Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2167 sonuçtan 461 - 470 arası görüntüleniyor.
  • Seyhan Akıncı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    344,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Filiz Aydar
    Okurlarına tadına doyulmaz bir edebiyat ziyafeti sunan Seyhan Akıncı, yalın bir anlatımın nasıl güçlü bir anlatı oluşturduğunu “Oldu Mu Şimdi Sitare?” ile bizlere kanıtlıyor. Bir ömrün birikimini taşıyan satırlar arasında dolaşırken; kimi zaman mavi bir yemeniyle direniyoruz hayata kimi zaman da Sitare’nin kaynar çay doldurulmuş bardak misali “çıt eden” içi gibi, çıt ediyor içimiz ve kırmızıyı sızdırıyor çatlaklarından... Damla Varol Baysal Sitare ; bir varoluş sancısı, imkansız aşkın görünmez gözyaşı sağanağı, bir ana yüreğinin hayat kasırgasında yaprak misali savrulurken parçalanıp ufalanması ve düş ile gerçeğin farklı biçim ve rengi… Aşk, ihanet ve cinayetle kaosa dönüşen tiz bir yaşam yaşam çığlığı… O halde Sitare ile karşılıklı içmek için bir çay koyalım, hem de demli ; yanında başka bir şeye gerek yok ama mavi yemenili bir düş ve kıtlama bir umut fena olmaz ! Muammer Can
  • Aydın Boysan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    288,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Handan Tengiz Albayrak
    Yazar, çok renkli yaşayışından ve kişiliğinden, zevkle izlenecek sahneler sunuyor. Toplumsal bir yerginin, yaşanılan ince-alaysı ve gerçekçi yanlarını anlatıyor. Kitapta mizahın yalnız alay, batırma ve olayların komik bir dille anlatılması değil, gerçekte toplumun sosyal eleştirisi olduğu; geniş bir kültürle beslendiğinde de okuyucuya neler verebileceği ince bir mizahla işleniyor.
  • Feyyaz Yiğit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    533,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Oktay Köken
    Bu kitap, paraya çok sıkışıldığında babaannenin cebe sıkıştırdığı yüklü miktardaki harçlığın yarattığı duyguyu hatırlatıyor: Sevinç ve daha fazlasına duyulan utanmaz ihtiras... Feyyaz Yiğit daha ilk eserinde edebiyat ustalarının uzun yıllar içinde eriştiği bir mahareti kazanmış görünüyor. Donukluğun içindeki hareketi, saçmalığın içindeki sağduyuyu, sıradanlığın insana umut veren mucizesini ve beklenmeyen şeyleri aslında nasıl da beklediğimizi bize zahmetsizce sergileyiveriyor. (Aziz Kedi) * Hayatımın tümüne “olduğu kadar” ismini verdim. Öyle güçlü bir zırh ki “olduğu kadar”. Her zaman ve her şeye, gerekli veya gereksiz söyleyiver gitsin. Kendi kendine durduğun yerde arka arkaya beş bin kere söyle istersen. Tanıdığım ve tanımadığım herkes, biliyorum ki olduğu kadarıyla yetiniyor. Dünya çirkin bir yer olsun istiyorsan, “olduğu kadar” çirkindir. Birisini çok mutlu etmek istersen eğer, “olduğu kadar” mutlu edersin onu. Olduğu kadarı seni rahatsız ediyorsa, ona yine olduğu kadar itiraz edebilirsin. “Olduğu kadar” dünyadaki bütün sorulara verilebilecek en güçlü cevaptır. Ama yine de hiçbir zaman “TAM” olarak tatmin edemez kimseyi. Özü gereği yine “olduğu kadar” tatmin etmek zorundadır. Tam değilse eksiktir, eksik “olduğu kadar” tamdır.
  • Mahir Ünsal Eriş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    176
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Doğa Meriç Boybeyi
    Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir saate bakmak iyi gelebilirdi. Gelmeliydi en azından.Yine yaz akşamları. Yaralı tekneler, küflü sesler. Erdek’te çay bahçeleri, bıkkın orkestra, tatsız garsonlar. Ezine, Susurluk, Bandırma, burası Ankara, orası Samsun! Yalandan bayılanlar, bilmezden gelinenler, kaybolan dayılar… Uykusunda ağlayan adamlar, pişmanlar, yorgunlar. Para için mırın kırın, laf dokunduran konuşmalar. Nerede bu Türkan Şoray? Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, “iyi olalım be ne olur” diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor. Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser yazarı olmaya devam ediyor.
