En Son Eklenenler

Toplam 58508 sonuçtan 45871 - 45880 arası görüntüleniyor.
  • Tahsin Paşa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    32,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Şahsiyet ve rolü çok münâkaşa edilmiş kişilerin başında Sultan Abdülhamid gelir. Kimine göre "Kızıl", kimine göre "Gök" Sultan. Münâkaşa hâlâ sürüp gitmekte ve padişâhın kusurları da ortaya dökülmektedir. Tarihin hesabı ise kronolojiktir. Şöyle ki "33" yıl hükümdarlık yapan sultanı ittihatçılar "biz senden daha iyi idare ederiz", iddiâsıyla 1908'de tahttan indirdiler. 1919'da yani 10 sene sonra ise, Yunanlılar İzmir'i işgal ediyorlardı.
  • Komisyon
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    12,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
  • Cem Sökmen
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "Gerçekten o devirde kahve akademinin, meslek cemiyetinin, kulübün, salonun, fikir ve sanat meclisinin bütün vazifelerini küçük tahta masalarının etrafında elinden geldiği kadar yapıyordu. O zaman anladım ki, biz bir kahve milletiyiz. Köyde kahve, mahallede kahve, mektebin önünde, cezvesinde bütün milli ve dini şuuru pişiren, ibriğinde kolektif vicdanı demlendiren, tezgahın dibinde halkı ve münevveri birbirine kenetleyen, iptidai olduğu için basit, fakat ananesi olduğu için derin ve canlı, tek ve tam bir cemiyet mihrakıdır." PEYAMİ SAFA "Kıraathaneye gitmemiş bir üniversitelinin tahsilini yarım sayarım. Bu dekansız, doçentsiz, bütçesiz, fakültesiz tamamen muhtar üniversitelerin tavla şakırtıları arasında; gören bir göz, işiten bir kulak bir memleketin insanlarının nabzını tutabilir; o nabız hızlı mı atıyor, yavaş mı atıyor, yoksa ‘in­ter­mittance' mı var, doktor olmaya pek hacet kalmadan müşahadelerini yapar.” SAİT FAİK “İnsanlar bugün toplu halde yaşamaktan ve birbirleriyle ilişki kurmaktan eskiden olduğu kadar zevk almıyor. Yaşamlarını daha çok ‘özel' olarak sürdürmek istiyorlar. Her şeyi özel bir etkinlik olarak görmekten yanalar. Dostlarıyla görüşmek için partiler veriyorlar. İlişkilerini kahvelerin normalliği içinde yaşamaktan kaçınıyorlar. Böyle olunca da politize olmaları, ekonomiyle, toplumsallıkla iç içe geçmeleri güçleşiyor. Buna karşılık da çok hızlı bir şekilde yaşanıyor ve tükeniyor ilişkiler…” GERARD GEORGE LEMAİRE
  • Erhan Afyoncu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Fatih Sultan Mehmed hem büyük bir maraşaldi, hem teşkilatçı bir devlet başkanıydı, hem sanatı ve sanatçıyı koruyan hükümdardı, hem de felsefeye ve serbest düşünceye önem veren, huzurunda tartışmalar yaptıran büyük bir padişahtı. Fatih, şehzadeliği döneminden itibaren eski Yunan filozoflarıyla ilgili kitapları, Herodotu, Romalı tarihçi Titus Liviusu, Romalı tarihçi Quintus Curtius Rufusu, Büyük İskenderin, papaların, imparatorların, Fransa krallarının ve Lombardların vekayinâmelerini okumuştu. Rönesans dönemi hümanistleri Türkleri Truvalıların soyundan kabul edip, eserlerinde Asyaya giden Truvalı bir grubun, yani Türklerin geri dönerek Yunanlılardan tekrar intikam aldığını anlatırlardı. Bütün yazılanlardan haberdar olan Fatih Sultan Mehmed, 1462de Truva harabelerindeyken başını sallayarak, "Allah, beni bu şehrin ve halkının müttefiki olarak bu zamana kadar sakladı. Biz bu şehrin düşmanlarına galip geldik ve onların vatanlarını aldık. Yunanlıların biz Asyalılara karşı yaptıkları kötü davranışların intikamını, aradan uzun zaman geçmesine rağmen onların torunlarından aldık" demişti...
