Yazara Gore Listeleme

  • Eylem Yurtsever
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    104 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Hayır! dinlemiyorsun..." Ta-tak-tra-ta-ra-tra-ra-tak" İşte şimdi anlamıştı mesajın demek istediğini. Dikkatli dinlediğinde ayırt edebilmişti melodinin küçük değişimlerini. Melodi her küçük değişimi içine alıyor ve bir çığın etrafındaki karı aldığında büyümesi gibi o da büyüyor, dolgunlaşıyor ve oluşumuna devam ediyordu. Ansızın merak etti. Bu melodinin en son hali nasıldı? Yani değişmeyen hali… (Tanıtım Bülteninden)
  • Jean Giono
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    27,3 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğçe Koç
    Jean Giono’nun, dünya çapında ses getirmiş, tartışmalar yaratmış olan Ağaç Diken Adam’ı, yaşamının son otuz yılını, yüzlerce hektarlık çorak bir alanı tek başına yeniden ağaçlandırmaya adayan ve bunu başaran olağanüstü bir karakterin hikâyesi. Doğanın, insan emeğini nasıl da fazlasıyla ödüllendirdiğinin etkileyici bir kanıtı. Jean Giono’nun bu muhteşem öyküsü gerçek mi? Elzéard Bouffier gerçekten yaşadı mı? Fark eder mi?
  • Murat Şeker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    180 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ünsal Coşar
    İlk film olan Çakallarla Dans filmi sonunda işledikleri suçlar nedeniyle hapishaneye giren Kayınço Gökhan, Muhasebeci Servet, Del Piero Hikmet ve Köfte Necmi zor günler geçirmektedirler. Ayrıca çok sevdikleri ve para kazandıkları futbolu ve mahalledeki arkadaşları ile yakınlarını özlemektedirler. Hapishanede bulundukları esnada yapılacak olan tıbbi bir deney için kobay olmaya razı olurlar. Böylece hapishaneden de şartlı tahliye olabileceklerdir. Şartlı tahliyeleleri yapılan film kahramanları suç önleyen ilaçları kullanmaya başlarlar. Dışarı çıktıklarında kendi aralarında artık çakallık yapmayacaklarına dair birbirlerine söz verirler. Ancak unuttukları asıl mesele ise çakal olmak değil de, çakallarla dans edebilmenin zorluğudur.
  • Serkan Acar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    184 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Emine Kolivar
    1990'ların büyük karmaşasında üniversite öğrencisi Kemal, idealleri ve duyguları arasında sıkışıp kalmıştır. Platonik bir aşkla bağlı olduğu Leyla, Kemal'in bu beklentilerine cevap vermekten uzaktır. Kemal, en yakın arkadaşının ölümüyle kendini bambaşka bir siyasi atmosferin içinde bulur. Yeraltının tehlikeli iklimi, Kemal'in 'aşk ve devrim' arasında kurmaya çalıştığı dengeyi bozmuştur.''
  • Roger Garaudy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    57 Ayrım
    01,18 GB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: semra elmadağ
  • George Armstrong
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    127 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Kara para üzerine kurulu ‘Rothschild İmparatorluğu' zaman içinde İngiliz ve Fransız Merkez bankaları ile Amerika'daki Federal Rezerv bankalarının sahibi olmuştur. Serveti dünya servetinin yarısı olarak tahmin edilen bu ailenin 1940 yılındaki serveti ABD GSMH'nın iki katı olmuştur. Dünyada tek bir Yahudi imparatorluğu kurulması amacına çalışan aile, Waterloo Deniz Savaşı, Amerikan İç Savaşı, I. ve II. Dünya Savaşlarından büyük paralara kazanmış ve Rusya'da Bolşevik Devrimi'ni finanse etmiştir. Bu kitap tarihçesi, serveti ve sahip olduğu kurumlar net bilinmeyen ailenin başlangıcından henüz Amerika'nın I. Dünya Savaşı'na katılmadığı 1940 yılına kadar olan olayları anlatmaktadır. Bu kitapta küreselleşme, AB, Birleşmiş Milletler, serbest pazar ekonomisi, çok partili demokrasi ve savaşların kimlere ve nasıl hizmet ettiğini okuyacaksınız.
  • Demir Özlü
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    154 MB
    Eser Türü: Kitap
    Devam eden sadece çürümeydi. Burada insan neye tutunabilirdi? Aşka mı? Gülünçtü. Tutunmak istediğin her şey acı bir kahkahaya dönüşüyordu. Uzunca bir süredir YKY'de peş peşe kitapları yayımlanmakta olan Demir Özlü'den yepyeni bir novella: İşte Senin Hayatın. Öykü ve romanları kadar anlatılarıyla da edebiyatımızın yaşayan ustalarından biri Demir Özlü. 50 Kuşağı öykücüleri arasında ilk akla gelenlerden. Öykülerinin yanı sıra romanları ve geniş bir edebiyat düşüncesi taşıyan denemeleriyle de günümüz edebiyatında söz sahibi bir kalem. Geçen yıl otobiyografik anlatılarına bir yenisini ekledi: İstanbul, İzmir, Paris ve Stockholm günlerinden silinmemiş imgeler, tanıklıklar, anı kesitlerinden oluşan İşte Senin Hayatın'ı yazdı. Bu kitapta, bir yanda şiddet ve baskı toplumundaki politik sorunların tortusu, öte yanda özünde "sadece bir nostalji" olan yalnız bir yaşamın hiçliğe giden izleri var. Hepsi de somut bir kent dokusu üstünde, duyumsamaların rengârenk ipliğiyle işleniyor. Demir Özlü, zamanla içinde düğümlenenleri filozofça bir müsamahayla, engin bir duyarlıkla çözüyor ve yaşamın dolambaçlı yollarını usulca gösteriyor.
