En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 59237 sonuçtan 48271 - 48280 arası görüntüleniyor.
Ezgi Şen Kabakçı
metin - Türkçe
2 Ayrım
888,87 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 13
Elham Minayi
metin - İngilizce
2 Ayrım
830,70 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 13
Koray Ak
metin - İngilizce
2 Ayrım
316,77 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 13
Güldehen Kaya
metin - Türkçe
2 Ayrım
465,35 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 13
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
206,36 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 13
Konusu:
Kur'ân, çocukları bize "Dünya hayatının süsü” olarak tanıtır. Hz. Peygamber (sas) de, Allah'ın kullarına olan merhametini sahâbesine anlatırken çocuğunu şefkatle emziren bir kadını örnek olarak göstermiş ve "Şu kadının kendi çocuğunu ateşe atacağını sanır mısınız?" sorusuna "hayır" karşılığını alınca, "İşte Yüce Allah kullarına bu kadının çocuğuna şefkatinden daha merhametlidir" buyurmuştur. Bir başka gün de, torunu Hz. Hasan'ı öperken yanında bulunan ve "Benim on tane çocuğum var, onlardan hiçbirini öpmedim" diyen el-Akra et-Temîmî'ye "merhamet etmeyene, merhamet olunmaz" cevabını vermiştir. Şüphesiz anne ve babaların en büyük isteği/ideali dünyaya gelmelerine aracı oldukları çocuklarını güzel bir şekilde yetiştirmek, eğitmek, faydalı bir insan olarak hayata hazırlanmalarına yardımcı olmaktır. Bu konuda İslâm, anne ve babalara, çocuklarına koyacakları isimden başlayan, olgun bir insan olmalarına kadar uzanan gelişimlerinde birçok sorumluluklar yüklemiştir. Hz. Lokmân ile ilgili bu çalışmamızda, kendisine Allah tarafından verilen "Hikmet" tartışılmayan Hz. Lokman'dan ve O'nun her baba gibi oğluna zaman zaman yaptığı nasihatlarından bahsedeceğiz. Niyetimiz Ibn Abbas (ra)'dan rivâyet edilen ve Hz. Peygamber'in: "Siyâhîlere sâhip olunuz. Şüphesiz ki onlardan üçü cennet ehlinin efendilerindendir. Bunlar Lokmân el-Hakîm, Necâşî ve müezzin Bilal'dir" kutlu sözünü tutmak ve O'na gücümüz ve kabiliyetimiz ölçüsünde sâhip çıkmaktır.
Debbie Macomber
insan sesi mp3 - Türkçe
22 Ayrım
390,95 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Roman/Öykü
Görüntülenme Sayısı: 13
Konusu:
NEW YORK TIMES ÇOKSATAN YAZARI DEBBIE MACOMBER'DAN UZUN SÜRE HAFIZALARDA YER EDECEK ROMANTİK BİR NOEL ROMANI Hailey, profesyonel bir söz yazarı olma hayalleri kurarken hayatın gerçekleri onu Portland’da bir lisede bando takımının yardımcı çalıştırıcısı olarak çalışmaya iter. Okul Noel tatiline girerken ailesiyle birlikte Noel geçirme geleneğinden ve annesinin aşk hayatıyla ilgili müdahaleci sorularından kaçmak için arkadaşının büyükannesine ait Oregon’daki bir kır evinde tek başına inzivaya çekilmeye karar verir. Ancak küçük kasabaya vardığında, kulübenin birkaç vahşi hayvan tarafından istila edildiğini fark eder. Kasabanın tek yerel dükkân sahibi Thelma’dan yardım ister. Neyse ki onun yakışıklı ve eski bir müzisyen olan oğlu Jay, yardım etmeye fazlasıyla istekli davranır. Kısa süre içinde Hailey ve Jay neredeyse ayrılmaz bir ikili olur; Noel ağacı süslerler, şömine başında romantik anlar yaşarlar ve en önemlisi birlikte müzik yaparlar. Jay'in cesaretlendirmesiyle Hailey’nin şarkı yazarlığı hayalleri yeniden alevlenir ve bu arada içinde aşk tohumları da yeşermeye başlar. Önceden yazdığı bir şarkıyı Podunk Kış Festivali’nde seslendirirken kaydedilen videosu sosyal medyada paylaşılınca hızla viral olur ve ona bambaşka kapılar açılır. Tam Hailey huzuru yakalayıp özgüvenini yeniden kazanmışken bu karla kaplı vahaya ardı ardına beklenmeyen misafirler gelmeye başlar. Ardından Jay’in iş hayatıyla ilgili beklenmeyen gelişmeler ve ailevi tatil draması da eklenince Noel cenneti bir anda kış fırtınasına dönüşür. Bakalım Hailey ve Jay bu fırtınadan sapasağlam çıkabilecekler mi? Kaybolan tutkular ve umulmadık bir aşk... Bazen hayatın ritmini tek başına değil, beklenmedik bir düetle yakalarsın.
