En Son Eklenenler

Toplam 57426 sonuçtan 47341 - 47350 arası görüntüleniyor.
  • Baskın Oran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    586 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Nurgün Gerçin
    Konusu:
    Açıköğretim ders kitabı
  • Yaşar Kemal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    321,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Seslendiren : Gülseren Öksoy
    Konusu:
    Açıköğretim kitabı
  • Nejat Muallimoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    168 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : SABAHAT VAROL İNSEL
    Konusu:
    Açıköğretim ders kitabı
  • Paul Auster
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    178 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Nurdan Sonemer
    Konusu:
    Açıköğretim ders kitabı
  • Mustafa Sönmez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    429 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Asena Kök
    Konusu:
    Türkiye medyası, 2001 krizi ile birlikte önemli bir kabuk değişimi yaşadı, yaşıyor. Medya sektörüne egemen olan gruplar saflaştılar, daha doğrusu cepheleştiler. Birbirlerini, “medyayı silah, gazetecileri de tetikçi” olarak kullanmakla kıyasıya eleştirdiler. Medya dünyası ve daha birçok gözlemci bunu medya sektöründe bir cepheleşme gibi anladı, yorumladı. Oysa, yaşanan daha boyutlu, daha kapsamlı ve daha derin bir çatışmaydı... Son yıllarda birçok sermaye grubunun, özellikle kolay birikim sağlayan finans sektörüne yatırım yapanların hemen kendilerine bir medya şirketi kurup bir gazete, bir TV edinmek istemeleri, “medya ile silahlanmak” refleksinden başka birşey değildi. Finansta 2001’de yaşanan yaprak dökümü, medya mevzilerinin düşmesi ile paralel yaşandı. Bu mevzileri kaybetmek istemeyenlerin direnirken medya silahına sarılmaları, cephanelerini birleştirip ittifaklarını medyadan başlatmaları da boşuna değil. Bu kitap, bu nedenle filler savaşında medya ile finansta olanları içiçe süreçler olarak algılıyor ve analiz ediyor. Hikâyemizin baş kahramanı Aydın Doğan. O, hem cephelerden birinin önemli bir aktörü, hem de sözcüsü, taşıyıcısı. Bu nedenle iktidar meydan muharebelerinin yapıldığı yer medya olunca cephe komutanlarından biri de o oluyor. Çatıştığı kesimler de kâh medya patronu, kâh başkaları... Bu kitapta Doğan’ın (ya da Doğan Grubu’nun), Halis Toprak ile, Dinç Bilgin ile, M. Emin Karamehmet ile, Cem Uzan ile ve nihayet İlhan Selçuk ile çatışmalarını, polemiklerini izleyecek, çatışmaların arka planlarını okuyacaksınız. Filler, tabii ki, birer okuyucu, tüketici olan ve daha önemlisi çalışan ya da iş bekleyen “çimenler”in üzerinde tepişiyorlar. Onlar kaynakları hortumladıkça, birbirinin pazarına göz diktikçe, birikim çarkları anarşik işleyişle tekledikçe, ceremesini, işsiz kalarak, ücreti düşürülerek, birbirine düşman edilip insanlıktan çıkarılarak, çimenler çekiyor. Filler tepiştikçe çimenler eziliyo
  • Ahmet Ş. Tamtekin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    173 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Nurdan Sonemer
    Konusu:
    Açıköğretim ders kitabı
  • Bilgesu Erenus
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    248,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Tarayan: Selim Gölge
    Konusu:
    ülke aydınlarının beyni, yetmişli ve seksenli yıllarsonrası uiun yolda taş yemiş bir otomobil camına benzedi!" diyen kimdi acaba? Güliz'in bir yerlerden kulağına çalınmıştı bu laf ama, kaynağını hatırlayamıyor bir türlü: "Camın her bir parçası farklı görüntü, farklı enstantane veriyor, hiçbir bütünlük kalmadı!" diyen kim olabilir? Her kim ise, o da mutlaka, bunak büyükelçinin, "Kemalizmin yeni adı faşizm olacaktır" hikmetini, araştırmasında kullanan, dil bilir ve zeki bir araştırmacı türünden, ya hapiste ya da sürgünde olacaktır; bunların ulu orta gezinmelerine izin vermez devlet!.. Bu kez iyi ki öyle diyemiyor Güliz; gelişkin beyinlere yönelik bu hınç, bu kin daha ne kadar sürecek bu ülkede? Bütün bunları düşünebildiğine göre gerçekten de bir beyin sarsıntısı filan geçirmiş değil Güliz... Yüksek sesle babasının kendisi için yazdığı ve bestelenen şarkıyı söylemeye başladı... Sebep sensin gönülde ihtilale! Gönülde ihtilal! İlk kez duymuyor ama, sürekli tekrarlamak isteğinde, gönülde ihtilal, gönülde ihtilal!..
