Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2270 sonuçtan 491 - 500 arası görüntüleniyor.
  • Maksim Gorki
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    118,66 MB
    Eser Türü: Tiyatro
  • Predrag Matvejević
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    348 MB
    Eser Türü: Kitap
    Predrag Matvejevic, Ekmeğimiz kitabında buğdayın muhteşem gezintisini, nesilden nesle aktarılan bilgileri derlemekle kalmıyor; ekmeğin bilgelik, şiir, sanat ve inanca dair tarihini de yazıyor. Yazar, ekmeğin destanını anlatırken Tanrı’dan ve insanlardan, tarihten ve antropolojiden, açlıktan ve zenginlikten, savaştan ve barıştan, şiddetten ve aşktan da söz ediyor. Bu sayfalarda, herkes, kendi içindeki açlığa hitap eden ekmeği bulacaktır. “Evren ekmekle başlar.” Bunlar, Pythagoras’ın, bilge Laertioslu Diogenes tarafından, sonraki nesillere aktarılmış sözleridir. Ekmek doğanın ve kültürün ürünüdür. Barış şartı ve savaş nedeni, umut göstergesi ve umutsuzluk sebebi olmuştur. Dinler onu kutsamıştır. Halk onun üzerine yeminler etmiştir. Herkese yetecek kadar ekmeği olmayan ülkeler bahtsızdır. Öte yandan, sadece ekmeği olan ülkeler de mesut değildir. Asırlar boyunca “sadece ekmekle yaşanmaz” sözü yinelenmiştir. Buğday ve ekmekle ilgili bilgiler nesilden nesle aktarılmıştır. Atalar, miras olarak, görünüş ve kullanım bakımından birbirine benzeyen, birbirine yakın araç ve aletler bırakmışlardır: Ekmek teknesinde un yoğrulur ve bu tekne, bebek sallanılan beşiğe, yatılan yatağa, ölümden sonra girilen tabuta, bir kıyıdan diğerine geçmeye yarayan kayığa benzer.
  • Predrag Matvejević
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    348 MB
    Eser Türü: Kitap
    Predrag Matvejevic, Ekmeğimiz kitabında buğdayın muhteşem gezintisini, nesilden nesle aktarılan bilgileri derlemekle kalmıyor; ekmeğin bilgelik, şiir, sanat ve inanca dair tarihini de yazıyor. Yazar, ekmeğin destanını anlatırken Tanrı’dan ve insanlardan, tarihten ve antropolojiden, açlıktan ve zenginlikten, savaştan ve barıştan, şiddetten ve aşktan da söz ediyor. Bu sayfalarda, herkes, kendi içindeki açlığa hitap eden ekmeği bulacaktır. “Evren ekmekle başlar.” Bunlar, Pythagoras’ın, bilge Laertioslu Diogenes tarafından, sonraki nesillere aktarılmış sözleridir. Ekmek doğanın ve kültürün ürünüdür. Barış şartı ve savaş nedeni, umut göstergesi ve umutsuzluk sebebi olmuştur. Dinler onu kutsamıştır. Halk onun üzerine yeminler etmiştir. Herkese yetecek kadar ekmeği olmayan ülkeler bahtsızdır. Öte yandan, sadece ekmeği olan ülkeler de mesut değildir. Asırlar boyunca “sadece ekmekle yaşanmaz” sözü yinelenmiştir. Buğday ve ekmekle ilgili bilgiler nesilden nesle aktarılmıştır. Atalar, miras olarak, görünüş ve kullanım bakımından birbirine benzeyen, birbirine yakın araç ve aletler bırakmışlardır: Ekmek teknesinde un yoğrulur ve bu tekne, bebek sallanılan beşiğe, yatılan yatağa, ölümden sonra girilen tabuta, bir kıyıdan diğerine geçmeye yarayan kayığa benzer.