Necmettin Şahinler
metin - Türkçe
1 Ayrım
110,84 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Din
Görüntülenme Sayısı: 13
Konusu:
Kimi Hallâc gibi darağacında yapar Mi'râc'ını, kimi Nemrud'un ateşinde, kimi Çarmıh'ta, kimiyse balığın karanlığında. "Lâmekân" olan varlığa Mi'râc'ın mekânı olmaz. Aslında zamanı da olmaz. Zaman, üç boyutlu varlık için bir anlam taşır, "Asr'dan Dehr'e" davet olunanlar için geçerli değildir. Rühânî bir şölendir, bir hayret ve haşyet yolculuğudur. Burada yaşananlar Allah ile kulu arasında, anlatılması yasak bir sırdır. Mi'râcin kemâli tekrar dünyevi hayatın realitesine geri dönmek ve yeniden hizmet için insanlık okyanusunun içine katılmaktır. Mi'râci büyük olanın bu oranda hizmeti/çilesi de büyük olacaktır. Hz. Yûnus'un balığı da değişti ve yeni anlam yüklemeleriyle hayat denizimizde farklı şekillerle karşımıza çıktı. Bazen makam balığı, bazen rütbe, bazen servet, hırs, şöhret, kibir, bazen de şehvet balığı. Kısaca en büyük/ana balık nefsimizdi ve farkında olmadan saydığımız bu sıfatlar gibi daha birçok irili ufaklı balıklar tarafından yutulduk ve karanlığa gömüldük. Bu karanlıktan çıkışı sağlayacak rehber şahsiyetlerden birisi Zülkarneyn idi. Zülkarneyn'in "iki boynuzu" sadece maddi kudret, güç ve iktidarı göstermiyordu. O, kendi çağının adil bir hükümdarıydı ve aynı zamanda dünyevî otoritesinin yanında mânevî/rûhânî gücü de temsil ediyordu. Bir anlamda "çift boynuz❞ insânın bu âlemdeki yaşayış/yürüyüş dengesinin nasıl sağlıklı gerçekleşeceğinin de bir işâretiydi. Zülkarneyn aynı zamanda "doğru bir amaca varmak için doğru araçları seçen yöneticiydi. Bu nedenle sorumlu olduğu insanların üzerine Güneş'i her an doğuracak kadar merhametliydi.
Melek Feride ÇELİK
metin - Türkçe
2 Ayrım
490,37 KB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Makale
Görüntülenme Sayısı: 13
Donato Carrisi
insan sesi mp3 - Türkçe
43 Ayrım
773,93 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Polisiye Roman
Görüntülenme Sayısı: 13
Konusu:
İşaretlere inan. Anomalilere inan. Detaylara inan. Ama unutma ki inanmak sadece bir başlangıç. “Durdurulmadığı sürece durmayacak.” Ne bir ipucu var ne de bir işaret. Suç yok, yalnızca anomaliler var. Ve her ölüm yeni bir hikâyenin başlangıcı. Bu, kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir adamın hikâyesidir: Kimliği, hafızası, sevdiği veya nefret ettiği hiçbir şey yok, elinde öfkesinden başka hiçbir şey yok… Gizli yeteneği hariç. Çünkü Marcus “penitenziere” rahiplerinin sonuncusudur; anomalileri fark etme ve her bir cinayetin kurgusunda yer alan ilmik ilmik ipleri görebilme yeteneğine sahip bir rahiptir. Fakat bu kez işler Marcus için bile zordur. Bu, hayatını yeniden kurmaya çalışan bir kadının hikâyesidir. Sandra da cinayet mahallinde çalışıyordur ama Marcus’tan farklı olarak kimseden saklanması gerekmiyordur, o yalnızca fotoğraf makinesinin ardına sığınıyordur. Çünkü Sandra bir olay yeri fotoğrafçısıdır; yeteneği, hiçliği çekmek ve onu görünür kılmaktır. Fakat bu kez hiçlik onu yutabilir. Sonu cinayetlere varan korkunç ama karşı konulmaz bir deliliğin hikâyesidir bu. Marcus ve Sandra bu sefer gerçeğe ulaştıklarını sandıkları her an can sıkıcı ve tehditkâr başka bir senaryoyla karşılaşacaklar. Bu hikâyede siz de Marcus’la aynı savaşı verecek, Sandra’yla aynı canavarın elinden kaçmaya çalışacaksınız. Son satıra kadar aynı umuda tutunup aynı korkulara kapılacaksınız. Ve yaşadıklarınızı asla unutmayacaksınız. Karanlık Avcısı’yla Donato Carrisi diğer yazarların yüzleşmesi gereken bir yaratıcılık enerjisi ve tarz ortaya koyuyor. Ters köşeler ve büyüleyici sahnelerle çok güçlü bir kurgu sizleri bekliyor. “Katilin her cinayeti, ardında bıraktığı her ipucu yalnızca dikkatli ve duyarlı okurların anlayabileceği bir hikâyenin parçaları. Donato Carrisi’nin kurgularında bir canavarın gözünden görebilmenin, o bakış açısını yakalayabilmenin büyüsü yatıyor.” Ranieri Polese, Corriere della Sera “Harika. Donato Carrisi’nin kitaplarını ve yeteneğini anlatmaya yetecek bir sıfat yok.” La Stampa “Hem ürpertici hem de zekice.” The Times “Tüm karanlığına, rahatsız ediciliğine rağmen okuması çok keyifli bir kitap.” Observer “Temponun hiç düşmediği, beklenmedik bir sona sahip olan nefes kesici bir roman.” Metronews “Carrisi kötülüğü akıllıca ve özenli bir şekilde anlatıyor.” Gala “İnanılmaz bir gerilim. Her sahne nefes kesici bir şekilde kurgulanmış, okurken her şey âdeta gözlerinizin önünde canlanıyor.” Les Echos “Muhteşem. Kesinlikle okunmaya değer bir roman.” Michael Connelly “Bu kitap âdeta bir cennet.” Ken Follet

Sayfalar