En Son Eklenenler

Toplam 58947 sonuçtan 47321 - 47330 arası görüntüleniyor.
  • Turan Dursun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    757,43 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Seslendiren : Tarayan: Gökhan Çapanoğlu
    Konusu:
    Din Bu, Türkiye'nin Aydınlanma kitaplığındaki eşsiz yerini yüzyıllar boyunca koruyacak bir eserdir. Turan Dursun'un az rastlanır bir çalışkanlıkla ürettiği bu eseri, onun kaleminden çıkmış özgün haliyle ve sırasıyla 'Tanrı ve Kur'an', 'Hz.Muhammed', 'İslam Toplumu ve Laiklik' konularına göre, yeniden düzenleyerek üç ciltte yayınlıyoruz. Eski dört kitaplık diziyle birbirine karışmaması için, Yeniden Düzenlenmiş Tam Metni büyük boy ve üç cilt halinde yayınlıyoruz. Eski dört kitabın ciltlerinde yer alan konu ve yazılar, bu yeni dizide genellikle aynı ciltlerde bulunmuyor. Yeni ciltlerde Turan Dursun'un yazıları üç başlıkta toplanıyor. Birinci ciltte Tanrı ve Kur'an, ikinci ciltte Hz. Muhammed, üçüncü ciltte İslam Toplumu ve Laiklik konuları ele alınmaktadır. Üçüncü ciltte yer alan bazı konu başlıkları şunlardır: İslamda Toplum, Köle, Rüşvetle Müslüman Olanlar, İslama Göre 'Millet', Kur'an ve Sünnet, Dinin Kadına Bakışı, Muhammed'e Göre Kadın 'Uğursuzdur', Zina, Kadına Dayak, Laiklik, Laiklik ve Olmazsa Olmazları, Mektuplar, Eleştiri ve Mektuplara Cevaplar, Süleyman Ateş'in Mektubu ve Karşılığı'
  • Server Tanilli
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    638,52 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Tarayan: Gökhan Çapanoğlu
    Konusu:
    Server Tanilli, batı uygarlığı ve gelişimiyle başlamış. Sosyalist dünyanın Batı dünyasına etkisi, sosyalizme geçişteki süreç anlatılmış. Üçüncü dünya ülkelerinin tarihi gelişimdeki yeri ve son olarak Türkiye uygarlığının tarihsel olarak nasıl oluştuğunu anlatıyor. Kitabın ilk bölümlerinde kapitalist sistemin dünya üzerindeki etkisi anlatılıyor ve sosyalist devletlerin kurulması, iki kutuplu dünyanın anlatılmasından sonra, son bölümde üçüncü dünya kapsamında azgelişmişlik ve Türkiye anlatılarak kitap sona eriyor
  • Turan Dursun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    971,01 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Seslendiren : Tarayan: Gökhan Çapanoğlu
    Konusu:
    Turan Dursun’un üzerinde yıllarca çalıştığı ve büyük önem verdiği, daha önce Kutsal Kitapların Kaynakları I, II, III adıyla üç kitap olarak yayımladığımız eserini, bu kez tek bir ciltte büyük boy olarak, yeniden gözden geçirilmiş ve dizin eklenmiş haliyle okuyucularımıza sunuyoruz. Cilt içerisinde yer alan birinci kitapta; Korku ve Efendi Baba Tanrı, ikinci kitapta; Peygamberlik, üçüncü kitapta; Mucize ve Gerçek konuları inceleniyor. Kutsal Kitapların Kaynakları, Turan Dursun'un ölümsüzlüğünün mührüdür.
  • Mel Thompson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    481 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Semiha Aslı Cansız
    Konusu:
    Felsefe alanında temel bilgileri öğrenmek istiyorsanız, Felsefenin anahtar tartışmalarını anlamak istiyorsanız, Dünyanın en büyük filozoflarını keşfetmek istiyorsanız, BU KİTAP SİZE TAM SİZE GÖRE Çok geniş bir düşünce sistemini içinde barındıran kitap, içinde yaşadığımız günümüz toplumunu şekillendiren tartışma ve çalışmaları ortaya koymaktadır. Tarih boyunca büyük düşünürlerin zihinlerini meşgul etmiş konular günümüz bilgilerinin ışığında yeniden ele alınmakta ve güncel örneklerle pekiştirilmektedir. Karmaşık görünen çok sayıda konu kitap içinde kolay anlaşılır bir tarzda verilmekte ve okuyucuları farklı bir bakış açısı ile düşünmeye yönlendirmektedir. İster üniversite seviyesinde felsefe alanında çalışmalar yapan bir öğrenci olun, isterse felsefi konulara meraklı bir okuyucu olun, kitap hemen herkese hitap eden anlatım tarzıyla okuyucuları felsefe dünyasına çekmektedir. Mel Thompson felsefe, din ve etik konularında uzmanlaşmış bir yazar ve editördür.
  • Michael Crichton
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    251 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Noyan Kılıçcıoğlu
    Konusu:
    Michael Crichton, "13.Savaşçı'da bizi yüzlerce yıl öncesine götürüyor... Yıl MS.922'dir ve Bağdat halifesinin saray erkanından olması dışında bugün elimizde yaşamına ilişkin başka bilgi bulunmayan Ahmed İbn-i Fadlan, Saka Kralı'na elçi olarak gönderilir. Son derece gelişmiş "Barış Şehri'nden yola çıkan Fadlan, Hazar Denizi'ni geçerek Volga vadisine doğru giderken birçok "Barbar Topluluk" görür. Bu İnsanlar için yaşamak demek, yalnızca yemek, içmek, savaşmak ve sekstir. Saka Krallığı'na varmadan önce güçlü Viking Şefi Buliwyf ile karşılaşması yaşamının dönüm noktası olur: Çünkü, "13.Savaşçı"dır artık. Ve Buliwfy ile İskandinavya'ya gidip "sis canavarları"na karşı kanlı bir mücadeleleye girişmekten başka çaresi yoktur. Gerçek bir el yazmasından yola çıkılarak kaleme alınan bu romanda hem tarih, hem de korku ve gerilimi birlikte soluyorsunuz. Bu romandan uyarlanan ve ülkemizde de gösterilen "13.SAVAŞÇI" filminde Ahmed İbn-i Fadlan rolünü Antonio Banderas oynuyordu. Filmde Ahmed İbn-i Fadlan ile Viking Şefi Buliwfy'in "sis canavarları"na karşı verdikleri kanlı savaş, gerilim ve korkuyu bir sinema şölenine dönüştürüyordu.
