Eserlere Göre Listeleme

Toplam 4901 sonuçtan 4771 - 4780 arası görüntüleniyor.
  • Michael Kuyucu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    82,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mücella Tekeoğlu
    "Sanatçı" tanımını hak eden az sayıda kişiden biri İlhan İrem. Önce romantik eserleriyle; seksen sonrasında rock senfoni denemeleri ve özel kurgu ve hikâyelerinden oluşan albümleriyle; doksanlı yıllarda mistik özellikleriyle ön plana çıktı. Üç ayrı kuşağa üç ayrı müzikal lezzet tattırdı. Müzikal ürünlerinin dışında özel bir felsefe yaratarak farklılaşan ve bu felsefeyi milyonlarla paylaşan bir müzisyen İlhan İrem. Sadece müziği ile değil, yazın dünyası ve resim sanatına yönelik üretimleri ile de özel bir duruşu var. Onu anlatmak, hele onun derin felsefesini dile getirmek çok zor ve sayfalara sığmayacak bir iş. İlhan İrem'in müzik yaşamına ilişkin ince ayrıntıları bulabileceğiniz bu araştırma, onun uzun yıllara yaydığı müzik üretimini hikâyesini anlatıyor. Bu hikâyenin her bölümde özel bir heyecan ve çıkarılması gereken sonuçlar gizli. Müzik dünyasının bu özel sanatçısının müzik yaşamını okurken hem yakın geçmişin derinliklerine dalıp yolculuğa çıkacak hem de kafanızda sanat adına, toplum adına şekillenen "acaba"ları bir kez daha sorgulama fırsatını bulacaksınız.
  • Hüseyin Özcan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    684,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ayhan Özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    214 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Barış Bölükbaşı
    Türkiye'nin bir köyünde yaşayan halk, 28 Şubat süreci nedeniyle endişelendiği esnada, okulun bahçesine otlamak amacıyla giren Şevket Çetin (Hasan Kaçan)'e ait bir ineğin Atatürk büstünü kırması sonucunda olaylar gelişir. Karısı Cemile ile birlikte ineklerini çok seven çift olayın duyulmaması için çeşitli yollara başvururlar. Ancak olayın duyulması ile birlikte tüm köy halkı ineği bulmak için ellerinden geleni yapacaklardır. 2009 yılında Malatya Yeşilyurt ilçesine bağlı Kadiruşağı köyünde meydana gelen ve bir ineğin okul bahçesindeki Atatürk'e ait büstü kırması sonucunda, hakkında açılan soruşturmadan dolayı başka bir köye sürgün edilmesi olayı, [2] 28 Şubat ile 1997 yılında yaşandığına dair ilişkilendirilmiştir. Filmin çekimleri 2013 yılı Temmuz ayında Muğla iline bağlı Yatağan ilçesinin Bozüyük köyünde gerçekleşmiştir. Filmin senaryosu üzerinde iki yıl süreyle çalışıldığı belirtilmektedir.
  • Ömer F. Oyal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    450,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir kentin uzantısından başka nedir ki bir ruh? Yıllar önce işlediği bir günahla kirlenen ruhunu zamanla, hem de zamanın ta kendisiyle arındırmaya çalışan çaresiz bir adam; dönüştükçe değişen, değiştikçe yıkılan bir ömür; Ortadoğu’dan Orta Asya’ya, Uzakdoğu’dan İstanbul’a uzanan çarpıcı bir hikâye... YKY okurlarının “Magda Döndüğünde” ile tanıdıkları Ömer F. Oyal, “Sürgün Ruhun Rüya Defteri”nde mucizeyle sınanmış lanetli bir adamın tedirgin sesine kulak veriyor: “Dilin zamanlarüstü yasası”nın izinde, zaafların ve erdemlerin, iyi’lerin ve kötü’lerin ötesine bakıyor... Yerini yadırgayan bütün ruhlar için. Uçuruma doğru giden atın üzerinden bir türlü atlayamazsınız. Felaketinize yapışmışsınızdır. Günahına tutkuyla sarılmak... O zamanlar, günahı onarmak üzere bir hayatı inşa etmeyi anlamıyordum henüz. Sadece ürperdiğimi biliyorum. O rahibin kendini suçlu hissetmesinin ululuğu ve benim boş vermişliğimdeki sefil zavallılık. İki ruh arasında fark bu kadar olur! O merdivenlerin başında gerçekten utanmıştım. Utanç, ruhu olgunlaştıran yağmur gibidir. Utanç hissetmeyen bir ruhun arınması mümkün değil. Utancı acı, acıyı çaresizlik, çaresizliği yine utanç izler. Böylece kavrula kavrula arınıp yavaş yavaş başka birisi olursunuz.
  • Ali Akyıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    63 Ayrım
    940 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Raika Füsun Umar
    Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana sefiri Sadullah Paşa 18 Ocak 1891’in ilk saatlerinde doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak hayata veda etmişti. Yer, Viyana’daki sefaret binasıydı. 53 yıllık hazin bir yaşam, Osmanlı diplomatlarında çok görülmeyen bir şekilde, intiharla noktalanmıştı. Birikimli, dil bilen, ufku açık ve Avrupa’yı yakından tanıyan bir bürokrat olan Sadullah Paşa, 1860’lı yıllarda Bâbıâli Tercüme Odası’nda birlikte çalıştığı Namık Kemal ve Abdülhak Hamid Bey, Maarif Nezareti’nde bir dönem birlikte görev yaptığı Cevdet Paşa gibi önemli edip ve yazarlarla dostluğunu hep korumuş, kendisi de Tanzimat dönemi edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olarak kabul edilmişti. Sadullah Paşa ayarında bir bürokrat intihar noktasına nasıl gelmişti? ˝Sürgün Sefir˝in trajik sonunda Sultan II. Abdülhamid’in bir payı var mıydı?
