En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 57603 sonuçtan 47561 - 47570 arası görüntüleniyor.
Cengiz Orhonlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,14 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
Gezi hizmet kıtaları olarak adlandırılan derbendci, menzilci, yörük, tatar, müsellem, cerahor, canbaz, lağımcı gibi gruplar, osmanlı İmparatorluğu'nun başarılarının görünmez mimarları olmuştur. Bu tekşilatlar hakkında derinlemesine yapılan incelemeler, imparatorluğun sosyal, iktisadi, askeri ve idari bünyesini de açıklıkla ortaya koymakta, Osmanlı teşkilatının ne kadar sağlam temeller üzerine oturduğunu göstermektedir.
Selahaddin Eş Çakırgil
metin - Türkçe
2 Ayrım
905,66 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
1977 Türkiye'sinde bir müslüman gazeteci - muharrir olarak, kalemiyle "Mutlak Fikr" in tâbi olunacak tek ve yegâne nizam olduğunu haykırdığından dolayı 163. Maddenin gadrine uğrayarak zindana tıkılan Selâhaddin Eş (Çakırgil) aslen Samsunludur, evli ve bir kız evlâd babasıdır. Selâhaddin Eş'in bu kitabı kendisi zindana düştükten hemen sonra, ikinci baskısını yapmış bulunmaktadır. Sebil Yayınevi, Sebil Ailesi'nin mücâhid bir ferdi olan, Selâhaddin Eş'in bu eserini okuyucularına takdim ederken yetişmekte olan nice Selâhad-dinlerin bir gün zulüm zincirlerini parçalayacağından emin olarak umudla doludur.
Hekimoğlu İsmail
metin - Türkçe
1 Ayrım
286,00 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
Avrupalılar daima kötülüğün kaynağını araştırmış. Halbuki İslamiyet, her asırda ve her yerde üstün insanlar yetiştirmiş... Bir insan, hangi dinden, hangi ırktan, hangi ülkeden olursa olsun, islam prensipleriyle üstün olmuş ve olacak da... Pek çok kimse bu sırrı bilmeden kendini kurtarmış. Fakat iyiliğin kaynağını araştırdığımızda İslamiyet‘le yüzyüze gelir, üstün olmanın da ibadet olduğunu bir daha anlarız: "İnanıyorsanız Üstünsünüz!" Bu eser, kitapla hayatı, nazariyeyle uygulamayı bütünleştirdi. Neye Nasıl İnanırım? Ölüm Yokluk mudur? ve "İyiliğin Kaynağı", üçü de birbirini tamamlayan cep kitapları... Bazan küçücük bir inci, tonlarca taştan kıymetlidir.
Yenal Karavelioğlu
metin - Türkçe
1 Ayrım
287,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
Kızgınım Aşka Kırgınım, Hatta kızgınım aşka, Ne zaman girse gönül bahçeme. Hasret çiçeği ekti toprağıma... İçimdeki baharı, Zamansız çevirdi karakışa. Özlem pınarlarını akıttı, Umutları serpti geleceğe, Zamansız kopardı fırtınaları, Sarıya boyadı yeşil yaprakları... Kırgınım, Hatta kızgınım aşka, Mevsimlerden yazken, Kırağı düşürdü gönül çiçeklerime... Yağmurları yağdırdı, Gülümseyen gözlerime. Uykuyu unutturdu gecelerime, Düşlerime acılar doldurdu, Soldurdu umut çiçeklerimi... Kırgınım, Hatta kızgınım aşka, Anlatmadım anlatamadım dertlerimi Kimseler dinlemedi beni... Şiirlere yazdım, İsyanlara haykırdım, Tanrı’ya yakardım, Kurtar beni diye, Kurtulamadım insafsız aşktan... Kırgınım, Hatta kızgınım aşka Kan çanağına döndürdü gözlerimi, Beyaza boyadı siyah saçlarımı... Gülümseyişlerimi soldurdu, Hüzün sardı her yanımı. Güneşimi baharımı çaldı, Hiç acımadı mahkum etti yalnızlığa, Benim aşkı seven yüreğimi... Yenal Karavelioğlu
Diana Uther, Sue Cairns, Moira Pieterse, Robin Treloar
metin - Türkçe
1 Ayrım
671,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Aile
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
Küçük Adımlar gelişimsel geriliği olan küçük çocuklara yönelik bir erken eğitim programıdır. Hedefi anne-babanın ev ortamında çocuğunun gelişiminde etkin rol almasını sağlayacak bilgileri sunmak olan 8 kitaplık bir settir.
