Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6081 sonuçtan 4451 - 4460 arası görüntüleniyor.
  • Lawrence Block
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Matthew Scudder hiçbir zaman karikatür bir kahraman olmadı, aslına bakarsanız hiçbir zaman tam teşekküllü bir kahraman olmaya niyetli de değildi. O, seksenlerin cayır cayır kaynayan, şiddetin ve vahşetin cirit attığı New York şehrinde kanlı canlı, yaşayan bir karakter. Matthew Scudder, eski bir polis, küçük bir kızın ölümüne neden olduğu için işi bırakıyor. Serbest detektiflik yapmaya başlıyor. Huysuzun teki. Ters biri. Üstlendiği olayı tamamen aydınlatmadan rafa kaldırmak onun tarzı değil. Bu nedenle başı beladan bir türlü kurtulmuyor, hem de ne bela. Şiddete şiddetle karşılık veriyor, şakası yok... ölüm korkusu da. Uzun uzadıya planlar yapmak, müşterilerine iz peşindeyken yaptıkları hakkında bilgi vermek ona göre değil. Karısından uzun zaman önce boşanan Matthew Scudder, düzenli olarak para göndermek dışında baba olarak pek başarılı sayılmaz. Alkol problemi, ki macera boyunca içtiklerini ayrıntılarıyla anlatır, hayatının merkezinde bir yer teşkil ediyor. New Yorktaki Adsız Alkolikler Derneğinin devamlı bir üyesi, bol bol kahve tüketiyor. Ama hayatını bir türlü rayına oturtabilmiş değil. Son maceralarda eski tele kız Elaine ile görüşmeye, hatta aynı evi paylaşmaya başladılar. Danny Boy, Joe Durkin, Tj... hepsi yasadışı işlerle meşgul olan arkadaşları, çeşitli maceralarda ona eşlik ediyor.
  • Mehmet Faraç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    183 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özen Yücebilgen
    Harran Ovası söylencelerdiyarı... Tarihi süsleyen söylenceler... Öykü dilinde araştırmalar yazan Mehmet Faraç, Urfa'da, kral mezarlarının, Bizans mağaralarının ve Süryanı manastırlarının gölgesinde, salt kaçakçılık uğruna kurulan Kötüler Mahallesi'ni, orada korkuyu ekmek yapan insanların öykülerini anlatıyor...
  • Kerri Maniscalco
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    16,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    İki kız kardeş. Bir vahşi cinayet ve intikam arayışı… Cehennem’in ta kendisi yeryüzüne inecek. Emilia ve ikiz kardeşi Vittoria, fark edilmeden hayatlarını sürdürmek zorunda kalan ve sıradan insanların arasında yaşayan cadılardır. Bir akşam Vittoria, aile restoranlarının servis saatini kaçırınca Emilia onu aramaya çıkar ve dehşet verici bir olayla karşılaşır. İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Emilia, karanlık büyülerin peşine düşmeye karar verir ve Cehennem Prensleri’nden Öfke ile tanışıp Cehennem’in kendisiyle yüzleşmek zorunda kalır. Emilia, bu yolculuğunda, hiçbir şeyin kendisine anlatıldığı gibi olmadığını fark edecek, ailesi ve kendisi hakkındaki büyük sırları keşfedecektir. Unutmayın, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
  • Joachim Ronnign
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    208,34 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Emine Kolivar
    Küçükken insanların orman krallığına saldırdıklarını gördükten sonra kindar ve taş kalpli bir kahramana dönüşen peri Malefiz ve insanlık kralının kızı Prenses Aurora’nın hikayesini konu alan serinin ikinci filminde yıllar sonra Malefiz ve Aurora’nın ilişkileri gelişmiştir. Yılların nazik davrandığı ikilinin arasında acı ve intikamla başlayan ilişki sevgiye dönüşse de insanlar ve periler halen düşmandır. Aurora’nın Prens Philip ile evlilik tarihi yaklaşmaktadır, bu da güçlü bir ittifak doğuracaktır. Düğünün iki tarafı birleştirmesi beklense de; düşünüldüğü gibi olmaz ve Malefiz ile Aurora savaşın iki farklı cephesinde kalır ve ilişkileri bir defa daha sınanır.
