En Son Eklenenler

Toplam 59314 sonuçtan 4371 - 4380 arası görüntüleniyor.
  • Prof. Dr. ABDURRAHMAN BOZKURT
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    567,81 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Microsoft Azure Emel
    Konusu:
    İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) Türk Dış Politikası Dersidir.
  • Doç. Dr. Mehmet Sait TÜRKHAN
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    264,66 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Microsoft Azure Emel
    Konusu:
    İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (AUZEF) Memlükler Tarihi Dersidir.
  • Hasan İzzettin Dinamo
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    700,37 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    "Yazdıklarımı yayınlatabilirsem belki birkaç kuruş elime geçer. Açlıktan bir iki gün kurtulurdum" diye düşündü. Ayakları, zor da olsa onu Serveti Fünun Dergisi'nin kapısına kadar götürdü. Şimdi kapıda, içeri girip girmemekte ikilem yaşamaktaydı. Çok sevdiği İstanbul'un bu kadar acımasızlığının şaşkınlığı içindeydi.” Çocukluğunu İstanbul Darüleytamları'nda yaşamış, ilkokulu burada okumuştu. Şimdi Güzel Sanatlar Akademisi'nde okuyacaktı. Geçmiş günleri ve arkadaşlarını anımsadı. Onlardan birkaçını bularak eski günleri andılar. Yaz günleri hızla geçerken parası da tükenmişti. Bir başka şehirde görevli olan ablasından yardım gelene kadar otelden ayrılacak ve arkadaşlarında barınacaktı. Başka da çaresi yoktu. Ama arkadaşları da kendisi gibi beş parasızdılar. Günlük yaşamaya çalışıyorlardı. Günler geçmiş yardım gelmemişti. Moralini yüksek tutmaya çalışarak bir taraftan da sıkı şiirler yazmaya çalışmaktaydı. Günlerdir boğazından doğru dürüst bir şey geçmemiş sıcak bir yatak yüzü görmemişti. Gecelerini parklarda saklanıp yatarak geçirmeye çalışıyordu. Yürürken açlıktan ayakları yere basmıyor havada yürüyor gibi hissediyordu.
  • Hasan İzzettin Dinamo
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    611,03 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    Bu haber evliyaları bile gavur eder, diye düşündüm. Sayın gözlüklü Ağır Ceza Reisi, vicdanının sızlamış olması bile bir ilerleme sayılabilir. Hep birkaç kuruş ekmek parası yüzünden değil midir ki vicdanının sesine kulaklarını tıkamak zorunda kaldın. Matbaacı Tatar Kadri'den bu haberi aldıktan sonra bütün namuslu duygularım tedirgin oldu. Bir adalet sıtmasına tutuldum ki sormayın gitsin. İçimin binlerce yakınışını dinledim. Bence adaletsiz ne Tanrı olur, ne de evren. Adalet sıtması, deprem gibi sarsar insanı. Adalet sıtması, kanı ateş gibi yakar. Aşk ateşi bile bence böyle zorlu olmaz. İnsan, kavrulur, kül olur adalet sıtmasıyla.Yukarıdan gelen emir, benim “Tren” şiiri için küplere binen İsmet Paşa'yla Şükrü Kaya'dan gelebilir. Sen de işinden olmamak uğruna adaletin kıçına bir şaplak indirip onu kapıdan kovdun. Dört yılın cehennem gibi fırınında dört genci kebap etmeyi göze alabildin. Peki, peki, yargıçlık bunun neresinde? Bunu doğrudan doğruya onlar da yapabilirdi, neden seni bir zavallı maşa gibi kullanarak adaleti böyle kötü bir biçimde kirlettiler? Matbaacı Tatar Kadri'den bu haberi aldıktan sonra bütün namuslu duygularım tedirgin oldu. Bir adalet sıtmasına tutuldum ki sormayın gitsin. İçimin binlerce yakınışını dinledim. Bence adaletsiz ne Tanrı olur, ne de evren. Adalet sıtması, deprem gibi sarsar insanı. Adalet sıtması, kanı ateş gibi yakar. Aşk ateşi bile bence böyle zorlu olmaz. İnsan, kavrulur, kül olur adalet sıtmasıyla. Altın adalet terazisi, evrenin bir ucundan bir ucuna kurulur. Bir an düşlerimin gözleri kamaşır. Evrenin altın adalet terazisi, altın ölçü ağırlıkları yerine insan zekası, insan yüreği, insan vicdanı, en sonra insan düşüncesi taşır. Bu gece, kendimi yuvasından atılmış bir leylek yavrusuna benzettim. Çarpınıp çırpındım düşüncelerimle dövüşerek delice. Bir kez daha anladım ki adaletsiz bir Tanrı