  • Pyotr Alekseyeviç Kropotkin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    805,28 KB
    Eser Türü: Kitap
    Daha önce "Çağdaş Bilim ve Anarşi" adlı kitabını yayınladığımız 19. yüzyılın en önemli anarşist simalarından Kropotkin'in bu kitabı, insanlığın kurtuluşu için mücadele ederken her şeyden önce hiç kimsenin aç kalmamasını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor ve "İlle de ekmek! Devrim ekmeksiz olmaz!" diyor…
  • Piotr Alekseyeviç Kropotkin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    402,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ibrahim uğurluoğlu
    Daha önce "Çağdaş Bilim ve Anarşi" adlı kitabını yayınladığımız 19. yüzyılın en önemli anarşist simalarından Kropotkin'in bu kitabı, insanlığın kurtuluşu için mücadele ederken her şeyden önce hiç kimsenin aç kalmamasını sağlamak olduğuna dikkat çekiyor ve "İlle de ekmek! Devrim ekmeksiz olmaz!" diyor…
  • Alexaander Neverov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    426,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ece Aslan
    Mişka boş ve açlık kokan kulübeye girdi, şapkasını gözlerine çekerek kaşlarını çattı. Hemen de büyük ve gerçek bir erkeğe benzedi, büyükler gibi de yayıla yayıla oturdu. - Anne, neden uzanıyorsun? - Kendimi kötü hissediyorum, oğlum. - Ben ekmek bulmak için Taşkent'e gitmek istiyorum. - Orası neresi? - Öyle bir şehir var, buradan iki bin verst uzaklıkta, ekmek orada bayağı ucuzmuş. Mişka sakin ve kendinden emin bir sesle konuşuyordu, tıpkı yetişkin bir adam gibi. Annesi de ona şaşkın gözlerle bakıyordu. - Boş mu konuşuyorsun ne, anlamıyorum seni. Mişka baştan anlatmaya başladı. Orada meyve çoktu ve herkesin fazla fazla ekmeği vardı. Tek gidişte 30 funt getirilebilirdi. (Tanıtım Bülteninden)
  • Charles Bukowski
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    406 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Metin Demirbaş
    "İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım Onlardan uzak olmayı istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi." (Arka Kapak)
  • Charles Bukowski
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    685,32 KB
    Eser Türü: Kitap
    "İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlar adna uzak olmak istiyordum.Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi."
  • Ayşenur Yazıcı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    298 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevgi Gemici
    1974 yılında ilk öykü ödülünü alan Ayşenur Yazıcı’nın ‘Ekmek Arası Öyküler’ adlı bu kitabı gazete yazılarından ve şiirlerinden oluşuyor. Hayatın bir şölen masasına benzetildiği kitapta, bu masaya oturanların karınlarını doyurmak ve kendilerine sunulanların tadına varmak amacını gütmesi öneriliyor
  • Suraiya Faroqhi
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    16,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ekmek Aslanın Ağzında, Osmanlı tarih çalışmalarında uzun süre ihmal edilmiş bir alana, Osmanlı coğrafyasında el emeğiyle üretim yapmış ve hayat mücadelesi vermiş “zanaatkâr”ların hayatlarına odaklanan araştırmalardan oluşuyor. İktisat tarihinin coğrafi bilgi sistemi gibi yeni araştırma yöntemleriyle, sosyal tarih ve arkeolojiyle yaratıcı şekillerde birleştirildiği bu makalelerden, İstanbul’dan Şam’a, Kahire’den Kütahya’ya kadar Osmanlı şehirlerinin sokak ve çarşılarında yüzyıllarca faaliyet göstermiş terzihane ve hamamlarda, marangozhane ve kahvehanelerde, fırın ve değirmenlerde, ayakkabıcı, berber, bıçakçı, demirci, mumcu, sahaf, kasap, kürkçü ve attâr dükkânlarında gündelik hayatın neye benzediğini, esnafı birbirine ve devlete karşı koruyan idari-ahlaki-manevi örgütlenmenin, yani “lonca” sisteminin nasıl işlediğini, nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve sonunda nasıl çözülüp yok olduğunu öğreniyoruz.

Sayfalar