  • Altı Nokta Körler Derneği
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    274,77 MB
    Eser Türü: Dergi
    Konusu:
    Aylık sesli dergi
  • Görbir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    84,5 MB
    Eser Türü: Dergi
    Konusu:
    Aylık sesli dergi.
  • Hazırlayan: Egemen Berköz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    709,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    Bizim klasiğimiz var mıdır? Hangi yazarımızın eserine klasik desek yakışır? Zaman zaman bu soruyu tartışırız. Klasik sıfatının iki anlamını göz önüne alalım. Bunlardan biri örnek olmak, başka yazarlar için bir mükemmellik örneği. Öteki, zamanın süzgecinden değerini yitirmeden geçmek, diri kalmak. Klasiğin eski Yunan ve Latin edebiyatına bağlanmak gibi bir anlamı da var. Ama bu bizim edebiyatımıza uygulanamaz. Yalnız dili ile değil, bize sunduğu şiir yükünün ağırlığı ve dünya görüşünün eskimemesi ile de mükemmellik örneği olan bir klasiğimiz vardır. Bu sanat eri, üstelik, yedi yüz yıl gibi uzun bir zamanın süzgecinden geçerek, eskimeden, değerinden hiçbir şey yitirmeden bize kadar gelmiş. Klasik demek Yunus Emre'ye yakışır. Bizim, belki de, tek klasik eserimiz Yunus Emre'nin şiiridir. Yunus Emre anlayışı, bizimkinden biraz değişik de olsa, Burhan Ümit Toprak ''Onun divanı bizim Divinia Commedia'mızdır'' derken haklı. Yunus Emre de, kendi şiirinin ölmezliğinin bilincinde; diyor ki: ''Her gün yeni doğarız bizden kim usanası.''.
  • Ernst Bloch, George Lukacs, Bertolt Brecht, Walter Benjamin, Teodor W. Adorno
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    743 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Derleme
    Konusu:
    Estetik ve Politika adını taşıyan bu derleme, Moskova’da Almanca olarak yayımlanan ve sürgündeki anti-faşist yazarların organı olan Das Worth dergisinde 1938 yılında patlak veren dışavurumculuk tartışmasına ilişkin ünlü metinleri bir araya getiriyor ve sorunu tarihsel bir perspektiften görebilmeyi sağlıyor.
  • Çetin Yetkin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    171 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Burcu Yılmaz
    Konusu:
    Bu ülkenin en sancılı yıllarından damıtılan insan öyküleri bir yakın tarih panoraması şeklinde, Prof.Dr. Çetin Yetkin'in usta kaleminden; farkımızla... Bir savcının insan olarak portresi... 12 Mart döneminde fuhuş nedeniyle kapatılan otellerin cumhurbaşkanının buyruğu ile açıldığını yazsam, ya da 12 Eylül'ün 1. Şube Müdürü'nün daha önce yaşı küçük bir kızı alıkoymaktan yargılanmış biri olup bir başka olayda ise rüşvet almak suçundan hakkında dava açılmış olduğunu, üstelik bir polis şefinin Sorgu Yargıçlığı'nda davayı kollamam için bana bir de mektup yazdığını söylesem, bunun sizin için bir önemi olur mu? Otuz beş kişinin ölümü ve yüzlerce kişinin ağır yaralanması ile sonuçlanan 1 Mayıs 1977 olayının duruşmasına savcı olarak katılıp işi biraz kurcalayınca duruşmadan uzaklaştırılmam sizin için bir şey ifade eder mi? Açlıktan ölen insanların cesetlerini açlığı "tıbben" saptamak için kesiyorsunuz, parçalıyorsunuz. İntihar eden insanların kendilerine kıyarken bile yaşama nasıl sıkı sıkı sarıldıklarını keşfediyorsunuz... Polis olsun, savcı olsun birlikte çalıştığınız insanların ertesi gün öldürüldüğü haberini alıyorsunuz. Bir polis memurunu İstanbul Elmadağ'da belediye otobüsünü silahla tarayarak iki kişiyi öldüren ülkücü sanığı silahı ile birlikte yakaladığı için övgü ve saygı ile kutluyorsunuz, birkaç gün sonra aynı polisi Unkapanı'nda solcuların vurup öldürdüğünü görüyorsunuz!.. Bilek güreşinde herkesi yenmekle övünen polis memuru Abdi Dağdeviren'in bir bombalı pankartı indirirken patlaması sonucunda elinin bileğinden koptuğuna tanık oluyorsunuz... Savcılık yaptığım yıllar, 30 ve 40 yaşlarım arasıdır. Kişinin yaşamının en verimli olması gereken yıllar bunlar. İlk yıllar 12 Mart'ın karanlığı içinde geçti. 1975 yılı Ağustos'unda İstanbul'a atandıktan sonra ise gittikçe artan terör olaylarıyla... Yine de, her şeye karşın, özlüyorum o günlerimi. (Tanıtım Yazısından) .

Sayfalar