  • M.Scott Peck
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    592,33 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Jean Baudrillard
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    295 KB
    Eser Türü: Kitap
    Baudrillard, Kötülüğün Şeffaflığı adlı bu eserinde, Batı'yı var eden temel kavramlardan olan gelişme, ilerleme ve kendini koruma ilkesinin, her yerde, yok oluşun ve ölme halinin sürekliliğine dönüştüğünü gösterir. 1960'ların "cinsel devrim"i, cinsel özgürlüğe değil; travestiliğin hükümranlığına, kadın ve erkek kategorilerinin birbirine karışmasına yol açmıştır. "Sanatta devrim" ile iyi ve kötü gibi estetik düzeye dair kategoriler terk edilerek "kötünün de kötüsü" türünden trans-estetik kopyalar hayatlarımızı doldurmuştur. Sibernetik devrim, makine ile insan arasındaki ayrımı makine lehine ortadan kaldırmış; politikanın sonuna yol açan "politik devrim" ise eski politik biçimlerin simülasyonu olan "trans-politika"nın egemenliğini kurmuştur... Batı'nın politik bağışıklık sistemi, kendi bünyesindeki virüsler nedeniyle tehdit altındadır. Sömürgecilikten bu yana, farklı olanı ve "öteki"ni yok etmiş olan Batı, artık "aynı"nın aynasında, kendi kendinden üreyen ve türeyen cinsiyet ve zihniyetleriyle birbirinin kopyası olan bireylerin dünyasıdır. Artık "öteki cehennemi"nde değil, kendi cehenneminde yaşayan bu insanın bir diğerinde keşfedebileceği hiçbir şey kalmamıştır; çekici tek şey nesnelerdir... Geçmişte Batı'nın sayısız kötülük tohumu gönderdiği "öteki dünya" olan Üçüncü Dünya da bugün, yıllarca benimsemiş gibi gözüktüğü modern değerleri reddedişiyle Batı'dan rövanşı almanın peşindedir... Kendisini "kuramsal terörist ve nihilist" olarak tanımlayan Baudrillard'ın bu eseri, insanın ve insanlar arası ilişkilerin yok oluşuna bir ağıt, bir çığlıktır. Seçimi insandan yana olan ve bu çığlığı güçlendirip bir karşı çıkış manifestosuna dönüştürmek isteyen herkesin okuyarak, düşünerek ve tavır alarak katılabileceği bir eser...
  • Jean Baudrillad
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    303,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melda Vodina
    Baudrillard, Kötülüğün Şeffaflığı adlı bu eserinde, Batı’yı var eden temel kavramlardan olan gelişme, ilerleme ve kendini koruma ilkesinin, her yerde, yok oluşun ve ölme halinin sürekliliğine dönüştüğünü gösterir. 1960’ların “cinsel devrim”i, cinsel özgürlüğe değil; travestiliğin hükümranlığına, kadın ve erkek kategorilerinin birbirine karışmasına yol açmıştır. “Sanatta devrim” ile iyi ve kötü gibi estetik düzeye dair kategoriler terk edilerek “kötünün de kötüsü” türünden trans-estetik kopyalar hayatlarımızı doldurmuştur. Sibernetik devrim, makine ile insan arasındaki ayrımı makine lehine ortadan kaldırmış; politikanın sonuna yol açan “politik devrim” ise eski politik biçimlerin simülasyonu olan “trans-politika”nın egemenliğini kurmuştur... Batı’nın politik bağışıklık sistemi, kendi bünyesindeki virüsler nedeniyle tehdit altındadır. Sömürgecilikten bu yana, farklı olanı ve “öteki”ni yok etmiş olan Batı, artık “aynı”nın aynasında, kendi kendinden üreyen ve türeyen cinsiyet ve zihniyetleriyle birbirinin kopyası olan bireylerin dünyasıdır. Artık “öteki cehennemi”nde değil, kendi cehenneminde yaşayan bu insanın bir diğerinde keşfedebileceği hiçbir şey kalmamıştır; çekici tek şey nesnelerdir... Geçmişte Batı’nın sayısız kötülük tohumu gönderdiği “öteki dünya” olan Üçüncü Dünya da bugün, yıllarca benimsemiş gibi gözüktüğü modern değerleri reddedişiyle Batı’dan rövanşı almanın peşindedir... Kendisini “kuramsal terörist ve nihilist” olarak tanımlayan Baudrillard’ın bu eseri, insanın ve insanlar arası ilişkilerin yok oluşuna bir ağıt, bir çığlıktır. Seçimi insandan yana olan ve bu çığlığı güçlendirip bir karşı çıkış manifestosuna dönüştürmek isteyen herkesin okuyarak, düşünerek ve tavır alarak katılabileceği bir eser...
