En Son Eklenenler

Toplam 59318 sonuçtan 4751 - 4760 arası görüntüleniyor.
  • Yeşim Çağla Ural
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    825,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Hülya Bengü
    Konusu:
    Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır. Zeynep evliliğinin en zor kararını vermeye çalıştığı sırada onu büyüten anneannesi Şahika’nın felç geçirdiği ve durumunun kritik olduğu haberini alır ve apar topar New York’tan Türkiye’ye gelir. Hastaneye vardığında ise Şahika’nın, torunundan son bir isteği vardır: “Anahtar”ı bulması. Zeynep hangi kilidi açtığını bilmediği anahtarı bulmak üzere Şahika’nın gizemli geçmişine doğru bir yolculuğa çıkmak zorunda kalırken, kırmızı deri kaplı bir defter onun tek kılavuzu olacaktır. 1950’li yıllarda İstanbul’da başlayan ölümsüz bir aşkın iki nesil süren gizemli tarihini öğrenen Zeynep, iki kadını birbirine bağlayan gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacak, peşinde koştuğu anahtarın açtığı kapıdan geçtiğinde ise tüm hikâyelerin finalini yazacaktır.
  • Fatma İldilge
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    947,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Cevriye Aktaş
    Konusu:
    Vayna Rusça “Savaş” demek. 93 Harbi” diye de bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sırasında, Kuzeydoğu Anadolu’da yaşayanlar, zorunlu olarak yurtlarını terk eder, batıya doğru göç ederler. Bu olaya yörede “Vayna” yerel adıyla da “Kaçakaçlık” denir. Vayna’daki olaylar, Türklerin, Ermenilerin ve Gürcülerin bir arada dostça yaşadığı Yalnızçam Dağları’nın eteklerinde başladı. Yaklaşan savaşın ayak sesleriyle birlikte, insanlar da değişti. Dostluklar düşmanlıklara evrildi. Vayna umutla umutsuzluk, nefretle sevgi, tutsaklıkla özgürlük arasında gidip gelen, acılar içinde mutluluk arayan insanların dramıdır.
  • Jane Casey
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    435,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Ve artık çıkış yolu yoktu. Jess Tennant’ın yaşadığı kasabaya Noel zamanı gelmiştir. Yılın bu zamanında Jess’ten kocaman bir Noel ağacı süslemesi ve şehir dışından ziyarete gelen erkek arkadaşıyla vakit geçirmesi beklenirken, o kendisini tekrar gizemlerin içinde bulur. Sıradan bir tarih projesi ile yollarının kesiştiği Gilly Poytner’ın aniden ortadan kayboluşu, Jess’i de olayların içine sürükler. Ardında birkaç dedikodu ve yalnızca bir günlük bırakan Gilly’nin başına ne geldiğine dair kimsenin bir fikri yoktur. Şifrelerle dolu bir günlük, Jess’in sır perdesini aralamasına yetecek mi?
  • Bohumıl Hrabal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    135,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Selen Erdoğan
    Konusu:
    Hayatın ağır aktığı bir kasabanın tren istasyonu... En büyük hareket, istasyon şefinin telgrafçı kızla çapkınlığı... Ve bu ağır hayatın ötesinde, İkinci Dünya Savaşı’nın pençesinde bir dünya... İstasyonun en genç elemanı, bakir Miloş, hayatı anlamaya çalışan toy bir delikanlı. O durağanlık içinde kendi yerini bulmaya çalışıyor ama hem kadınlar hem de acımasız savaş kafasını fena halde karıştırıyor. Savaş sonrası Çek edebiyatının en önemli kalemi kabul edilen Bohumil Hrabal’ın Sıkı Kontrol Edilen Trenler’i, edebiyatın evrenselliğine en güzel örneklerden biri. Yazarın 1965’te kaleme aldığı ve artık çağdaş klasikler arasında anılmaya başlanan bu eser, savaşlardan yakasını bir türlü kurtaramayan biçare dünyamıza, tarihin derinliklerinden ayna tutuyor. Sıkı Kontrol Edilen Trenler, sürpriz finaliyle, hayatın durağanlığında çakan bir şimşek...