  • Vicente Blasco Ibaniez
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    16,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Ağustos 1907’de İstanbul’a gelen İspanyol gezgin, bir yıla kalmadan değişim rüzgârlarına; ardından da savaş fırtınasına tutularak tarihe karışacak bir dünyaya adım attığını bilmiyordu. Ancak ülkesinin önde gelen siyasetçilerinden de olan bu büyük edebiyatçı, çok az gezginin farkına vardığı bir gerçeği kendi kendine keşfetmişti: Avrupa’da Türklerle ilgili anlatılanlar doğru değildi! Türkler ne acımasız birer zalim, ne Hıristiyan düşmanıydı! Avrupalıların Türk imgesi, klişeleşmiş bir kurgudan ibaretti. Avrupa’nın iki ucunda, çöküşe giden iki imparatorluğun nasıl benzeştiğini gören Ibañez, belki de bu keşfi sayesinde, günümüzde bile çarpıcılığını koruyan tespitlerini kaleme almıştı… Vicente Blasco Ibañez (1867-1928) İspanya’nın önemli liman kentlerinden Valencia’da doğdu. Çöküşe direnmeye çalışan bir zamanların görkemli İspanyol İmparatorluğu’nda bir yandan hukuk eğitimi alırken, bir yandan da edebiyat ve siyasetle ilgilenmeye başladı. Romanları ve cumhuriyetçi fikirleri savunduğu La Bandera Federal dergisi ile Valencia’da büyük bir etki yarattı. 1898’de milletvekili seçildi ve Blascoculuk denen siyasi akımla yöreye damgasını vurdu. Valencia onun ardından da meclise hep cumhuriyetçi milletvekilleri yolladı. 1907’de siyaseti bırakarak yazmak üzere uzun bir yolculuğa çıktı. Vichy’den İstanbul’a uzanan seyahatinin notlarını önce tefrika olarak yayımladı, daha sonra Oriente adıyla kitaplaştırdı. 1908’de Güney Amerika’ya gitti, Arjantin’de koloni kurma girişimleri hüsranla sonuçlanınca Avrupa’ya döndü. 1916’da ona dünya çapında ün getiren Mahşerin Dört Atlısı romanını yayımladı, kitap ABD’de sinemaya uyarlandı. 1928’de, düşlerini kurduğu II. İspanyol Cumhuriyeti’nin kurulmasından üç yıl önce öldü. Geride 35’i aşkın kitap bıraktı.
  • Rıza Zelyut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Konusu:
    Türk Aleviliği - Anadolu Aleviliğinin Kültürel Kökeni - Rıza Zelyut “Türk’üm” diyen herkes bu kitabı okumalıdır. *Anadolu ve Balkanlar’da gelişen Aleviliğinin Türk kimlikli bir inanç-kültür olduğunu ilk kez belgelerle gösterdik. *Kırgızistan’dan Ukrayna’ya kadar uzanan Türk dünyasındaki 3 bin yıllık tolu (dolu) geleneği nasıl oluyor da Alevi cemlerinde yaşıyor? *Macaristan’daki Avarlara ait kara kazanların Hacı Bektaş’ta işi ne? *Batı Hunları’nın Ağaçeri kolunun geyiği, Abdal Musa’ya nasıl geldi? *Oyun, ozan, kam, şaman kimliğindeki Türk uluları nasıl “dede” ve “baba” oldular? *3 bin yıllık Türk damgası “Gün-Ay” nasıl “Muhammet-Ali” haline geldi? *Tarihteki Hz. Ali ile Türkler’deki Ali algısı niçin, nasıl farklılaştı? *Osmanlı’nın yaptığı “Etrak-i bîidrak” (Aptal Türkler) aşağılamasının hedefi kimlerdi? *Alevi katliamı ile ilgili Osmanlı fetvalarının asılları… *Meşhur Alevi-Bektaşi sırrı neydi? *Geleneksel Aleviliğin tarihteki yeri ve ilkeleri... *Sünni kurallara Alevilerin verdiği cevapları nelerdir? *Kürt Alevi iddiası doğru mudur? *Alevi katliamında Kürt derebeylerinin rolü nedir? *Atatürk’ün Alevilerle ilişkisi nasıl oldu? *Alevi kurumlarını (dergâhları) Atatürk mü kapattırdı? *Cumhuriyet döneminde Aleviler adına ilk kez yayımlanan Alevilik Bildirgesi… 40 yıldır araştırdığım bu konuda ulaştığımız sonuç şudur: Devlet yönetimi Farslaşmaya veya Araplaşmaya başladığında Türk dilini, kimliğini, kültürünü yaşatan ve geliştiren Aleviler oldular. Böylece Türk milleti yok olmaktan kurtuldu. İddiamızın belgesi bu kitaptadır.