  • Hannah Arendt
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yahudi soykırımı nasıl oldu? Neden oldu? Neden Yahudiler? Neden Almanlar? Diğer devletlerin rolü neydi? Müttefikler bundan ne ölçüde sorumluydu? Yahudi liderler kendi insanlarının sonunu hazırlayanlarla işbirliği yapmaya nasıl yanaşmışlardı? Yahudiler neden kendi ayaklarıyla ölüme gitmişlerdi? Ülkemizde özellikle totalitarizm üzerine çalışmalarıyla tanınan ünlü Alman filozof ve siyaset bilimci Hannah Arendt bu sorular doğrultusunda, Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına, ölüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Karl Adolf Eichmann'ın Kudüs'teki yargı sürecini ele alıyor. Yahudi soykırımının mimarı olarak sunulan Adolf Eichmann'ın sadist bir canavardan ziyade, normal, hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğuna dikkat çeken Arendt, özellikle düşünme ve muhakeme yetisinin kaybolmasıyla birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Eichmann duruşmasından yola çıkarak, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birini ve bu dönemde yaşanan toptan ahlaki çöküşü gözler önüne seriyor.
  • Hannah Arendt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    626,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Yahudi soykırımı nasıl oldu? Neden oldu? Neden Yahudiler? Neden Almanlar? Diğer devletlerin rolü neydi? Müttefikler bundan ne ölçüde sorumluydu? Yahudi liderler kendi insanlarının sonunu hazırlayanlarla işbirliği yapmaya nasıl yanaşmışlardı? Yahudiler neden kendi ayaklarıyla ölüme gitmişlerdi? Ülkemizde özellikle totalitarizm üzerine çalışmalarıyla tanınan ünlü Alman filozof ve siyaset bilimci Hannah Arendt bu sorular doğrultusunda, Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına, ölüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Karl Adolf Eichmann’ın Kudüs’teki yargı sürecini ele alıyor. Yahudi soykırımının mimarı olarak sunulan Adolf Eichmann’ın sadist bir canavardan ziyade, normal, hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğuna dikkat çeken Arendt, özellikle düşünme ve muhakeme yetisinin kaybolmasıyla birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Eichmann duruşmasından yola çıkarak, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birini ve bu dönemde yaşanan toptan ahlaki çöküşü gözler önüne seriyor.
  • Luke Russell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    222,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İpek Nedirli
    Kötülük nedir? Korkutucu ve anlaşılmaz mıdır, yoksa sıradan bir edim midir? Kötülüğün psikolojisi nedir, kötülük yapanlar hepimizden farklı bir psikolojik özellik mi taşıyor? Kötülüğün sıradan yanlışlara sığmayan, yanlışın ötesine taşan niteliği ne? “Kötülük” sözcüğünü kullandığımızda, iyilik ile kötülük şeklinde iki kozmik gücün karşı karşıya geldiği bir dünya görüşüne mi inanmış oluyoruz? Acaba günümüzde kötülük, modası geçmiş bir mit haline mi geldi? Şiddet içeren sayısız saldırı, tecavüz ve cinayetle medyadaki haberlerin iç karartıcı bir geçit törenine dönüştüğü bugün, kötülük dünyamızın korkutucu ölçüde gerçek bir özelliği mi? Filozofların, Hannah Arendt gibi siyaset bilimcilerin bu sorulara verdiği yanıtları aktaran yazar Luke Russell kötülüğün sistematik bir analizine girişerek, kavramı toplumsal içerimleriyle beraber felsefi ve psikolojik açıdan çözümlüyor. Seri katiller, teröristler, savaş suçluları gibi ünlü “kötülük” örneklerini irdeleyerek aşırı kötülüğü sıradan kötülükten ayıran sınırların keşfine çıkıyor. Oxford Üniversitesi Yayınları’nın bu kısa giriş kitabı bizi kötülüğü daha derinlikli şekilde anlamaya yönlendiriyor.

Sayfalar