En Son Eklenenler

Toplam 58888 sonuçtan 43671 - 43680 arası görüntüleniyor.
  • P.C. Cast
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    12.4 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    lojik tanrıçaya... Bambaşka bir dünyada yaşanan beklenmedik bir aşk! İngilizce öğretmeni Shannon Parker, yaz tatiline ufak bir alışveriş yaparak başlar. Satın aldığı, üzerinde Kelt Tanrıçası Epona’nın resmi bulunan bir vazo onu Partholon’a gönderir. Burada herkes ona tanrıça gibi davranmaktadır, hem de oldukça huysuz bir tanrıça… Shannon, Epona’nın yerini almıştır. Bu durumun hiçbir kadının karşı koyamayacağı, çekici yanları olsa da bir Kentaur’la evlenmek ve şeytani Fomorian tehdidiyle baş etmek zorundadır. Shannon öldürülmeden, bir atla evlenmeden ya da aklını kaybetmeden Oklahoma’ya dönmenin yolunu aramaktadır…
  • Tuna Kiremitçi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    5.06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "Yakup, Leyla ve Halil yollarında gidiyorlardı. Onları düşsel bir kavşakta ben buluşturdum. Yol arkadaşlığı yapan bir üçlüden çok yazgıları kesişmiş üç kişi gibi geldiler bana. Tanıdığım insanlardı hepsi; içlerinde benden ve sevdiklerimden parçalar vardı. İyi anlaşacaklarını umuyordum başlangıçta; ne var ki onları oluşturan çizgiler netleştikçe, umduğum gibi geçimli olamayacaklarını anlamak zorunda kaldım. 1997 II. Balkan Şiir Günleri "Genç Erguvan" Şiir Ödülü 1994 Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü (Ayabakanlar) Tuna Kiremitçi, şubat 1973'te Eskişehir'de doğdu. İlk şiirleri, Galatasaray Lisesi'nde okuduğu sırada “Varlık” dergisinde yayımlandı (1991). 1994 yılında “Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü”nü kazandı ve aynı yıl ilk şiir kitabı olan “Ayabakanlar” okuyucuyla buluştu. 1997'de ‘Erguvan Balkan Şiir Ödülü'nü Bosnalı şair İzzet Sarayliç'le paylaşan Kiremitçi, sonraki yıllarda “Varlık”, “Gösteri”, “Milliyet Sanat”, “Kitap-lık”, “Nar”, “Sombahar” ve “Aykırı” gibi dergilerde şiir ve denemeleriyle göründü. 1998 yılında ikinci şiir kitabı olan “Akademi” yayımlandı. 2002 yılında ilk romanı “Git Kendini Çok Sevdirmeden” yayımlandı ve o yılın en önemli edebiyat olaylarından biri olarak kabul edildi. 2003'te ise ikinci romanı “Bu İşte Bir Yalnızlık Var” yine geniş bir okuyucu kitlesiyle buluştu. Tuna Kiremitçi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde sinema eğitimi görmüş, senarist ve yönetmen olarak üç kısa filme imza atmıştır. Ayrıca, kendi kurduğu Kumdan Kaleler topluluğuyla 1996 tarihli bir rock albümü (“Denize Doğru”) hazırlamış ve bu albüme şarkı yazarı, solist, gitarist ve aranjör olarak katkıda bulunmuştur. Yazar halen eşi ve oğluyla birlikte İstanbul'da yaşıyor.
