Yazara Gore Listeleme

  • Freida Mcfadden
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yeni evli Tricia ve Ethan çifti, hayallerini süsleyen evi aramaktadır. Dört yıl önce sırra kadem basan ünlü psikiyatrist Dr. Adrienne Hale’in şehir dışındaki malikânesine bakmaya gittiklerinde şiddetli kar fırtınası sebebiyle evde mahsur kalırlar… Tipi dinene kadar da oradan çıkmaları imkânsızdır. Tricia, kar hafifleyene kadar oyalanmak için okuyabileceği bir kitap ararken gizli bir oda bulur. Bu odada, Dr. Hale’in hastalarıyla yaptığı bütün görüşmelerin ses kayıtları bulunmaktadır. Tricia kasetleri dinledikçe Dr. Hale’in esrarengiz biçimde ortadan kaybolmasıyla sonuçlanan korkunç olaylar silsilesinin perde arkasını anlamaya başlar. Tricia gece yarısına kadar bütün kasetleri teker teker dinler. Her birinin ardından bulmacanın bir başka şok edici parçası daha yerine otururken Dr. Adrienne Hale’in yalanları da yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaktadır. Tricia nihayetinde son kasete ulaştığında korkunç gerçekle yüzleşmeye sahiden hazır mıdır?
  • Mithat Cemal Kuntay
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    II. Abdülhamit, Meşrutiyet ve Mütareke dönemlerinin toplumsal ve kültürel dönüşümlerini konak, yalı ve köşklerin içinden yansıtan Üç İstanbul romanı, geniş kişi repertuvarıyla 20. yüzyıl klasiklerimiz arasında benzersiz bir yere sahiptir. Mithat Cemal Kuntay, imparatorluk dağılırken değişen hayatların yeni yapılar karşısındaki direnç ve zaaflarını en üst düzey bürokratlardan başlayarak toplumun her kesiminden örneklerle kuşatıcı bir şekilde, büyük bir ustalıkla anlatır. Şehrin üç farklı dönemini ise İstanbul’u odağa alarak aktarır. İstanbul sadece yaşanılan bir yer değil, dönüşen bütün değerlerin simgesidir Üç İstanbul’da. Mithat Cemal Kuntay’ın tek romanı Üç İstanbul, her okumada yepyeni keşifler vaat eden; edebiyat tarihlerindeki yerini, her seferinde daha da perçinleyen eserlerden.
  • Honoré de Balzac
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    318,96 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Vadideki Zambak", gerçekçi romanın öncüsü olan Honore de Balzac’ın en popüler romanıdır. Bazı eserleri dikkatle okunduğunda, yaşanılan zamana göre eşsiz bir toplum bilimini ince bir sadelikle anlatmaktadır. Romantizm’in en güçlü yazarlarından biri olan Fransız yazar, bu romanda bir gönül ilişkisinin insan hayatında kapanmaz yaralara neden olabileceğini, ayrılık ve kavuşmalarla güçlenen bir aşkın insanları değişik boyutlara sürüklediğini anlatmaktadır. Aşkın zaman ve mekan tanımadığını, mutluluktan hüzne dönüştüğünü ve aşklın gerçek gücünü bu romanı okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız...
  • Javier Marias
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Hiç kimse bir gün kollarında, yüzünü bir daha asla göremeyeceği fakat adını hiç unutmayacağı bir kadının cesedini tutacağını aklından geçirmez.” Dünyaca ünlü İspanyol yazar Javier Marías’ın en çok övgü alan romanlarından biri olan Yarın Savaşta Beni Düşün bu cümleyle başlıyor... Víctor, yeni tanıştığı evli bir kadın olan Marta’nın akşam yemeği davetini kabul edip kocası yokken evine gider. Ancak kadın bir anda rahatsızlanır ve Víctor’un kollarında can verir. Her şeyi unutup ortadan yok olmaya katlanamayan Víctor, kadın ve ailesi hakkında daha çok şey öğrenmek için araştırmalara girişir. Yarın Savaşta Beni Düşün, yaşayan en usta romancılardan birinden sırlar, yalanlar ve gerçekler üzerine nefis bir roman. “Marías muazzam bir yetenek… Her kitabı soluksuz okunuyor.”