  • Zekeriya Efiloğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    373,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yazgan Özdeş
    Sen Benim ömrüm Ol, ben senin geleceğin… Sadece senin olsun gözlerim, ellerim, yüreğim. Ben seni iki cihanda da seveceğim ve Allah'tan seni isteyeceğim. Hayat bağım, narçiçeğim, sevdiğim, tek gerçeğim. Sen benim ömrüm ol, ben senin geleceğin... O zaman hadi ellerimden tut sevgili, türküler çalsın güzümde. İnan eksik kalmış yanımsın asla yalan yok sözümde. Varlığın benim evrenim, dünya yok ki gözümde. Sen mutluluk anahtarımsın, yanarım kendi közümde. Cennet bakışlım, ay yüzlüm bırakma aşkınla çöllere düşmüş yüreğimi. Sen ol sonsuza dek, baharımda yazımda. Ah kalbimdeki sızım, can özüm, son sözüm. Sen benden gidersen ay parçalanır yüzümde. Nazımda sen varsın, sazım da sen, izim de sen... Sen benim tamamım ol, ben olayım azında... (Tanıtım Bülteninden)
  • Senai Demirci
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    510,94 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Adını 'ölü' koydular sessizce. Doktorların ağzından çiğnenmiş sakız gibi çıkıveren o hece yüzünde patladı: 'Ex!' Eksildi dünyadan. Başkasının üzerine kolayca yapışırdı 'ölü' etiketi. Hep başkalarının öldüğünü görmüştü ömür boyu. Başkaları, hep başkaları. Değişen bir şey yoktu aslında. Başkalarına göre ölen yine bir 'başkası'ydı. Kendisi." Kendi ölümünü yazmak üzere yola çıkıp geçmişiyle ve en temel varoluşsal sorunuyla, ölümle, yüzleşen bir Yazar... Sonunun nereye varacağını kestiremediği bir kampanyayı tamamlamaya çalışan başarılı bir reklamcı Rüya... Hiç beklemediği bir anda karşısına çıkıp Rüya'nın hayatını değiştiren Hayat Hanım... Birbirini tanımayan üç kişi ve beklenmedik zamanlarda kesişen hayatları... Hayatı ötelere taşıyan ölümün ve aşkın ortak yüzünde gelişen tereddütler ve acılar yumağı. Anlatı kitaplarıyla büyük bir okur kitlesi edinen Senai Demirci, son derece başarılı bir romanla çıkıyor okuyucularının karşısına. Okuru ölüm gerçeğiyle yüzleştirirken ölümle barışmaya da çağırıyor. Ölüm deyince akla üşüşen yok olmak, unutulmak korkularına, ölümden sonrasına dair kaygı ve endişelerimize ayna tutarak bizi hayatın en büyük gerçeğiyle esaslı bir yüzleşmenin eşiğine getiriyor, ölüme bakışımızı olgunlaştırıyor. Öldüğüm Gün, ölümle kazanılacak yeni imkânlara şiirsel bir bakış denemesi, hayatla ölüm arasındaki mahrem aşk hikâyesinin fısıltıları ve iç çekişleri.
  • Jhumpa Lahiri
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    179,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Yolcu
    Bir kadın, kendi şehrinde, kendi başına yürüyor. Hayat yolculuğunun ortasında yolunu kaybettiğinin farkında. Her bir gününün fonunda yer alan bu şehir, olduğu yer, hikâyesinin gizli kahramanı. Sokakları, parkları, müzeleri, mağazaları, kafeleriyle kadının tek gerçek sırdaşı. Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri’nin yeni romanı Olduğum Yer, hiçbir zamana, mekâna ya da insana ait olamamış, endişe ile coşku, köklenme ile yabancılaşma arasında gidip gelen bir kadının hikâyesi. Engelleri aşma dürtüsüyle dolup taşarken tarzı, üslubu ve hassasiyetleriyle de yazarın cesur dönüşümünü ortaya koyuyor. Lahiri, edebiyat yolculuğuna yeni bir dilde devam ederek İtalyanca yazdığı ilk romanında sanatsal başarısını da yeni bir seviyeye taşıyor.