da, adaletsiz bir insan da evrende uzun boylu dikiş tutturamaz. Sabahattin Ali, Hamdi eliyle bana anti-faşist Alman şairlerinden derlenmiş acı, acıklı şiirlerle dolu Almanca bir şiir kitabı gönderdi. En baştaki şiirin adı şu: “Kaçarken Vurulmuştur.” Anladım, Nazi Almanya'sında aydınları, yazarları, şairleri öldürmenin bahanesi bu! Kaçarken vurulmuştur. Kaçarken vurulmakta hepsi sınır taşında Sınırtaşları, mezartaşı hepsinin başında. Bu buz gibi gecede okuduğum kitabın verdiği güzel imgeler bile çaya karşı duyduğum özlemi gideremedi. Yaşamım boyunca ne kadın çekti içim, ne ekmek bu kerte! Çay kaşıklarının bardaklarda çıkardığı şıkırtılar, senfonileşerek kulaklarıma çarparken Ali Saip'in yüksek sesle konuşmaları da bu senfoninin biricik soloları gibi iştiliyor: Doğa, ilkyazın en güzel günlerini yaşarken, bizim de başımızın üstünde düşüncelerimizin gençlik türküleri esiyordu. Vakitsiz gençlik türküleri söyledik diye mayısın bu çimen, müzik, çiçek desenli halısı üzerinden kaldırılıp dört arkadaş, dört yıl içeri atıldık. Mahpushane, bize seki seki derinlere doğru inen karanlık cehennem bahçeleri hazırlamış. Can, kapkara, ağılı çiçekler açan bu bahçelerde her an çelik uçlu çakırdikenleriyle dalanır durur. Burada insan, bir zavallı buğday tanesi gibidir. Her gün kaygı değirmeninin taşları arasında yeniden ufalanır durur. İyi ki biz, yüreğimizi düşüncemizin buyruğuna vermişiz. Belki bu yüzden sarsıntımız daha az olacak. Yaşamak sevincimiz daha az ağlayıp saçlarını daha az yolacak.
  • Katherine Arden
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    18,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    New York Times çoksatanı Bir Kış Gecesi Masalı serisinin akıllara kazınacak finalinde Vasya ve Morozko, Moskova halkını kurtarmak için büyük bir savaşın içine giriyor. Bu seferki düşmanları çok daha karanlık, çok daha tehlikeli… Yaşanan büyük felaket sonrası kafalarındaki soru işaretleriyle boğuşan Moskova halkı suçlayacak birini aramaktadır. Vasya, hiç olmadığı kadar yalnız ve çaresizdir. Düşmanlarına savaş açma kararı alan Büyük Prens ise kendisine destek olacak müttefiklerin arayışı içindedir. Tüm bunlar yaşanırken, kaos yaratmaya kararlı kötücül bir iblis her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya çıkar. İki dünyanın çatışmaları arasında sıkışıp kalan Vasya, kendisi ve ailesi hakkında bazı şaşırtıcı gerçekler keşfeder. Rusya’yı, Morozko’yu ve değer verdiği o büyülü dünyayı kurtarabilmek için bu sefer çok daha zorlu bir mücadele vermesi gerekecektir.
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    324,47 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    30 Nisan 1945 saat 13.10’da, intihar etmelerinden 50 dakika önce; Hitler, yanında Eva Braun olduğu halde, sığınağındaki toplantı salonuna geldi. Çalışma arkadaşları kadın ve erkeklerin ellerini tek tek sıkarak onlara veda etti. Frau Goebbels altı çocuğunu öldürttükten sonra hayatına son verecekti. Hitler, Frau Goebbels’in önüne gelince, kendisinin cesaretine hayran kaldığını söyledi. Göğsünde bulunan Nasyonal Sosyalist Parti’nin altın madalyasını çıkardı ve kadının bluzuna taktı. Sonra yaveri Heinz Linge’ye dönerek kesin bir dille şunları söyledi: “Allahaısmarladık Linge. Belki de beni hayatta sizin kadar kimse tanımadı. 1935 yılından beri yanımdasınız. Gölgem oldunuz. Yaşamanızı, mutlaka yaşamanızı istiyorum. Hakkımda çok kötü şeyler anlatacaklar. Galip devletler, hakkımda en kötü şeyleri söyleyeceklerdir. Bütün yaptıklarımı, bütün eserlerimi ortadan kaldırmak isteyeceklerdir. Bu uğurda ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını biliyorum...” Hitler ve Linge’nin yanına gelen Eva Braun da Linge’den bir ricada bulundu: “Allahaısmarladık Linge. Sizden büyük bir hizmet isteyeceğim. Eğer buradan çıkarsanız ve kız kardeşimi görürseniz, kocasının kurşuna dizildiğini söylemeyin. Yalnızca ona, kocasını Rus askerlerinin öldürdüğünü söyleyin.”