  • Leon Z. Surmelian
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    625,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Yahya Akgün
    Konusu:
    Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler, 1915 yılındaki tehcir ve katliamlarda hayatı altüst olan Trabzonlu Ermeni bir ailenin ve savaşın ortasında bir başına kalarak yıllar sürecek bir ölüm-kalım mücadelesine atılan on yaşındaki Levon’un hikâyesini konu ediniyor. Leon Z. Surmelian, kendi hayat hikâyesinden yola çıkarak yazdığı bu romanda, küçük Levon’un Trabzon’dan Gürcistan’a, Sovyet Rusya’dan Ermenistan’a ve İstanbul’dan Amerika’ya uzanan serüveni aracılığıyla I. Dünya Savaşı’na, Anadolu’daki Ermeni katliamlarına ve Bolşevik Devrimi’ne dair önemli tanıklıklar sunuyor. 1945 yılında İngilizce yayımlanışının ardından birçok Batı diline ve Ermeniceye çevrilmiş olan Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler, okuyucuyu masumiyetin, mizahın, açlık, sefalet, acımasızlık ve merhametin eşlik ettiği bir yolculuğa çıkmaya, savaşın ve şiddetin katı yüzüyle yapılacak bir yüzleşmeye davet ediyor. “Bu içinde nefret olmayan bir hikâyedir, çünkü nefret ve ölüm birbirlerinin eşidir; oysa bu, yaşamın hikâyesidir. Surmelian’ın tarzı basit ve gösterişsiz, sıcak ve komik, ama aynı zamanda uygar ve akıllı kişilerin hüznüyle dolu. Soruyorum Size Hanımlar ve Beyler okuduğum en güzel ve heyecanlı öykülerden biri.” William Saroyan
  • Sofia Segovia
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    341,28 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Meksikalı yazar Sofía Segovia büyük yankı uyandıran romanı Arıların Uğultusu’nda devrimin eşiğindeki bir ülkede bir ailenin talihini değiştirecek güce sahip gizemli bir kahramanın hayret verici hikâyesini anlatıyor.   İhtiyar dadı Reja bir gün köprünün altına terk edilmiş, kime ait olduğu ve nasıl hayatta kalmayı başardığı bilinmeyen bir bebek bulur. Bebek, arıların oluşturduğu canlı bir battaniyeyle kaplanmış hâldedir ve bu yüzden de onunla ilgili birçok söylenti yayılır. Simonopio adı verilen ve evlat edinilen bebeğin gelişiyle birlikte Linares’teki herkesin hayatı altüst olacaktır.   Muammalara açık kapı bırakan insanların hikâyesinin anlatıldığı Arıların Uğultusu, tarihi olgulardan da beslenen, Meksika’nın zengin motifleriyle süslü, masalsı ve şiirsel bir eser.   “Son derece insani bir anlatıyı gizemle süslemesindeki yeteneğine bakılarak Latin Amerika’nın büyük yazarlarıyla, özellikle de Isabel Allende’yle karşılaştırılacak bir yazar.”  –The Washington Post   “Sofía Segovia Meksika edebiyatının yeni sesi. Bu kitabın sayfalarında Gabriel García Márquez’i anımsatan bir hava olsa da Sofía’nın kendine özgü büyülü gerçekçiliği de mevcut.” –Wendolín Perla   “Meksika’nın gerçekliği ile kurgunun bir araya geldiği, derinlikli bir aile destanı.” –El Nuevo Herald