  • John Boyne
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    475,17 KB
    Eser Türü: Kitap
    Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı gün, Alfie’nin beşinci doğum günü partisine denk gelmişti. Alfie, savaşın nelere yol açacağını tahmin edemese de bu süre boyunca hayatlarının eskisi gibi ilerlemeyeceğini biliyordu. Babası Alfie’yi terk etmeyeceğine söz vermişti vermesine, ancak bu sözü, eli silah tutan her erkek gibi orduya yazılmasına engel olmamıştı. Çok sevdiği ailesini geride bırakarak Avrupa cephelerinde savaşmaya giden babasının hayatında kanlı bir sayfa açılmıştı artık. Londra’da bıraktığı sevdiklerini ise çaresizlik, yoksulluk ve acı dolu bir mücadele bekliyordu… Cephede geçen dört koca yıl boyunca Alfie büyümüş, babası ise gizli bir görevde olduğu gerekçesiyle ailesi ile olan tüm iletişimini koparmıştı. Savaş tüm acımasızlığıyla sürüyor, Alifie’nin ruhunda kopan fırtınalar dinmek bilmiyordu. Öte yandan tuhaf giden bir şeyler vardı. Babasının şu gizli görevi neydi? Alfie ne yapıp edip bulmalıydı babasını. Üstelik dünyanın en iyi nedeni uğruna her şeyi yapmaya hazırdı: Sevgi uğruna… Johne Boyne, onlarca farklı dile çevrilerek dünya çapında milyonlarca okurun kalbine dokunan Çizgili Pijamalı Çocuk adlı kitabında olduğu gibi savaşa yine küçük bir çocuğun gözünden bakarak, bu büyük felaketin insanlar üzerinde bıraktığı kalıcı izleri şiirsel bir dille, umut dolu bir baba oğul hikâyesine dönüştürüyor. (Tanıtım bülteninden)
  • Simon Kernick
    insan sesi mp3 - Türkçe
    77 Ayrım
    455,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ahmet Baran Böğürcü
    GÜVENECEK HİÇ KİMSE YOK Yazar Rob Fallon, bir gece dışarı çıkıp en yakın arkadaşının sevgilisi Jenny Brakspear ile kendini baş başa bulduğunda, hiçbir şey yaşanmamışken suçluluk duygusuna kapılır. KAÇACAK HİÇBİR YER YOK Ama iki adam Jenny’nin apartmanına girip Jenny’yi kaçırdığında ve Rob’u öldürmeye çalıştığında, bu suçluluk duygusu yerini şaşkınlığa ve korkuya bırakır. Rob olayı polise bildirdiğinde kimse ona inanmaz. Jenny’nin babasıyla konuştuğunda, adam ona kızının yurt dışında tatilde olduğunu söyler. Eski sevgilisiyle konuştuğunda ise söylediklerinin Jenny’ninkinden farklı olduğunu anlar. SAKLANACAK TEK BİR SIĞINAK BİLE YOK Rob, Jenny’nin hayatının tehlikede olduğunu anlar. Ancak aklında bir sürü soru vardır. Kısa süre sonra, yakalanması zor oldukları kadar korkutucu da olan acımasız katillerin hedefi hâline gelir. Bu adamlar ne istiyordur ve Jenny gibi sıradan bir kızla ne alakaları vardır? Genç bir kadının hayatının tehlikede olduğunu bilmesine rağmen onu ciddiye alacak kimsenin olmaması Rob’u berbat bir durumun içinde bırakır. Rob ya bu durumu çözecek ya da ölecektir…
  • John Boyne
    insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ece Özdemir
    Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı gün, Alfie’nin beşinci doğum günü partisine denk gelmişti. Alfie, savaşın nelere yol açacağını tahmin edemese de bu süre boyunca hayatlarının eskisi gibi ilerlemeyeceğini biliyordu. Babası Alfie’yi terk etmeyeceğine söz vermişti vermesine, ancak bu sözü, eli silah tutan her erkek gibi orduya yazılmasına engel olmamıştı. Çok sevdiği ailesini geride bırakarak Avrupa cephelerinde savaşmaya giden babasının hayatında kanlı bir sayfa açılmıştı artık. Londra’da bıraktığı sevdiklerini ise çaresizlik, yoksulluk ve acı dolu bir mücadele bekliyordu… Cephede geçen dört koca yıl boyunca Alfie büyümüş, babası ise gizli bir görevde olduğu gerekçesiyle ailesi ile olan tüm iletişimini koparmıştı. Savaş tüm acımasızlığıyla sürüyor, Alifie’nin ruhunda kopan fırtınalar dinmek bilmiyordu. Öte yandan tuhaf giden bir şeyler vardı. Babasının şu gizli görevi neydi? Alfie ne yapıp edip bulmalıydı babasını. Üstelik dünyanın en iyi nedeni uğruna her şeyi yapmaya hazırdı: Sevgi uğruna… Johne Boyne, onlarca farklı dile çevrilerek dünya çapında milyonlarca okurun kalbine dokunan Çizgili Pijamalı Çocuk adlı kitabında olduğu gibi savaşa yine küçük bir çocuğun gözünden bakarak, bu büyük felaketin insanlar üzerinde bıraktığı kalıcı izleri şiirsel bir dille, umut dolu bir baba oğul hikâyesine dönüştürüyor.

Sayfalar