  • Adam Johnson
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    14.8 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    2013 Pulitzer Ödülü Ulusal Kitap Eleştirmenleri Cemiyeti Ödülü Dayton Edebiyat Barış Ödülü Amerikan Edebiyat Cemiyeti Carnegie Madalyası "Okuyucuyu totaliter Kuzey Kore'nin derinliklerine ve insan kalbinin en mahrem yerlerine doğru macera dolu bir yolculuğa sürükleyen, büyük bir incelikle işlenmiş bir roman." -Pulitzer Ödülü alıntısı Pak Jun Do, zorla başkente götürülmüş şarkıcı bir kadının ve yetimhane müdürü bir babanın oğludur. Kuzey Kore'nin üst düzey yetkilileri kısa zamanda onun sadakatini ve yeteneklerini fark eder. Kendisini sadece "dünyanın en yüce ulusunun bir neferi" olarak gören Jun Do, kısa zamanda yükselir. Hayatta kalmak için değişen kurallarla, işkencelerle ve üstlerinin kafa karıştırıcı istekleriyle mücadele etmek zorundadır. Herhangi bir insanın katlanabileceğinden fazlasına maruz kalan Jun Do, sevdiği kadın Sun Moon'u kurtarabilmek için Kim Jong İl'in rakibi rolüne bürünür. Bu destansı romanda Adam Johnson, açlıkla kırılan, yozlaşmışlık ve zulmün sıradan olduğu bu dünyanın sürükleyici bir anlatımını sunuyor. İnsanın kırılganlığının ve insan iradesinin yenilmezliğinin anlatıldığı roman, hiç tanınmayan bir dünyanın kapılarını aralıyor. "Yetimlerin Efendisi'nin Oğlu, tıpkı 1984 ve Cesur Yeni Dünya gibi distopik klasiklerin arasında yer almayı hak ediyor." -The Guardian- "İnanılması güç olayları ele alıp bunları tamamıyla inanılır bir kurguya dönüştürebilen müthiş bir roman. Bu Yetimlerin Efendisi'nin Oğlu'nun dehası." -The Washington Post- "İnanılmaz derecede canlı bir anlatımı olan sürükleyici bir roman… Aşk, çocukluktan yetişkinliğe geçiş ve macerayıbir araya getiren eşsiz ve kaçırılmaması gereken bir kitap." -The Huffington Post- "Johnson'ın romanı imkânsız gibi görünen bir şeyi başarıyor: Amerikalı bir yazar Kuzey Kore'nin gizemli dünyasını ustalıkla, bir vatandaşın ruhunu ve kavrayışını sergileyerek, yetimhanelerinden balıkçı gemilerine ve üst düzeykomutanların mutfaklarına kadar uzanarak sunuyor. " -Publishe
  • Erol Mütercimler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Bu vatan nasıl kurtuldu? 2005 yılında bu soruyu sorup yanıtını vermek çok kolay. Oysa 1920’lerin koşullarını hayal ederek yaşamaya çalışalım, bakalım neyle karşılaşacağız!
  • Buket Uzuner
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    7.81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Çanakkale Savaşları’nda ölen büyük dedesinin kayıp mezarını aramak için Gelibolu’ya gelen Yeni Zelandalı genç bir kadın ve Çanakkale Milli Parkı’nda bastonuyla dolaşan Türk Nine’nin akıllara durgunluk veren seksen beş yıllık sırrını anlatmaktadır.
  • Çetin Kaya
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    15.00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Dinimizin özellikle son yıllarda görülmemiş boyutlardaki istismarı nedeniyle toplumun cephelere ayrıldığı ve ulusumuzun birlik ve beraberliğinin bozulduğu, geleneksel sosyal örgüsünün dağıldığı ve hatta ülkemizin üniter yapısının tartışılır hale geldiği günleri yaşıyoruz. İstismar edile edile her yeniliğe karşı çıkan bir din haline getirilerek Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasını tetikleyen dinimiz, toplumun uygar ülkeleri yakalamasında bir yol gösterici olarak kullanılması gerekirken, din bezirganları tarafından tam aksine ayırıcı, kutuplaştırıcı ve demokratik laik cumhuriyetin niteliklerine başkaldırıcı bir intikam aracı olarak kullanılıyor. Fakat şirazesinden çıkmış olan bu din istismarı, İslam toplumlarını geri bırakmıştır. Batılı egemen şer güçler, İslam ülkelerini nedenli nedensiz işgal ediyorlar. Erkeklerine kadın donu giydirip köpek taklidi yaptırıyorlar ve üzerlerine işiyorlar. Hatta gururlu olarak tanınan ülkenin evlatlarının kafalarına çuval geçirip, pazar yerlerinde dolaştırıp aşağılıyorlar. Yarının anneleri olan, yoksul ailelerden derlenmiş milyonlarca küçük kız çocuklarının beyinleri, sokak aralarındaki tezgahlarda iğdiş ediliyor ve yarınlara milyonlarca zeka özürlü fakat bol kuma adayı bir