  • Yu Hua
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Zor bir hayata doğmuştur Xu Sanguan: Babası çocukken ölür, annesiyse başka bir adamla evlenip onu terk eder. Dedesi ve amcasının sahip çıkıp büyüttüğü Xu Sanguan artık şehirdeki ipek fabrikasında çalışan genç bir işçidir. Amcasını ziyaret ettiği bir gün, kan satmaya giden iki arkadaşının yardımıyla o da kanını satar. Eline geçen parayı sadece ailesi için harcaması gerektiğine inandığı için evlenmeye karar verir. Xu Yulan’la evlenir ve üç oğlu olur. Büyük oğlu Yile hakkındaki bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla sarsılır. Kültür Devrimi, kıtlık yılları gibi zor ve toplumu altüst eden dönemlerde ne zaman başı sıkışsa bir kuyudan su çeker gibi damarlarından kan çektiren ve mücadeleden asla vazgeçmeyen Xu Sanguan’ın öyküsü, tüm bunların yanında yaşama dair birçok tuhaflığı da barındırır. Kalbin tek bir atışıyla kanın tüm vücuda yayılması gibi, Yu Hua da basit fakat usta işi cümlelerle kurduğu bu olağanüstü öyküde, âdeta insan ruhunun ve yaşamın kılcal damarlarına ulaşır. Daha önce Yaşamak adlı romanını yayımladığımız Yu Hua’nın en önemli eserlerinden Kanını Satan Adam’ı Erdem Kurtuldu Çince aslından çevirdi.
  • Feyza Hepçilingirler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    757,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fatma Ebru Üstügen
    “…mübadillerden biri anlatmıştı. Yerleşmek için kapısını açıp içeri girdikleri evde sofrayı kurulu bulmuşlar. Tabaklarda çorbalar bile öylece duruyormuş. O sofranın başına oturup ağlamışlar hep birlikte.” Bu romanda anlatılanlar, kaderi bir gecede değişen yüz binlerce insanın hikâyesidir. Bu romanda anlatılanlar, adı ister Yorgo olsun ister Yusuf, ister Eleni olsun ister Emine, kuşaklar boyu vatan diye bildikleri topraklarından yüzlerini hiç görmedikleri birileri tarafından koparılan insanların hikâyesidir. Kimisi kurulu sofrasında bir lokma yiyemeden yola koyuldu, kimisi “yeni” vatanına gidiş yolunda canını verdi, kimisi sağ salim vardığı yeni topraklarda “memleket” özlemiyle yaşadı. Aradan yüz yıl geçti, Yunanistan’dan Türkiye’ye gelenler, Türkiye’den Yunanistan’a gidenler acılarını ve hikâyelerini daima akıllarında tuttular… Bu roman akıllardan hiç silinmeyen mübadeleyi anlatıyor. Feyza Hepçilingirler, Zesto Psomi (Sıcak Ekmek) adlı romanında bütün yakıcılığıyla mübadeleyi yazıyor. Yer yer hüzünlü yer yer neşeli bir dille, Girit’ten Ayvalık’a gelen bir aile üzerinden, bir imzayla hayatları değişen yüz binlerce insanın kaderini anlatıyor. Hepçilingirler’den tarihin yüz yıldır sızlayan yarasına dair bir ustalık eseri.
  • Saba Altınsay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    397,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Barsbay
    Mübadil bir ailenin üçüncü nesli olan Sabâ Altınsay’ın ilk romanı Kritimu, Girit’im Benim, yakışıklı kuyumcu İbrahim Yarmakamakis’in ve eşi kuyumcinanın hikâyeleri üzerinden okuru, mübadelenin yirmi beş sene öncesine götürürken Giritli Müslüman ve Hıristiyan halkların bu kopuşa uzanan mücadelesine de ortak ediyor. Kritimu, Girit’im Benim, insanların adadan kopuş sürecini, iki bavula sığdırmaya çalıştıkları hayatlarını, geride bıraktıkları ölülerini, vedalaşamadıkları evlerini, güzeller güzeli Hanya’dan ayrılışlarını anlatırken, kelimelerinin taşıdığı hüzünle yüreklerimizi burkuyor: “Tıpkı insanlar gibi toplumların da kaderleri vardır. Bu kader, bazen çok acı yazılır.” Bin dokuz yüz yirmi üç yılının yirmi üç kasım sabahı, Hanya Limanı’na çökmüş ayrılık acısının dili olan Sabâ Altınsay, bizi adeta İbrahim ve ailesinin bindiği gemiye bindiriyor ve kıyıdan uzaklaştıkça Girit’e doğru akan o acı dolu feryadı kulaklarımıza fısıldıyor: “Kritimu! Benim güzel adam!” Girit’i ve orada yaşananları ele alması açısından mübadele romanları arasında önemli bir yeri olan Kritimu, Girit’im Benim, bütün Giritlilerin hikâyesini anlatsa da benzersiz doğası ve insanın ruhunu çalan kokusuyla Girit Adası’nı romanın asıl kahramanı yapıyor. “Göç sadece gideni değil, kalanı da peşinden sürüklüyordu”, diyor Sabâ Altınsay, “insanın doğduğu toprak ile gömüleceği toprak aynı toprak olmayacaksa, ne kalır ki geriye, ölürken, yaşamdan? Bu soruya yanıt bulma çabası bu roman.” Oruç Aruoba “Artık bizim de bir Dido Sotiriyu’muz var,” diyebiliriz gönül rahatlığıyla... Benden Selam Söyle Anadolu’yayı severek okuyanların kaçırmaması gereken bir roman Kritimu, Girit’im Benim...” Vatan Gazetesi, Yiğiter Uluğ
  • Nuran Yıldırım
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    557,53 KB
    Eser Türü: Kitap
    İstanbul'da yaşayan çeşitli din ve mezheplere mensup zenginler bu hayır kurumuna sahip çıkarak yapım masraflarına yardımcı olmuşlardı… Darülaceze hakkında ulaşabildiğimiz en eski belge 7 Eylül 1886 tarihini taşımaktadır.