  • Domenico Starnone
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    408,18 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Cehennem başkalarıdır ve bazen o başkalarıyla aynı evdesinizdir.   Bağlar, İtalya’nın en prestijli edebiyat ödülü Strega sahibi yazar Domenico Starnone’nin Türkçede yayımlanan ilk kitabı.   Roman, on iki yıllık eşi Aldo’nun başka bir kadın için onu terk etmesi üzerine iki çocuğuyla tek başına kalan Vanda’nın mektubuyla açılıyor. İlk bakışta sıradan bir aile hikâyesi izlenimi uyandırsa da, Starnone bu romanda sosyal, ailevi, psikolojik ve ideolojik yapılar çözülürken açığa çıkan ve kahramanları altüst eden hayal kırıklığı, haset, özlem, değersizlik ve hınç duygularını, durum komedisi ve trajedi arası bir kurgu içinde ustalıkla resmediyor.   Özgürlük ile güvenlik arasında bocalayan kahramanlarıyla Bağlar, çarpıcı bir yerini bulamama anlatısı.   "Bağlar, katman katman, ustalıkla inşa edilmiş, bilmece gibi bir roman."   The New Yorker   "Aile içi ruhsal kıyımlara dair sıkı bir hikâye." --The Times Literary Supplement
  • Jason F. Wright)
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    SIRADAN BİR AİLENİN SIRADIŞI AŞK HİKAYESİ Bugün, yani evlendiğmiz gün sana bir söz verdim ve bu gece de başka bir söz vereceğim. Sana her hafta mektup yazacağım . . . Laurel, her zaman senin yanında olacağım. Ne olursa olsun. Her durumda beraber olacağız. Hiç sır olmayacak. Sürprizler olmayacak ve ben her zaman burada senin yanında olacağım… -Jack Birbirlerinin kollarında öldüler. Fakat sırları mektuplar onlarla birlikte ölmedi. Gerçek aşkta hiçbir sır gizli kalamaz. Jack ve Laurel 39 yıldır evlidir. İyi bir yaşam sürmüşler ve mükemmel bir evlilik geçirmişlerdir. Eşine sarılmış bir şekilde ölen Jack son nefesini vermeden önce, son Çarşamba Mektubunu yazar. Çarşamba Mektupları bağışlama üzerine güzel bir vurgu yapmaktadır ve bu kitabı okuduktan sonra kendi Çarşamba Mektupları’nızı yazmaya başlayacaksınız. “Herkes için dokunaklı ve muhteşem bir aşk hikayesi. Buradan bir ders çıkartıp, arasanız da aramasanız da, aşkın gücünü içinizde hissedeceksiniz. Bağışlamanın hayat veren gücünü ve ailenin gerçek anlamını çok iyi gösteriyor.” -Publisher Weekly “Bu mükemmel kitabı çok sevdim. Beni güldürdü, ağlattı ve aileme, sevdiklerime farklı bir gözle bir kez daha bakmamı sağladı. Bitirene kadar elimden bırakamadım. Bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Bu kitabı okuduktan sonra elime kalem alıp mektup yazma ihtiyacı duydum. Elbette gelecek çarşamba ben de eşime bir mektup yazacağım.” -Keith Merrill AkademiÖdüllüYönetmen ÇARŞAMBA MEKTUPLARI’NIN ETKİSİNDEN UZUN SÜRE KURTULAMAYACAKSINIZ VE EMİN OLUN Kİ AİLE DEĞERLERİNİZE VE SEVDİKLERİNİZE DAHA SIKI SARILACAKSINIZ.