  • Francis Picabia
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    269MB
    Eser Türü: Kitap
    "Kervansaray' bugün, tam anlamıyla bir antimanifesto olarak karşımızdadır. Picabia, sistemin yokluğunda, tüm diyalektiğin, kendince oyunları ve sınırlamalarıyla, kendisi tarafından tecrübe edildiği bir yaşama sanatı ortaya koyuyor. Breton'un dogmatik kesinliğine, kendi özgürlüğünün teyidi olan yola getirilemez bir serbestlikle karşı çıkıyor. 'Kervansaray', zafere yürüyen sürrealizme karşı dadaizmin yahut en azından Francis Picabia'nın şeref mücadelesidir; dediğim dedik, başına buyruk, uzlaşılması imkânsız, özüne hiçbir unsurun karışmasına müsaade etmeyen Picabia'nın..." Picabia, kendi hayatından izler taşıyan romanı Kervansaray'ı, Sürrealizm Manifestosu'nun yayımlandığı 1924'te yazdı. Picabia'nın kaleme aldığı tek roman olan Kervansaray, Avangardların girdabına yakalanmış bir çağı iğneleyici ve alaycı bir üslupla resmeden bir dizi tabloyu andırır. Bu tablolarda kimler yoktur ki Picabia'nın taşlarına hedef olmayan? Duchamps, Picasso, Breton, Eluard, Desnos, Vitrac, Aragon, Ernst, Cendrars, Cocteau ve başkaları... Luc-Henri Mercié'nin Giriş yazısından; Kervansaray'ın maziye uzanan öyküsü, benim için, 1971 Temmuzunda, Cannes'da, Germaine Everling'in evinde başlıyor. Bir araya gelmiş, Picabia'nın mektuplarını, bir kitap halinde yayımlamak amacıyla derlemeye karar vermiştik. Germaine, müthiş bir şevkle, Picabia'nın arşivindeki belgeleri düzenlemeye gönüllü oldu; elli yıl boyunca rastgele ortalığa saçılmış, şömizlerin arasına girmiş, dosyalara konulmuş, karton kutulara istiflenmiş bir yığın kâğıt. Araştırmalarımız sürerken, farklı dosyalarda dağılmış halde bulunan, zamanla hafifçe sararmış, mor mürekkeple daktilo edilmiş beyaz kâğıtlar dikkatimi çekti. Nedenini sorgulamadan bu kâğıtları bir kenara ayırdım. Yavaş yavaş, sayfa sayfa, biraz da mucize eseri, Kervansaray hayat bulmaya, şekil kazanmaya işte böyle başladı. Yeniden bir araya getirilen metin, el yazısıyla yazılmış, 1'den 140'a kadar düzenli olarak numaralanmış sayfalardan oluşuyordu. Yalnızca 14., 15., 26. ve 2
  • Oğuz Demiralp
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    337 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tanpınar duvarına Oğuz Demiralp'ten ikinci köşe taşı: Tanpınar, bugüne dek üzerine belki de en çok çalışılmış yazarlarımızdan. İşte bunların başında gelen, Kutup Noktası - Ahmet Hamdi Tanpınar Üzerine Eleştirel Deneme (1993) adlı ilk kitabından sonra da Oğuz Demiralp, Tanpınar üzerine düşünce üretmeyi hep sürdürdü. Tanpınar'a Biraz Huzur Verelim'deki yazılarında tarih, sanat, felsefe, yazın, müzik ve resim var. Demiralp, geniş bir kültürel perspektifle Tanpınar'ın zihin dünyasını tarayarak hem kitapları arasındaki bağlantıları hem de başka yazarlarla ilişkilerini ortaya çıkarıyor. Daha da önemlisi, Tanpınar söz konusu olduğunda her zaman yeni şeyler söylenebileceğini gösteriyor.
  • Zsuzsa Rakovszky
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    564 MB
    Eser Türü: Kitap
    Zsuzsa Rakovszky'nin VS - Ah, Arsız Ruhum adlı romanı gerçek bir kişiden esinle kaleme alınmıştır. Bu esini veren, Kont Sandor Vay adıyla bir erkek olarak hayatını sürdüren şair, yazar ve gazeteci Kontes Sarolta Vay'dır. VS'nin hapishane günlükleri, şiirleri, karısına yazdığı umutsuz aşk mektupları, otobiyografisi ve onu müşahede altına alan doktorun tıbbi notları, bu talihsiz 19. yüzyıl romantik ruhunun hikâyesini sürükleyici bir roman biçiminde dokur. Arka planda 1848-49 Devrimi, siyasi umutlar ve hayal kırıklıkları, kaybolmak üzere olan aristokratik yaşam vardır. "Şimdi işte yine tek başıma oturuyorum ve hayata veda etmeye hazırım. Ama içimde artık ne öfke ne de acı var. Ölüm saatinde çok büyük servete konan birine benziyorum. Artık o serveti kullanmaya fırsat kalmadı ama yine de son saatlerimi güzelleştirdi. Seni çok sevdiğimi artık biliyorum. Bu da benim servetim."

Sayfalar