  • J. M. Coetzee
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    417,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Ebru Latifoğlu
    Konusu:
    Okyanusu aşan uzun bir deniz yolculuğunun sonunda bir adamla bir çocuğun bulunduğu gemi karaya yanaşır. Çocuğun, yani David’in annesi kayıplara karışmıştır ve gemide tanıştığı Simon ona sahip çıkarak sorumluluğunu üzerine alır. Ayak bastıkları bu yeni ülkede onlara yeni bir isim, yeni doğum günleri ve yeni bir hayat verilir. Bu iki yabancı tanımadıkları, gelenekleri ve dili hakkında hiçbir şey bilmedikleri bu ülkede David’in hiç hatırlamadığı annesini aramaya koyulurlar. Zira Simon onu görür görmez tanıyacaklarından emindir… Geneli diyaloglardan oluşan bu alegorik ve tekinsiz roman okurlara tam bir edebiyat şöleni sunuyor. Üçlemenin ilk kitabı İsa’nın Çocukluğu’nda çağımızın en büyük yazarlarından J.M. Coetzee, Kafka ve Beckett gibi ustaları aratmayacak bir cesaret ve yaratıcılıkla köksüzlük, yersiz yurtsuzluk gibi günümüze özgü temaları ele alıyor. “İsa’nın Çocukluğu bizi hem gizemli hem de düşsel bir diyara götürüyor… Anlam arayışına dair Kafkaesk bir mesel anlatıyor.” Joyce Carol Oates “Her zamanki gibi J.M. Coetzee tüm kategorilerin elinden ustalıkla kurtulmayı başarıyor… Bu duru, veciz ve şaşırtıcı ölçüde nükteli hikâye imgeleminizde kök salıyor.” Boyd Tonkin #yolculuk #yersizyurtsuzluk #köksüzlük #mesel #anneoğulilişkisi #ebeveynolmak #isa #ailekurumu #distopya
  • Hasan İzzettin Dinamo
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Novella (Uzun Hikaye)
    Konusu:
    Masalda, dört erkek çocuğu olan bir aile vardır. Ancak son çocuk diğerlerinden farklıdır. iridir ve çok güçlüdür. Daha birkaç haftalıkken bile onu doyurmak mümkün değildir. Çocuk annesini emerken onu iliklerine kadar somurduğu için kadının göğüslerinden kan gelir. Çocuk geceleri evden kaçıp çevrede tavuk, kuzu, kedi ne varsa yedikten sonra ağzı yüzü kan içinde eve döner. Anne durumdan haberdar olsa da kimseye bir şey söylemez. Kardeşlerden birinin durumu fark etmesi üzerine anne onun bir dev yavrusu olduğunu itiraf eder. Anne, devin zorla eve girdiğini ve ona tecavüz ettiğini herkesten saklamıştır. Öykü, diğer çocukların besledikleri iki aslan yavrusuna dev kardeşlerini parçalatmaları ile son bulur.
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    433,93 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyasi Roman
    Konusu:
    Toprağın üzerinde ne varsa hepsi kökten gelir; bütün korkular ölümden kaynaklanır. Güven duymak cesaret ister. Güveni engelleyen korkudur. Sadece korkusuz bir insan güvenebilir. Güvensiz insan, doruklardan uzak durmak ve düz yerde yürümek ister. Ne doruklar, ne derin vadiler; hiç doruğu ve vadisi olmayan sıradan bir yaşam sürmeyi yeğler. Bu; akılsız, sıkıcı, tekdüze, sönük, durgun bir yaşamdır. Fakat bunun iyi bir tarafı vardır; iki şeyle karşılaşmaz: Dorukların soğuğu, vadilerin rüzgârları. Ama buna karşılık, asla büyümeyecek ve gelişmeyecektir. Anlayarak büyüme; sadece doruktan vadiye, vadiden doruğa hareket edilince gerçekleşir. Büyüme ve yaşamın manası; sadece karanlık ve aydınlık arasında ışıktan karanlığa doğru olan o sürekli ve çetin yolculukla gerçekleşir. Dalgalar üzerinde alçalıp yükselmeden yaşamın ne olup ne olmadığı anlaşılamaz. Osman Pamukoğlu çevresel yıkımlardan aşırı nüfusa, aşırı tüketimden kirliliğe, ormanların yok edilmesinden kıtlığa kadar insanlığı ilgilendiren birçok konuya dikkat çektiği son romanı Kafes: Beyaz Çığlıklar ile insanoğlunun doğayı anlamadığını ve açgözlülüğü nedeniyle kaçınılmaz yıkımı öne çekmek için elinden geleni yaptığına vurgu yapıyor.
  • Wi Keeland
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Hunter Delucia ile ilişkim tersten başlamıştı. Bir düğünde tanışmıştık; o damat, ben ise gelin tarafındaydım. Gece boyunca bakışmıştık, aramızdaki yoğun çekimi inkâr etmek mümkün değildi. O gece kendimizi otel odamda bulmuştuk. Ertesi sabah, yanlış bir telefon numarası vererek onu Kaliforniya'da bırakıp New York'a dönmüştüm. Onu aklımdan çıkaramıyordum ama son ilişkimden sonra çekici, ukala ve günah kadar yakıcı erkeklerden uzak durmaya yemin etmiştim. Fakat bu çılgın ve muhteşem adam, bir şekilde hayatıma yeniden girmiş ve yaşadığım şehirde sekiz haftalık bir iş almıştı. Üstelik bu süreyi birbirimizi tatmin ederek geçirmemizi önermişti. Sekiz hafta boyunca hiçbir şarta bağlı olmadan, akıllara durgunluk veren bir seks… Kaybedecek neyim vardı ki? Hiçbir şey, diye düşündüm. Bu sadece seksti, aşk değildi. Ama harika planlar hakkında ne derler bilirsiniz…

Sayfalar