kadın nesli yaratılıyor. Damarlarından asil kan akan birimler ise bu manzaraya, trene bakar gibi bakıyor. Ülkemizde hızla yayılmakta olan irtica, Türk toplumunu özgür düşünmeye ulaştıracak olan bilim-sanat sarmalının yaratacağı büyük sinerjiden yoksun bırakıyor. Bazı akıl tutulması içinde bulunan devlet adamlarımız, şer güçler tarafından dayatılan Ilımlı İslam projesinin rüzgârıyla yelkenlerini şişirmiş, din yoluyla istismar ettikleri Türk toplumunu Araplaştırarak 6. yüzyıl Asr-ı Saadet! dönemine doğru sürüklüyorlar. Pax Romananın karbon kopyası görünümünde, Medine Sözleşmesiyle perdelenen ihanetlerle dolu Asr-ı Saadet döneminde Allah için kervan soymak mübah kabul ediliyordu. Bugün de ele geçirilen devlet ve belediyeler sanki bir kervanmış gibi kabul ediliyor;
  • Arkadi Averçenko
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    4,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Rus - Eski Sovyet Cumhuriyetleri Sovyetler Birliği Viladimir İlıç Lenin
  • Ömer Naci Soykan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    6.10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Kendi kafasıyla düşünen, kendi varoluşuna herhangi bir düşünce veya inanç ortaklığında destek aramayan kişi, bu tutumunun bedelini yalnızlıkla ödemeye hazırdır. Yalnızlık onun özgürlüğüdür. Felsefe yapılan her yerde özgür insanlar olmuştur. Filozof, başkalarıyla ortaklığı, ancak, kendi beninde gördüğü insanlıkta bulur. Yaşıyor oluşumuzdan, belli bir yaşama biçimine sahip olmamızdan ötürü felsefe yapıyorsak, yazdıklarımız yaşam sorunlarımızı karşılamalı, çözümlerini vermese de onlara tanıklık etmeli. Kendisiyle ilgilenmemizi isteyen bir toplumda ve bir dünyada yaşıyoruz. Öyleyse bakışımızı, her şeyden önce, kendi toplumumuza çevirmeliyiz, dünya bütününü gözardı etmeksizin. Ne olduğunu kendi adının söylediği felsefe, yani bilgelik sevgisi, bu anlamını taşıdığı her durumda daima etik bir tutum içinde olmuştur. İnsana ilişkin her sorunu, alınan tavır belirler. Buna göre tavrın insandan yana olması gerekir. Ama hangi insandan yana? Bir tutum, buradaki insana yarıyor, şuradakine yaramıyorsa, buradakine de yaramıyordur. Kendisinden yana olunan “her yerdeki insan”, kendisini bütün insanlardan sorumlu görendir
  • Gabriel Garcia Marquez
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
  • Soner Yalçın
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    10,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    " 'Soner Bey beni arıyormuşsunuz!' Tanışmamız telefonda bu cümleyle başladı. Tarih 16 haziran 1999." Torun "Yakub Cemil" yurtdışında katıldığı silahlı operasyonları ve dedesi, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin ünlü fedaisi Yakub Cemil'le benzerliklerini anlattı... "30 Ekim 1984. İstanbul Çınar Oteli'ndeyiz. Odada, subaylıktan ayrılma Yılmaz ve MİT'ten emekli Mehmet Ali Ağabey de var. Bir de 'Akrep!' Planı ezberlekdik. Birer gün arayla inecektik Atina'ya..." "Kelle alana, yani tetiği çekene biz 'Teğ-Men' veya 'Çiftçi' derdik. Bu şifreler bize, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin silahlı müfrezesi Teşkilatı Mahsusa'dan mirastır. Teşkilatı Mahsusa'nın baş harfleri, 'T' ve 'M' nedeniyle 'Teğ-Men' şifresini kullanıyorduk. 'Çiftçi'de, bu özel örgütün amblemindeki 'çift ay'dan kaynaklanıyordu...." "Beyrut benim ilk işimdi. Sıcak ete ilk orada sıktım..." "1983 yılının 15 nisanı. İki komportıman çalışacağız. 1-2-3 ve 4-5-6. Ben 4'üm! Liége-Brüksel ve Rotterdam--Abnham hattı bizimdi..." "Operasyondan sonra elerimizi kolonyalı mendillerle sildik. Paris-Orly Havaalanı yolunda otomobil değiştirdik, dörtlülerini yakmış bir diğer taksiye bindik..." "PKK'lı Abdullah Öcalan'la da, MLSPB'li Şemsi Özkan'la da aynı okulda okudum..." "1979 yılının bir mart günü Ankara'dan ayrıldım. İzmir yakınlarında Amerikalılardan kalma bir yerde aylarca eğitim gördüm, gerilla gibi yetiştirildim." "Bu kavgada bizim iki sadık dostumuz vardı: biri hayat, diğeri ölüm!.." Sistemler, rejimler değişti, teşkilat hep aynı kaldı. Fedaileri dün Dede Yakub Cemil'di, bugün Torun "Yakub Cemil." İki Silahşorun Gerçek Yaşamöyküsü...

Sayfalar