  • Sinan Ateş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    12,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Tarih içerisinde Pantürkizm de denilen Turancılığın ne olduğu ve kapsamı hakkında Türkiye kamuoyu kasıtlı olarak yanlış bilgilendirilmekte. Bu yanlış bilgilendirme sonucu kendi milletinin güçlenmesine, yücelmesine karşı olan bir insan tipi ortaya çıkmış du-rumda ki bunu anlamak mümkün değil. Bir milletin evladı nasıl olur da kendi milletinden olana karşı dostluk beslemekle suçlanır? Bunda nasıl bir tehlike görür? Bir ailede kardeşin kardeşi sevmesi kadar doğal ne olabilir? Garip olan kardeşlerin düşmanlık gütmesidir. Sinan Ateş bu kitaptaki yazılarıyla yıllar boyunca edebiyata, fikre, siyasete, tarihe, şehirlere, özetle hemen her şeye bakıyor. Fakat çok özel bir bakışla. Mustafa Kemal'in üslubu ile "en evvel ve her şeyden evvel", Türk milliyetçiliğinin gözüyle, Türk milliyetçiliğinin gönlüyle ve Türk milliyetçiliğinin zihniyle bakıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Vahdettin Engin
    metin - Türkçe
    22 Ayrım
    36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Türk Siyaset Tarihi
    Konusu:
    1908-1918 arası Türkiye'nin kaderine hâkim olan İttihat ve Terakki Partisi, mensuplarının bütün iyi niyet ve vatanseverliklerine karşın, ülkenin büyük bir felakete sürüklenmesine yol açtı. İttihatçı zihniyete göre; iktidara sahip olmanın yolu darbe yapmaktan geçiyorsa bu yapılırdı. "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" aralarında kullandıkları meşhur bir slogandı. Eski İttihatçıların bir kısmı, Cumhuriyet'ten sonra, her ne kadar güçlerini kaybetmiş olsalar da devletin başına geçme arayışı içinde oldular. Bunun yolunu da Mustafa Kemal Atatürk'e suikast yapmada aradılar. Bu olay tarihe İzmir Suikastı olarak geçti. Eski İttihatçılardan oluşan bir kesim 15 Haziran 1926 tarihinde İzmir'de Atatürk'ü öldürmeyi düşündülerse de suikast girişimi başarılı olmadı. Sonrasında ise bir hesaplaşma dönemi başladı. Bu hesaplaşmadan dönemin muhalif kesimleri önemli bir darbe aldılar. Görünen o ki bu olayda, gelişmelerden haberi olmayıp kendi köşesine çekilmiş birçok eski İttihatçı da yargılandı, bazıları da cezalandırıldı. Bu da muhtemelen, her zaman potansiyel tehlike olmanın ceremesini çekmek anlamını taşıyordu.
  • Mim Kemal Öke
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Irak Savaşı, Küresel Toplum'da önemli bir kilometre taşı olarak yaşandı. Tarihe de muhtemelen öyle kaydolunacak. Bu kitap, o sebeple adeta ders kitabı işlevselliğinde sizlere sunulmaktadır. Uluslararası ilişkilerin teorisiyle pratiğini birleştirmeye ve günlük hayatın diliyle sizinle paylaşılmaya çalışılan bu kitapla birlikte yazarın Musul-Kürdistan Sorunu araştırmasını okumanızı tavsiye ederiz. Konunun tarihi perspektifine vakıf olduktan sonra, bir yüzyıl ara ile aynı soruna odaklanmak; sizin, ilginç ve çarpıcı süreklilik ve değişim unsurlarını yakalamanıza yarayacaktır.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Gazi ve Sufi Ömer Fevzi Mardin'in biyografisinde sıralanan birliğe ve bilgeliğe yolculuğun serüvenidir. Bu kitap; Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanma sürecinde vatanperver bir yüreğin devletin bekası uğruna verdiği cansiperane mücadele kadar, cumhuriyetin kökleştirilmeye çalışıldığı yeni Türkiye'de aşık bir kalbin bilgelik arayışını da anlatmaktadır. Mim Kemal Öke'nin üç yıllık suskunluğu'nun sonrasında kaleme aldığı bu biyografide Türkiye'nin son yüzyılına damgasını vurmuş (emperyalizmin "Şark Meselesi" ile Osmanlı'yı bölme komplolarından Büyük Güçler'in "küçük oyunları"na karşı kurulan Teşkilat-ı Mahsusa'nın kuruluş operasyonlarına; Büyük Harp'te cephe arkasındaki casusluk ve istihbarat faaliyetlerinden, modern Türkiye'deki tasavvufi hayat ve düşünceye değin) pek çok olay ve süreç ilk kez gün yüzüne çıkarılmaktadır. Gazi ve Sufi, Ömer Fevzi Mardin'le yaşanan bir tarihi panoramanın aynsıdır.

Sayfalar