  • Zekeriya Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    299,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Gözde Yılmaz
    “Hamidiye Camii’nin şerefesinde yavaşça dolanan bir müezzin salâ veriyordu. Süvari ve piyadeler cami avlusunda saf tutup Padişahı beklemeye başlamışlardı. Her hafta Padişahı görmek için İstanbul’un değişik yerlerinden gelen insanlar yine gelmişti ve oldukça kalabalıktılar. Namaz saatine yakın kalabalığın içinde fısıltılar dolaşmaya başladı: – Cuma selamlığı olmayacakmış. – Padişah gitmiş. – Vahdettin İngilizlere sığınmış. – Padişah yaban illere gitmiş. Ezan okundu, cemaat sessizce camiye girip namaza durdu. Cuma selamlığı için dışarıda bekleyen görevliler ne yapacaklarını bilmez bir vaziyette öylece kala kaldılar. Abdülmecid Han oğlu Sultan VI. Mehmet Vahdettin artık yoktu! Bulutlar son Osmanlı Padişahının kara bahtına gözyaşı döküyordu.”
  • Albert Camus
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    298,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aslı Doğrusöz
    Jean-Paul Sartre, Albert Camus'nün ölümünden sonra şunları yazmıştı: "Uzun süre düşünmeden seçimini yapmayan, bir kez seçince de buna bağlı kalan ender insanlardandı... Camus'nün insancılığında, ansızın bastıran ölüme karşı insanca bir davranış varsa; mutluluk yolunda giriştiği o gururlu, katıksız araştırma, insana bu denli aykırı gelen ölüme dayanıyor, ölümle besleniyorsa; Camus'nün yapıtını da, bu yapıttan ayrı düşünülemeyecek yaşamını da, varlığın her anını ölümün elinden kapan bir insanın katıksız, başarılı denemesi olarak görebiliriz. Kırk dört yaşında, 1957 Nobel Ödülünü alan Albert Camus (1913-1960) "Sürgün ve Krallık"ta yer alan altı öyküde, acıma, güçsüzlük, iyilik, kötülük gibi temel insani durumları, insanın davranışlarını güdülendiren "kurban" ve "cellat" ikilemini ele alıyor.
  • Albert Camus
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    541,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ŞENAY DİNÇER
    Jean-Paul Sartre, Albert Camus'nün ölümünden sonra şunları yazmıştı: "Uzun süre düşünmeden seçimini yapmayan, bir kez seçince de buna bağlı kalan ender insanlardandı... Camus'nün insancılığında, ansızın bastıran ölüme karşı insanca bir davranış varsa; mutluluk yolunda giriştiği o gururlu, katıksız araştırma, insana bu denli aykırı gelen ölüme dayanıyor, ölümle besleniyorsa; Camus'nün yapıtını da, bu yapıttan ayrı düşünülemeyecek yaşamını da, varlığın her ânını ölümün elinden kapan bir insanın katıksız, başarılı denemesi olarak görebiliriz." Kırk dört yaşında, 1957 Nobel Ödülünü alan Albert Camus (1913-1960) Sürgün ve Krallık'ta yer alan altı öyküde, acıma, güçsüzlük, iyilik, kötülük gibi temel insani durumları, insanın davranışlarını güdülendiren `kurban' ve `cellat' ikilemini ele alıyor.
  • Malaz Usta
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    19,99 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Kağan Uluca
    Bir göçmenin küçük ülkesinden uzakta, bir metropolde geçirdiği ilk yıl. Hareketli görüntü ve sesler aracılığıyla film, göçmenin karşı karşıya kaldıklarını, gördüklerini, zihnindeki kalabalık düşünceleri ve yaşadığı duygusal şoku aktarıyor.
  • Hülya Aktaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    172,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esen Alpaydın
    Güllerin kenarlarından fışkaran yeşilliğin büyüsü gönlünün derinliklerinde kıpırdamaya başlayan ve onu bir genç kız çevikliğine iten duygulardan farksızdı. Tomurcuklar çocukları gibiydi. Ama artık anlamlarını yitirir oldular. İçinde başlayan çoraklık zamanla tüm evi sardı ve bir zamanlar hevesle suladığı, büyüyen yapraklarını, açan güllerini tek tek saydığı envay i türden yeşillik sürgüne gitti zamanla, eşe dosta dağıtıldı. Nedenini anlayamadığı bir geri çekiliş içindeydi. Allah bilir annesinin bir buçuk yıl önce kendisine sormaktan öte bir gün bile merak edip aklına getirmediği çiçeğin neden bir santim bile büyümediğini düşünmüyordu bile şu an. İçindeki kıpırtının gerilmesiyle birlikte çiçekler de artık filiz vermez olmuştu.

Sayfalar