Yazara Gore Listeleme

  • Dr. Reyhan Atasü Topçuoğlu, Dr. Ercüment Erbay,Tülin Kuşgözoğlu, Prof. Dr. İlhan Tomanbay, Doç. Dr. Özlem Cankurtaran Öntaş, Aziz Şeker, Dr. Emrah Akbaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    786 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Dr. Öğretim Üyesi Aysel KAYAOĞLU (Ünite 1, 3, 4, 5, 6, 7, 8), Prof. Dr. Çiğdem KIREL (Ünite 2)
    metin - Türkçe
    16 Ayrım
    438,17 KB
    Eser Türü: Kitap
    Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Sosyal Psikoloji 2 Dersidir
  • Yrd.Doç.Dr. Mestan KÜÇÜK, Yrd.Doç.Dr. Aytül Ayşe ÖZDEMİR, Yrd.Doç.Dr. Murat DOĞAN, Yrd.Doç.Dr. Deniz ŞAHİN
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    703 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Doç.Dr. Altan EŞSİZOĞLU, Prof.Dr. Burhanettin IŞIKLI, Yrd.Doç.Dr. Gülcan GÜLEÇ, Prof.Dr. Gökay AKSARAY, Doç.Dr. Çınar YENİLMEZ, Prof.Dr. Ayşe Çiğdem KIREL
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    362 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Prof.Dr. Cezmi ERASLAN, Prof.Dr. Süleyman BEYOĞLU, Prof.Dr. İhsan GÜNEŞ, Prof.Dr. Mustafa YILMAZ, Prof.Dr. Erdinç TOKGÖZ, Prof.Dr. Çağrı ERHAN, Yrd.Doç.Dr. Gökhan ERDEM
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,82 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Adalet Ağaoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    5,28 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Mağdule DEMİRCİOĞLU
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    970 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: nurçehre elver
    Sakatlığın "medikal" ve "sosyal tanım"ı çerçevesinde ortaya çıkan güncel kavramsallaştırmalar ve bu bağlamda öne sürülen görüşler, sadece gerçeğin dışa vuran somut bir yönüne işaret etmektedir. Zira yaşamda, doğanın bizim varoluşumuzdan bağımsız bir varlığa sahip olması gibi sakatlığın da bizim öznelliğimiz dışında kendine özgü bir nesnelliğe sahip olduğu açıktır. Böylece sakat birey, kendi deneyimlerini dilin yerleşik kavramları aracılığıyla, kendisine değil herkese ait olan formlar içinde anlatmak zorunda kalmaktadır. Mutlak olanın sadece görünüşte, gelişmenin belli bir anında, bozulmaya yazgılı bir denge durumunun geçici bir dışa vurumu olduğu görünmektedir. Sürecin bu görünürdeki anını, genel - geçer bir yargıdan, tanım anlamında bir sonuca götürmek çabası, yanılgıyı mutlaklaştırmaktan başka bir anlama gelmez. Sakatı, onların dışında kalan diğer toplum kesimleriyle eşitleme çabası ve bunun da yeni tarzda adlandırılması amacı, verili duruma oranla bir ilerlemeyi temsil etse de, bu ilerleme yine de Marks'ın deyişiyle (eşit haklar mücadelesi) burjuva sınırlar içinde kalacaktır. Ne var ki, elbette toplumsal yaşamın ilerleyen canlılığı içinde, sakat tanımının işaret ettiği toplum kesimleri değişim gösterecek, farklılaşacak, statü kazanacak vb. ancak bu canlılık ve dönüşüm tek bir tanımın sınırları içine sığmayacaktır. Bu sığmama durumu onların sınıflar tablosu içinde hangi yana ait olduklarına göre de farklılıklar gösterecektir. Hatta "emek, yalnızca bir yaşam aracı değil yaşamın birincil gereksinmesi haline gelmesinden sonra; bireylerin her yönüyle gelişmesiyle birlikte, üretici güçlerin de artması ve bütün kolektif zenginlik kaynaklarının gürül gürül fışkırmasından sonra herkesten yeteneğine göre, herkese gereksinmesine göre" (Marx, 1989, s. 31) yazılı bir bayrağa sahip olsa bile; ekonomik sermayesini tamamlamış, "sembolik sermaye"sinde de belli bir artışa tanık olmuş "sakat birey", kendini işaret eden bir tanıma gereksinmesi olmasa da, yine de kendini ima e