  • Dr. Michael Thompson, Dan Kindlon
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1018,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Aile
    Konusu:
    Kâbil’i tarihin ilk saldırganı yapan öge, gördüğü acı verici muameleye dayanmasını sağlayacak duygusal eğitimin eksikliğiydi. Peki, bu duygusal miras oğullarımızda hâlâ yaşıyor olabilir mi? Kâbil’i (kendi oğullarımızda) sil baştan yetiştirmemiz ve bu sefer ihtiyaç duyduğu duygusal farkındalığı da kazandırmamız mümkün mü? Kâbil’i Yetiştirmek, sürekli ıstırap içinde yaşayan, üzgün, öfkeli, korkmuş, sessiz oğlan toplumunun ayrıntılı fotoğraflarını çekiyor: Bir oğlan “harbi” olmayı neden maçolukla eşleştirir? Her şeyi içine atmayı ve tek başına sırtlamayı neden bir güç göstergesi gibi algılar? Cinselliği neden hem kızlara hem de rakip hemcinslere üstünlük sağladığı bir arena gibi görür? İçkiye, uyuşturucuya ve şiddete eğilim gösterenler neden çoğunlukla oğlanlar arasından çıkar? Peki, anne babanın hem bireysel hem de bileşik etkisi oğlanları nasıl yönlendirir? Kuşkusuz, yetişkin dünyasındaki cinsiyetçi, ayrımcı, kolayca tehdit edilen, egemenlik kurmaya mecbur hisseden kişilik yapısının ve erkek şiddetinin tohumları çocuklukta atılır; kökleri de çektiği büyük acılar ve maruz kaldığı aşağılanma karşısında ne yapacağını bilememiş, dolayısıyla da bunlara uzun dönemler boyunca hiç ses çıkarmadan katlanmak zorunda kalmış küçük bir oğlandan beslenir. Kindlon ve Thompson’a göre bunların altında “oğlan doğası,” “biyoloji,” “testosteron” veya “anne kabahatleri” değil, oğlanlara verdiğimiz hatalı, eksik ve toplumsal yönden yıkıcı bir duygusal eğitim vardır. Çözüm ise “duygusal okuryazarlık”tır. Oğlanların ödediği (ve yeri geldiğinde çevreye ödettiği) yüksek bedelin, maruz kaldığı (ve bıraktığı) zulüm kültürünün, çağdaş ve insanî toplumlar tarafından kabul edilmesi olanaksızdır. Dolayısıyla, oğlan yaşamındaki sosyal ve duygusal güçlükler tanımlanmalı, bunların yarattığı baskıyı kaldırabilmeleri için oğlanlara duygusal farkındalık ve empati becerileri kazandırılmalıdır. Oğlanların yetişkinliğe uzanan yolda, farklı ortam ve koşullarda ne tür etkiler aldığını inceleyen Kâbil’i Yetiştirmek, onların duyarlı, ince düşünceli ve başkalarını umursayan erkekler olmasını sağlamak için ebeveyn ve öğretmenlere, ayrıca oğlan yaşamına etkide bulunan diğer herkese rehberlik edecektir. En önemlisi de annelere, oğlan ve erkek olarak hiç tecrübe etmedikleri bir dünyadan şaşırtıcı ve çarpıcı kesitler sunacaktır.
  • Tove Ditlevsen
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    268,23 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    “Çocukluk tabut gibi uzun ve dar, kendi kendine içinden çıkmak mümkün değil.”   1976 yılında, henüz elli sekiz yaşındayken intihar eden Tove Ditlevsen işçi sınıfından bir ailenin kızıydı, dört defa evlendi, hayatı boyunca bağımlılık dahil birçok psikolojik rahatsızlıkla mücadele etti. Uluslararası üne ölümünden sonra ulaşan Ditlevsen’in Çocukluk, Gençlik ve Bağımlılık kitaplarından oluşan Kopenhag Üçlemesi bir itiraflar silsilesinden çok daha fazlası, kalabalıkta yanından geçip gitmiş olabileceğiniz inişli çıkışlı bir hayatın yankısı.   Tove, Kopenhag’da dar gelirlilerin oturduğu bir semtte yaşıyor. Babası sosyalist ve sendika üyesi, o yüzden iş bulması zor, annesi fazla korumacı bir kadın, sadece kızı evlenince rahatlayacak, ağabeyi de çıraklık yaptığı yerde soluduğu cila yüzünden öksürük nöbetleri geçirmekte. Tove’nin içindeyse bütün bu karmaşanın ortasında başka bir gerçeklik filizleniyor, okumayı seven bu küçük kız, şair olma hayalleri kuruyor. Tove Ditlevsen’den Çocukluk geçim sıkıntısıyla, siyasi karmaşayla karakteri şekillenen ayrıksı bir ruhun hüzünlü yaşamının anlatısı.   “Dışlanmış herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği olağanüstü bir hikâye.” –Patti Smith, Çoluk Çocuk’un yazarı   “Ditlevsen’in üslubu kristal berraklığında, capcanlı ve acı verici bir samimiliği var.” –The Paris Review

Sayfalar