  • Abdülhak Şinasi Hisar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    361,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sengül Budanur
    Boğaziçi’nin “perili bir diyar” olduğuna inanan Abdülhak Şinasi Hisar, 2 Haziran 1931’de yayımlanan “Edebiyat ve Turizm” başlıklı yazısının açılışını şu cümlelerle yapmış: “Tabiatı ve manzarası itibarıyla, dünyanın en güzel ve tarihî eserleri itibarıyla en zengin şehirlerinden birinde yaşıyoruz. İstanbul kelimesi insanların başında bir hülya gibi dönüyor.” İstanbul kelimesi bugün başımızda bir hülya gibi dönüyor hâlâ. Şüphesiz, her cümlesinde bu şehrin seslerini duyurmayı, renklerini tüm canlılığıyla göstermeyi başaran, edebiyatımızın en büyük İstanbul yazarlarından biri Hisar. Bir Boğaziçi yalısı müzesi hayaliyle yaşayıp giden, gerçek bir İstanbul âşığı. Dönemin İstanbul görsellerinin eşlik ettiği İstanbul ve Boğaziçi Yazıları’ndaki metinler onun çocukluğundan, seyretmeye doyamadığı şehrin kendi ruhunda uyandırdığı hislerden, şehir mirası üzerine hem bir vatandaş hem de bir aydın olarak ürettiği fikirlerinden izler taşıyor. Kitabın birinci bölümü Hisar’ın İstanbul ve Boğaziçi yazılarının bir derlemesinden, ikinci bölümü zamanında dergilerde yayımlanan ve daha sonra kitaplarına birtakım değişikliklerle alınan yazılarından (tespit ettiğimiz farklılıkların dökümüyle birlikte), üçüncü bölümüyse dört “Geçmiş Zaman Hikâyesi”nden oluşuyor.
  • Beyhan Budak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    587,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mukaddes İnözü Velipaşaoğlu
    Bazen senin de aklından geçiyor mu hiç; bu insanlar nasıl bu kadar rahatlar, nasıl kafaya takmıyorlar, nasıl üzülmüyorlar diye. Benim aklımdan geçiyor açıkçası. Bir psikolog olmama rağmen ben de bazen aynı hatalara düşüyorum, aynı şeylere üzülüyorum ve sonra her seferinde olduğu gibi kendime kızıyorum; bir öğrenemedin şu hayatı diye. Hayatın acemisi gibi hissediyorum kendimi. Oysa pek çok kişi bir psikolog olarak her derdini çözmüşsün, her zaman mutlu ve huzurluymuşsun gibi zannediyor. Hâlbuki bazen terzi kendi söküğünü dikemiyor. İşte bu kitabı; benim gibi, yıllar geçse de hâlâ bu hayatın acemisi olanlara, hassas ve duygusal insanlara, hayatın zorlu yollarından geçmekte olanlara yazdım. Neden hep aynı hataları yapıyorsun? Yaşadığın olumsuzluklar için hep başkalarını mı suçluyorsun? Neden çok istediğin hâlde değişemiyorsun? İnsanların senin sınırlarını ihlal etmesine neden izin veriyorsun? Bu yolculukta sanki beraber bir yolda yürürken sohbet ediyormuşuz gibi bu konulardan ve çözüm yollarından bahsedeceğiz. Evet sevgili dostum; psikolojik olarak daha güçlü olmak, kendini bu alanda geliştirmek, bu hayatın acemisi değil de ustası olmak mümkün. Şimdi benimle artık zamanı gelmiş bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?

Sayfalar