. Unutmamak, ibret almak, ders çıkarmak için...
  • Erick Jan Zürcher, Mete Tunçay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    337,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Taha Dinler
    Lozan Antlaşması’na kadar “azınlık” olarak tanımlanmayan etnik ve dinî unsurlar; çerçeveyi biraz daraltırsak gayrı-müslim Osmanlılar hemen hemen bütün Batılılaşma akımlarında olduğu gibi sol fikir ve hareketlerin yayılmasında da öncülük etmişlerdi: Bugüne kadar ışıkla ve yazıyla gerektiğince buluşamamış, önemli bir tarih kesiti. Zürcher, Feroz Ahmad, Adanır, Dumont, Noutsos, Yalımov ve Ter Minassian’ın makaleleriyle...
  • Donald Quataert, Erik Zürcher
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    244,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esad Ökten
    Osmanlı Türk iktisadi ve sosyal tarihi alanında çalışan önemli isimleri biraraya getiren bu çalışma, işçilerin durumunu Selanik'ten Şam'a uzanan bir coğrafyada ele alıyor; yok olan usta kalfa dayanışması, loncalar, işçi hareketleri ve sınıf bilincinin doğuşu, sol harekete yönelik devlet baskısı.
  • Cengiz Dağcı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    365,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nihal Ünal
    Yazarın ilgi çekici, hoş üsluplu bir başka romanı
  • Cengiz Dağcı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    704,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Eda Eltugral
    Ağır ama güçlü adımlarla köprüye doğru yürüdüm; yürürken, sım-sıkı sıktığım yumruğumu öbür elimin avucu içine vura vura: Ben yalnız değilim! Ben yalnız değilim! Diye tekrarlıyordum soluğum altında. Ben yalnız değilim! Bunu yalnızca kendime değil, üstünden geçtiğim yollara, çamlara, çimlere, kayalara söylemek, uçurumların ucunda durarak avaz avaz göklere haykırmak istiyordum.. Ben yalnız değilim! Eti etimden, kanı kanımdan biri olacak yanıbaşımda. Haksız suçlamalara uğradığım zamanlarda suçsuzluğumu savunacak biri olacak yanıbaşımda. Yeniden gurbet yollarına düştüğüm takdirde, benimle birlikte yürüyecek; öfkemi ve hüznümü anlayacak biri olacak yanıbaşımda. Yürüdüm, yürüdüm. Bayırı tırmandım. Bayırı indim. Ormanda meşe ağaçları arasında yürüdüm. Irmağın kıyısında dizlerimin üstüne çökerek soğuk suyla yüzümü yuvdum; başımı gökyüzüne kaldırarak esintiyle, güneş ışıklarıyla yüzümü kuruladım; ve barakaya yeni bir insan olarak döndüm. Magdalena yenileştiğimin farkındaydı: vücudunun karşıtı bir mutlulukla baktı yüzüme. "Mutlu musun?" diye sordu. "Mutluyum," dedim.
  • Cengiz Dağcı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    1231,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: sema can
    "Ağır bir taş gibi oturdu Anneme Mektuplar yüreğimin üstüne yıllarca. Eserin yayınlanmış şekli elime geçince ruh dinginliği içinde buldum kendimi "taş âniden kaldırıldı, yara kapandı, ve üstüme hoş bir hafiflik kondu" Bugüne değin söylemek istediğim şeyleri "beni mutlandıran, beni üzen, beni ayakta tutan ve yaşamama yardım eden şeyleri- Anneme Mektuplar'da söyledim." Anneme Mektuplar'a döktüğüm sevgi ve heyecanı annem bana yirmi yıl içinde nasıl aşıladıysa, aynı sevgi ve heyecanı neredeyse kırkbeş yıl boyunca benden esirgemedi Regina. Sırf bu yüzden onun öğretmen Akimova'nın kişiliğinde kendini aramasını tabiî buluyorum. "Ya Saf, ve Saf'ın annesinin kişiliklerinde kimler saklı?" Edebiyat çevrelerinde çok tekrarlanan bir soru ve soruya ünlü bir cevap var: Floubert'e, Madame Bovary kim? Diye sormuşlar; Floubert de Madame Bovary beni'im diye cevaplamış soruyu. Şimdi ben kalkar da Anneme Mektuplar'ın Saf'ı (veya Topkayacı'sı) ben'im dersem, okur inanır mı acaba?..Oysa değilim O kişilikleri kendi ruhumda ve kendi içimde taşıdım uzun yıllar. Sonra başkalarının tanımaları gereğini duydum ve izledim, ve onları kendi ruhum ve dimağımdan çıkarıp okura sundum. Bu kadar. [C.Dağcı, Temmuz l988]" (Tanıtım Yazısından)

Sayfalar