  • Haldun Dormen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    425 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Raika Füsun Umar
    Türk Tiyatrosu'na 1954'ten bu yana 60 yıl boyunca damgasını vurmuş bir tiyatro adamının anılarının tamamı. "Perde yavaş yavaş açıldı. Aktörler selam vermek için sahneye dizildiler. En son ben çıktım. Öne doğru yürüdüm. Yürürken balkonlardan üstüme bahar çiçekleri yağmaya başladığını hissettim. Gökten çiçek yağıyordu sanki.. Sahnenin ortasına gelince durdum. Yıllardır kim bilir kaç kez aynı hareketi yapmış, seyirciyi şu durduğum yerden aynı şekilde selamlamıştım. Oysa şimdi ilk kez sırtımı döndüm onlara ve eğilerek yıllarca beraber çalıştığım oyuncularımı selamladım. Doğrulduğum zaman, oyunda işi olsun olmasın tüm Dormen Tiyatrosu'nun sahneyi doldurup beni alkışladıklarını gördüm."
  • Muazzez İlmiye Çığ
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    364 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Elinizdeki kitapta, yazarın Cumhurbaşkanlarından Başbakanlara, parti başkanlarından belediye başkanlarına, yazarlardan sanatçılara kadar toplumun çok çeşitli kesimlerine yazmış olduğu mektupları yer alıyor. Bu mektuplar, mektup olmanın ötesinde, tarihe düşülmüş notlardır. Bazı mektupların adresleri: Celal Bayar, Hasan Pulur, Uğur Dündar, Süleyman Demirel, Erdal İnönü, Cem Özer, Barış Manço, Tayyip Erdoğan, Melih Gökçek, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, İlhan Arsel, Müjdat Gezen, Bülent Ecevit, Erkan Mumcu, Recai Kutan, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Emin Çölaşan, İsmail Cem, Hulki Cevizoğlu, Abdullah Gül, Mustafa Sarıgül, Mehmet Ali Birand, Deniz Baykal...
  • Erdal Doğan
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    355 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GVZ Gül
    "Bir yazara ilan-ı aşk etmek mümkündür elbette. Aşka çağrılı yazar Sevgi Soysal olunca, insan gönül koyar...' Her yazara nasip olmayacak güzellikte ilginç bir yaşam öyküsünü sözcüklere döken Erdal Doğan yeni nesillere Sevgi Soysal'la tanışma ve belki de aşık olma şansı veriyor. "Sana söyleyemediklerimi karıncalara söyleyeceğim -senden benden- yalnız bozkıra! Susuyoruz bak hep. Söyleyemediklerimizi susuyor, bilmediklerimizi konuşuyoruz. Senden benden yalnız bozkır, oysa yaratık dolu, yaşam dolu -ya karıncalar-. Hep oturup cigara içiyoruz yetersiz, asıl yetersiz biziz, yalnızlığımız en yetersiz -ya bozkır? Ben kadının biriysem sevilmeliyim, sen bilmezsin güzel miyim, en büyük güzelliğim senin bilmezliğin, duymazlığın - ya en hoş damlalar gözlerimizde? Bak, tozluyuz biz, çok tozluyuz -ya bozkır, bozkır yolundan kamyonlar geçerken kalkan toz? Bak, hayal kurarım, en zevksiz acıklı şeylere gözyaşı dökerim de kendimi bilmem. Biz bilmeyiz birbirimizi, böylesine mutlu değil miyiz bazı? Bu evrende her şeyi silecek birileri. Bu önemli değil, biz çoktan tükenmişiz. Bırakıp bırakıp ırak kentlere bile gidemeyiz. Bak, bizi ağaçlandırmak güçtür -ya bozkır?"

Sayfalar