  • Bilgesu Erenus
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    38,20 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
    Seslendiren : Tarayan: Selim Gölge
    Konusu:
    İnsan Aklını Koruma Enstitüsü" yaşanan gerçeklerin yeniden kurgulanışıyla, tekelci kapitalizmin birey olma hakkını çoktan elinden aldığı insana yöneliyor; onu zorlayarak kendi özüne itiyor ve direnci gösteriyor.Öfkesi ve umudu olmayanın direnci de olmuyor. Bilgesu Erenus, öfke ve umut tohumları serptiği oyununda, direnci kırılmış insana kendi gücünü gösteriyor. Bunu yaparken de zor olanı seçiyor; insanın aklını zorluyor.Seyircisine sataşan ve onu kışkırtan bir oyun "İnsan Aklını Koruma Enstitüsü". Görüp işitip de unutmayı sürdürdüğü sürece insanın, aklının ve emeğin egemeni olamayacağını vurguluyor. Şiddeti aklın motoru olarak sahneye getirip, seyircisini sarsarak değiştirebilmeye çalışıyor...-Nurettin Oğuz-
  • Ahmet Telli
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    26,11 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : Tarayan: Selim Gölge
    Konusu:
    Belki Yine Gelirim Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse ama bir tufan az mı gelir yoksa, yine de yırtılan ve parçalanan birşeyler olmalı mutlaka hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan kadınları güzelleştiren herhalde onlardı "Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi tükürsek cinayet sayılıyor artık ama nerde kaldılar, özledim gülüşlerini onların Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara tek yaprak bile kımıldamıyor nedense ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor kanımın pıhtılarında güllerin serinliği ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum okuduğum bütün kitaplar paramparça çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum sırnaşık aydınlar, arabesk hüzünler bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük İçimde zaptedilmez bir kırma isteği dizginlerini koparan bir at sanki bu soluksoluğa kalıyorum her sonbahar ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum bütün gençliğim böylece geçip gitti işte ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa birgün gelirsek hangi kent güzelleşmez şiirlerim bir dostun vurulduğu ye
  • Ahmet Telli
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    100,48 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Tarayan: Selim Gölge
    Konusu:
    Söz ve eylem diyalektiği öznesinin yüzleşeceği olgu, etik'tir. Sözün sahiciliği azalmayı; eylemin sahiciliğiyse, azalarak çoğalmayı göze alıştır, ki etik, burada, bu sahicilik ile hayat buluyor. Meşruiyet kazanma yerine eleştirelliği, egemen olma yerine eşitlikçi duruşu yeğlemek, belli ki sistemle aramıza koyacağımız mesafeyle mümkün olacaktır. Bu süreç, söz ile eylemin sorgusunu bir vicdan olarak hissetme ve hatta hayatımıza çağırmakla sürüp giden bir durumdur ki, bu aynı zamanda hayatı devrimcileştirmenin pratikleriyle de donanımlıdır.Ahmet Telli bugüne kadar yayımladığı şiirleri ve şiir kitaplarıyla bilinegeldi. Otuz yılı aşan bir sürede çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı yazılardan yapılan seçmelerden oluşan "Ben Hiçbir Şey Söylemedim", yazarın ilk düzyazı kitabıdır.

Sayfalar