Abdülmuttalib ve oğlu Haris, Kabe yakınlarında bir yeri kazıyorlardı. Olanca kuvvetleriyle kazmayı vurdukları yerden topraklar saçılıyordu etrafa. Haris, kazılan topraklar birikmeden sepetlere dolduruyor, uzakta bir yere götürüp boşaltıyordu. Ardından da çukurun etrafını temizliyordu. Böylece kumlu toprağın, esen rüzgârla çukuru tekrar doldurmasını engellemeye çalışıyordu.
Haris henüz küçüktü, bu yorucu işe pek dayanamıyordu. Hâlbuki onlar çalışırken güneş giderek yükselmiş, ortalığı kavurucu bir sıcak kaplamıştı. Haris, öyle çok yorulmuştu ki elindeki kazmayı bırakıp biraz dinlenmek için oturdu. Azimle çalışan babasına baktı. Babası, bir an olsun durmadan usanmadan çalışıyordu.
Abdülmuttalib, küçük oğlu Hâris'in çok yorulduğunun farkındaydı. Neden bu kadar çok çalışmaları gerektiğini bilmesinin ona güç verebileceğini düşündü. Küçük oğlu Hâris'e geçmişte yaşanan olayları anlatmaya başladı. Böylece Haris, kazının sırrını çözebilecek, bu da onun tahammülünü artıracaktı.
GETEM
Boğaziçi Üniversitesi
Kuzey Kampüs Kuzey Park Binası
Kat:1 Oda No:114
34342 Bebek / İstanbul
Telefonlarımız :
+90 212 359 76 59
+90 212 359 75 38
Whatsapp Hattı (Sadece mesaj): +90 539 308 95 77
e-posta: getem@bogazici.edu.tr