Anonim
metin - Türkçe
1 Ayrım
137,00 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 12
Douglas B. Holt
metin - Türkçe
1 Ayrım
1,27 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: ekonomi
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
Douglas B. Holt, ikon markaların ürünlere değil kültüre odaklı inşa edildiği görüşünden yola çıkarak kaleme aldığı İkon Markalar'da, pazarlamacılar ve yöneticiler için, şirketlerin kimlik markaları yaratma girişimlerinde çoğunlukla başarılı olmayan geleneksel markalaşma stratejilerine bir alternatif sunmaktadır. Holt'a göre ikon marklarla yarış halinde olan daha küçük markaların sadece kültürel amaca hizmet eden yeni düzenlemeler oluşturmaları gerekmektedir. Holt, Snapple, Mountain Dew, Budweiser, ESPN, Corona gibi markalardan örnek vererek daha önce hiç sorulmamış sorulara cevaplar arar: - Kültürel bozulmalar yeni markalar için fırsatlar yaratırken var olan markalar için nasıl tehlike arz ederler? - Tutarlılık bir marka için nasıl ölümcül olabilir? - Yeni trendler neden bir ikon marka yaratamazlar? - Markanın müşterilerinin çoğunluğuyla ilgilenmek markanın değerine neden zarar verir? - Yöneticilerin markalar hakkındaki mevcut fikirleri kazançlı kültürel fırsatlar yaratmada nasıl kör edici olabilir?
Bülent Tarman
metin - İngilizce
2 Ayrım
60,66 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
History is one of the most controversial areas of knowledge because of the fact that historical knowledge always involves interpretation and there is no historical account that can be entirely objective. It does not mean that history is not important. In contrast, history is important because it powerfully influences our understanding of who we are and where we come from. Therefore, once we switch from individual level to national level, it can be said that each nation-state or each-nationalism creates its own national memory which justifies the existence of the state in the particular territory and contributes to the unity of the nation. History, thus, can be universally considered as a transformer and/or contributor in this regard; and schools, of course, are the best place to use that "transformer" and/or "contributor" to convey the certain beliefs to our students. History as a "contributor" play an important role to make interrelationship between past, present and future brought about by an interpretation of the experience of the past; and brings past, present and future into a meaningful coherence. Tarih, yorum içeren bir alan olduğu için ve tamamen objectif bir tarihsel bilgiden bahsetmek pek mümkün olmadığı için en tartışmalı alanlardan biridir. Bu, Tarihin önemli olmadığı anlamına gelmez. Bilakis, Tarih, kim olduğumuzu ve nereden geldiğimizi anlamamız açısından çok önemlidir. Bu nedenle, bireysel düzeyden ulusal düzeye geçildiğinde, her millet milli hafızasını oluşturarark kurulduğu toprakları vatan olgusuyla oluşturmak için , milli birlik ve beraberliğini anlamlı bir şekilde kurmaya calışmaktadır. Tarih, bu nedenle evrensel olarak bir transformatör rolüne sahiptir. Okullar da öğrencilere belli bilgi ve inanışların "transfer" edilmesine katkıda bulunan en ideal yerler olarak kabul edilebilir. Tarih bu anlamda geçmiş, günümüz ve gelecek arasında anlamlı bağlar kurarak önemli bir rol oynar. Bu nedenle, amacımız "tarih nedir" sorusunun "tarihini" ele almak ve anlamaya çalışmak değildir. Amacımız "tarih nedir" sorusunu bir yorum olarak incelemektir.
Özge Baykan
metin - Türkçe
1 Ayrım
227,50 KB
Eser Türü: Makale
Eser Alt Türü: Kategorisiz
Görüntülenme Sayısı: 12
Konusu:
Özge Baykan, genç ve genç olmanın tüm olumlu özelliklerini kendinde toplamış bir yazar. Konuşmayan Adam, kısa sayılmayacak bir anlatı. 68 Bölümden oluşan anlatı büyük bir metafordan oluşuyor. Ve daha ilk satırlarında deyim yerindeyse giz çözülüyor: Konuşmayan Adam her keşfinin önceden başkaları tarafından zaten ortaya çıkarılmış olduğunu gördüğünde sustu. Her yeni gün kimileri için yeni şeyler getirir kimileri içinse önceki günlerin tekrarından başka bir şey değildir. Bu ruh durumunun edebiyattaki karşılığı ‘artık yeni bir şey söylenemez’dir. Konuşmayan Adam böyle düşündüğü için susuyor. Fakat yazının kendi içinde barındırdığı paradoksun sonucu olarak kitabın yazarı Özge Baykan bunları yazarak ‘konuşmuş’ oluyor. Söylediklerinin bir çoğunun daha önce söylenmiş olduğunu bile bile konuşuyor. Okurlarına bu hipotetik kahramanını anlatıyor. Kimi zaman adamın zihninin içinden, kimi zaman adamın ilişki içinde bulunduğu diğer insanların ağzından. Kitabı ilk okuduğumda bunu neden yaptığını sordum kendi kendime. Çünkü bir taraftan da işlek bir zekaya işaret eden üslubu, ironik anlatımı, zengin göndermeler dünyası onu kuşağının diğer yazar ve yazar adaylarından ayırıyor; söyleyecek sözleri olan bir yazar sınıfına sokuyor. Anlatı boyunca süregiden mizah duygusu okuyucuyu uyanık tutmaya yetiyor. Peki o halde neden başka bir şey değil de Konuşmayan Adam? Büyük ironi ustası Oğuz Atay’ın neredeyse tek başına bir otoban gibi Türk edebiyatının ortasından geçip giden yoluna çok yakın Baykan’ın anlatısı. Oysa zaman değişmiştir. Tutunamayanlar’ın tarihsel konumunu oluşturan koşullar farklılaştığı için Konuşmayan Adam’ı bir tür devamlılık olarak da görmek olası değil. Ve ikinci bölümün başında yazar ayrımın altını çiziyor: Konuşmayan Adam tutunamayan olarak da görülebilir. Ama tutunamaması konuşmamasından kaynaklanmıyor. Ayrımı iyi yapmak gerek. Asıl sorunu, düşüncelerinin yaratıcı olmadığına inanması. Kendini genellemiş. Sonra da işin içinden çıkamamış. Bu satırları okuduğumda ister istemez Konuşmayan Adam’ın bir Oğuz Atay okuması olduğunu düşündüm, ve güzel tarafı, Atay’ın çizdiği karakterin bir tekrarı olmaması. Ayrımın net bir biçimde yapılmış olması: Yaratıcı düşünce sorunsalı! Düşünen, okuyan, yazan herkesin bir biçimde yüzleşmek zorunda olduğu evrensel bir bilmece gündeme geliyor. Özgün bir şey yaratılabilir mi? Soruyu değiştirip defalarca, başka biçimlerde tekrar sormak olası. Özü hiç değişmeyen bir soru. Atay’ın kahramanları (ya da anlatılarının tek büyük meta-kahramanı) bir biçimde toplumla, yaşadığı kültürle hesaplaşma halindedir. Kültürel iklimin yarattığı kutuplaşmalar (Doğu-Batı sorunu) zaman zaman bir leitmotive olmaktan öteye geçerek anlatılarının merkezine oturur. Oysa Baykan’ın anlatısında bu sorunlar neredeyse bir ustalara saygı köşeleri gibi geçiştirilmiş, asıl sorunun çok daha evrensel bir boyutta olduğunun altı çizilmiştir. ‘Özgün bir şey söyleme’ sorunu sanatsal yaratının bir iç meselesi olmaktan çıkarılıp gündelik yaşamın her katmanına haritalandığında ortaya Konuşmayan Adam anlatısı çıkmıştır. Ve bence en önemlisi, Atay’a bir düzeyde verilen yanıt: Atay kahramanlarının içine düştükleri çıkışsızlığa kültürel bir sorunu adres olarak vermekte; Baykan ise soruyu değiştirerek insanın yaratıcılığı ve özgünlüğü sorunlarını işaret etmektedir. Söz daha önce söylenmiştir, kimin tarafından söylendiği önemli değildir. Yaşam bir alıntıdır diyor Baykan, başkalarının daha önce söyledikleri. Atay’ın kahramanlarının sancısı da bir düzeyde Batı’nın yanıtları ‘biz’den önce söylemiş olması değil midir? Kitabın altbaşlığı asıl başlığın ve kitabın iddiasını belki biraz inceltmek için konulmuş gibi. Yaşamı Kapsamayan Bir Anlatı! Yine de bir iddia barındırıyor. Hatta kitap okuyup bitirildiğinde başka düzeylerde göndermeleri de olduğu anlaşılıyor. Eğer bir anlatının altbaşlığı olarak bu niteleme seçilmişse, yazarının “evet bu yaşamı kapsamayan bir anlatı, fakat yaşamı kapsayan bir anlatı olabilir mi” sorusunu ima ettiğini söylemek de olası. Bir de anlatıya serpiştirilmiş olan, kitabın yapısal özgünlüğüne katkıda bulunan Yaşam Zaten Nedir Ki Serisi var. Bunlar şiir biçiminde yazılmış, anlatıdan bağımsız gibi duran okur tarafından özgürce yorumlanabilecek metinler silsilesi. Anlatı ile şiirin bir arada durabileceklerine iyi bir örnek. Yaşamda raslantılara inanmam. Söz konusu yazı olunca da rastlantılar büyüler beni. Konuşmayan Adam’ı yayına hazırlarken, bir kitap kitaplığımdan adeta kendi başına çıkıp masama kondu: Umutsuzlar Parkı. Edip Cansever’in Yeditepe Yayınları’nca 1958 yılında basılmış bir şiir kitabı. Daha ilk sayfalarında yazının başında alıntılamış olduğum mısralar ile karşılaştım. İlahi bir şaka gibiydi: her şeyin daha önce söylenmiş olduğuna dair küçük bir şaka. Önemli değil, Umutsuzlar Parkı’nı zevkle bir kez daha okudum, üstelik bu sefer Özge Baykan’ın katkılarıyla…
metin - Türkçe
1 Ayrım
38,50 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Masal
Görüntülenme Sayısı: 12

Sayfalar